AÇIKLAMALAR
[açıklamalar][column2]
Halk sayısı 50isinin;330.
sayısı 50 adet,332. Sayısı 100 adet 333. sayısından 150 adet olmak üzere toplam
300 adet QR kodlu kapağı halkımıza ulaştırılmıştır.
Ankara ODTÜ'de
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi önünde Zafer Halayı albümlerinin tanıtım
etkinliğini gerçekleştirdi ve fakülte önünde dinleti verdi.
Grup Yorum Halktır
Susturulamaz!
Hollanda halk cephesi ve Hollanda Dev-Genç, 4 Nisan’da, Amsterdam’daki Amerikan konsolosluğu önünde, Anti-Emperyalist Cephe’nin NATO’nun kuruluş yıldönümü dolayısıyla tertiplediği ve çağrısını yaptığı eyleme katıldı.
Emperyalizmin
ııı'üncü Bunalım Dönemi’ni tahlil eden ve M-L mücadelenin yeni-sömürgelerde
stratejisini, politikleşmiş askeri savaş stratejisi, teorik ve pratik olarak
ortaya koyan ustamız Mahir Çayan'ın posterleriyle, yüzünün resmedildiği
pankartlarla, Cephe bayraklarıyla ve ayrıca Marx, Engels, Lenin, Stalin, Mao,
Ho Chı Mınh, Che Guevera Ve Mahir Çayan'ın resmedildiği bayrakla katıldığımız
eylemde yeni ilişkiler kurduk, ajitasyon ve propagandamızla ezilen dünya
halklarının ve objektif olarak Anti-Emperyalist olan her direnişin yanında
olacağımızı haykırdık.
Hollanda Dev-Genç'in
de konuşma yaptığı eylem bir saatten uzun sürmüş, yüzden fazla kişi katılım
sağlamış ve iradi olarak sonlandırılmıştır.
Yaşasın
Dev-Genç, Yaşasın Dev-Gençliler!
Bayrağımız
Dünyanın Her Tarafında Dalgalanacak!
Kahrolsun
Amerikan Emperyalizmi!
Kurtuluş
Kavgada, Zafer Cephede!
Mahir
Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş
Yaşasın
Önderimiz Dursun Karataş
Hollanda
Halk Cephesi
Erdem Varan'ın,
kızları Betül ve Bergün için Hollanda Parlamentosu'nun önünde başlattığı
eylemimizin 48'inci haftasındayız.
— Hollanda
Halk Cephesi
Kızlarım için
eylemimizin 48'inci haftasındayız.
S, R ve Y tipi
hapishanelerde tutulan Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu açlık grevinde
253'üncü, Hüseyin Özen 234'üncü, Tuğçe Özbay 70'inci, Oktay Kelebek ve Yüksel
Doğan ise 31'inci gününe girdi.
Grup Yorum'dan
tutuklanan Betül Varan da S, R, Y tiplerinin kapatılması ve arkadaşlarının
başka bir hapishaneye sevk edilmesi talebiyle süresiz açlık grevine başladı. O
da bugün direnişinin 8'inci gününde.
Talepler Derhal
Kabul Edilsin.
Bu taleplerin
kabul edilmesi ve seslerini duyurmak için biz de Hollanda Parlamentosu'nun
önündeyiz.
Grup Yorum Halktır,
Susturulamaz!
Özgür Tutsaklar
Onurumuzdur!
— Erdem Varan
Instagram
adresimiz: rodehulp2026
Mailde
Anayasayı koruma örgütü ve BKA'ya karşı başlatılan direniş anlatıldı.
Direniş
çadırının talepleri ve 18 Marttan bu yana yaptıklarımız anlatıldı.
Aynı zamanda
direnişi büyütmek için çağrı yapıldı ve ortak bir toplantı yapmak önerisi
sunuldu.
Temel haklar ve
özgürlükler derneği olarak başlattığımız bu direniş sadece bizim sorunumuz
değil, Almanya’da yaşayan tüm göçmenler için hayati bir önem taşıyor. Ve aynı
zamanda tüm devrimci, sosyalist ve anti-faşist yapıların bir sorunu...
Hatta bu
kurumların kurulma nedeni Alman solunun kendisidir. Bu nedenle bu direnişi
olabildiğince büyütmek ve alman solunu da direnişimize katmak hedefimizdir.
Tüm Halkımızı
Ve Tüm Solu Direnişimiz Etrafında Birleşmeye Çağırıyoruz.
Almanya Halk
Cephesi Açıklaması: NATO’nun Türkiye de Toplantı programı
KATİL ABD
NATO'NU DA AL ÜLKEMİZDEN DEFOL!
Trump İran'a
bekçi köpeği İsrail Siyonizmiyle birlikte saldırırken Erdoğan'a övgüler
yağdırdı. "Harika bir lider" dedi. Bunun sebebi AKP'nin ve Erdoğan'ın
hizmette kusur etmemesi, sadık bir işbirlikçisi olmasıdır. AKP,' nin
devrimcilere ve halka saldırısından güç alarak 2026 yılında NATO toplantısını
Türkiye de yapma ve burada bir Kolordu kurma programı yapmış.
Anadolu'nun
sağındaki solundaki ülkelere saldırarak, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirerek hem
dünya halklarının gözünü korkutmak istiyor hemde Türkiye topraklarını yeni
saldırılar için daha kalıcı bir üs haline getirmeyi hedefliyor.
Bunu yaparken
detayları unutuyor. Anadolu devrimcilerinin ve halklarının Anti-emperyalist
bilincini hesaba katmıyor. Bizim ülkemizde çok NATO prejeleri, programları
bozuldu tarihten bu yana. Bu hesapta bozulacak!
Sadece birkaç
örnek verelim.
İlk örneğimiz
1900’lü yıllar, ülkemizin her bölgesinin emperyalistler tarafından işgal
edildiği günlerdien. Tüm emperyalistler üşümüşlerdi vatanımıza. Yönetenler
halkın emeğini zevkü sefa içinde yerken Anadolu parsel parsel işgal edilmişti.
İşgalin yaygınlığı kadar halkın da Kürdü Türkü, Lazı, Çerkezi ve her milliyet
ten halkları olarak yaygın bir direnişi oluştu. Efes'i, Zeybeği, dağlarda
eşkıyası vatan savunmasında saf tuttu.
Top mermilerini
sırtında taşıyan kadın kahramanları vardır Anadolu halkının. Sütçü İmamları
vardır işgalciye başkaldıran, Hasan Tahsinleri vardır düşmana ilk kurşunu
sıkan.. Ve Çocuk yaşta şehit olan Şehit Kamilleri vardır bizim topraklarımızın.
Ve her yanı işgal edilmişken şehir şehir hatta sokak sokak temizlenmiştir
vatanımız. Ve bazı resmi kayıtlara göre 10.000 ı çatışmalarda olmak üzere savaş
boyunca hastalık ve açlıktan ölenlerin sayısını da eklersek 48.000 ün üzerinde
askeri kayıp vardır. Bir o kadarda yaralı...
600.000 de
halktan insan can vermiştir vatan savunmasında.
Bu savaştan
önce 1. Paylaşım savaşı nedeniyle İtilaf Devletleri içinde yer almaktan
kaynaklı sırf Çanakkale Savaşı'ndaki (Şubat 1915 tarihinde başlayıp 8.5 ay
sürmüştür.)Kayıp sayısı 53.000-58.000 arası askeri kayıp toplamda 200.000
250.000 arası kayıp vardır. Bu tarihlerin üzerinden daha 100 yıl geçti.
Bu kayıpların
nedeni emperyalizm ve bunun yanında sadece kendi çıkarlarını düşünen,
emperyalizme boyun eğen asalak yönetimlerdir. Yüz binlercemizin kanıyla
kurtulan vatanımız yeniden ve daha gizliden emperyalizme teslim edilmeye
başlandı adım adım. Bu süreç
Yine Anti-
emperyalist bilinçle "6.Filo Defol" diyen gençleri yarattı.
Emperyalizme tepki "Yanke Go Home" sloganları, Denize dökülen
Amerikan askerlerini izledi.
CİA ajanı Nato
temsilcisi Komer ODTÜ ye geldi. Burada
devrimci Gençler tarafından arabası yakıldı.
Ve bu
potansiyel Mahirleri, Denizleri, İboları çıkardı. Türkiye devriminin teorisi
oluşmaya başladı.
Gerçek
Kurtuluşun Sosyalizmde olduğu teorisi şekillendi. Devrimlerden öğrenilip kendi
devrimimizin yolu çizildi. Ve yine Deniz’lerin idamına karşı NATO ya karşı bir
eylemle KIZILDERE yaratıldı. İşte biz orada doğduk. Savaşma nedenimizdir
emperyalizm ve onun programları. "Amerikancı Faşist Cunta 45 milyon halkı
teslim alamaz" diye hapishanelerde yükselen ses bizim sesimizdir. Bu
nedenle başarılı olamamıştır NATO . Kahraman Altunları, Alişan Şanlıları
yaratan onurlu Anadolu halkının evlatlarıyız. Bugün NATO kararlarını kolayca
uygulayabilsinler diye Devrimcilere Kuyu Tipi Hapishaneleri açanlar, halkımızın
topraklarına göz dikmiş durumdalar. Emperyalist şirketlerin çıkarları için
Ormanlarımızı yakmayı, topraklarımızı zehirlemeyi göze almış, efendilerine yaranmak
için halkın olana el koyma peşindeler. Onlar bir avuç işbirlikçi asalak biz
zeytin ağacına sarılan bu vatanın gerçek sahipleriyiz.
Zeytin ağacını
savunmak vatanını savunmaktır çünkü. Zeytin ağacını, doğamızı, havamızı
savunmak için bile önce anti-emperyalist olmak gerekir.
Bizim ülkemizde
katliamlar emperyalizin çıkarları için ve bizzat onların eliyle ve teşvikleriyle
yapıldı. Halk önderlerinin katledilmesinin ardında onların parmağı vardır,
kitle katliamlarının altında onlar. Yani ülkemizde açlığımızın, zulmün
sorumlusudur emperyalizm.
Ve halkları
iliklerine kadar sömürdüğü halde doymaz. Daha fazlasını ister. Daha fazlası
içinse her türlü zulmü yapmaktan, savaş çıkarmaktan çekinmez. Emperyalizm
krizin nedenidir. Krizi süreklidir. Yeri gelir krizini de fırsata çevirir.
Savaş çıkartır, silah satarak fırsata çevirir. Sonra bu savaşı durdurmaya aday
olur bunu fırsata çevirir. Önce savaşla yıktığı ülkeleri savaştan sonra yeniden
inşaa etmeye aday olur bunu fırsata çevirir. Yüzde beşyüz kar için kendini bile
yok edecek hamlelere girişir. O nedenle Emperyalizm "akıllı" filan
değil, kar için şuursuzca davranan, her türlü kötülüğü yapma potansiyeli olan
kokuşmuş ve sonu gelmiş bir aşamadır.
Epstein
örneğinde olduğu gibi çürümüşlüğünü gizleyememektedir.
Hasta
yatağındadır.
Can
çekişmektedir.
Vakti gelmiş,
ölme sırası gelmiştir. Ama giderken o pis elleriyle halkların yakasına yapışmış
kendi ölürken onları da uçurumdan düşürmeye çalışmaktadır.
Bizim görevimiz
önce ellerinden yakamızı kurtarmaktır. Emperyalizm ve onun çıkarları için
kurduğu ordu, ülkemizdeki İşleridir yakamızdan olan. Yeni kolordular kurarak
iki yakamızın bir araya gelmesini planlıyorlar. Halka karşı saldırıları
yetmiyor gibi yeni ordular kurarak bu kötülüğü daha da büyütmek istiyorlar.
Hemde bunu bizim topaklarımızda yapmayı planlıyorlar.
BU NE CÜRET!
Bizim aklımızı,
bizim tarihimizi, bizim yeteneklerimizi hafife alıyor emperyalizm!
Bir kez daha
Tarihimize, Anadolu tarihine bakmasını öneriyoruz.
Yukarıda
anlattığımız tarih küçük bir kesimidir. Biz şimdiye kadar çok NATO programını
başarısız kıldık. Bunu da engelleyecek vatanımızda halkların celladı olacak
ordular kurmalarına, ülkemizde istedikleri gibi cirit atmalarına izin
vermeyeceğiz!
Üslerini, NATO’larını, her türlü bağımlılık
ilişkilerini söküp atacağız. Emperyalizmin kölesi değil celladı olacağız!
Bunun için
örgütlenerek, güçlenecek emperyalizmi yeneceğiz!
ABD DEFOL BU
VATAN BİZİM!
KATİL ABD VE
NATO ORTADOĞU'DAN DEFOL!
EMPERYALİZM
YENİLECEK DİRENEN HALKLAR KAZANACAK!
ALMANYA HALK
CEPHESİ
7 Nisan 2026 tarihinde, NSU davasındaki gizlilik kararının
kaldırılması için, Almanya'nın Bochum Üniversitesi önünde kurulan direniş
çadırı 4. Gününde, 7 Nisan 2020 yılında Naziler tarafından bıçaklanarak
katledilen 15 yaşındaki Iraklı Arkan Hussein Khalef anıldı.
Direniş çadırını gün boyu ziyaret eden üniversite
öğrencileri, sol örgütlenmeler ve mahalle halkı ile Almanya'daki ırkçı
katliamlar ve siyasi gündem hakkında sohbet edildi. Ayrıca çevredeki esnaflara
direniş çadırı anlatıldı ve esnaflar çadırın sıcak su, elektrik gibi
ihtiyaçlarına karşılık verdi.
Gün Boyunca Bildiriler Dağıtıldı. Ayrıca Halk Okulu Dergisinden
Yazılar Okundu.
Direniş Çadırı Tüm Coşkusu İle Devam Ediyor.
Irkçı Katliamlarda Katledilen Ailelerimiz İçin Adalet
İstiyoruz !
Anayasayı Koruma Örgütü Kapatılsın!
Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği
Kuyu Tipi Hapishanelerin
Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz
1-) 30
Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 253 Gününde
2-) 30
Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 253.Gününde
3-) 18
Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 234.Gününde
4-) 29 Ocak
2026; Tuğçenur Özbay: 70. Gününde
5-) 9 Mart
2026; Oktay Kelebek 31.Gününde
6-) 9 Mart
2026; Yüksel Doğan 31. Gününde
7-) 1 NİSAN
2026; Betül Varan 8. Gününde
Özgür
Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde
Direniyor!
Kuyu Tiplerine
Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!
2 Yıl 7 Aydır
Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin
Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!
DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!
ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE
TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR
31 Mart sabahında 14 Emekli Meclisi üyesi ve TAYAD'lıların evlerinin basılarak gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından Direniş Meclisi tarafından yayınlanan açıklamayı paylaşıyoruz.
"16 MİLYON EMEKLİ TESLİM ALINAMAZ!" 🔸
Direnişler Meclisi, Emekli Meclisi ve TAYAD'lı Ailelere yönelik tutuklama
terörüne karşı açıklama yaptı.
Bugün Ankara'da gerçekleştirilen eylemde Tahsin Sağaltıcı, Gürkan
Türkoğlu ve Hüseyin Özen'e ses olmak isteyen ailelerden Telman Özen, Fadime
Özen, Ferdi Sarıkaya, Rukiye Serçe ve Sıla Koçyiğit gözaltına alındı. Adalet
Bakanlığı, sorunu çözmek ve talepleri kabul etmek yerine süreci uzatıyor.
Direnişçilerin aileleri Adalet Bakanlığı önünde, Yüksel Caddesi'nde
adalet arıyor, halka duyarlılık çağrısında bulunuyor.Kuyu tiplerinin
kapatılması ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk talebiyle
gerçekleştirilen açlık grevi 252.gününde devam ediyor.
Tahsin Sağaltıcı, Hüseyin Özen ve Gürkan Türkoğlu'nun sağlık
durumları artık kritik aşamada. Aileler ise evlatları için direnmeye devam
ediyor!
YÜKSEL DİRENİŞİ-26. GÜN- ÖĞLEN AÇIKLAMASI: "Katil AKP
iktidarı evlatlarının kuyu tiplerinde ölmemesini isteyen TAYAD’lı aileleri
yüksel caddesine sokmuyor! Ailelerimiz polis ablukasında tutuluyor!''
YÜKSEL DİRENİŞİ-26. GÜN-15.00 AÇIKLAMASI: ''Bu aileler
budünyanın yükünü çektiler. Bu dünyanın yükünü çektiler, evlat acısı yaşatmayın
bu ailelere.'