Sömürücü Ve Zalimlere Karşı Binlerce Yıllık Mücadelemizin
Onurlu Kervanı Yola Devam Ediyor
Bu Kervanın Önündekilerin Safına Koşan Anadolu
Halklarının Yiğit Evladı İleri Kızılaltun'u Selamlıyoruz
Sömürücü ve zalimler hayatımıza ve her şeyimize el koymaya
kalktığından bu yana, ''Buna Hakkın Yok, Yapamazsın, Haklı Olan Biziz ve Biz
Kazanacağız'' diye yola çıkan ve binlerce yıldır insanlığın en onurlu damarını
temsil eden bir kervan var!
Bugüne kadar hiçbir şey bu kervanı yolundan durduramadı.
Durduramayacaktır!
Bu kervan, ne pahasına olursa olsun menzile varacak... Ve
menzil artık çok yakın!
Bu menzilin, bu kadar yakınlaşmış olmasına ve mümkün hale
gelmesine rağmen, hala karamsarlık edebiyatı yapanlar, hala ''başaramayız''
diye teslimiyete sürüklenenler, umut ortasında umutsuzluk üretiyorlar. Onur
abideleri karşısında onursuzluk bataklığına koşuyorlar.
Bunlar ne bu tarih adına ne bütün bu tarih boyunca
ulaşılmaya çalışılan bu menzil adına konuşamazlar. Buna hakları yoktur. Buna
hakkı olanlar, en başta bu onurlu kervanın ön saflarındakilerdir. Sonra onların
ardında saf tutanlar ve en azından bu fedakarlık timsali kahraman
evlatlarımızın yaşaması için elinden geleni yapanlardır.
Bu onurlu yürüyüşte bugün şehitlik şerbetini içmenin eşiğine
gelmiş olan Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın yanına koşandır İleri Kızılaltun!
Ve 15 Ağustos günü onların talepleri doğrultusunda Ölüm Orucuna başladığını
ilan ederek, Canını canlarının yanına koymuştur.
Bu, ''Ben de Bir İnsan Olmaya Geldim, Serimi Meydana Koymaya
Geldim'' diyen biz Aleviler için ne büyük bir insanlıktır! Kerbela'yı anma
günlerinden yeni çıktığımız bu günlerde, bu kahraman direnişçilerimiz şahsında,
''Kerbela'da zalime biat etmektense Serini ortaya koyan İmam Hüseyin geleneğini
görmek ve anlamak, ne büyük bir onurdur!
İleri Kızılaltun, sömürücü ve zalimlerin, halkımızın
türkülerini söylemeyi yasakladığı ve bu yasağa boyun eğmektense, Pir Sultan
gibi ölüme yürümeyi tercih eden Grup Yorum emekçisi Bahar Kurt Kızılaltun'un
eşidir.
Bu nedenle O, ''Şah
geçmeyen üç türkü söyle seni affedelim'' diyerek insan hayatı üzerine böyle
alçakça söz söyleme hakkı bulan zalim Hızır Paşa'nın bu alçaklığına boyun
eğmektense, ''Yürü Bire Hızır Paşa, Senin de Çarkın Kırılır, Güvendiğin
Padişahın, O da Bir gün Devrilir'' diyerek, üç türküde de Şah çekip idam
sehpasına yürüyen Pir Sultan soyundandır.
Bu nedenle O, ''Yarin Yanağından Başka Her şeyde Ortak''
diyen Şeyh Bedreddin' den, İspanya'da faşistler tarafından kurşuna dizilirken,
havada sıkılı yumruğu ile bir onur abidesi gibi duran ve o duruşuyla sevdiğine
seslenerek: '' Söyle Bana Maria, Söyle Seni Nasıl Sevebilirim Özgür Olmasam?
Sana Kalbimi Nasıl Açabilirim!'' diye son şiirini okuyan Federico Garcia Lorca'
ya kadar gerçek aşkın ve sevginin temsilcisidir.
Bu nedenle O, ''Başını Omuzuma Yasla, Gövdemde Taşıyayım
Seni, Gövdem Gövdene Can Olsun'' diyen Anadolu'nun büyük şairlerinin damarındandır!
Bu nedenle O, vücudu parça parça edilirken ''En-El Hak''
diye inancını haykıran Hallac-ı Mansur'dan, 2000'lerde düşüncemizi
değiştirmektense yüzer yüzer ölürüz diyen Büyük Ölüm Orucu şehitlerine kadar,
gerçek dava adamlarının damarındandır!
Bu nedenle O,
evladına ''Başını Eğme Ciğerim, Varsın Elazığ Buğday Meydanı Bugün Bize
Kerbela Olsun'' diyebilen, Seyyit Rıza gibi, ''Kerbela Bugündür. Bugün Kerbela’dır''
diyenlerdendir.
Bu nedenle O, Paris Komünarlarından, Stalingrad'a,
Stalingrad'dan İdam sehpasındaki ''Biz Korkuyu Kerbela’da Bıraktık'' diyen
Hüseyin İnan'a insanlığın büyük direnişlerinin damarındandır!
Ve O bir devrimcidir. Gerçek bir devrimcidir. Çünkü O, Mahir
Çayanların, Dursun Dayıların yoldaşıdır!
''hiçbir şey için ölmeye değmez'' diyenlerin, ''Biz yaşamdan
yanayız'' derken bu insanlığın en onurlu temsilcilerinin bile yaşaması için
kılını kıpırdatmayan sahtekarlardan değildir! Sömürücü ve zalimlere biat etmeyi
meşru göstermek için her türlü sahtekarlığı insanlık adına yapabilenler benden
uzak dursun diyenlerdendir!
Biz devrimciler ve gerçek Alevi kültürünü sahiplenenler,
böyle yoldaşlarımız olduğu için onurluyuz!
Biz devrimciler, halkımızın, vatanımızın ve bugün gelinen
noktada tüm dünya halklarının umudu haline geldiğimiz için onurluyuz!
İnançsızlara inanç, ruhsuzlara ruh, güçsüzlere güç,
korkaklara cesaret olan, düşenlere en güçlü bir haykırışla ''Ayağa Kalk''
talimatı veren yoldaşlara sahip olduğumuz için onurluyuz!
Bu yoldaşlarımıza her ne pahasına olursa olsun sahip çıkmaya
devam edeceğiz! Tarihi sömürücü ve zalimlere karşı şanlı direnişlerle dolu
Alevi halkımızı, tüm Anadolu halklarını ve dünyanın tüm mazlum halklarını bu
kahramanlarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz!
Ve biz devrimciler, tarih boyunca şanlı şehitlerimizin
aydınlattığı, bu yolda hedefe yürümekten bir an bile geri kalmayacağız.
Karanlıkta güneş, çölde vaha, bataklıkta açan gonca güller
olmaya devam edeceğiz.
Bu yolda yürüyen, bu yolda hayatı pahasına sömürücü ve zalime
biat etmeyen, bu yolda Adalet diyerek hayatın ortaya koyan tüm kahramanlarımıza
şan olsun! Tüm şerefler onların olsun!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Bizi Asla Teslim Alamayacaksınız Diye Zalime Karşı
Adaleti Haykıranlar Onurumuzdur!
17.08.2022
Avrupa Halk Meclisi Alevi Komisyonu




