GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük talebini içeren imza masası 10. gününde.

Atina Barosu önünde 26 Ocak Pazartesi günü açılan masada, gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden dağıtıldı. Saat 10.00’da açılan imza masası yağmur nedeniyle erken toplandı.

Naim Eminoğlu Kimdir?

Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın avukatlığını yapmıştır.

Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.

Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine, isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda da teşhir edilmeye devam edilecek.

Avukat Naim Eminoğlu Serbest Bırakılsın!

Savunmaya Özgürlük!


Emperyalist Fransa devletinin devrimcilere yönelik saldırılarının bir parçası olan iltica hakkının gaspedilmesine karşı süresiz açlık grevinde olan Zehra Kurtay, bugün direnişin 210. gününde.

Yunanistan Halk Cephesi’nden Hüseyin Süngü, Zehra Kurtay’ın haklı taleplerinin kabul edilmesi için 1 günlük destek açlık grevi yaptı. Fransız emperyalizminin devrimcilere yönelik saldırılarının son bulması ve Paris’te devam eden direnişin desteklenmesi çağrısında bulundu.

Zehra Kurtay’ın Talepleri Kabul Edilsin!

Zehra Kurtay Onurumuzdur!

Direne Direne Kazanacağız





Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük talebini içeren imza masası 11. gününde.

Atina Barosu önünde 27 Ocak Salı günü açılan masada, gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden dağıtıldı. 

Naim Eminoğlu Kimdir?

Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın avukatlığını yapmıştır.

Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.

Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine, isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda da teşhir edilmeye devam edilecek.

Avukat Naim Eminoğlu Serbest Bırakılsın!

Savunmaya Özgürlük!




Hollanda Halk Cephesi, 26 Ocak 2026 tarihinde yoldaş Halil Demir'in tutuklanması hakkında açıklama yayınlamıştır.

Açıklamamız Hollanda ve Flamanya'daki halklarımıza ve dostlarımıza ulaştırılmıştır. Açıklama ilk olarak İngilizce yapılmış, Türkçe, Kürtçe ve Hollandaca çevirileri de kullanılmıştır.

Türkçesi ise şu şekildedir;

Faşist Türkiye devletiyle işbirliği halindeki Yunan yargısı, 26 Ocak 2026'da Türkiyeli devrimci Halil Demir'i, savunma hakkının yok sayıldığı göstermelik bir yargılamayla dört yıl altı ay hapse mahkûm ederek hukuk terörünü tırmandırmıştır.

Koordine yürütülen siyasi saldırıya direnen yoldaşımız, hak gaspına karşı açlık grevine başlamıştır. Bu devletlerarası komployu parçalamak ve saldırılara son vermek için acil uluslararası seferberlik çağrımızdır.

Halil Demir derhal serbest bırakılsın!

Hollanda Halk Cephesi

Atina’da bulunan ve genellikle göçmenler ve politik mültecilerin yaşadığı işgal evlerine yönelik Yunanistan devletinin ‘’kentsel dönüşüm’’ adı altındaki saldırılarına karşı Prosfygika İşgal Topluluğu direnme kararı aldı.

Prosfygika İşgal Topluluğu yaptığı açıklamada, ‘’herkesi, Prosfygika’yı hükümetin yağmacı planlarından korumaya çağırdığını, Yunanistan hükümetine ve şirketlerine tek bir karış toprak bile vermeyeceklerini’’ ilan etti.

‘’Kentsel Dönüşüm’’ yalanlarının ne anlama geldiğini ülkemizdeki örneklerinden biliyoruz. Bir avuç tekelin ceplerini doldurmak için yoksul halkın yaşadığı evlere, mahallelere göz dikenlere karşı mücadele etmek devrimci sorumluluğumuzun gereğidir. Prosfygika İşgal Topluluğu’nun aldığı direniş kararını destekliyor ve yapılan açıklamayı paylaşıyoruz.

Yunanistan Halk Cephesi

***

ALEXANDRAS CADDESİ’NDEKİ PROSFYGIKA’YA YÖNELİK YAKLAŞAN SALDIRI

VE TAHLİYE HAKKINDA ACİL DUYURU

DESTEKLE – YAY – DİREN

Attika Bölge Yönetimi bir program anlaşması yoluyla 2025 yazı boyunca ve gizlice, Alexandras Caddesi’ndeki Prosfygika İşgal Topluluğu’nun bastırılması ve tahliye edilmesine yönelik planlamayı başlattı.

2026’nın başlamasıyla birlikte, hükümetin sözcülüğünü yapan ücretli yazılar aracılığıyla yeni bir aşamayı devreye soktu ve önümüzdeki altı ay içinde Prosfygika Topluluğu’nun şiddet yoluyla tahliye edilmesini öngören tüm adımları - her zamanki gibi - büyük bir kamu parası ziyafetiyle birlikte kamuoyuna pazarlamaya başladı.

Son on yıl içinde, devlet ve hükümet Prosfygika’yı tahliye edip yağmalamaya dördüncü kez teşebbüs ediyor. Bu seferki girişim derhal hayata geçirilmek üzere planlanan en ciddi olanı gibi görünüyor. Tüm göstergeler, hem projenin finansmanını - toplam maliyeti 15 milyon avro olarak öngörülen ve Attika Bölgesi ESPA 2021 - 2027 kapsamında Avrupa fonlarıyla finanse edilecek - hem de propaganda düzeyinde, sözde sosyal konut ve “Agios Savvas” Onkoloji Hastanesi hasta yakınları için misafirhane yaratılması söylemini içeren bir planın hazır olduğunu gösteriyor. Bu söylemle toplumsal hassasiyetler ve refleksler istismar edilmek isteniyor.

Bu kez de başaramayacaklar!

Prosfygika, Yunanlar, mülteciler ve göçmenlerden oluşan, 50 çocuk dahil olmak üzere 400’den fazla insanın yaşadığı bir Topluluktur. Bu toplulukta savunmasız sosyal gruplar, ciddi ruh sağlığı sorunları yaşayan kişiler, kanser hastaları, yaşlılar ve daha niceleri bulunmaktadır.

Son 16 yıl içinde, GADA’nın (Atina Emniyet Müdürlüğü) hoşgörüsüyle mahalleyi sarmış olan - ağır uyuşturucular da dahil - uyuşturucu ticareti ve üretim noktaları ortadan kaldırılmış;

Prosfygika Topluluğu ve Ambelokipi ile Gkyzi’nin daha geniş bölgeleri için 22 özerk, toplumsal öz-yeterlilik, dayanışma ve öz-örgütlenme yapısı kurulmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır:

* Prosfygika Topluluğu ve çevre mahallelerdeki çocuklar için günlük olarak tam eğitim programıyla faaliyet gösteren Çocuk Evi ve Öz-Eğitim Yapısı ile Öz-Örgütlü Anaokulu; Ambelokipi’deki okullar, veli dernekleri ve öğretmen sendikalarıyla, Attika genelinde ve ülke çapında doğrudan işbirliği içinde.

* Mahalle sakinlerine bakım hizmeti sunan Sağlık Yapısı ve Sosyal Eczane; ülke genelinde onlarca öz-örgütlü sağlık yapısı, sosyal klinik ve sağlık emekçileri sendikalarıyla işbirliği içinde.

* “Agios Savvas” Onkoloji Hastanesi hasta ve refakatçileri için Barınma Yapısı; hastane çalışanları derneğiyle işbirliği içinde.

 

* Mahalle sakinleri ve tüm Atina için her gün ekmek ve unlu mamuller üreten “Berkin Elvan” Kolektif Fırını.

 

* Prosfygika binalarının sürekli bakımını sağlayan Teknik İşler Yapısı.

 

* Çocuklar ve yetişkinler için eğlence ve kültürel katkı sunan Kolektif Kafe ve Sinema Yapısı.

 

* Topluluğun haftalık genel karar alma meclisinin toplandığı Sosyal Merkez; ayrıca mahalle Kütüphanesi ve Okuma Salonu. Yıllar boyunca çok sayıda toplumsal, politik ve kültürel etkinliğe, sunuma ve meclise ev sahipliği yapmıştır.

 

* Kadınların ve toplumsal cinsiyet çeşitliliğine sahip bireylerin kolektifleşmesini ve güçlenmesini amaçlayan Kadın Yapısı; aynı zamanda ihtiyaç duyan kadınlar ve toplumsal cinsiyet çeşitliliğine sahip kişiler için acil barınma alanı olarak da işlev görmektedir.

 

* Topluluğun altyapısı içinde faaliyet gösteren Dayanışma Ekibi; Atina merkezinde onlarca kişiye haftada beş gün yemek sağlamaktadır.

 

Tüm bu yapılar herkese açıktır ve öz-örgütlenme ile toplumsal dayanışma temelinde çalışmaktadır.

 

Topluluk, son bir yıl içinde Prosfygika binalarının dış cephe yenilemesini kendi finansmanıyla, mimarların, inşaat mühendislerinin ve diğer teknik uzmanların katılımı ve desteğiyle gerçekleştirme kararını kamuoyuna açıklamıştır. Attica Bölge Yönetimi’nin planı, bu toplumsal girişimi engellemek ve kamu parasına el koymak amacıyla atılmış bir adımdır.

 

Bu yeni girişim, Mitsotakis rejiminin Atina’nın kentsel dokusu içinde - ve ülke genelinde -Yunanistan’da ve yurtdışında üniversitelerin, kültürel ve eğitim kurumlarının ilgisini çekmiş mevcut en büyük toplumsal projeyi ve Avrupa’daki en büyük örneklerden birini tasfiye etmeye yönelik merkezi bir siyasi talimatı ve kararıdır.

 

Prosfygika Topluluğu yalnızca toplumsal bir yapı değil, aynı zamanda yıllardır toplumsal, politik, sınıfsal ve enternasyonalist mücadelelerin ön safında yer almaktadır. Yunanistan’dan, Avrupa’dan ve Türkiye ile Kürdistan’daki devrimci örgütlerden mücadele edenler de bu Toplulukta yaşamaktadır.

 

Mitsotakis rejimi Prosfygika’yı hem yok etmek istediği bir politik düşman hem de yağmalayıp sömürmeyi hayal ettiği bir ekonomik değer olarak görmektedir.

 

Bu karar, “mahalle gelişimi” yalanlarının arkasına saklanarak insanları yerinden etmeyi ve öz örgütlenme ile toplumsal katkı modellerini dağıtmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda, çökmekte olan bir hükümetin elinde kalan tek ürün olan “hukuk ve düzen” doktrinine dayalı bir seçim manevrasıdır.

 

* Bölge Yönetiminin sosyal konutla ilgilendiğini söylediklerinde yalan söylüyorlar. Prosfygika zaten, kriz nedeniyle sokağa itilmiş ve tüm sosyal yapıların çöküşüyle yoksulluğa ve dışlanmaya sürüklenmiş yüzlerce insan için sosyal konuttur. 400’den fazla insanı sokağa atıp kendi çevrelerinden 50 kişiyi yerleştirme planı, kâr ve kamu/Avrupa fonlarının yağmalanmasından başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen bir sistemin ikiyüzlülüğünün ve insanlık dışılığının zirvesidir. Atina Belediyesi’ne ait, şehir merkezinde bulunan 80.000 boş daire kullanılmazken, mevcut sosyal konutları “yeni sosyal konut” adına yağmalamaya çalışmaktadırlar.

 

* Bölgenin kanser hastalarının yakınlarını düşündüğünü söylediklerinde yalan söylüyorlar.

 

Topluluk, bu insanları yıllardır barındırmakta ve onlarla ilgilenmektedir. Birçoğu, yakınları uzun süreli tedavi görürken günlerce, haftalarca arabalarında uyumaktadır. Topluluk sağlıklı yaşam koşulları ve desteği kendi emeği ve kaynaklarıyla sağlamaktadır. Bölge Yönetimi ise hasta yakınlarını sokağa atarken, ihtiyaç içindeki insanlarla müşteri ilişkileri kurmayı planlamaktadır. Üstelik Prosfygika’ya birkaç sokak mesafede, devlete ve Kilise’ye ait sayısız boş mülk bulunmaktadır.

 

* Mahalledeki sosyal sorunlarla ilgilendiklerini söylediklerinde yalan söylüyorlar. Prosfygika, 27 farklı milliyetten insanın, dillerin, kültürlerin ve dinlerin uyum içinde bir arada yaşadığı bir örnektir. Prosfygika, OKANA (Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavi Kurumu) biriminin bitişiğindeki tek uyuşturucu satış noktası olmayan mahalledir. Bölgedeki tek “kamu güvenliği” sorunu, GADA ve Kamu Düzeni Bakanlığı’nın - iki hastaneyle çevrili bir alanda - periyodik olarak göz yaşartıcı gazla mahalleyi basarak, farklı bir toplumsal eşitlik ve adalet modeli üreten öz-örgütlü bir Topluluğu dağıtmaya çalışmasıdır.

 

* Prosfygika’nın değerlendirilmesini ve Ambelokipi’nin gelişimini önemsediklerini söylediklerinde yalan söylüyorlar. Prosfygika’nın yeniden geliştirilmesi, bölgede kiraların ve yaşam maliyetlerinin fırlamasına neden olacak; artan fiyatlara dayanamayan onlarca, yüzlerce komşu zorla yerinden edilecektir. Bu süreç zamanla çevredeki tüm mahallelere yayılacak ve mevcut sakinler yerini daha varlıklı kesimlere bırakacaktır.

 

Vicdan ve empati sahibi herkesi, bu tarihsel direniş, öz-örgütlenme ve sığınma mahallesi olan Prosfygika’ya yönelik tahliye ve yağma planlarına karşı Topluluğun yanında durmaya çağırıyoruz.

 

Herkesi, mücadelemizi kendi mahallesinde, ailesinde ve sosyal çevresinde, okullarda, sendikalarda ve işyerlerinde yaymaya ve Prosfygika’yı hükümetin yağmacı planlarından korumaya çağırıyoruz.

 

Trenlerde 57 insanın hayatını umursamayanlar.

 

Yunanistan’ı Avrupa’nın çöplüğü haline getirenler.

 

Sağlık, eğitim, barınma ve kültürdeki tüm sosyal yapıları dağıtanlar.

 

COVID sırasında bu kadar insanın ölmesine izin verenler.

 

Çiftçileri ve kırsalı dilenciye çevirenler.

 

Son on yılda yarım milyon genci ülkeyi terk etmeye zorlayanlar.

 

Hiçbiri Prosfygika konusunda güveni hak etmiyor ve herkes sözlerinin arkasındaki kirli planları bilmelidir.

 

Prosfygika’nın tahliyesi ve bastırılması, Topluluktaki onlarca çocuğun, yaşlının ve hastanın ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından hesaplanamaz sonuçlar doğuracaktır. Birçoğu, tahliyeden sonraki yıl hayatta olmayacaktır - bunun sorumluluğu hükümet ve onun ajanlarına aittir.

 

Mülteci Konutları’nın tahliyesi ve bastırılması, tüm harekete ve devam eden mücadelelere de darbe vuracaktır; çünkü kaybedilen her özgür alan, toplumun neredeyse tamamının yaşadığı sömürü ve adaletsizliğe karşı ortak mücadelenin zayıflaması demektir.

 

Bizler açısından, yıllardır kendi evimiz gibi baktığımız bu mekânları savunmak bir sorumluluk ve görevdir. Devletin bilinçli olarak çökmesine izin verip sonra yeniden inşa ederek kâr etmeyi planladığı ulusal ve mimari bir anıtı ayakta tutmak görevimizdir. Topluluğumuzun insanlarını savunmak görevimizdir; aksi halde karton kutular üzerinde, açlık ve sefalet içinde uyuyacaklardır.

 

Kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz: Rejime ve şirketlerine tek bir karış toprak bile vermeyeceğiz.

 

Kirli planlarını fiilen iptal etmek için tüm gücümüzle - gerekirse hayatımız pahasına – mücadele edeceğiz. Mücadele etmek ve devam etmek tarihsel ve toplumsal görevimizdir. Mahallemizi ve Topluluğumuzu korumak için katlanmak zorunda bırakıldığımız bedelin, hükümet ve ajanları için çok daha ağır olmasını sağlayacağız.

 

EĞER DÜŞERSEK, BAŞLARININ ÜZERİNE DÜŞECEĞİZ

 

Şu çağrıyı yapıyoruz:

 

* Herkesi - bireyleri, kolektifleri, sendikaları, dernekleri, örgütleri - Prosfygika’ya yönelik baskı ve tahliye operasyonunu bozmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya,

 

* Herkesi - bireyleri, kolektifleri, yapıları, inisiyatifleri - Prosfygika’nın yanında durmaya ya da burada yaşamaya gelmeye,

 

* Herkesi, devlet ve polis tarafından yaratılacak olası provokasyonlara karşı uyanık olmaya; Topluluğu ve ortak mücadelemizi bölmeye ve kırmaya çalışacaklarını bilmeye çağırıyoruz.

 

MİTSOTAKİS VE ŞİRKETLERİNE PROSFYGIKA YOK - TOPLUMSAL DİRENİŞİN,

 

ÖZ ÖRGÜTLENMENİN, EŞİTLİĞİN VE DAYANIŞMANIN PROSFYGİKA’SI!

 

PROSFYGIKA’NIN YENİDEN GELİŞTİRİLMESİNE TEK BİR EURO KAMU PARASI

 

YOK!

 

TAM YETKİ TOPLULUKTA – KENDİ FİNANSMANIYLA, KENDİ ÖRGÜTLENMESİYLE!

 

PROSFYGIKA’DAN ELİNİZİ ÇEKİN!

 

YA KAZANIRIZ YA DA KAZANIRIZ!

📍Günde bir saat denk gelirsen, yağmuru, güneşi ve rüzgârı hissedebilirsin...

Ay yok, yıldızlar yok; gecenin karanlığı var, sabahın serinliği yok...

Gün batımı yok...

İki adımlık beton yığını içinde, bir kuyunun dibindesin...

“Sus, ölümünü bekle,” diyorlar...

Çünkü kuyu tipi hapishaneler yalnızca tutsakların değil, bütün toplumun ruhsal sağlığını hedef alıyor.

İnsanlığın en temel değerlerine saldırıyor.

Sessiz kalmak, bu şiddetin suç ortağı olmak demektir."📍

30 Mart 2025 Tarihinden itibaren aralıksız devam eden Uluslararası Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerine Karşı dayanışma zinciri bayrağı Avusturya Direnişler Meclisi tarafından  20 Ocak Salı Gününden-31 Ocak Cumartesi Gününe kadar Devralındı...

27 Ocak Günü Avusturya Direnişler Meclisi'nden Bir Dostumuz 1 günlük Dayanışma Destek açlık grevinde...

Tüm Halkımızı Her Koşulda Direnen Devrimci Tutsaklarımızın Talepleri Etrafında Birleşmeye, Dayanışmaya ve Mücadelemizi Zafere Kadar Büyütmeye Çağırıyoruz...

🟠S, R, Y YÜKSEK GÜVENLİKLİ KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN!

🟠TECRİT İŞKENCEDİR, KALDIRILSIN!

🟠DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!

🟠YAŞASIN SÜRESİZ AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!

🟠DEVRİMCİ TUTSAKLAR ONURUMUZDUR!

🟠KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

27.01.2026

AVUSTURYA DİRENİŞLER MECLİSİ.

Tarihlerden 24 Ocak 2026.

Bugün sıra dışı bir ziyaret gerçekleşecek. Barcelona'nın ücra bir köşesinde yapılan hapishanede tutsak olan Pablo Hassel'i ziyaret edeceğim.

Ziyaret edebilmemiz için, arabayla 1 saatten fazla yol yapmamız gerekli.

Araba yolculuğu esnasında bir yandan ziyarete odaklanıyorum, Pablo Hassel ile konuşacaklarımı aklımdan geçiyorum. Diğer yandan ister istemez aklımdan bir sürü şey geçiyor. Kendi tutsaklığım geliyor aklıma. Çok koyu tecrite tabi tutulmuştum. İlk aylarda beni ziyaret edilmesine izin verilmemişti.

Ancak dava üstüne dava açarak birkaç ay sonra ziyaretçi gelmesine izin verildi. Bundan dolayı bir tutsak için ziyaretçinin önemini çok iyi biliyorum.

Karşılaştığım birçok insanı hatırlayamayabilirim. Ama hapishaneye ziyaretime gelenleri hiç unutmadım. Ne ziyaretleri ne de ziyaretler esnasında konuştuklarımızı. Aradan yıllar bile geçse, hafızamda tazeliğini korudu. Ziyaretçilerin adını tabi ki tek tek vermeyeceğim, ama yıllar önce vefat ettiği için, buraya yazmakta beyis görmüyorum: Bizim sevgili vefalı dostumuz, bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan, Paola Cecci ziyaretime gelmişti. Cam arkasından konuşmuştuk. Onun Yüzünü, gülüşünü, ses tonunu, gözlerinin parlamasını, İngilizcesini son safhaya kadar zorlayarak, bana dışarda olup bitenleri can hıraş anlatma çabası...bütün ziyaretler beynime ve yüreğime kazındı.

 

Ziyaretler çok önemli. Ve mahpusluk ciddi bir mağduriyet. 

Hapishane'ye varıyoruz, ziyaret gerçekleşiyor.

Pablo Hassel ile bir kere yıllar önce karşılaşmıştım. O zamanlar daha yirmilerinin başındaydı. Bizim yıllar önceki karşılaşmamızı hatırlamadı. Pablo çok değişmemiş.

Karşımda beklediğim gibi bir siyasi tutsak var. Dünyada olup bitenleri merak ve takip ediyor. 

Pablo Hassel, 2016 yılındaki olmalı, Paris'de AEC'nin düzenlediği bir konferansa katılmıştı.

O dönem Halkın mühendisleri, avukatları, mimarları vs. ile tanışmıştı.

Bunların çok etkileyici çalışmalarına tanık oldu. Bundan dolayı mimarları, mühendisleri ve HFG uyuşturucuya ve bağımlılığa karşı mücadele merkezini sordu.

Bir sanatçı olduğu içinde doğal olarak, Sanat Cephesi'ndeki gelişmeleri merak etti. Grup Yorum'u sordu.

Grup Yorum'un 2 hafta önce yeni albüm çıkarttığını söyledim.

 

Benden Türkiye'deki ve Avrupa'daki özgür tutsakların durumunu öğrenmek istedi.

Türkiye'deki genel durumu merak etti. Halkın iktidarı destekleyip, desteklemediğini sordu.

Pablo: "Tamam belki devrim hemen olmaz, bunun için daha fazla zaman gerekebilir. Ama sence yakın zamanda ayaklanma olabilir mi" diye sordu.

Onunla Türkiye'deki gelişmeleri ve tutsaklar hakkında yaklaşık yarım saat konuştuktan sonra, bende 45 dakikalık süremiz dolmadan önce kendisiyle ilgili bilgi almak istedim.

Nasıl olduğunu, neler yaptığını merak ettim.

Hapishanede üretken.

Besteler yazmış, tahliye olduktan sonra onlarla albüm çıkartacak.

Şiirler yazmış. Şu anda bir roman yazıyormuş. 

Sağlık sorunu yaşıyormuş. Daha önceki kaldığı hapishanenin hijyen koşuları çok kötüymüş. Her yerde hamam böcekleri varmış. Bazen yemeğin içinden bile çıkıyormuş. Bağırsak hastalığına yakalanmış. Bu zamanında tedavi edilemediği için kronikleşmiş.

İlk başta çok şiddetli ağrıları varmış.

Zamanında tedavi edilememesinin nedenlerin arasında, götürüldüğü hastanede, hasta-doktor mahremiyeti gözetilmediği, asker ona karşı onur kırıcı davranışta bulunduğu için, 3 kere muayene olmayı ret etmiş.

Sonunda Pablo'nun taleplerini kabul etmek zorunda kalmışlar, ama rahatsızlığı artık kronikleşmiş.

 

Hapishane'de sosyal çevre kurabileceği, sohbet edebileceği kimse yok.

Şu anda bulunduğu hapishanede kendisi dışında anarşist olan bir siyasi tutsak daha varmış. Ama bir an evvel tahliye edilmek istediği için, idare ile işbirliği yapıyormuş. Havalandırmayı paylaşmak zorunda kaldığı diğer tutsaklarda katilmiş. Sorun katil olmalarından ziyade, sohbet etmeye çalışsa da, bir paylaşım gerçekleşmiyormuş.

 

Pablo Türkiye'deki durumu ve mücadeleyi tahlil etmek için benim kendisine kaynak göndermemi istedi.

Özgür tutsakları ve devrimci mücadeleyi hangi siteden takip edebileceğini sordu.

 

Ben kendisine Zehra Kurtay ve mücadelesi ile ilgili bilgi verdim.

Pablo Aytaç Ünsal'ı merak etti. Paris’te karşılaşmışlar ve Aytaç ile çok güzel anıları olduğunu söyledi. Ona bol bol selamlar gönderdi.

 

45 dakika çok çabuk geçiyor. Zil çaldı ve ziyaret bitti.

Hapishaneden ayrıldıktan sonra, Pablo'yu geride bırakmak, onun hücresine döneceğini ve tek başına kalacağını bilmek bana çok zor geldi. İçimi derin bir hüzün kapladı.

Ama gene görüşeceğiz. Bir şarkıda, bir şiirde, bir mektup'da. Fikret Akar ile mektup arkadaşlığı başlayacaklar mesela.

Mutlaka bir gün dışarda da karşılaşacağız.

Görüşme cam arkasında gerçekleştiği için ona sarılamadım. Özgürlük koşularında ona sarılabileceğim gün mutlaka gelecek.

Olur da, bir daha görüşemezsek dahi, ben onun şarkılarını, haberlerini, mücadelesini takip edeceğim.

 

 

Şükriye Akar



 



Avukatsız Ve Savunma Hakkı Tanınmadan Yapılan Bir Yargılamada 4,5 Yıl Hapis Cezasına Çarptırıldı!

Türkiye’den devrimci siyasi mülteci Halil Demir, birkaç yıl önce Yunan hükümetlerinin (SYRIZA ve ND) kendisini ve yoldaşlarını Erdoğan’a “hediye edercesine” operasyon yaparak tutuklayıp, 33 yıl hapis cezasına çarptırılmış – ancak kendisi ve yoldaşları beraat etmişti – şimdi yeniden hapse gönderiliyor.

Korydallos mahkemesi içinde yaşanan bir şiddet, işkence olayı nedeniyle, normalde bu olaydan sorumlu olması gereken EOM (Özel Nakil Birimleri) polislerinin yargılanıp cezalandırılması gerekirken, şimdi Halil Demir avukatsız, savunma yapmasına izin verilmeyen bir yargılamada mahkûm ediliyor.

Hatırlatalım ki gerek Tsipras hükümeti döneminde (2017), gerekse Miçotakis döneminde (2021), Türkiye Halil Demir’in “terörizm” suçlamasıyla iadesini talep etmiş, ancak Yunan mahkemeleri ikinci derecede bu iade talebini reddetmişti.

Türkiye Halk Cephesi’nin açıklaması şöyle:

Türkiyeli Devrimci Halil Demir Adil Yargılanma ve Savunma Hakkı Gasp Edilerek Tutuklandı! Halil Demir Adil Yargılanma Hakkı İçin Açlık Grevinde!

26 Ocak Pazartesi 2026 tarihinde Türkiyeli devrimci Halil Demir Pire mahkemesi tarafından hukuksuzca tutuklandı.

2021 yılında 11 Türkiyeli devrimci tutsağın yargılandığı, Koridalo mahkeme salonunda görülen davaya yarım saat ara verilmesinin ardından polisler tutsaklara zorla ters kelepçe ve yerlerde sürükleyerek işkence ile saldırmıştır. Mahkeme salonunda ters kelepçe ve yerlerde sürüklenme işkencesine direnen Türkiyeli devrimcilere açılan davada Halil Demir bugün tutuklanmıştır.

Halil Demir (26 Ocak Pazartesi 2026 tarihinde) bugün gittiği Pire Mahkemesinde avukatının üst mahkemesi olduğu gerekçesi ile erteleme talep etmiş heyet tarafından ertelemesi kabul edilmemiştir.

Erteleme talebi kabul edilmeyen Halil Demir Baro Avukatı talep etmiş ve bu talebi de hukuksuzca reddedilmiştir.

Mahkeme heyeti daha önceki 2 mahkemeyi kendisi ertelerken bugün Halil Demir yanında avukatı olmadan, hiçbir yargılama yapılmadan, mahkeme görülmeden, savunma yapamadan tutuklandı 4,5 yıl ceza aldı.

Adil Yargılanma ve Savunma Hakkımız için Direneceğiz!

Türkiyeli devrimci Halil Demirin çağrısıdır;

Adil Yargılanma Haktır!

Savunma Haktır!

Dayanışma Halkların En Büyük Silahıdır!

 

Adil Yargılanma ve Savunma Hakkımızın Gasp Edilmesi Bütün Yunanistan Halkına Ve Devrimcilerine Yönelik Faşist Bir Saldırıdır Hep Birlikte Direnmeliyiz!

Yunanistan Halk Cephesi Yunan soluna kuyu tipi hapishaneleri anlatmaya devam ediyor.

26 Ocak Pazartesi günü Yunan solundan MERA 25 ile bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede Türkiye hapishanelerinde kuyu tipi hapishanelere karşı süren direnişler anlatıldı. Direnişçilerin talepleri anlatıldı, kuyu tipi hapishanelerin amacı anlatıldı. Emperyalizmin ve faşizmin Türkiye’de hapishaneler politikası anlatıldı.

SRY Kuyu Tipi hapishanelerin Özgür Tutsakların direnişleri sonucu gündeme girdiği anlatıldı. Kuyu tipi hapishanelere karşı 38 defa zafer kazanıldığı anlatıldı. Tüm saldırılara karşı ancak direnilerek zaferler kazanılabileceği vurgulandı. Ayrıca 14 Şubat’ta Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun direnişlerinin 200. Gününde yapılacak açlık grevine katılım çağrısı yapıldı.

MERA 25’te açlık grevine katılacaklarını, destek açıklaması yayınlayacaklarını, destek videoları çekeceklerini söylediler.

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.