GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Tarihi dünya halklarına yönelik katliamlar, işgallerle dolu olan Fransız emperyalizmi suçlarına yeni suçlar eklemeye devam ediyor.

Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, yasal hakları için hücre hücre eriyerek Paris’in orta yerinde direniş destanı yazıyor. Fransa devleti çeşitli oyunlarla Zehra Kurtay’ın oturum hakkını elinden almak istiyor. Oturum hakkını geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, direnişinin 198. gününde. Onunla birlikte direnen Nezif Eski ise 83 gündür açlığıyla Zehra Kurtay’a yoldaşlık ediyor.

Zehra Kurtay’ın 19 Ocak Pazartesi günü mahkemesi görülecek. Fransız emperyalizmin devrimcilere ve genel olarak halka yönelik saldırılarının son bulmasını isteyen herkesi mahkemede Zehra Kurtay’ı sahiplenmeye çağırıyoruz.

Zehra Kurtay, süresiz açlık grevinin 200. günü olan 17 Ocak Cumartesi günü için yaptığı çağrıda, herkesi 1 günlük destek açlık grevi yaparak yanında olmaya çağırıyor. Bizler de Zehra Kurtay’la Dayanışma Komitesi olarak bu çağrıyı destekliyor ve yine herkesi Zehra Kurtay’ı sahiplenmeye, yalnız olmadığını göstermeye çağırıyoruz.

Zehra Kurtay Paris’teki ‘’Kerpiç Evinde’’ direnmeye devam ediyor. Bizler de ölüm orucu direnişi gazimiz Zehra Kurtay onurumuzdur demeye devam edeceğiz.

17 Ocak Cumartesi günü 1 günlük destek açlık greviyle, destek videolarıyla Fransa devletinin hukuksuzluğuna dur diyelim, Zehra Kurtay’ın açlığına ortak olalım!

Zehra Kurtay’ın Talepleri Kabul Edilsin!

Zehra Kurtay Yalnız Değildir!

Yunanistan Zehra Kurtay’la Dayanışma Komitesi

 

 



ABD İMPARATORLUĞU ÇÖKMÜŞTÜR!

REFORMİZM ÇÖKMÜŞTÜR!

Lenin der ki; “EMPERYALİZM ÇÜRÜMÜŞ VE YOZLAŞMIŞ KAPİTALİZMDİR VE ÇAĞIMIZ PROLETER DEVRİMLER ÇAĞIDIR”

SOSYALİST DEVRİM "SEÇENEK" DEĞİL TARİHSEL ZORUNLULUKTUR!

Emperyalizm “insan hakları, demokrasi, özgürlük” yalanlarına da artık gerek duymuyor!

Lenin der ki;

EMPERYALİZM NE KADAR SALDIRGANSA O KADAR GÜÇSÜZDÜR!

Çağımız emperyalizm ve proleter devrimler çağıdır. Bu yüzden sosyalizm “seçenek” değil, tarihsel zorunluluktur.

Lenin; “Emperyalist saldırganlık en büyük zayıflığın göstergesidir."

 

Bu sonuca nereden geliyoruz;

Marksist Leninist örgütler ve proletarya bir olayı nasıl tahlil etmeli;

 Diyalektik materyalizm = düşünme yöntemi- ÇELİŞKİ

 Tarihsel materyalizm = toplumu anlama yasası- SINIF

 Marksizm-Leninizm = bu bilginin devrimci pratiğe dönüşmesi- DEVRİM

 

Çelişki emperyalizm ve dünya halkları arasındadır.

Çelişki sınıf çatışmalarına dönüşür.

Sınıf savaşları devrimle sonuçlanır.

 

Sosyalist devrim artık “seçenek” değil, tarihsel zorunluluktur.

Marksist-Leninist sonuç nettir:

Kapitalizm ilerleyemez.

Emperyalizm çürümüş bir aşamadır

İnsanlık ya barbarlığa sürüklenir

Ya sosyalizmle sıçrar

Bu yüzden sosyalist devrim artık “seçenek” değil, tarihsel zorunluluktur.

 

Nereden biliyoruz?

Çünkü toplumlar tarihinin yasalarını biliyoruz.

Marksizm Leninizm proletaryaya bilimsel düşünmeyi öğretiyor;

M-L'ler bir olayı yasalar ile değerlendirir. Dünya'nın bütün proletaryası da bu şekilde değerlendirmelidir.

Bu bilimsel düşünme şeklidir. Yasalar bizim niyetlerimize göre değil, tarihsel olarak oluşmuştur. Bizim niyetlerimizi değil, nesnel gerçekleri anlatır.

 

TARİHİN YASALARI:

Birinci yasa;

Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi (Karl Marx’ın Yasası)

Kapitalizmin iç çelişkisi:

           Canlı emek azalır

           Artı-değer kaynağı daralır

           Kâr oranı düşer

Bu noktada sermaye iki seçenekle karşılaşır:

1.         Toplumsal dönüşüm (sosyalizm)

2.         Sömürüyü ilkel biçimlere geri çekmek

Emperyalizm ikinciyi seçmiştir. Doğası gereği ikinci seçmek zorundadır.

Yani;

Bu, ilkel birikimin geri dönüşüdür (Marx):

El koyma, yağma, zor, savaş

İkinci yasa;

Lenin’in tarihsel yasası burada işlemektedir:

“Emperyalizm, devrimlerin arifesidir.”

Çağımız emperyalizm ve proleter devrimler çağıdır.

Emperyalist Saldırganlık = Zayıflık Yasası

 

Lenin’in temel diyalektik tespiti burada geçerlidir:

Emperyalizm ne kadar saldırgansa, o kadar güçsüzdür.

KAPİTALİZM TARİHSEL MİSYONUNU TÜKETTİ!

Karl Marx’a göre kapitalizmin tarihsel işlevi şuydu:

 

           Üretici güçleri geliştirmek

           Feodal bağları parçalamak

           Dünya pazarını yaratmak

Bu tarihsel misyon tamamlandı.

 

KRİZ ÇÖKÜŞTÜR!

Emperyalizmin krizi 2008'de başladı durdurulamıyor;

1945’lerde Amerika dünya üretiminin yaklaşık yüzde 50’sine sahipti, Bugün yüzde 15’lere geriledi. ABD hegemonyası zayıflıyor ve tek kutuplu dünya hayali yıkıldı.

Çöküşün Nedenleri:

1- Tarihsel Neden: Emperyalizm İlerleme Üretemiyor

2- Ekonomik Neden: Kâr Oranı Yasası Ve Zorun Geri Dönüşü

3- Siyasal Neden: Burjuva Demokrasisinin Tarihsel Çöküşü

4- İdeolojik Neden: Evrensellik İddiasının Çöküşü

 

Krizin Sonucu Trump Yönetimi ve Yeniden Monroe Doktrini;

ABD EMPERYALİZMİ KRİZİNİ 200 YIL ÖNCEYE GİDEREK ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR!

Monroe Doktrini benzeri çıplak güç siyaseti devreye sokuluyor.

Bu bir “sapma” değil, kapitalizmin çürüme evresidir.

Emperyalizm, artık ideolojik meşruiyet üretemeyecek kadar çürümüştür.

Monroe Doktrini (1823) nedir?

Monroe Doktrini (1823) “Latin Amerika benim nüfuz alanım” diyordu.

ABD Tekellerinin sözcüsü Trump “Tüm dünya benim nüfuz alanım” diyor.

19. Yüzyılda ABD Monroe doktrini ile Latin Amerika’yı sömürdü gelişti.

Bugün Emperyalizm yeniden Monroe doktrini ile gelişemez, bu onun için çöküştür.

 

Kapitalizm artık ilerlemenin taşıyıcısı değil, engelidir.

Bu yüzden insanlığı ileri taşıyamadığı için, onu geriye çekerek var olmaya çalışıyor.

 

-Üretici güçler gelişemiyor, tahrip ediliyor

-Bilim savaşa, yıkıma, gözetim ve denetime bağlanıyor

- Emek değil, spekülasyon egemen

 

NİHAİ DEVRİMCİ SONUÇ;

Bu 200 yıllık geriye çekme çabası:

İnsanlığı durduramaz

Tarihi tersine çeviremez

Sadece çatışmayı keskinleştirir.

 

Marksist-Leninist sonuç nettir:

Kapitalizm ilerleyemez, Emperyalizm çürümüş bir aşamadır

İnsanlık ya barbarlığa sürüklenir, Ya sosyalizmle sıçrar

Bu yüzden sosyalist devrim artık “seçenek” değil, Tarihsel zorunluluktur.

Geriye gidiş, emperyalizmin gücü değil; tarihsel sıkışmasının ifadesidir.

 

TEK SEÇENEK SOSYALİST DEVRİM'DİR.

TEPEDEN TIRNAĞA ÖRGÜTLÜ VE SİLAHLI OLAN EMPERYALİZME KARŞI PROLETERYA DA M-L PARTİ ÖNCÜLÜĞÜNDE ÖRGÜTLENMELİ VE ZORA DAYALI DEVRİMİNİ YAPMALIDIR!

REFORMİZM TARİHSEL OLARAK İFLAS ETMİŞTİR, BİLİMSEL SOSYALİZMİN TEK TUTARLI ÇIKIŞ OLDUĞU YENİDEN GÖRÜLÜR OLMUŞTUR!

CHAVEZ,ÇİPRAS,MORALES VE SON OLARAK  MADURO'NUN AÇIKDAN KAÇIRILMASI REFORMİZMİN ÇÖKÜŞÜDÜR!

 

DEVRİMCİ GÖREV;

PROLETARYA M-L PARTİLERİNİ VE HALK ÖRGÜTLENMELERİ ( HALK KOMİTELERİ, HALK MECLİSLERİ) KURMALIDIR!

Emperyalizmin bu saldırganlığı karşısında eğer ML örgütler ve halk örgütlenmeleri yoksa bu boşluğu faşizm milliyetçilik, din, yozlaşma ile farklı bir yöne çekecektir. Proleter devrimler süreci uzayacak ve dünya halkları daha ağır bedeller ödenecektir.


Tıpkı Almanya’da Sosyalistler iktidarı alacak koşulları varken M-L partilerini kurmayarak iktidarı Hitler Faşizmine bırakması gibi. Ya da şu anda Türkiye’de Devlet Bahçeli denilen Faşist Parti’nin (MHP) liderinin sürece “ABD’dir asıl hasta “ diyerek halkın antiemperyalist duygularını kullanması gibi. 

Devrimcilerin üzerine düşen görev;

Emperyalizmin çıplak yüzü açığa çıkmıştır

Reformist, liberal yanılsamalar çökmüştür

Devrimci, anti-emperyalist ve sosyalist mücadele nesnel olarak daha meşru hale gelmiştir

Emperyalizme karşı mücadele, yalnızca ahlaki değil, tarihsel ve bilimsel bir zorunluluktur.

Halk Örgütlenmelerini ve partilerini kurmak olmalıdır.

PARTİ:  İktidar sorununu taşır

Halk Komiteleri ve Halk Meclisleri: Sınıfı dönüştürür

 

Parti:

           programı korur

           hedefi sabitler

           deneyimi bütünleştirir

Halk Meclisleri:

           yeni kadrolar çıkarır

           sınıfı eğitir

           mücadeleyi yayar

Karşılıklı beslenme ve tarihsel bütünlüktür.

NEDEN HALK ÖRGÜTLENMESİ EMPERYALİZMİN BU AŞAMASINDA DAHA POLİTİKTİR?

Çünkü:

           kriz kalıcıdır

           devlet çıplak zorla görünürdür

           sermaye gizlenemez haldedir

Bu nedenle halk örgütlenmesi:

           hızla sınıf karşıtlığına çarpar

           kısa sürede siyasal nitelik kazanır

Bu, geçmiş dönemlere göre: Çok daha keskin bir süreç olacaktır.

TARİHSEL SONUÇ;

Şu gerçeği açıkça koymak gerekir:

Halk örgütlenmesi olmadan sınıf, tarih sahnesine çıkamaz.

Ama aynı şekilde: Halk örgütlenmesi tek başına iktidar sorununu çözemez.

Bu ikisi arasındaki ilişki: Doğru kurulması gereken bir ilişkidir.

 

HALK, KENDİLİĞİNDEN SİYASAL GÜÇ OLMAZ M-L ÖNCÜLÜK ŞARTTIR ..

Marksist yasa şudur:

Sınıf, ancak örgütlü olduğunda tarih yapar.

Bugün:

           yaşam alanları kuşatılmışken

           emek parçalanmışken

           devlet zorla öne çıkmışken

Halk örgütlenmeleri:

           tali değil

           merkezî mücadele alanlarıdır

Ama yalnızca: sınıf karşıtlığı, öncülük ve iktidar hedefiyle bağlandığında Tarihsel anlam taşır.

 

SONUÇ OLARAK;

1. Tarihsel Düzey: Üretici Güçlerin Tıkanması

2. Ekonomik Düzey: Sermaye Birikiminin Tıkanması

3. Siyasal Düzey: Demokrasi ve Hegemonya Çöküyor

4. İdeolojik Düzey: Evrensel Değerlerin Çöküşü

6. Devrimci Perspektif: Lenin’in Mantığı

           Emperyalizm ne kadar çıplak ve saldırgan olursa, çelişkiler keskinleşir.

           İnsanlığı geriye çekmek, aynı zamanda sosyalist ve anti-emperyalist devrimler için nesnel koşul yaratır.

Leninist devrim stratejisi:

Emperyalist saldırganlık arttıkça

Sömürü ve zor çıplaklaşınca

Devrim kaçınılmazdır

Kısacası, emperyalizmin insanlığı geri çekmesi, tarihsel çürüme ve devrimsel fırsatın bir arada ifadesidir.

 

ÖRGÜLENMELİYİZ, BİLİYORUZ Kİ SADECE ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ

 

DÜNYA PROLETERYASI EMPERYALİZME KARŞI BİRLEŞELİM SAVAŞALIM KAZANALIM

TEK YOL DEVRİM, TEK KURTULUŞ SOSYALİZM

ANTİ EMPERYALİST CEPHE (AEC) SAFLARINDA BİRLEŞELİM

İmzacılar; ANTİ EMPERYALİST CEPHE , HALK CEPHESİ (Türkiye)

NOT: Manifesto imzaya açılmıştır

 

 



*      HAFTANIN YOLUMUZA IŞIK TUTAN SÖZÜ: ABD EMPERYALİZMİNİN ÇÜRÜMESİ TRUMP'LA GÖRÜNÜR HALE GELMİŞTİR!

 

1.Trump'ın dünyayı geriye götürme çabası, emperyalizmin geldiği zorunlu aşamanın-TARİHSEL ÇÜRÜMENİN- siyasal sonucudur.

 

*Çünkü: "Emperyalizm, tekelci kapitalizmdir; asalak ve çürüyen kapitalizmdir; can çekişen kapitalizmdir.” (Lenin)

 

2.Emperyalizmin halkları geri çekmesi dünya halklarına devrim fırsatı sunar.

*Çünkü: "Çağımız emperyalizm ve proloter devrimler çağıdır" (Lenin)

Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük talebini içeren imza masası 4. gününde.

Atina Barosu önünde 15 Ocak Perşembe günü açılan masada, gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden 150 adet dağıtıldı. Saat 10.00-14.00 arasında açılan masada avukatlardan ve Yunan halkından imza toplandı.

Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın avukatlığını yapmıştır.

Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.

Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine, isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda da teşhir edilmeye devam edilecek.

 Avukat Naim Eminoğlu Serbest Bırakılsın!

Savunmaya Özgürlük!

Zehra Kurtay 200. gün destek açlık grevi eylemi 17 Ocak Cumartesi günü 

Fransa’da oturum hakkı elinden alınan ve Türkiye`ye gönderilmek istenen Zehra Kurtay açlık grevi ile başladığı hak arama mücadelesinin 200.gününde adalet arayan herkesi mücadelesine destek olmaya çağırıyor.

Zehra Kutay’ı Fransa hükümeti, Türkiye`de içişleri bakanlığının arananlar listesinde olmasına rağmen, Türkiye`ye göndermek istiyor.

Zehra Kutay’ı Fransa hükümeti oturumu olmasına rağmen, oturumunu iptal edip yurtdışı etmek istiyor.

Fransa devletinin bu hukuksuz uygulamasına karşı yaptığı eylemin 200. gününe gelirken Zehra Kurtay, tüm adalet arayan insanlara mücadelesine katılmak ve destek vermek için çağrıda bulunuyor. Katılmadığımız her mücadele, vermediğimiz her destek bir gün herkesin haklarını kaybetmesine sebep olacak. Bu sadece Zehra Kurtay’ın değil tüm yurt dışında yaşayan insanların da mücadelesidir.


 

Oturum hakkını geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, direnişinin 198. gününde.

25 Ekim 2025 Tarihinde Yoldaşı Zehra Kurtay’ın talepleri kabul edilinceye kadar Nezif Eski’de Süresiz Açlık Grevine Başladı. Süresiz Açlık Grevinin 83. Gününde

Zehra Kurtay’ın Talepleri Derhal Kabul Edilsin!

Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 170.Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 170.Gününde

3-) 11 Ağustos 2025; Ali Dilmen 158. Gününde

4-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 151.Gününde

5-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 93. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı

SELAMLIYORUZ!

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 


Boran Yayınlarından Yeni Broşür: Avrupa’da Gençliğin Çözümleri

GENÇLİĞİN SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ

YÖNÜNÜ ANADOLU’YA

 YÜZÜNÜ HALKA DÖN!

AVRUPA’DA

GENÇLİĞİN SORUNLARI,

NEDENLERİ VE ÇÖZÜMLERİ

Broşürü indirmek için Tıklayınız

GİRİŞ

Avrupa’nın parlak ışıkları, güvenlikli sokakları ve düzenli şehirleri…

Dışarıdan bakıldığında “rahat bir hayat” gibi görünür. Ama içeriden bakıldığında bambaşka bir gerçek vardır: Göçmen gençliğin sessiz çığlığı.

Avrupa’da yaşayan yüz binlerce halk çocuğu, bugün bir kimlik bunalımının, kültürel yozlaşmanın ve ideolojik saldırının ortasında yaşıyor. Kimi sabahın erken saatlerinde fabrikaya, depoya, inşaata yetişmeye çalışıyor; kimi okullarda,üniversitelerde, görünmez bir kimlik mücadelesi veriyor.

Parlak şehir ışıkları altında görünmeyen bir bataklığın içindeler: yalnızlık, yozlaşma, kimlik kaybı ve apolitiklik. Bir yanda kapitalizmin bireyci, rekabetçi ve yozlaştırıcı düzeni; diğer yanda halkın kökleri, dayanışması, mücadele kültürü...

Kapitalizmin en gelişmiş haliyle yaşandığı Avrupa, gençliğe “özgürlük”, “bireysellik”, “refah” vaat derken; gerçekte milyonlarca genci içten içe çürüten bir sistem yaratmıştır.

 

Bu çürüme, özellikle Türkiye kökenli göçmen gençliği derinden sarsmaktadır. Ama bu bir kader değil. Halkının tarihini bilen, emeğiyle, kültürüyle ve mücadelesiyle bağ kuran bir gençlik, bu bataklığı dağıtabilir. Çünkü kurtuluş bireysel değil, kolektif ve devrimcidir.

Bu broşürde, Avrupa’daki gençliğin yaşadığı temel sorunları ve devrimci çözüm yöntemlerini göstermeye çalışacağız.



 


Paris Direniş Çadırı, 196. gününde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam etti.

13 Ocak Salı günü, Zehra Kurtay’ın gerçekleşen mahkemesinden sonraki ilk gün olması sebebiyle mahkeme hakkında bilgi almak isteyen birçok ziyaretçiyi ağırladı.

Sabahın erken saatlerinden itibaren son durum hakkında bilgi almak için çadırı ziyaret etmeye başlayan ziyaretçiler, Zehra Kurtay ve Nezif Eski ile mahkemenin nasıl geçtiği ve bundan sonraki süreç hakkında bolca muhabbet etti.

Türkiye’den de telefonların eksik olmadığı 196. günde, başta TAYAD’lı ailelerimiz olmak üzere, Zehra Kurtay’ı telefonla arayan sevenleri direnişin mesafeleri nasıl önemsiz kıldığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.













Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.