GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

 
NATO denilen ABD emperyalizmin başını çektiği katliam ve yozlaştırma aygıtı, 04 Nisan 1949 yılında kuruldu.

Kurulduğu günden bu yana kan, gözyaşı ve yıkım eksik olmadı.

Bu ölüm makinasına karşı direnmek zorundayız.

Bunu Gazze'de ölüme meydan okuyarak direnen Gazel’iler için yapmalıyız.

Bunu, sırf teslim alamadığı, boyun eğdiremediği, İsrail ile barıştıramadığı için bombardıman altında olan İran halkı için yapmalıyız. Bunu meşru devlet başkanları kaçırılan Venezüella halkı için yapmalıyız.

Suriye için... Şu anda Şam'a kadar İsrail'in işgali altında olduğu; İslamcı faşistler o topraklarda yaşayan halkları ve azınlıkları katlettiği için.

NATO'ya karşı direnmek ve mücadele etmek için 77 yıldır sayısız nedenlerimiz var.

Baş çelişki halen emperyalizm ile dünya hakları arasında.

Emperyalizm şu anda can çekişiyor.

Şu anda ikinci paylaşım savaşından bu yana en saldırgan dönemine girmesi, onun güçsüzlüğünden geliyor.

Güçsüzlüğü zulmünü yükseltiyor.

Zulüm varsa, direniş de vardır.

Bunu Paris’te, 219 gün boyunca Fransız emperyalizmin adaletsizliğine, hukuksuzluğuna ve zulmüne karşı direnmiş Zehra Kurtay'ın çadırın oradan daha iyi nerede yapabiliriz?

Bu yüzden, 04 Nisan 2026 tarihinde Paris’te yaşayan halkımız, Strasbourg Saint-Denis meydanına gelip, kemerin altında NATO'ya karşı miting yapmaya çağırıyoruz.

Kahrolsun NATO, İsrail Siyonizm’i ve ABD emperyalizm

 
Şimal Deniz Pir Sultan Abdal Derneği yazmanıdır. Alevi Derneği faaliyetlerinden dolayı, iftiracıların yalanlarıyla tutuklanmış ve 9 yıl ceza verilmiştir. Almanya Anadolu Komitesi olarak "ŞİMAL DENİZ'E ÖZGÜRLÜK" Kampanyası çerçevesinde bu geçtiğimiz hafta toplamda 7 mektup yazılıp postalandı. Üç haftadır düzenli yazılıp postalanan mektupların sayısı toplam 22 oldu. Anadolu Alevi Komitesi olarak Şimal Deniz’in yalnız bırakılmayacağı 

 

1 Mart 2026 Pazar günü Dortmund da Pir Sultan Abdal Derneği yöneticisi olan Şimal Deniz için imza toplandı.

Grup Yorum'un sunumuyla Kerbela dan bu yana Anadolu topraklarında yaşanan kilit katliam ve kahramanlıkların anlatıldığı "Kerbela Destanı" Tiyatral gösteriminden önce gösterimi izlemeye gelen yüzlerce kişi tek tek dolaşılarak Şimal Deniz'in kim olduğu, neden tutuklandığı ve MHP'nin Hacı Bektaş' ta açtığı Cemevi anlatıldı. Bu Cem evinin yıllarca Alevileri katletmesi için devletin maşa olarak kullandığı hamile kadınlarımızın karnını deşip, doğmamış çocuklarımızın katili olan Faşist MHP tarafından açılması da Alevi değerlerine bir saldırıdır. Düzenin, MHP'nin Alevi’si yaratma çabasıdır denildi. Şimal Deniz'in özgürlüğü için imza toplandı. Yaklaşık 90 kişinin katıldığı Kerbela gösteriminde 43 imza toplandı


 


Fransa Halk Cephesi, Anti-Emperyalist Cephe İle Beraber Paris’in République Meydanında Düzenlenen İran Halkıyla Dayanışma Eylemine Katıldı.

Eylemde ABD Emperyalizmi ve Siyonizm’e Karşı İran Halkının Anti-Emperyalist Direnişi Selamlandı Ve Emperyalizme Karşı Mücadele Ve Katil ABD’nin İşgal Politikaları Anlatıldı.

Anti-Emperyalist Cephe Adına Da Söz Alınıp Konuşma Yapılan Eylem Yaklaşık 2 Saat Sürdü.

İran’a Yönelik Emperyalist Müdahalede

Amasız Fakatsız İran Halkının Yanında Olmak

Her Marksist Leninist İçin

Bir Zorunluluktur.

Tarafsız Kalmak, Üçüncü

Bir Yolu Savunmak

Emperyalizmden Yana Saf

Tutmaktır.

Emperyalizme Karşı Dövüşen Herkes

Halkların Gönlünde Kendisine Yer

Bulacaktır.

Abd Emperyalizmiyle Uzlaşmayan,

Emperyalizm Ve Siyonizmin Kibrine

Karşı Mücadelesinde Bir Adım Geri

Atmayarak, Direnerek Ölümsüzleşen

Hamaney’i Saygıyla Anıyoruz.

Yahya Sinvar Ve Muhammed Deyf’ten,

Kasım Süleymani’ye; Mahirler’den

Nasrallah’a, Filistin Yemen Ve İran’ın

Direnişçilerine…

Emperyalizme Karşı Direnen Tüm Dünya

Halklarını Selamlıyoruz!

 












27 Şubat gecesi daha sözüm ona İran ile ABD arasında müzakereler sürerken, İsrail ve ABD durduk

Yere İran’a saldırdı.

Üst düzey askeri yetkililerini katletti.

01 Mart Pazar sabahı ise, ruhani liderleri Khameney’in kütlediği öğrenildi.

ABD yalancı ve sahtekâr; müzakereler şovu yaparken saldırdı.

ABD-İsrail tam birer haydut. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte, hiçbir teamüle uymuyor.

Devlet başkanlarının bir dokunulmazlığı vardır.

Ama ABD Mario’yu yatak odasından kaçırıyor.

İran’ın dini lideri Hamaney’i katlıyor.

Tam bir pervasızlık sergiliyor.

Anti Emperyalist Cephe 01 Mart Pazar günü ABD-İsrail’in saldırısına karşı 3 şehirde protesto etti.

Atina, Paris ve Marsilya.

Kahrolsun ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail.

İran’a karşı saldırılar derhal durdurulsun.


1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 215. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 215.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 195.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 138. Gününde

5-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 33. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

 

 

 


 “Donbass’ta 8 Gün” Belgeseli “4. Uluslararası Belgesel Film Festivali”ndeydi…

 

Moskova’da RT (Russian Tudey) tarafından 21-23 Şubat 2026 tarihleri arasında “Kahramanlarımızın Zamanı” başlığı altında “4. Uluslararası Belgesel Film Festivali” organize edildi. Festivalde, Grup Yorum emekçilerinin 2024 yılının 13-20 Nisan tarihleri arasında çekimlerini Moskova, Lugansk Halk Cumhuriyeti, Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Mariupol şehirlerinde yaptığı “Donbass’ta 8 Gün” belgesel filmi de gösterildi…

Belgesel filminin yönetmeni olan Yorum emekçisi Sena Erkoç ile yine belgeselin çekim, hazırlık ve düzenleme aşamalarında emeği geçen Umut Gültekin festivale özel olarak davet edildiler. Bu festivalde gün gün yanlarında bulunarak güzel ve duygulu anlara tanıklık ediyordum.

Festivalin ilk günü 21 Şubat’ta, Rusya Ulusal Merkezi’nde açılış programı yapıldı. Açılış konuşmasında tüm davetliler sunucular tarafından selamlandı ve ilk sözü video mesajı ile RT Genel Yayın Yönetmeni Margarita Simonyan aldı. Simonyan’ın vidolu mesajında şu sözü özellikle dikkatimi çekmişti: “Bu proje, NATO ülkelerindeki insanlar dâhil olmak üzere dünyadaki birçok insanın gözünü açmaktadır…” Bilineceği üzere, NATO ülkelerinin (ABD, AB vd.) Rusya ve birçok doğu ülkelerine karşı dezenformasyon, çarpıtma, karalama, kara-propaganda politikası halkların haber, bilgi gibi enformasyon kaynaklarına ulaşmasını engelliyor veya kısıtlıyor.

Ardından da Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, Duma milletvekili ve eski boks şampiyonu olan Nikolay Valuev, eski bir denizci ile Rusya Ulusal Merkezi genel müdür yardımcısı Anastasia Zvyagina söz alarak davetlileri selamladı… Ve bunların yansıra Sırp yönetmen Emir Kusturica da yaptığı konuşmada; yaklaşık 20 yıl öncesine kadar Rusya belgesellerinin Doğu Avrupa’da izlemenin imkânsız olduğunu, bu nedenle de halkların Los Angeles’teki sokakta yaşayan insanlardan, evsizlikten bile habersiz olduğunu belirterek; belgeselin gerçeklere dayalı hikâyeler olduğunu vurguladı. Son olarak da “Aynı anda hem vatansever hem de belgeselci olmalısınız…” sözüyle konuşmasını tamamladı.

Yapılan konuşmaların ardından sıra konserlere geldi; bu kapsamda umudumuzun sesi Grup Yorum da Rusya ve faşizme karşı savaşan halklarının belleğinden asla silinmeyen “Katyuşa”yı seslendirdi. Çok etkili bir andı, Türkiyeli devrimci müzik grubu Moskova’nın kalbinde Rusyalılara kendi dillerinde atalarının coşkuyla, gururla okuduğu marşı okuyordu. Çok geçmeden tüm dinleyiciler ayağa kalkarak “Katyuşa”ya da eşlik ediyordu…

22 Şubat…

Bugün “Donbass’ta 8 Gün” belgeselinin gösterimi Rusya Ulusal Merkezi’nde sunuluyor. Gün boyu birçok farklı gösterimler, forumlar ve etkinlikler başka salonlarda da yapılmaktaydı. Buna rağmen Yorum’un dostları, belgeseli merak eden Rusyalılar da salonda Grup Yorum’un yanında yer almıştı.

Belgeselin 25 dakikası gösterildi, ardından ise “Güleycan” ve “Gel Ki Şafaklar Tutuşsun” türkülerini seslendirdi. Sohbet bölümüne geçildiğinde ilk sözü Maria isimli bir izleyici almıştı. Gözyaşları ve iç çekişi filmden çok etkilendiğini belli ediyordu ki bunu da sözleriyle dile getirmişti; özellikle Mariupol bölgesinde yaşanan katliama, faşistlerin şehri talanına ve değerlerine saldırmasına yönelik belgeseldeki anlatım kendisini etkilediğini belirtti. Soru sormadı, sadece filmden etkilendiğini belirterek Grup Yorum emekçilerine kendisi ve tüm Rusyalılar adına teşekkür etti.

Sonrasında da soru sormak veya teşekkür etmek için söz alanlar da oldu. Bir soru vardı “Müzisyen olarak nasıl böyle bir karar verdiniz?” şeklinde. Yorum’un açıklamasını-cevabını tahmin edersiniz ki ‘Devrimci sanatçılık faşizme karşı halkın sesi olmak, yanlarında olmak, mücadelesine ortak olmak demektir’ diye özetleyebiliriz. Evet, Yorum 41 yıllık devrimci sanatçılık, mücadelesi tarihinde sadece müzik ile halkın susturulmak istenen sesi olmamıştır; yayımları, filmleri, belgeseli, birçok sayıda video derlemesi ve burada sayamayacağımız kadar birçok araçla sanatçı olma sorumluluğunu sürdürüyor…

Bugün ayrıca, “Gerçeğin Savunucuları; Dünyayı Değiştiren Dürüst Hikâyeler” başlığı altında bir forum düzenlendi. Farklı ülkelerden yönetmenler, gazeteciler, siyasetçiler belgesel film hakkında anlatımlarda bulundu. Grup Yorum’dan Sena Erkoç da söz alarak kısaca “Gerçek her zaman güçlüdür, ancak onun için mücadele edilmelidir. Donbass'taki olayları güçlü bir şekilde halkıma anlatma sorumluluğu hissettim. Ve bunu belgeselle yaptık. Türkiye'de ve diğer Avrupa ülkelerinde gösterimler düzenlediğimizde, insanlardan güçlü bir tepki gördük ve birçok soru da aldık. Bunun nedeninin sıkı sansür, yalanlar ve önyargılı medya olduğuna eminim…” açıklamasında bulundu…

Akşam saatlerinde ise, ülkemizdeki kuyu tipi hapishaneleri incelemek için bulunan ve 19 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınan KPRF’li dostumuz Tatyana Destyatova’yı evinde ziyaret ettik.

Yoğun bir günü de böylelikle geride bıraktık.

23 Şubat…

Bugün, Grup Yorum’u belgesel filmlerinin gösterimine davet eden dostların yanındaydık…

İlk olarak Lübnanlı gazeteci ve yönetmen Hala Bu Saab’ın “Gazze Mucizesi” isimli belgesel filminin gösterimine katıldık. Bu filmde, 2024 yılında Gazze’de, ‘İsrail’ hava saldırısı sonrası ağır kafa travması geçiren ve ‘öldü’ denilerek morga konulan 6 yaşındaki Halime isimli kızın öyküsü ele alınıyor…

Ardından da Özbekistanlı yönetmen Eldar Yoldaşev’in “Taymetov: Unutulmuş Kahraman” isimli belgeselini izledik. Bu filmde de Özbek askeri pilot Abdusamad Taymetov’un Büyük Vatanseverlik Savaşı dönemi kahramanlıkları, büyük zaferin belgelerini, zafer sancağını Berlin’den Moskova’ya getirilmesi görevinde yer alması anlatılıyor…

Festivalin son günü olması nedeniyle yönetmenlerle röportajlar da yapılmaktaydı. Bu nedenle Grup Yorum emekçileri de bazı televizyon kanallarına, telegram üzerinden yayın yapan gazetecilere de röportajlar verdi. Akşamında ise tüm davetliler için veda töreni düzenledi.

24 Şubat…

Festival programı bitti, fakat Yorum’un görüşmeleri devam ediyordu. Grup Yorum bugün Zvezda (Yıldız) TV’nin sabah yayınlanan “Otkrytyy Efir (Açık Hava)” isimli canlı yayın programına konuk oldu. Yorum’un yansıra festivalin genel yapımcısı Ekaterina Yakovleva da konuk olarak bulunuyordu. Programda Grup Yorum ve “Donbass’ta 8 Gün” belgeseli hakkında sorulan sorular yöneltildi. Genel olarak “Bu sizin toplumsal duruşunuz mu yoksa yaratıcı bir yolculuğununuz parçası mı? Sanatçı dostlarınız, arkadaşlarınız size nasıl bir tepki verdi? Donbass’ta sizi en çok şaşırtan, etkileyen neydi?” şeklindeki sorulara Sena ve Umut yaşadıkları ve gördükleriyle cevaplar verdiler.

Grup Yorum’un Moskova’daki dolu dolu geçen programında yanlarında yer almak güzel ve anlamlıydı. Keza öncesinde de bulunduğu ziyaretlerinde, çalışmalarında da büyük bir gönüllülük ve istekle yanlarında bulundum. Hepsinde de dostlarından, yeni tanıştığımız insanlardan çok olumlu tepkiler, duygulu sözler duymaktaydık. RT’nin daveti üzerine de bulunduğumuz bu süre içerisinde gözlemlediğim, gördüğüm de öncekilerden farksız değildi, daha da büyük bir sahiplenmeyi, hayranlığı ve sevgiyi görüyordum.

Bunun başlıca nedeni Grup Yorum’un anti-faşist, anti-emperyalist sosyalist devrimci sanatçı kimliği; vatanımızın değerlerini, halkımızın sesini ve saf güzelliğini dünya halklarına ulaştırıyor olmaları; özünde devrimci olmanın sonucudur…

 

Haber: Mehmet Rende – Rusya

 
















 Hollanda Halk Cephesi ve Anti-Emperyalist Cephe, ROOD Sosyalist Gençlik ile 27 Şubat 2026 Cuma günü, Rotterdam Merkez Tren İstasyonu önünde eylem düzenledi. Pankartların açıldığı, bayrakların dalgalandırıldığı, sloganların kesilmediği eylem boyunca bildiriler dağıtıldı ve ajitasyon çekildi. Amerika'nın Küba, Venezuela, İran ve Filistin halklarına yönelik kanlı müdahalelerini teşhir eden İngilizce ve Hollandaca basın açıklamaları okundu. 14 kişinin katılımıyla ve 45 dakika coşkuyla süren eylem, iradi olarak sonlandırılmıştır.

Hollanda Halk Cephesi












 







ABD emperyalizminin dünya halklarına karşı saldırı bitmiyor. Şimdi de İran Halklarının başına
bombalar yağdırıyor. ABD emperyalizmi Ortadoğu'daki karakolu olan İsrail ile birlikte İran’ın dini
Liderini katlettiler.
Yunanistan Halk Cephesi 01.03.2026 pazar günü ABD konsolosluğu önünde eyleme katıldı.
Eylemde
“Katil ABD Ortadoğu’dan Defol!
Kahrolsun Emperyalizm Yaşasın Halkların Mücadelesi!”
Sloganları atıldı.
ABD Konsolosluğu önünde Saat 11.30’da başlayan eylem saat 13 gibi tamamlandı.







7 kişinin katılımıyla açılan masa bildiri dağıtımıyla ve imza kampanyalarını halka anlatımıyla devam etti.

Kuyu tipi hapishanelerinde devam eden açlık grevleri dünyanın her yerinde emperyalizmin devam eden saldırılarına bir cevap niteliğindedir.

Günümüze Kadar faşizmin yaptığı tüm saldırılara direnişlerle cevap veren bedenleriyle direnen tüm devrimci tutsaklar onurumuzdur.

Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz

Direnmek Hak Yaşatmak Görevdir




Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.