GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 229. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 229.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 211.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 48. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 8.Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

 


11 Mart 2018 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu çok erken ve zamansız bir şekilde aramızdan ayrıldı. Halk Cephesi dostlarından Hristos Politis’in 8. Anması Atina Holargosta bulunan mezarı başında gerçekleştirildi.

Ailesi ve Yoldaşları Hristos la ilgili anılarını anlattılar Annesi “Hristos öldü ama bana onlarca kız ve oğlan çocuğu bıraktı” (anmada olan arkadaşları ve yoldaşlarını kast ederek” , “Türkiyeli devrimcileri sizleri çok severdi” dedi. (Halk Cephe’lileri)

Hristos Politis Yunanistan Halk Cephesi dostlarından sürekli gülen, insanlara yardım etmek isteyen Gülen gözlü Hristo daima mücadele edenlerin dostu, yoldaşı olmuştur, yurt dışı yasağı olmasaydı Türkiye’ye gidip ziyaretlerde bulunmak Devrimcilerin olduğu mahalleleri ve mücadeleyi yakından görmek isterdi.

Hristos daima Emperyalizme, Faşizme, Siyonizm’e karşı mücadele edenlerin yanında olacak.

Hristos Politis Ölümsüzdür !

Yunanistan Halk Cephesi

 

  Uğurtan Sağır daha bir kaç hafta önce yasadışı ve keyfi bir şekilde Paris'de resmi karakol
olmayan, adeta gizli bir yerde gözaltına alındıktan sonra tutulmuş, sorgulanmış, tableti, üstündeki parası ÇALINMIŞ ve eline belge dahi vermeden bırakılmıştı. 

Bunun üzerine Uğurtan Sağır bir açıklama yayınladı. 

14 Mart günü Uğurtan Sağır ve yanında bir arkadaşının başına benzeri bir şey gelmiştir. 

O gün bütün Fransa'da düzenlenen "ırkçılığa karşı" bir yürüyüşe katılmak için dernek'den yola çıktı. 

Polis dernekten itibaren onu rahatsız etmek için, göstere göstere takip etti. 

Gare du Nord'da gene Uğurtan'ı taciz etti. Önce kendisini tuttu. 

Sonra yanındaki arkadaşını gözaltına alıp, bir gün sonra bıraktılar.

 

Ancak Fransız polisi Uğurtan'ı neden taciz ediyor? Neden rahatsız ediyor?

Neden böylesi yasadışı, hukuksuz, keyfi bir şekide yaklaşıyor?

Bunun nedeni ancak şu olabilir: Fransız devleti Türkiye faşizm ile işbirliği yapıyor. 

 

Fransa'nın Türkiye faşizmi ile işbirliğini Zehra Kurtay'ı kaçırıp, sınır dışı merkezine koyup, Türkiye'ye göndermek istemesinde gördük. Bu ancak yoğun bir sahiplenme ile engellendi. 

 

Fransa'nın Türkiye faşizmi ile işbirliğini, Türkiye'ye S,R,Y Tipi Hapishanelerini incelemek üzere giden heyet'de de net bir şekilde gördük. 

Heyetin içinde bulunan Fransız bir vatandaşı Türk polisi tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındı, deli yeleğine sokulup, kaba dayak atıldı ve Konsolosluk hiç bir şey yapmadı.

Birşey yapmak bir yana, Türkiye'deki Fransız Büyükelçilğine ulaşmak için dahi, heyet üyesi olarak Türkiye'de bulunan kişinin arkadaşları bir avukatı devreye sokmak zorunda kaldılar. Büyükelçiği bırakın vatandaşına sahip çıkmayı, ona gerekli desteği vermeyi, avukat olamdan görüşmek bile mümkün olmadı. Ki Büyükelçilik en sonunda dalga geçer gibi, "bol şanslar" dilemiş. 

 

Şimdi Paris'de biz Fransız emperyalizmin Türkiye faşizm ile işbirliğinin devamını görüyoruz. 

Burada Fransız polisi Erdoğan'ın hizmetinde, Uğurtan'ı devrimcilikten ve devrimcilerden uzaklaştırmak istiyor. 

Uğurtan'ı ve çevresini korkutmak, sindirmek ve bezdirmek istiyor. 

Biz Anti-Emperyalist Cephe Fransa olarak şunu söylüyoruz: Uğurtan Sağır yanlız değildir.

Şunu da belirtmek istiyoruz: Yoldaşımızın başına gelecek en ufak olumsuzluktan da, Fransız polisini sorumlu tutacağız. 

Fransız polisi Uğurtan Sağır'ı kriminalize etmeye son versin. 

 


14-15 Mart 2026 (Cumartesi-Pazar) tarihlerinde İBZ (İnternationale Begenungzentrum) iki gün Uyuşturucu ve her türlü bağımlılığın konu edildiği fotoğraf Sergisi Açıldı. 

Çarpıcı fotoğraflar ve Uyşturucunun insan ve beyin üzerinde etkilerini anlatan sergi yakını, çocuğu, tanıdığı uyuşturucu batağına batmış insanlara yardımcı olmak, bir yol göstermek ve bağımlılıktan kurtulmanın mümkün olduğu anlatmak hedef. "Halk Düşmanları Elinde Bombadan Daha Etkili Bir Silahtır Uyuşturucu" Sloganıyla açılan fotoğraf Sergisinde Bağımlılıkla ilgili çarpıcı Fotoğraflar yer alıyor. Önümüzdeki günlerde başka şehirlerde de açılacak olan sergiye başta bu sorunu birebir yaşayan ve çözüm yolu arayan insanlar olmak üzere herkesi davet ediyoruz. 

"Her ev bir HFG her anne bir Hemşiredir"

"Uyuşturucuyu Bırakmak Bir İrade Sorunu Değil, Hastalanan Beyni Tedavi Sorunudur! "

" Uyuşturucuya Karşı Mücadele Toplumsal Bir Görevdir! "

"Kendi Hızırımız Olmalıyız Uyuşturucu İle Mücadele Komiteleri Kurmalıyız! " 

Şimdi Uyuşturucuya Karşı Direnmek Kerbela da Yezid'e Karşı Direnmektir! "

"Bağımlılıkla Mücadele de kişisel değil Kollektif Çabayla Sonuç Alabiliriz! "

Sloganlarıyla herkesi Sadece sergiyi görmek için değil çözüme de ortak olmaya çağırıyoruz. 

 



Esas olarak, boyun eğmeyen bir ülkeye, tüm gücüyie saldırarak, boyun eğmeme kültürünü yok etmeyi ve halkları teslim almayı amaçlayan emperyalist siyonist saldırı karşısında destan yazan İran halkının yanındayız. Emperyalist siyonist saldırganlığı ezeceğiz.
Iran, halkının büyük kararlılığıyla, emperyalist siyonist saldıganlığı, tüm batı asya-ortadoğuda çarpıcı bir darbe vuruyor.
14 Mart Cumartesi selanikte de, emperyalist siyonist saldırganlığa karşı, İran halkının yanında olan bir yürüyüş gerçekleştirildi. 1000 e yakın kitle saat 13.00 sularında yürüyüşe başladı. Şehrim ana merkez meydanında toplanan kitle, ana yol trafiğini keserek, halkların katili Amerikan konsolosluğuna doğru harekete geçti. Yürüyüşün içınde Halk Cephelilerde yerlerini aldılar. Taşınılan pankartta " Kahrolsun Emperyalist Saldırganlık ! Yaşasın İranın Haklı Savaşı ! Yankee Go Home!" yazılıydı. Yürüyüş Amerikan konsolosluğuna geldiğinde bir süre bekleme yapıldı. Sioganlarda ki ofke ve coşku daha da yükseldi. Ve yuruyuş tekrar toplanma noktasına doğru harekete geçti.







Devrimcilik Yapmak Suç Değildir !

Ben Uğurtan Sağır.

Hukuksuz şekilde gözaltına alınmamın üzerinden henüz bir ay daha geçmemişken 14 Mart Cumartesi günü, Fransa polisi tarafından yanımda bulunan bir arkadaşımla beraber tekrar keyfi şekilde alıkonuldum.

Arkadaşımla beraber alıkonulmamızdan yaklaşık yarım saat önce, sivil polisler tarafından takip edildiğimizi, indiğimiz tren istasyonunda bizi takip eden sivil polisin takibi başka bir sivil polise devrettiğini fark etmiştik. Bizi takip eden bu iki sivil polisin eşgali şu şekildedir;

Birincisi, 40'lı yaşlarında yaklaşık 1.90 boylarında, sarışın, zayıf ve feminen bir erkekti ve üzerinde kahverengi deri ceket ve dar kot pantolon vardı.

İkinci polis ise 1.80 boylarında, hafif kilolu, sakallı ve siyah mont ve siyah pantolon giymişti.

Ben yurdunu seven ve yurdu için mücadele etmeyi bir görev bilen, devrimci değerlere sahip birisiyim.

Yurdunu sevmek suç değildir.

Devrimcilik suç değildir.

Halka gerçekleri anlatmak, halkımıza dergilerimizi ulaştırmak suç değildir çünkü dergimiz vatandır!

Fransa devleti, devrimcileri kriminalize etmekten, keyfi uygulamalarla devrimcileri yıldırmaya ve korkutmaya çalışmaktan vazgeçmelidir

Defalarca denediği ve sonuç alamadığı zorbalıklarının devrimciler üzerinde hiçbir etkisi olmadığını artık fark etmeli, her gün bir yenisini eklediği suçlarına derhal bir son vermelidir.

Hiçbir baskı, tehdit ve alıkoyma beni devrimci düşüncelerimden, meşru devrimci faaliyetlerimden alıkoyamaz.

Buradan ilan ediyorum ki,

başıma gelecek her şeyden bizleri hukuksuz şekilde takip edip, keyfi şekilde alıkoyan Fransa polisi sorumludur !

Direnişe başladığım 3 Temmuz 2025 tarihinden bu yana Direniş çadırımız Fransa Emperyalizmi ve Türkiye Faşizmi tarafından sürekliliği olan bir kriminalize etme politikasıyla karşı karşıya kaldı.

Çadıra ziyaretçi olarak gelen pek çok kişi Fransa Emperyalizmi’nin verdiği bilgilerle Türkiye'de yasadışı bir şekilde gözaltına alındı ya da MİT tarafından sorgulandı.

Bu politikasıyla Türkiye Faşizmi, çadırın haklılığını ve meşruluğunu gölgelemek, devrimci kimliğimi terörize etmek ve yaymaya çalıştığı korku dalgasıyla halkla olan bağımızı kesmeye çalıştı. Fransa Emperyalizmini ise çadıra emek veren kişilere tek tek yönelmeye başladı.

Uğurtan Sağır adlı çadır emekçimiz bir ay içinde ikinci defa polis tarafından gözaltına alındı. İsmim ve Direniş Çadırımız temelli sorular soruldu. 'Terör örgütleriyle bağlantısı' gibi cümlelerle kimliğim karalanmaya çalışıldı.

BEN TERÖRİST DEĞİLİM

DEVRİMCİLER TERÖRİST DEĞİLDİR.

Terörizm kavramı onyıllardır bilinçli bir politikayla hedef şaşırtma aracı olarak kullanılıyor.

Yüzyıllardır halklara çektirmediği acı kalmayan emperyalizm terörist olarak bizi işaret ediyor.

Kendi mahkeme kararlarında dahi terörist olmadığım karar altındayken emperyalizm, hazımsızlıkla beni terörizmle ilişkilendirmeye çalışıyor.

Yeniden açıklıyorum,

Terörist ben ve devrimciler değil haydut emperyalistler;

Terörizm odağı Direniş Çadırımız değil NATO ve emperyalistlerin bilcümle karargahlarıdır.

Direnmeye devam edeceğim.

Direniş Çadırımız, direnişimizin karargahı olmaya devam edecek.

Siz öncelikle benim ve on binlerce kişinin haklarını niye çaldığınızın hesabını verin !

Yüzyıllardır kan döktüğünüz her yerde halklara ait ne kadar değer ve zenginlik varsa çaldığınız yetmedi, şimdi de halkların elde ettiği başta oturum hakkı olmak üzere tüm haklara saldırıyor ve çalıyorsunuz.

Size boyun eğmeyeceğim, halklar size boyun eğmeyecek.

Her saldırınızda, her alçaklığınızda ve her haydutluğunuzda karşınıza dikilmeye, meydan okumaya ve direnmeye devam edeceğiz.

Oturum hakkımı da çaldınız, işte sizin kriminalize etmeye çalıştığınız Direniş çadırımız şimdi bu amaçla var.

Direniş çadırımızı ve direnişimizi asla gölgeleyemeyeceksiniz.

Biz Kazanacağız!

Zehra Kurtay 15 Mart 2026

 

 



 

Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 228. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 228.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 210.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 47. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 7.Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

 

Paris Direniş Çadırı emekçileri, Antifaşist yürüyüş ve mitingte katılımcılar arasındaki yerini aldı.

Her sene martın ikinci haftasında faşizme karşı organize edilen antifaşist yürüyüş bu sene 14 Mart Pazar günü gerçekleşti.

İçinde pek çok kolektifin yer aldığı Marche des Solidarite grubu tarafından organize edilen yürüyüş saat 14:00’te Nation’da başladı. Polis tarafından katledilen halk çocuklarının ailelerinin, antifaşistlerin, haklar ve özgürlükler mücadelesi verenlerin ve oturum hakkı için direnen kolektiflerin yer aldığı yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Yürüyüş parkuru boyunca polis tarafından katledilen halk çocuklarının öldürüldüğü yerler güzergaha dahil edildi ve bu noktalarda anmalar düzenlendi.

Saat 18:30’da Paris République meydanına gelen yürüyüş korteji, içinde Paris Direniş Çadırı emekçilerinin de bulunduğu gruplar tarafından karşılandı.  Kortejin alana yerleşmesinden sonra polis tarafından öldürülen gençlerin aileleri ve farklı kolektifler tarafından konuşmalar yapıldı. Faşizme, emperyalizme ve devlet terörüne karşı mücadele etmeye ve direnmeye çağıran bu konuşmalardan sonra sıra Zehra Kurtay’a geldi.

Kendini tanıtan, emperyalizmin merkezi politikalarına karşı gerçekleştirdiği süresiz açlık grevi direnişini anlatan Zehra Kurtay, artık direnmenin bir zorunluluk olduğunu, direnmekten başka bir çarenin olmadığını, konuşmasında aktardı.

Adalet kavramına vurgu yapan Zehra Kurtay, son yıllarda polis tarafından katledilen halk çocuklarının isimlerini tek tek sayarak “ölülerimiz için adalet istiyoruz!” dedi.  Mücadelenin daha bitmediğini, kaldığı yerden devam ettiğini ve haydutlara karşı birleşmek gerektiğini anlatan Zehra Kurtay, konuşmasını yine direniş vurgusuyla sonlandırdı. Zehra Kurtay’ı konuşma sonrasında pek çok kişi gelerek zaferinden dolayı kutladı ve bundan sonraki mücadelesi için başarı dileklerinde bulundu.

Miting sırasında Fransız komünist partisini teşhir bildirisi, Zehra Kurtay ve Nezif Eski’nin açlık grevi sonrası yaptığı Zafer konuşmasının bildirisi ve yeni mücadele hattını açıkladıkları bildiriler, bine yakın kişiye ulaştı.












Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.