Yunanistan Adalet Bakanlığı önünde bir araya gelen Halk
Cepheliler yaptıkları açıklamada işbirlikçi Miçotakis hükümetinin ABD-AB
emperyalizmi ve Türkiye faşizmi ile işbirliği yaparak tutsak ettiği ve siyasi
bir yargılama oyunuyla 333 yıl hapis cezası verilen Türkiyeli 11 devrimcinin
yaşadığı hukuksuzluğu, adaletsizliği bir kez daha teşhir ettiler. Yunanca ve
İngilizce yapılan açıklamalarda Türkiyeli 11 Devrimci için Avrupa’nın birçok
gelecek katılımcılarla 9 Nisan’da yapılacak sempozyum hakkında bilgilendirme
yapıldı.
Basın Açıklamasında Okunan Metni Paylaşıyoruz:
EMPERYALİZMİN HUKUK TERÖRÜNE KARŞI ADİL YARGILANMA
HAKKINI SAVUNUYORUZ!
DEVRİMCİLİK TERÖRİZM, DEVRİMCİLER TERÖRİST DEĞİLDİR.
GERÇEK TERÖRİSTLER EMPERYALİZM VE FAŞİST İKTİDARLARDIR.
TÜRKİYELİ 11 DEVRİMCİ İÇİN ADALET İSTİYORUZ!
Emperyalizm ve işbirlikçi faşist iktidarlar; halklara açlık,
yoksulluk ve adaletsizlikten başka bir şey veremeyen bu sömürü düzenlerini
devam ettirebilmek için, halkların bu düzene karşı her türlü mücadelesini
“terörizm” olarak tanımlıyor, bu düzene karşı mücadele eden herkesi de
“terörist” olmakla suçluyorlar. Terörizm ve terörist kavramlarını diledikleri
gibi kullanıyor, “bağımsız” olduğuna bizi inandırmaya çalıştıkları yargı
aracılığıyla adına “terör hukuku” dedikleri sınırsız bir “hukuk terörünü”
hayata geçiriyorlar. Terörist olmakla suçladıkları herkese her şeyi yapmayı
meşru hale getirdikleri bu hukuk terörünün sonucu olarak kendi yasalarını,
kendi hukuklarını da açıkça çiğniyor, adil yargılanma hakkı gibi uzun mücadelelerle
kazandığımız hakları da gasp ederek bütün muhaliflerini cezalandırıyorlar.
Biz ise bir taraftan emperyalizme ve faşist iktidarlara,
onların halkları açlığa, yoksulluğa, adaletsizliğe mahkum eden düzenlerine
karşı mücadele ediyoruz, bir taraftan da onların bu saldırılarına, bu
zorbalıklarına, uyguladıkları bu “hukuk terörüne” karşı adil yargılanma
hakkımızı savunmaya devam ediyoruz. Bugün Yunanistan hapishanelerinde tutsak
Türkiyeli 11 devrimci için yürüttüğümüz adil yargılanma mücadelesi de bu mücadelenin
bir parçasıdır.
Yunanistan’da politik mülteci statüsünde olan Türkiyeli 11
devrimci 2 yıl önce, 19 Mart 2020‘de, başkent Atina’da „Büyük terör operasyonu“
havası verilen bir operasyonla gözaltına alınıp tutsak edildiler.
Onlar Terörist Değil Devrimci
Tutsak edilen Türkiyeli 11 devrimci yıllardır Yunanistan’da
yasal-demokratik faaliyetler yürüten, bazıları gazeteci, yazar, bazıları
öğrenci olan, politik kimlikleriyle tanınan kişilerdi. Onlar bu politik
kimliklerinden; anti emperyalist, anti faşist mücadelelerinden ve devrimci
düşüncelerinden dolayı „terörist” olmakla suçlandılar. Bu nedenle ABD
emperyalizminin ve Türkiye faşizminin baskıları ve talimatlarıyla tutsak
edildiler, yargılandılar, cezalandırıldılar.
Bu operasyonla tutsak edilen Türkiyeli 11 devrimci „örgüt
kurma, yönetme ve üye olma“, „silah temin etme“, „silah taşıma“ ve „silah
bulundurma“ gibi suçlamalarla yargılandılar. Yargılamanın ve yargılamadaki
suçlamaların dayanağı da emperyalizmin tüm dünyada muhalif gördüğü kişilere,
kurumlara, örgütlere, hatta devletlere karşı kullandığı anti terör yasaları ve
terör listeleriydi.
Türkiyeli 11 Devrimci Adil Olmayan Bir Yargılamayla Haksız,
Hukuksuz Şekilde Cezalandırıldılar.
Türkiyeli 11 devrimcinin yargılanma süreci de yapılan polis
operasyonu gibi olağanüstü koşullarda gerçekleşti. Atina Ağır Ceza Mahkemesi,
başta savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesi olmak üzere adil yargılanmaya
ilişkin temel ilkeleri açıkça ihlal eden siyasi bir yargılama pratiği
sergileyerek ulusal ve uluslararası hukuk açısından izah edilmesi mümkün
olmayan bir karar verdi.
Mahkeme, yargılanan devrimcilerin ve avukatlarının
savunmalarını ve taleplerini dikkate almadan ve aralarında hiçbir ayrım
yapmadan Türkiyeli 11 devrimcinin tamamına, „örgüt üyesi olma“, „silah temin
etme“, „silah taşıma“ ve „silah bulundurma“ suçlarından toplam 333 yıl hapis
cezası verdi.
“Örgüt üyeliği" suçlamasına kanıt olarak ise yargılama
sırasında -duruşma salonuna girerken ve çıkarken- slogan atmalarını, zafer
işareti yapmaları; gözaltına alındıkları dernekte sosyalizmi simgeleyen orak ve
çekiç sembollerinin olduğu bayrak olması; Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao vb.
sosyalizm için mücadele eden devrimci önderlerin ve bu mücadelede şehit düşen
devrimcilerin resimlerinin asılı olduğu bir panonun bulunması; tutuklu olan 9
kişinin aynı yerde birlikte kalmaları ve bunun gibi hukuk karşısında hiçbir
anlam ifade etmeyen şeyler gösterildi.
Bu kararın adil bir yargılamayla, bağımsız ve tarafsız bir
mahkeme tarafından değil ABD emperyalizminin ve Türkiye faşizminin
talimatlarına, Nea Demokratia iktidarının taleplerine uygun olarak verildiği
açıktır.
Biz de bu nedenle, bu haksız, hukuksuz ve adil olmayan bu
karara karşı adil yargılanma hakkını savunuyor, bunun için mücadele ediyoruz.
Bu mücadelenin bir parçası olarak bir ay boyunca Almanya,
Fransa, İngiltere, İrlanda, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsviçre ve İtalya
gibi Avrupa’nın birçok ülkesinde gerçekleştirdiğimiz „ADALET İÇİN UZUN YÜRÜYÜŞ“
sonunda, 9 Nisan 2022 Cumartesi günü Atina’da „Emperyalizmin Hukuk Terörü ve
Adil Yargılanma Hakkı“ başlıklı uluslararası bir sempozyum düzenleyeceğiz. Bu
sempozyumda birçok ülkeden katılımcılarla birlikte emperyalizmin ve
işbirlikçi-faşist iktidarların tüm muhaliflerine karşı, anti terör yasalarını
ve terör listelerini kullanarak uyguladıkları hukuk terörünü, adil yargılanma
hakkına yönelik ihlalleri ve bunlara karşı nasıl mücadele edeceğimizi
tartışacak, ortak mücadeleyi büyütmeye çalışacağız.
Tüm siyasi örgütleri, dayanışma komitelerini, siyasi
tutsakları, avukatları, gazetecileri ve duyarlı herkesi adalet için, adil
yargılanma hakkı için düzenleyeceğimiz uluslararası sempozyuma katılmaya,
Türkiyeli 11 devrimciyle enternasyonalist dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz!
Adalet İstiyoruz Alacağız
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur
Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir
11’lere özgürlük istiyoruz Alacağız
Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz
