GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

6 Nisan Pazartesi Günü Açılan Masada, 2 Halk Okulu Dergisi, 1 Avrupa’da Bizim   Gençlik, 2 Meclis Dergisi verildi.

Masaya gelen ziyaretçilerle gündemle ilgili  ve bizim bakışımız sorulması  üzerine bilgilendirme yapıldı.

 "İran'a Emperyalist saldırı ve işgal girişimi olduğu ve ABD Emperyalizmine ve Siyonizm’ine karşı İran Halkının onurlu duruşu ve direnişi başta Ortsdoğu halkları olmak üzere tüm Dünyaya emperyalizmin yenilmez olmadığı gerçeğini bize bir kez daha göstermiştir. İran Halkı direnme kararlılığı gösterdiği ilk günden beri kazanmıştır. Bu coşku ve morali yaratan İran halkına selam olsun..." denilmesi üzerine baba kız birlikte geldikleri masada "evet yahu direnilince, o devasa güç şaşkın ördek gibi ne yapacağını bilemiyorlar benim içinde moral oldu, umudum arttı" dedi. VE 1 Halk okulu bir de Gençlik dergisi aldı.

 

Halk Okulu Dergisi Temsilciliği

6 Nisan 2026









Almanya’nın Bochum şehrinde açılan direniş çadırı 4. gününde. Çadır emekçileri 4. günün sabahı bir video çekerek herkesi çadıra davet etti.

Almanya’da ırkçı katiller ellerini kollarını sallayarak Anayasayı Koruma Örgütünün korumasında gezerken, devrimci tutsaklar Özgül Emre ve İhsan Cibelik’in tamamen yasal hak ve faaliyetlerinden nasıl tutsak edildiği vurgulandı.



Bugün Fransa'da, LFI milletvekilleri terör ve uyuşturucu bulundurma gibi gülünç suçlamalarla tutuklanıyor, Europalestina lideri terör propagandası yapmak suçundan mahkûm edildi… Fransız emperyalizmi tarafından yaratılan bu baskıcı ortamın amacı, direnişin örgütlenmesini engellemek için insanları korkutmaktır. Her türlü özgürleşme ve kurtuluş süreci, örgütlenme imkânından geçer; Fransız emperyalizminin bu politikaları, halk kitlelerini hedef alarak onları terörize etmek ve emperyalist metropolde direnişin imkânsız olduğuna inandırmak içindir.

Tüm bunlara rağmen, emperyalist metropolün tam kalbinde bile direniş var. Zehra Kurtay’ın mücadelesi, kendisine ve yoldaşlarına yönelik polisin aralıksız provokasyonları karşısında gösterdiği azim, bunun kanıtıdır.

Zehra Kurtay’ın direnişi

30 Mayıs 2025'de Fransız emperyalizmin Zehra Kurtay'ı Türkiye'ye iade etmek üzere apar topar sınır dışı merkezine getirmesiyle başladı bu süreç.

Fransa tarihinde ilk kez böylesi bir sınır dışı girişimine karşı eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergilendi.

Zehra Kurtay ikinci kez uzun süreli bir açlık grevi yaptı.

"Kerpiç Evi" diye adlandırdığı direniş çadırını kurdu ve direnişi ile Fransız toplumunda çok geniş bir kesime hitap etti.

Direnişi ile kısmı bir zafer kazandığı için, açlık grevine ara verdi.

Artık sınır dışı edilemez. Mahkeme kararı ile 10 yıl Fransa'da kalabileceği tescillendi.

Ancak direniş çadırı devam ediyor, çünkü henüz kağıtlarını almadı. Onları alacağından şüphe yok, ancak 6 ay- 1 sene sürebilir.

Zehra Kurtay büyük bir sabırla direniş çadırında direnmeye ve bütün Fransa'ya haksızlıklara karşı nasıl davranması gerektiğine örnek olmaya devam ediyor.

Ancak Fransız devleti bundan çok rahatsız olmuş olacak ki, Zehra Kurtay'ı ve çadırı destekleyen insanları sindirmek, korkutmak, uzaklaştırmak istiyor. Zehra'yı yanlızlaştırarak, tecrit etmeye çalışıyor.

Polis daha öncesinden Uğurtan Sağır'ı rahatsız etmişti, bununla ilgili açıklama yayınlamıştık.

Şimdi sadece çadıra gidip gelen birini polis gene taciz etmiş.

Gözaltına almış, sivil bir arabayla bir oraya, bir buraya götürmüş, oturumunu iptal ederiz ve seni hapishaneye atarız diye tehdit etmiş, en sonunda da işbirlikçiliği teklif etmiştir.

Bütün bunlar sadece bir şeyi gösteriyor: Fransız devleti 9 metrekarelik bir çadır karşısında çaresiz.

Fransız devleti böylesi entrikalara başvurmak zorunda kalması, onun ne kadar zavallı olduğunu gösteriyor.

 

Biz Anti-Emperyalist Cephe Fransa olarak bir kez daha, Zehra Kurtay'ın yanında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Eğer Fransa Zehra'nın çadırı kaldırmasını istiyorsa, yapması gereken şey çok basit: Ona oturumunu, kağıtlarını versin.

Böylesi ucuz entrikalar ile hiç bir şey elde edemeyeceğini de bilsin.

 

Zehra Kurtay 19 Aralığın ateş çemberinden geçmiş de gelmiş.

Böylesi ucuz entrikalar ne ki?

Bizi ne korkutabilir, ne de bir adım geri attırabilir.

Zehra Kurtay'ın talepleri kabul edilsin, ona kağıtları verilsin.

 

Anti-Emperyalist Cephe Fransa

 

Pir Sultan Abdal Derneği yöneticisi olan Şimal Deniz, komplolarla düzenin Alevisi olmadığı için tutuklandı. Ve 9 yıl ceza aldı.

Bu hukuksuzluğa dur demek ve Şimal Deniz'in yanında olmak için bu haftada ona kartlar yazıldı. 7 adedi 5 Nisan 2026 günü Neuss Alevi Derneği'nin kahvaltısına katılan insanların yazdığı 8 kart  Şimal Deniz'e postalandı.

Almanya’nın Bochum şehrinde çadır direnişi devam ediyor. Almaya’nın Bochum şehrinde Verfasungschutz’a karşı ve NSU’lu katillerin yaptığı katliamların sorumlularının yargılanması için açılan çadırın üçüncü günü sona erdi.

Çadır emekçileri sabah saatlerinde Halk Okulu dergisini okuyarak güne başladı. Derginin 334. sayısının başyazısı olan NATO yazısı okundu. Ardından Epsteinle ilgili bir yazı okunarak yazılar üzerine konuşuldu.

Daha sonra çadıra Almanya’nın farklı şehirlerinden aileler ziyarete geldi. Aileler ile birlikte sohbet edilip yemek yenildi. Ardından çadırın önemi üzerine konuşuldu. Gelen ailelerle ihtiyaçlar ve nöbet sistemi de anlatıldı. İhtiyaçların nasıl karşılanacağı ve nöbet tutulması konuşuldu.

 Ardından ailelerle günlük video çekildi. Videoda ölüm yıldönümü olduğu için Halit Yozgat’a vurgu yapıldı. Irkçı NSU tarafından Almanya’nın Kassel şehrinde internet kafede katledilen Halit Yozgat katledildiğinde sadece 21 yaşındaydı.

 Katledildiğinde Anayasayı Koruma Örgütünün çalışanı olan Andreas Temme’nin de o internet kafede olduğu ortaya çıkmasına rağmen Andreas Temme hiç yargılanmadı. Bu da Anayasayı Koruma Örgütünün NSU’yu bizzat yetiştirdiğinin kanıtıdır.

 Ardından çadıra Hollanda’dan Endonezyalı arkadaşlar destek içim geldi. Onlarla da sohbet edildi.

 Çadırın önünden geçenlere bildiriler dağıtıldı ve çadırı neden açtığımız konuşuldu.









Duydunuz mu?

Halkların katili Nato 2026 toplantısını Türkiye de yapacak ve yine Türkiye de bir Kolordu kurmayı hedefliyormuş.

Kolordu ne kadarlık bir askeri güçtür? Normal zamanlarda 20 bin-30 bin arası, savaş zamanları ise bu sayı 60 bin askere kadar çıkabilen koca bir ordudur. Yani bir savaşı kendi başına yönetebilen tüm yapılarıyla bir ordu. Yani halklara karşı kullanılacak 60 bin katil, Epsteincıların   çıkarlarını savunan bir ordu. Ülkemizin emperyalizme göbekten bağlı olması yetmiyormuş gibi NATO yu daha çok ülkemize sokacak, emperyalizmle bağımlılık ilişkilerini daha da güçlendirme yani daha derin ilişkiler demektir bu, Daha fazla bağımlılık, dünya halklarının kanının döküldüğü bir karargah olarak kullanılması demektir topraklarımızın.

Bu günün zalimleri, bu günün Yezidleri dünya halklarını tamamen teslim almak istiyor! Bir kez daha biat et diyor.

Mahsuni ile cevap verelim!

 “Defol git benim yurdumdan

Amerikan katil katil

Yıllardır bizi bitirdin

Amerika katil katil

..Devleti devlete çatar

İt gibi pusuda yatar

Kan döktürür, silah satar

Amerika katil katil…”

Halkların katili

 

 Gittiği yere işgal ve yıkım götüren, halklara katliam götüren Nato ülkemizden defolsun önce.

Ülkemizdeki faşizmin, açlığın, yoksulluğun baş sorumlusudur emperyalizm! Ülkeleri ve halkları birbirine kırdıran ve bunun sonucunda kendisi karlı çıkandır emperyalizm. Ve emperyalistlerin bu çıkarları için halklara karşı kurdukları bir savaş örgütüdür NATO. Başta ABD emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalistler dünya halklarının emeği ve kanıyla beslenmektedir. Halkların onlara karşı mücadelesinden, savaşından korkuyorlar. Bundan dolayı ordular kuruyorlar. Kurmak istedikleri Kolordu da var olan güçlerinin korkularını hafifletmeye yetmediğinin itirafıdır bir taraftan da. Hem katil hem de korkaktır emperyalizm. Sonlarının geldiğinin farkında olmaktır. Onca askeri güçlerine rağmen yine de kendilerini güvende hissetmiyorlar.

Evet ülkemiz emperyalizmin işbirlikçisi Yeni Sömürge bir ülkedir. İşbirliği yapanlar bir avuç azınlıktır. Ülkemiz de bir Kurtuluş Savaşı yaşandı. Kurtuluş savaşından önce ülkemiz açıktan işgal edilmişken yeni sömürgecilik yöntemiyle gizli işgal yöntemiyle yönetilmektedir. İkisi de işgaldir ancak bu işgali gizlemektedirler. Yeni Kolordu kurma planları ise daha sıkı ilişki, daha fazla taviz ve daha görünür işgal anlamına da gelmektedir aynı zamanda. Bu gücü de sadık işbirlikçisi AKP den almaktadır. Ancak yanılıyor.
Çünkü; bizim halklarımızın yüksek bir Anti-emperyalist bilinci vardır.

Çünkü bizim ülkemiz devrimcilerinin güçlü bir Anti-emperyalist tarihi vardır.

“Mandacı”, “İşbirlikçi” iktidarlar karşısında “Manda ve Himaye Kabul olunamaz” ^”Kahrolsun Amerikancı faşist Cunta” diyen “Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Halkların Mücadelesi” diyen devrimciler hep olmuştur.

Amerikan askerleri için genelevlerini boyayan işbirlikçiler karşısında,

Yankee Go Home” diyerek, Conileri denize dökenler hep olmuştur.

Amerikan üslerinin kapatılması için direnen devrimciler ve halk her zaman emperyalizme karşı mücadele de yerini almıştır.

Bundan sonra da olmaya devam edecektir!

Anadolu halkları daha Kurtuluş Savaşında yaratılan destanları anlatmaktadır çocuklarına. Yaşlısı, genci, kadını, erkeğiyle yaratılan kahramanlıkları unutmamıştır tüm işbirlikçi iktidarlara rağmen.

Ve en önemlisi bunları yedi düvele karşı yapmıştır. Böyle bir tecrübe vardır Anadolu halklarının bilincinin derinliklerinde. Ne kadar unutturulmaya çalışılsa da,  Üzeri örtülmeye çalışılmada, en ufak bir hatırlatma da ortaya çıkacak bir bilinçtir bu.

O nedenle de o kadar kolay değildir bizim topraklarımızda emperyalizmin elini kolunu sallayarak dolaşması.
Emperyalist şirketlere karşı direnen köylülere bakın! İkizdere’li köylülere. Bir tek Zeytin ağacını bile emperyalizme vermek istemeyen direnen köylülere…Çünkü Zeytin ağacı vatan demektir bu gün!

“Siyanürcü Şirket Memleketi Terket” diye gece gündüz demeden direnen Ege köylüleri daha bu topraklarda yaşıyor.

Her gün daha fazla saldırganlaşmalarının nedenidir. Bu denli saldırılara başvurmalarının nedeni. Devrimcileri tutuklayıp hapishanelere atmalarının nedeni budur. Hiçbir NATO politikası öyle kolay kolay hayata geçmedi bizim ülkemizde. Karşısında direnenler her zaman oldu. Bu nedenle daha da saldırganlaştılar. İstedikleri politikayı uygulayamadılar. Bundan sonrada uygulamayacaklar. Çünkü bunun önünde engel devrimciler ve Anadolu halkları var.

Anadolu halklarının ve dünya halklarının tarihi ne kadar emperyalizmin saldırı tarihi ise o kadar da direniş tarihidir aynı zamanda. Kurtuluş, Zafer ve Devrimler tarihi dir de.

Bu nedenle NATO politikalarını bizim ülkemizde rahat rahat hayata geçirilememiştir hiçbir zaman. Ülkemizi daha fazla emperyalizme bağlayıp, halklarımızın daha fazla aşağılanmasına kendi ülkemizde köle haline getirilmemize izin vermeyeceğiz. Bunun için kendi hızırımız olup direneceğiz.

Kendi öz örgütlenmelerimiz olan, Halk Komiteleri, Halk Meclislerinde örgütlenip emperyalizmi tüm üsleriyle birlikte ülkemizden kovacağız!


NATO YA HAYIR!

KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ!

KATİL ABD ÜLKEMİZDEN VE TÜM ORTADOĞUDAN DEFOL!

ABD ÜSLERİ KAPATILSIN!

KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!

 

 

ALMANYA ANADOLU ALEVİ KOMİTESİ

Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu'nun taleplerini desteklemek için mail eylemi

Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu'nun süresiz açlık grevindeki günleri bir hayli ilerledi.

Artık 250'li günleri geçen direnişte kritik bir aşamaya gelinmiştir.

Direnişçilerin taleplerini desteklemek için Avrupa'nın bir çok yerinden direnişçilerin taleplerinin kabul edilmesi için Adalet Bakanlığına E-Mail gönderildi.






05.Nisan Pazar günü Bağımlılıktan Kurtuluş Gönüllüleri (BKG) ST. Pölten Cem Evi'nde Güncel Bağımlılık Üzerine bir Panel Düzenlendi...

Yaklaşık 70 kişinin katıldığı Panel son yıllarda Avrupa ve Türkiye de Bağımlılık yaşının düşüşü ve madde Bağımlılıklarının hızla yükselişi ve bu duruma nasıl müdahale edileceği konusunda yapılan açıklamaların ardından son yılların Bağımlılık ve artışının resmi rakamlarının da paylaşılması, son dönemlerde Avusturya'nın bazı bölgelerinde yaşanan aşırı doz ölümler de panele katılan insanlara aktarıldı.

Özellikle ailelerin bu konuda bilinçlenmesi çocuklarını daha düzenli kontrol etmesi ve hal ve hareketlerine kadar değişiklikleri gözlemlemeleri ve fark ettikleri şüpheli durumlarda ne yapmaları gerektiğini anlatıldığı Panelimiz, BKG Tarafından hazırlanan 17 dakikalık Sinevizyon gösterimi ile devam etti...

Sinevizyon Gösteriminin ardından BKG adına Hasip Kıvraldal'ın canlı bağlanarak yaşadıklarını özetle anlatması, Bağımlılıktan nasıl kurtulduğunu ve nasıl bir süreç izlediğini panele katılanlarla paylaştı...

Orada bulunan tüm katılımcılara BKG'nin el ilanları ve bildirileri dağıtıldı....

Tüm ailelere eğer bildikleri tanıdıkları ya da kendi aile bireyleri içerisinde bağımlı olan kişiler var ise bildiriler ve el ilanlarında yazılı olan mail ve telefon numaralarından bizimle iletişime geçebilecekleri de söylendi.

Yaklaşık 2 saat süren panelimiz Karşılıklı soru ve cevapların ardından sonlandırıldı...

05.04.2026

AVUSTURYA BAĞIMLILIKTAN KURTULUŞ GÖNÜLLÜLERİ.












Yunanistan Halk Cephesi, Atina Aleksandras Caddesinde yer alan Prosfygika İşgal Evlerinin yıkılmaması için imza kampanyasında yer aldı. 6 Nisan Pazartesi günü Aristotelis Hantsiz’in ölüm orucu direnişinin 61. gününde ilk blok önünde açılan imza masasında bildiri dağıtımı yapıldı, imza toplandı. Yunanistan Halk Cephesi'nden iki ekibin katıldığı eylem 5 saat sürdü.

Yeni sömürge ülkelerde devletler emperyalizmle işbirliği ile halka saldırır, halklar ise dayanışma ile güçlenir, ayakta kalır.

Atina- Prosfygika İşgal Evlerine Yönelik Tahliye Saldırısına Karşı Ölüm Orucu Direnişinin 61. gününde olan Aristotelis Hantzis’in direnişinin yanında olduk.

Aritotelis Hantzis Neden Ölüm Orucu Direnişine Başladı?

Yunanistan Atina’da mültecilerin oturduğu işgal evlerine yönelik, Yunan devletinin tahliye kararına karşı Aristoteli Hanci (Αριστοτέλη Χαντζή), yaşamı savunmak için talepleri kabul edilene kadar ölüm orucu direnişi yapacağını duyurdu

Son on yıl içinde, devlet ve hükümet Prosfygika’yı tahliye edip yağmalamaya dördüncü kez teşebbüs ediyor. Her seferinde direnişle cevap bulan bu saldırılara karşı İşgal Topluluğu tarafından direnişle cevap verileceği açıklandı.

Prosfygika (Προσφυγικών) – İşgal Evleri, Yunanlar, sığınmacılar ve göçmenlerden oluşan, 50’si çocuk olmak üzere 400’den fazla kişinin yaşadığı bir topluluktur. Miçotakis iktidarı Prosfygika’yı hem yok etmek istediği bir politik düşman hem de yağmalayıp sömürmeyi hayal ettiği bir ekonomik değer olarak görmektedir.

Bu politikayı ülkemizde ‘’kentsel dönüşüm’’ adı altında yürütülen, halkın evlerine, arazilerine el koyma saldırılarından biliyoruz. Bir avuç inşaat tekelinin çıkarları için halk yaşadığı evlerden çıkarılıyor, şehir dışına sürgün ediliyor veya açıkta bırakılıyor. Amaç, halkın konut sorununu çözmek değil, tekellerin aç gözlerini doyurmaktır. Yunanistan’da da aynı durum geçerlidir. İşgal evlerinin ranta açılıp tahliye edilmesine karşı ölüm orucundaki Prosfygika Hareketinin direnişini selamlıyoruz.

İşgal Evlerinin Tahliyesine Karşı Ölüm Orucuna Başlayan Aristotelis Hantzis’in Talepleri:

Antika Bölgesi Tarafından Sözleşmenin Derhal İptal Edilmesi.

Tüm “Prosfygika” (Mülteci Evleri) Sakinlerinin; Evlerinde, Yaşadıkları Yerde ve Sosyal, Kültürel ve Organik Olarak Bağ Kurdukları Bu Bölgede Kalmaları.

“L. Alexandras Mülteci Evleri Sakinleri ve Dostları” Adlı Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluş (A.M.K.E.) Tarafından, Mülteci Evlerinin Restorasyonu İçin Kendi Finansmanlarıyla Somut Garantiler Verilmesi!

Mülteci Evlerinin “Kentsel Dönüşümü” İçin Kamu Parasından Tek Bir Euro Bile Harcanmasın!

Almanya’nın Bochum şehrinde çadır direnişi devam ediyor. Direnişin 3. Günü olan 6 Nisan günü aynı zamanda Irkçı NSU tarafından Almanya’nın Kassel şehrinde internet kafede katledilen Halit Yozgat’ın da ölüm yıldönümü. Halit Yozgat katledildiğinde sadece 21 yaşındaydı.


Katledildiğinde Anayasayı Koruma Örgütünün çalışanı olan Andreas Temme’nin de o internet kafede olduğu ortaya çıkmasına rağmen Andreas Temme hiç yargılanmadı.

Bu da Anayasayı Koruma Örgütünün NSU’yu bizzat yetiştirdiğinin kanıtıdır.

Aynı zamanda çadıra Almanya’nın birçok şehrinden aileler de ziyarete geldi. Bundan sonrası için ne yapılabileceği konuşuldu ve Halit Yozgat anlatıldı.


Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 252 Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 252.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 233.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 69. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 30.Gününde

6-) 9 Mart 2026; Yüksel Doğan 30. Gününde

7-) 1 NİSAN 2026; Betül Varan 7. Gününde

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.