GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

 


Halk Okulu Dergisinin 324.Sayısı Çıktı

 

TAYYİP ERDOĞAN’DAN TRUMP’A DHKP-C’Yİ BİTİRME, FİLİSTİN’İ İŞGAL SÖZÜ

DHKP-C’Yİ BİTİRME SÖZÜ TAYYİP ERDOĞAN’IN TRUMP’A KENDİNİ PAZARLAMASIDIR!

TÜM İŞBİRLİKÇİ İKTİDARLARIN BİRİNCİ GÖREVİ BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNE SON VERMEKTİR!

MAHİRLERİ, SABOLARI BUNUN İÇİN KATLETTİLER! O GÜNDEN BUGÜNE HALKA KARŞI SAVAŞLARININ, DEVRİMCİLERE DÜŞMANLIKLARININ TEMELİNDE BU VARDIR!

                Erdoğan Trump’la Görüşmesini Değerlendiriyor;

“ON YILLARDIR FARKLI BİÇİMLERİYLE MÜCADELE ETTİĞİMİZ TERÖR BELASI,

TÜRKİYE'NİN AYAĞINA VURULMUŞ EMPERYALİST BİR PRANGADIR!

DEAŞ'INDAN FETO'SÜNE, DHKP-C’SİNDEN PKK’SINA

GAYRİMEŞRU YAPILARIN HEPSİ, BİRER APARAT OLARAK BU AMAÇLA KULLANILMIŞTIR.

40 SENEDİR ÜLKEMİZİN ENERJİSİNİ VE KAYNAKLARINI SÖMÜREN

TERÖR SORUNUNU KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ”

hİSMİ GEÇEN ÖRGÜTLERDEN İŞİD, AKP’NİN ÖRGÜTÜDÜR!

hPKK, KENDİNİ FESHETME AŞAMASINA GELMİŞ, ABD’NİN SURİYE’DEKİ İŞBİRLİKÇİSİDİR!

hFETÖ DİYE BİR ÖRGÜT YOKTUR. FETÖ DEDİKLERİ AKP’NİN İKİZİDİR!

hBUNLARIN DA İSMİNİ ANIYOR ÇÜNKÜ DHKP-C’NİN ADINI TEK BAŞINA ANMAK İSTEMİYOR

EMPERYALİZME KARŞI BAĞIMSIZLIK, DEMOKRASİ VE SOSYALİZM MÜCADELESİ VEREN

TEK ÖRGÜT DHKP-C’DİR

TAYYİP’İN KENDİNİ PAZARLARKEN BİTİRME, KÖKÜNÜ KAZIMA SÖZÜ VERDİĞİ ÖRGÜT DE DHKP-C’DİR!

SENDEN ÖNCE DE ÇOK UĞRAŞTILAR TAYYİP ERDOĞAN; OLMADI!

SEN 24 YILDIR BUNA UĞRAŞIYORSUN; OLMUYOR…

NEDEN?

ÇÜNKÜ DEVRİM SENİN SANDIĞIN GİBİ KÖKTEN ÇÖZECEĞİNİZ BİR ŞEY DEĞİLDİR!

DEVRİMİN KÖKÜ SÖMÜRÜ DÜZENİNİZDİR!

SÖMÜRÜ DÜZENİNİZ AÇLIK ÜRETİYOR, İŞSİZLİK ÜRETİYOR!

İŞTE DHKP-C’NİN KÖKÜ BUDUR!

 

Halk Okulu Dergisi’nin 324. Sayısını Okumak için Tıklayınız

Halk Okulunun Tüm Sayılarına Ulaşmak İçin Tıklayınız…

Sahibi ve Sorumlu Yazı işleri Müdürü: İrfan YILMAZ

Adres: Hobyar Mah. Cemal Nadir Sok. Büyük Milas Han, No:24 İçkapı No:220 Fatih/İSTANBUL

Ofset Hazırlık: Ozan Yayıncılık

Adres: Zübeyde Hanım Mah. Fevzi Çakmak Cad. 1297. Sokak No: 1 Daire: 1 Sultangazi / İSTANBUL

Mail: kanattan2@gmail.com Tel: (0212) 419 31 96 ISSN: 2687-4075

Baskı: Kalmak Ofset Matbaacılık Yüzyıl Mahallesi Massit, Matbaa ve Amb. San. Sit. 5. Cad, No-7 Bağcılar / İSTANBUL

 

Halk Okulu Sayı 324

25 Ocak 2026

 

İçindekiler

*  İçindekiler

*  TAYYİP ERDOĞAN KENDİNİ TRUMP’A PAZARLIYOR: AKP, TÜRKİYE’DE DEVRİMİN KÖKÜNÜ

KAZIYACAK, FİLİSTİN’DE EMPERYALİST İŞGALİ MEŞRULAŞTIRACAK PARTİDİR TAYYİP ERDOĞAN’DAN TRUMP’A DHKP-C’Yİ BİTİRME, FİLİSTİN’İ İŞGAL SÖZÜ

*  ABD OTUZ BİR ULUSLARARASI KURUMDAN ÇEKİLDİ ABD İÇİN SADECE KENDİ ÇIKARLARI VARDIR

ABD ÇIKARININ OLMADIĞI HİÇBİR OLUŞUMA DESTEK VERMEZ

*  25 KEZ ÇIKAN AMERİKAN STRATEJİK GÜVENLİK BELGESİ NEDİR? EMPERYALİST SALDIRGANLIK PROGRAMIDIR! ABD EMPERYİZMİNİN ULUSAL GÜVENLİK BELGESİDİR!

*  HALKIN HUKUK BÜROSU: FAİLİ MEÇHULSE FAİLİ DEVLETTİR! İHBAR İSİMSİZSE İHBARCI DEVLETTİR! İSİMSİZ E-MAİL İHBARI “DELİL” SAYILARAK TUTSAK EDİLEN AVUKAT NAİM EMİNOĞLU’NA ÖZGÜRLÜK!

*  CEPHELİ: DEVRİMCİ KİŞİLİK KOLEKTİF KİŞİLİKTİR

*  İDEOLOJİ NEDİR? İDEOLOJİ YAŞAM BİÇİMİDİR: EMPERYALİZM EN ÇOK ÖRGÜTTEN KORKAR

ÇÜNKÜ ÖRGÜT EMPERYALİZMİ YIKACAK TEK GÜÇTÜR

*  SORUN ÇÖZÜM: SORUN: KİŞİSEL ÇATIŞMALAR ÇÖZÜM: PROGRAM

*  ANKARA GAR KATLİAMI’NIN FAİLLERİNİ COLANİ’DEN İSTEMEK HTŞ’Yİ MEŞRULAŞTIRMAKTIR COLANİ VE ÇETESİNİN YAPTIĞI DÜRZİ, ALEVİ, KÜRT KATLİAMLARINI MEŞRULAŞTIRMAKTIR

*  TAYAD’LI AİLELER: İRFAN YILMAZ: “TEK BAŞIMA DİŞLERİMİ FIRÇALAYAMAM, YATAMAM, OTURAMAM, BANYO YAPAMAM, ELİMİ YIKAYAMAM, HATTA AYAĞIMI BİLE UZATAMAM” FAŞİZM HERKESE DÜŞMAN…

SANA DÜŞMAN, BANA DÜŞMAN; %96 ENGELLİ İRFAN YILMAZ’A DÜŞMAN…

İRFAN YILMAZ’IN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTİYORUZ, ALACAĞIZ!

*  TAYAD FAALİYET RAPORU

*  BASINDAN: 25 YILDA BİTİRİLEMEYEN KATLİAM DAVASINDAKİ SKANDALLAR VE HESAP VERMEYENLER

*  10 SORUDA: DERGİ DAĞITIMI YAPARKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

*  BU MAHALLE BİZİM VE HABERLER

*  HALK SİNEMASI: SİNEMA BİZİMDİR, HALKINDIR! EN İYİ FİLMLERİ SADECE HALK ÇOCUKLARI ÜRETEBİLİR!

*  GRUP YORUM FOTOROMAN

*  AVRUPA FOTOROMAN

*  BİZE ÖLÜM YOK

 


Haftanın Yolumuza Işık Tutan Sözü:Emperyalizm Ne Kadar Salgırgansa O Kadar Güçsüzdür!

 

*Amerikan emperyalizminin dünya halklarının geriye çekme çabası: Halk kurtuluş savaşlarını, devrimleri durduramaz!

Tarihi tersine çeviremez!

Sadece emperyalizmle, dünya halkları arasındaki çelişkiyi keskinleştirir.

GÖREVİMİZ: BU ÇELİŞKİYİ KESKİNLEŞTİRMEKTİR.

 

 



 

Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 179.Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 179.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 160.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 102. Gününde

5-) 15 Aralık 2025: Ahmet Yıldız 41. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 



Oturum hakkını geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, direnişinin 207. gününde.

25 Ekim 2025 Tarihinde Yoldaşı Zehra Kurtay’ın talepleri kabul edilinceye kadar Nezif Eski’de Süresiz Açlık Grevine Başladı. Süresiz Açlık Grevinin 92. Gününde

Zehra Kurtay’ın Talepleri Derhal Kabul Edilsin!


 

Yarın Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu açlık grevi direnişinin 179. gününde. Hüseyin Özen 160., Doğan Karataștan 102. ve Ahmet Yıldız 41. gününde olacaklar.

Bu nedenle Avrupa çapında yarın bir günlüğüne destek açlık grevi ve fotoğraf/video paylaşımı yapılacaktır.

Tüm halkımızı direnişe destek vermeye davet ediyoruz.

Kuyu-Tipi İşkence Merkezleri Kapatılsın.

Yaşasın Özgür Tutsakların Direnişi.

Direne Direne Kazanacağız.

Yunanistan Halk Cephesi 23 Ocak 2026 Cuma günü S,R,Y kuyu tipi hapishanelere karşı Atina’da bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem gerçekleştirdi. 

Yapılan açıklamada;

“Emperyalizm Kuyu Tipi Hapishanelerle Devrimcileri Teslim Almak İstiyor, Devrimci Tutsaklar Direniyor.

Emperyalistler ve onların işbirlikçisi olan Türkiye oligarşisi, Anadolu topraklarında devrimciliği yok etme kararı aldılar. Bu kararlarını gerçekleştirebilmek için 2000’li yılların başında F Tipi hapishaneleri açtılar. F Tipi hapishanelere karşı yürüttüğümüz direniş ile bu saldırıyı boşa çıkardık. 122 şehitle emperyalizmin bu politikasına direnerek, devrimci düşünceyi ve iradeyi yaşattık, devrimciliğin yozlaştırılarak düzeniçileştirilmesini engelledik. 

Türkiye oligarşisi, emperyalizmin çizdiği politika ve programlar dahilinde devrimcilere saldırmaktan hiç vaz geçmedi. Aksine önce devrimcileri teslim almak, sonra da tüm halkı susturmak için politika ve saldırılarını sürdürdüler. 

Devrimci tutsaklar halkın en direngen, ideolojik olarak en sağlam, en diri, en coşkulu yanını oluşturuyorlar. Bu nedenle de saldırılar devrimci tutsaklar üzerinde yoğunlaşıyor. Önce adaletsiz yargılamalarla tutukluyor, sonra hapishanelerde tecrit ve işkence ile teslim almaya çabalıyor. 

BİZ İSE BUNA KARŞI DİRENİYORUZ. DİRENİYORUZ ÇÜNKÜ; GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA EMPERYALİZMİN VE FAŞİZMİN SALDIRILARINA KARŞI AYAKTA KALABİLMENİN TEK YOLUNUN DİRENİŞ OLDUĞUNU BİLİYORUZ. 

DİRENİYORUZ ÇÜNKÜ HAK ALMANIN, HAK TALEP ETMENİN, HAKLARI KORUYABİLMENİN TEK YOLUNUN DİRENMEK OLDUĞUNU BİLİYORUZ. 

Kuyu Tiplerine karşı da direniyoruz, F Tiplerine karşı nasıl direndiysek, Kuyu Tiplerine karşı da öyle direniyoruz. Bedenlerimizle, açlığımızla, dayanışmayı örgütleyerek, mücadeleyi büyüterek direniyoruz.








 

  


Halay Çekmeye Benzer Hayat, Halaybaşı Mitralyöz Olur Kişi devrimci ise bulunduğu her yer mücadele alanıdır. Erişebildiği her araç devrim silahıdır. O çalıştığı alanı değerli yapar. İşi omuzlar. Bir sıra neferidir. Kah ön sırada durur kah sıra gerisinde.

İşte böyle akışkan bir nehirdi İdil. Hangi topraktan geçse sular, yeşertirdi.

Bir Dev-Genç’li mücadelenin her şeyi olabilir. Çünkü önce devrimcidir o. Sonra da gençtir. Hızla öğrenir, ayak uydurur, değiştirir. İdil de sanat alanına ilk ayak bastığında böyleydi işte. Alanın adı vardı ama kendi yoktu. Daha yeni yeni inşa ediliyordu. Alanın çalışanları alanın her şeyi idiler. Her boşluğu dolduran ama aynı zamanda örgütleyen… Kah muhasebeci, kah temizlikçi, kah oyuncu, kah edebi metin yazarı…

26 Temmuz günü son nefesini verirken “mitralyöz” diyordu. Oysa o narin bedeni keman yayı tutmak için eğitilmiştir. Bayrak benim ellerimde diyordu ama o eller piyano tuşlarına basmayı öğrenmişti. Demek İdil piyano ya da keman neyi çalsa mücadeleye çağrı marşı olacaktı. Balerin olmak için eğitilen bacaklar sessizce eylem alanından çekilmeye yarayacaktı.

Eylem alanınız bir klasik müzik salonu ise basıyorsanız tetiğine piyanonun, sürüyorsanız yayı tellere, vuruyorsanız davulun derisine, Bach’ı Mozart’ı örgütlemişseniz siz İdilsiniz.

Bir gençlik afişini en büyük bir görevini yerine getirdiğinden emin, düzgün ve sıralı bir şekilde yapıştırıyor ve bunu yaparken devrime hizmet ettiğinize inanıyorsanız siz İdilsiniz.

En zor zamanlarda bile temizliği, düzeni ve disiplini aksatmıyorsanız, ölüme yürürken bile boşvermiyorsanız; mütevazılık sizin karakteriniz ise, asla yeterli görmüyorsanız, kendiniz için değil halk için en iyisini ve çoğunu başarmak için gözlerinizi ufka diktiyseniz siz İdilsiniz.

Halay başında duran İdil’e ayaklarımızı eş atarak ellerimizle adalet dağıtarak dönüyorsak oligarşinin tepesinde, İdil olmaya adayız hepimiz de.

ÇOCUKLARIMIZ VAR YÜZLERCE İSİMLERİ İDİL

“Yaşamız sayılmaz zaten yurdu için ölmesini bilmeyen” diyordu sahnede…

O binlerce ömür yaşamakta şimdi. Yetişkin, genç, çocuk İdil kadınlar onu yalnız ismiyle değil yarattığı devrimci, sanatçı, kadın, militan özellikleriyle de örnek alıyorlar.

“Yardım ederseniz yaparımdır.” çünkü onun cevabı. “Daha önce yapmadım.” değildir. “Ben yapamam.” değildir. Eğer görev düşüyorsa, eğer ihtiyaç varsa kendini başarısızlıklardan korumak hesapçılıktır çünkü.

İŞ VAR, GÖREV VAR. BEN YOK, BİZ VAR.

Birçoğumuz devrimci sanatçı özelliğini tiyatroculuğundan aldığını düşünürüz. Oysa onun oyunculuğu bile görev düştüğü için yapılmıştır.

Ayşe Gülen 1 Mayıs eylemlerinde gözaltına alınınca rolü boşta kalır. Bu görevi hızla benimseyerek başarabilecek kişi İdil’dir. Hayatında ilk kez alelacele sahneye çıkacaktır. Boşluğu doldurmak istiyor mu? İstiyor. 12 Eylül’ün yaşattığı acıları yansıtmak istiyor mu? İstiyor. O zaman İdil’i korumaya çalışmanın anlamı yoktur. Çünkü İdil yoktur, görev vardır.

 

İşte bu bilinç, onu üstlendiği her görevde başarıya ulaştırdı.

Halkın adaletinin mitralyözü olmak gerektiğinde son nefesini verirken sayıklayacak kadar benimsedi görevini. Sakince, kimselere belli etmeden, savaşçı popülizmine kapılmadan yaptı. Alkış değildi beklediği. Kendini ispat etmek için yapmıyordu. Görevdi yapılan. Yapılması gerekendi.

Mütevazıydı İdil. Çünkü kendinden emindi. Kimseye kendini ispat etmek zorunda değildi. Herkes aynı amaç için çalışmalıydı. Ancak o zaman büyür, çoğalırdı hareket.

İLK KADIN ÖLÜM ORUCU ŞEHİDİ

Açlıktan ölmek. Hücre hücre eriyerek, kan kusarak ölmek. Her gün, her an yaşama içgüdüsü ile savaşarak ölmek. Son anlarında ayak direyen kendi bilinciyle bile savaşarak ölmek… Her kişinin harcı değil kuşkusuz.

Kadın naiftir. İnce işler için yaratılmıştır. Kadın meslekleri vardır. Kadının sınırları vardır… İdil’e kadar kimse kabullenemezdi bir kadının ölüm orucu savaşçısı olmasını. En tanınan ölüm orucu savaşçısı Boby Sands ve onun örgütü IRA dahil kadınların açlıktan ölerek eylem gerçekleştirmesine cesaret edemediler. Kadın zayıftır, hakkıyla üstesinden gelemez düşüncesini İdil yere çaldı. Son ana kadar güçlü ve onurlu yürüttü eylemini.

Ama naifliğinden, inceliğinden, sanatçılığından da bir nebze eksiltmedi.

Cezmi Ersöz onun arkasından şöyle yazıyordu: “Ayçe bir daha soluk alıp veremeyecek, oyun yazamayacak, şiir yazamayacak, sahneye çıkamayacak.”

Oysa bugün İdil onlarca kez basılmasına karşılık albümler yapıyor, dünyanın en büyük konserlerini düzenliyor, dergi çıkarıyor, oyunlar sergiliyor ve hepsinden önemlisi yüzlerce genç devrimci sanatçı yetiştiriyor.

Evet bütün bunları İdil yapıyor. Biz olarak yaşamış, biz olarak kalmış olan İdil. Ben olan İdil bir gün ölecekti mutlaka… Ama biz olan İdil yaşıyor… Savaşıyor…

Devam ediyor Cezmi Ersöz: “Yaşam amaçlayan bir ölüm orucu bu. Yaşamak için öldü bu insanlar… Ben hayatımı böyle riske edebilecek bir başkaldırıyı asla göze alamadım. Bu insanlar bence çok önemli. Hayranlığım belki biraz da bu yüzden. Vahşi kapitalizmin hakim olduğu, çıkarcılığın hakim olduğu bir ülkede birileri kalkıyor ve tüm yaşamlarını ortaya koyuyor. Bence muhteşem bir şey…”

Muhteşem bir şeydi doğru… Aklın sınırlarını zorlayan ama bir yandan da yapılmaz denilenin yapılabileceğini gösteren bir şeydi. Umut taşıyordu. İnanç aşılıyordu. Bu yüzden muhteşem geliyordu insanlara.

İdil bir direniş abidesi olarak duruyor yanı başımızda ve bize diyor ki;

Kendinize inanın, kendinize güvenin. Kendiniz ben değil biz olmuşsa eğer yapamayacağınız hiçbir iş yoktur.

Kendiniz değil işe odaklanırsanız, “ben”e değil görevinize odaklanırsanız başarırsınız.

Mütevazı olun. Her türden abartıdan, şaşaadan kaçının. Böylece önünüzü görmeniz kolaylaşır.

Sevgi sizi zayıflatmaz, güçlendirir.

Kadın zayıf değil, aksine güçlü bir insandır.

Ve sevgili İdil tahliyesine 11 ay kala özgür tutsaklar için giriştiği bu eylemle yalnız devrimci sanatçıların kılavuzu değil, kadın özgür tutsaklar olarak bizlerin de öncüsü ve kılavuzudur.

Yolumuz Açık, Direnişimiz İdilce Olsun…

Ebru Timtik…

 



Emperyalist Fransa devletinin devrimcilere yönelik saldırılarının bir parçası olan iltica hakkının gaspedilmesine karşı süresiz açlık grevinde olan Zehra Kurtay için 1 günlük destek açlık grevindeyiz.

1996 ölüm orucu gazisi Nevzat Kalaycı, kendisi de ölüm orucu gazisi olan Zehra Kurtay’ın taleplerinin kabul edilmesi için bir video paylaştı. Oturum haklarının gasp edilmesine karşı 206 gündür açlığıyla direnen Zehra Kurtay’ın taleplerinin kabul edilmesi için 1 günlük destek açlık grevinde olduğunu ve herkesin Zehra Kurtay'ı sahiplenmesi gerektiğini vurguladı.

Zehra Kurtay’ın Talepleri Kabul Edilsin!


 



Oturum hakkını geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, direnişinin 206. gününde. Zehra Kurtay’ın taleplerinin kabul edilmesi için süresiz açlık grevine başlayan Nezif Eski de direnişinin 91. gününde.Yunanistan Zehra Kurtay'la Dayanışma Komitesi olarak, 23 Ocak Cuma günü, Zehra Kurtay'ın oturum haklarının geri verilmesi için ilgili kurumlara mail gönderildi.

Zehra Kurtay'ın Talepleri Kabul Edilsin!

Zehra Kurtay Onurumuzdur!

Yunanistan Zehra Kurtay'la Dayanışma Komitesi

 

Mail adresleri:

presse-justice@justice.gouv.fr

secretariat-presse.cab@justice.gouv.fr

greffe.caa-paris@juradm.fr

APPEL URGENTLa vie de Zehra Kurtay est entre vos mains.

Zehra Kurtay est en grève de la faim depuis le 3 juillet 2025 pour obtenir le droit de séjour.Après que la préfecture de Créteil ait annulé précipitamment sa demande de séjour et décidé de la renvoyer en Turquie, elle a été contrainte, au péril de sa vie, d'entamer pour la deuxième fois une grève de la faim de longue durée.Le tribunal de Paris devait examiner le dossier de Zehra Kurtay le 15 décembre.Cependant, sans donner aucune raison et sans tenir compte du risque mortel qu'elle court, il a reporté l'audience au 12 janvier.Le 12 janvier, Zehra Kurtay aura mené une grève de la faim illimitée pendant 194 jours.Elle ne pèse plus que 36 kilos et son état de santé est très critique.Dans quel état sera-t-elle le 12 janvier ?Notre appel au tribunal :Nous demandons que la décision concernant le droit de séjour de Zehra Kurtay soit prise dans les plus brefs délais.Chaque jour qui passe augmente le risque qu'elle meure ou reste handicapée.À l'heure actuelle, la vie de Zehra Kurtay est entre les mains des juges du tribunal de Paris.Nous vous demandons d'être conscients de cette responsabilité et de prendre une décision urgente et rapide en conséquence.En tant qu'amis de Zehra Kurtay, nous suivrons de près le procès et nous serons présents au tribunal le 12 janvier.

    Atina Barosu Önünde Halkın Tutsak Avukatı Naim Eminoğlu İçin Açılan Masa 9. Gününde!

    AKP Faşizmi tarafında gözaltına alınıp Tutuklanan Halkın Avukatı Naim Eminoğlu İçin Yunanistan’ın Başkenti Atina Barosu Önünde masa açıldı ve dayanışmaz imzası toplandı.

    Atina Barosu önünde 23 Ocak Cuma günü açılan masada, gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden dağıtıldı. Saat 10.00-12.00 arasında açılan masada Atina Barosu avukatlarından 9 imza toplandı.

    Halkın avukatı Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın avukatlığını yapmıştır!

    Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci tutsakların yanında yer almış ve avukatlığını yapmıştır.

    Faşist AKP İktidarı Bundan Dolayı Saldırıyor Halkın Avukatlarına!

    Biz Yunanistan Halk Cepheliler olarak, AKP Faşist iktidarının asılsız komplolarla tutukladığı halkın avukatı için Naim Eminoğlu yalnız olmadığını Atina barosu önünde dayanışma masası açarak gösteriyoruz.

    Talebimiz!

    Halkın Avukatı Naim Eminoğlu Derhal Serbest Bırakılsın!

    Savunmaya Özgürlük! 





Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.