GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Duydunuz mu?

Halkların katili Nato 2026 toplantısını Türkiye de yapacak ve yine Türkiye de bir Kolordu kurmayı hedefliyormuş.

Kolordu ne kadarlık bir askeri güçtür? Normal zamanlarda 20 bin-30 bin arası, savaş zamanları ise bu sayı 60 bin askere kadar çıkabilen koca bir ordudur. Yani bir savaşı kendi başına yönetebilen tüm yapılarıyla bir ordu. Yani halklara karşı kullanılacak 60 bin katil, Epsteincıların   çıkarlarını savunan bir ordu. Ülkemizin emperyalizme göbekten bağlı olması yetmiyormuş gibi NATO yu daha çok ülkemize sokacak, emperyalizmle bağımlılık ilişkilerini daha da güçlendirme yani daha derin ilişkiler demektir bu, Daha fazla bağımlılık, dünya halklarının kanının döküldüğü bir karargah olarak kullanılması demektir topraklarımızın.

Bu günün zalimleri, bu günün Yezidleri dünya halklarını tamamen teslim almak istiyor! Bir kez daha biat et diyor.

Mahsuni ile cevap verelim!

 “Defol git benim yurdumdan

Amerikan katil katil

Yıllardır bizi bitirdin

Amerika katil katil

..Devleti devlete çatar

İt gibi pusuda yatar

Kan döktürür, silah satar

Amerika katil katil…”

Halkların katili

 

 Gittiği yere işgal ve yıkım götüren, halklara katliam götüren Nato ülkemizden defolsun önce.

Ülkemizdeki faşizmin, açlığın, yoksulluğun baş sorumlusudur emperyalizm! Ülkeleri ve halkları birbirine kırdıran ve bunun sonucunda kendisi karlı çıkandır emperyalizm. Ve emperyalistlerin bu çıkarları için halklara karşı kurdukları bir savaş örgütüdür NATO. Başta ABD emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalistler dünya halklarının emeği ve kanıyla beslenmektedir. Halkların onlara karşı mücadelesinden, savaşından korkuyorlar. Bundan dolayı ordular kuruyorlar. Kurmak istedikleri Kolordu da var olan güçlerinin korkularını hafifletmeye yetmediğinin itirafıdır bir taraftan da. Hem katil hem de korkaktır emperyalizm. Sonlarının geldiğinin farkında olmaktır. Onca askeri güçlerine rağmen yine de kendilerini güvende hissetmiyorlar.

Evet ülkemiz emperyalizmin işbirlikçisi Yeni Sömürge bir ülkedir. İşbirliği yapanlar bir avuç azınlıktır. Ülkemiz de bir Kurtuluş Savaşı yaşandı. Kurtuluş savaşından önce ülkemiz açıktan işgal edilmişken yeni sömürgecilik yöntemiyle gizli işgal yöntemiyle yönetilmektedir. İkisi de işgaldir ancak bu işgali gizlemektedirler. Yeni Kolordu kurma planları ise daha sıkı ilişki, daha fazla taviz ve daha görünür işgal anlamına da gelmektedir aynı zamanda. Bu gücü de sadık işbirlikçisi AKP den almaktadır. Ancak yanılıyor.
Çünkü; bizim halklarımızın yüksek bir Anti-emperyalist bilinci vardır.

Çünkü bizim ülkemiz devrimcilerinin güçlü bir Anti-emperyalist tarihi vardır.

“Mandacı”, “İşbirlikçi” iktidarlar karşısında “Manda ve Himaye Kabul olunamaz” ^”Kahrolsun Amerikancı faşist Cunta” diyen “Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Halkların Mücadelesi” diyen devrimciler hep olmuştur.

Amerikan askerleri için genelevlerini boyayan işbirlikçiler karşısında,

Yankee Go Home” diyerek, Conileri denize dökenler hep olmuştur.

Amerikan üslerinin kapatılması için direnen devrimciler ve halk her zaman emperyalizme karşı mücadele de yerini almıştır.

Bundan sonra da olmaya devam edecektir!

Anadolu halkları daha Kurtuluş Savaşında yaratılan destanları anlatmaktadır çocuklarına. Yaşlısı, genci, kadını, erkeğiyle yaratılan kahramanlıkları unutmamıştır tüm işbirlikçi iktidarlara rağmen.

Ve en önemlisi bunları yedi düvele karşı yapmıştır. Böyle bir tecrübe vardır Anadolu halklarının bilincinin derinliklerinde. Ne kadar unutturulmaya çalışılsa da,  Üzeri örtülmeye çalışılmada, en ufak bir hatırlatma da ortaya çıkacak bir bilinçtir bu.

O nedenle de o kadar kolay değildir bizim topraklarımızda emperyalizmin elini kolunu sallayarak dolaşması.
Emperyalist şirketlere karşı direnen köylülere bakın! İkizdere’li köylülere. Bir tek Zeytin ağacını bile emperyalizme vermek istemeyen direnen köylülere…Çünkü Zeytin ağacı vatan demektir bu gün!

“Siyanürcü Şirket Memleketi Terket” diye gece gündüz demeden direnen Ege köylüleri daha bu topraklarda yaşıyor.

Her gün daha fazla saldırganlaşmalarının nedenidir. Bu denli saldırılara başvurmalarının nedeni. Devrimcileri tutuklayıp hapishanelere atmalarının nedeni budur. Hiçbir NATO politikası öyle kolay kolay hayata geçmedi bizim ülkemizde. Karşısında direnenler her zaman oldu. Bu nedenle daha da saldırganlaştılar. İstedikleri politikayı uygulayamadılar. Bundan sonrada uygulamayacaklar. Çünkü bunun önünde engel devrimciler ve Anadolu halkları var.

Anadolu halklarının ve dünya halklarının tarihi ne kadar emperyalizmin saldırı tarihi ise o kadar da direniş tarihidir aynı zamanda. Kurtuluş, Zafer ve Devrimler tarihi dir de.

Bu nedenle NATO politikalarını bizim ülkemizde rahat rahat hayata geçirilememiştir hiçbir zaman. Ülkemizi daha fazla emperyalizme bağlayıp, halklarımızın daha fazla aşağılanmasına kendi ülkemizde köle haline getirilmemize izin vermeyeceğiz. Bunun için kendi hızırımız olup direneceğiz.

Kendi öz örgütlenmelerimiz olan, Halk Komiteleri, Halk Meclislerinde örgütlenip emperyalizmi tüm üsleriyle birlikte ülkemizden kovacağız!


NATO YA HAYIR!

KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ!

KATİL ABD ÜLKEMİZDEN VE TÜM ORTADOĞUDAN DEFOL!

ABD ÜSLERİ KAPATILSIN!

KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!

 

 

ALMANYA ANADOLU ALEVİ KOMİTESİ

Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu'nun taleplerini desteklemek için mail eylemi

Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu'nun süresiz açlık grevindeki günleri bir hayli ilerledi.

Artık 250'li günleri geçen direnişte kritik bir aşamaya gelinmiştir.

Direnişçilerin taleplerini desteklemek için Avrupa'nın bir çok yerinden direnişçilerin taleplerinin kabul edilmesi için Adalet Bakanlığına E-Mail gönderildi.






05.Nisan Pazar günü Bağımlılıktan Kurtuluş Gönüllüleri (BKG) ST. Pölten Cem Evi'nde Güncel Bağımlılık Üzerine bir Panel Düzenlendi...

Yaklaşık 70 kişinin katıldığı Panel son yıllarda Avrupa ve Türkiye de Bağımlılık yaşının düşüşü ve madde Bağımlılıklarının hızla yükselişi ve bu duruma nasıl müdahale edileceği konusunda yapılan açıklamaların ardından son yılların Bağımlılık ve artışının resmi rakamlarının da paylaşılması, son dönemlerde Avusturya'nın bazı bölgelerinde yaşanan aşırı doz ölümler de panele katılan insanlara aktarıldı.

Özellikle ailelerin bu konuda bilinçlenmesi çocuklarını daha düzenli kontrol etmesi ve hal ve hareketlerine kadar değişiklikleri gözlemlemeleri ve fark ettikleri şüpheli durumlarda ne yapmaları gerektiğini anlatıldığı Panelimiz, BKG Tarafından hazırlanan 17 dakikalık Sinevizyon gösterimi ile devam etti...

Sinevizyon Gösteriminin ardından BKG adına Hasip Kıvraldal'ın canlı bağlanarak yaşadıklarını özetle anlatması, Bağımlılıktan nasıl kurtulduğunu ve nasıl bir süreç izlediğini panele katılanlarla paylaştı...

Orada bulunan tüm katılımcılara BKG'nin el ilanları ve bildirileri dağıtıldı....

Tüm ailelere eğer bildikleri tanıdıkları ya da kendi aile bireyleri içerisinde bağımlı olan kişiler var ise bildiriler ve el ilanlarında yazılı olan mail ve telefon numaralarından bizimle iletişime geçebilecekleri de söylendi.

Yaklaşık 2 saat süren panelimiz Karşılıklı soru ve cevapların ardından sonlandırıldı...

05.04.2026

AVUSTURYA BAĞIMLILIKTAN KURTULUŞ GÖNÜLLÜLERİ.












Yunanistan Halk Cephesi, Atina Aleksandras Caddesinde yer alan Prosfygika İşgal Evlerinin yıkılmaması için imza kampanyasında yer aldı. 6 Nisan Pazartesi günü Aristotelis Hantsiz’in ölüm orucu direnişinin 61. gününde ilk blok önünde açılan imza masasında bildiri dağıtımı yapıldı, imza toplandı. Yunanistan Halk Cephesi'nden iki ekibin katıldığı eylem 5 saat sürdü.

Yeni sömürge ülkelerde devletler emperyalizmle işbirliği ile halka saldırır, halklar ise dayanışma ile güçlenir, ayakta kalır.

Atina- Prosfygika İşgal Evlerine Yönelik Tahliye Saldırısına Karşı Ölüm Orucu Direnişinin 61. gününde olan Aristotelis Hantzis’in direnişinin yanında olduk.

Aritotelis Hantzis Neden Ölüm Orucu Direnişine Başladı?

Yunanistan Atina’da mültecilerin oturduğu işgal evlerine yönelik, Yunan devletinin tahliye kararına karşı Aristoteli Hanci (Αριστοτέλη Χαντζή), yaşamı savunmak için talepleri kabul edilene kadar ölüm orucu direnişi yapacağını duyurdu

Son on yıl içinde, devlet ve hükümet Prosfygika’yı tahliye edip yağmalamaya dördüncü kez teşebbüs ediyor. Her seferinde direnişle cevap bulan bu saldırılara karşı İşgal Topluluğu tarafından direnişle cevap verileceği açıklandı.

Prosfygika (Προσφυγικών) – İşgal Evleri, Yunanlar, sığınmacılar ve göçmenlerden oluşan, 50’si çocuk olmak üzere 400’den fazla kişinin yaşadığı bir topluluktur. Miçotakis iktidarı Prosfygika’yı hem yok etmek istediği bir politik düşman hem de yağmalayıp sömürmeyi hayal ettiği bir ekonomik değer olarak görmektedir.

Bu politikayı ülkemizde ‘’kentsel dönüşüm’’ adı altında yürütülen, halkın evlerine, arazilerine el koyma saldırılarından biliyoruz. Bir avuç inşaat tekelinin çıkarları için halk yaşadığı evlerden çıkarılıyor, şehir dışına sürgün ediliyor veya açıkta bırakılıyor. Amaç, halkın konut sorununu çözmek değil, tekellerin aç gözlerini doyurmaktır. Yunanistan’da da aynı durum geçerlidir. İşgal evlerinin ranta açılıp tahliye edilmesine karşı ölüm orucundaki Prosfygika Hareketinin direnişini selamlıyoruz.

İşgal Evlerinin Tahliyesine Karşı Ölüm Orucuna Başlayan Aristotelis Hantzis’in Talepleri:

Antika Bölgesi Tarafından Sözleşmenin Derhal İptal Edilmesi.

Tüm “Prosfygika” (Mülteci Evleri) Sakinlerinin; Evlerinde, Yaşadıkları Yerde ve Sosyal, Kültürel ve Organik Olarak Bağ Kurdukları Bu Bölgede Kalmaları.

“L. Alexandras Mülteci Evleri Sakinleri ve Dostları” Adlı Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluş (A.M.K.E.) Tarafından, Mülteci Evlerinin Restorasyonu İçin Kendi Finansmanlarıyla Somut Garantiler Verilmesi!

Mülteci Evlerinin “Kentsel Dönüşümü” İçin Kamu Parasından Tek Bir Euro Bile Harcanmasın!

Almanya’nın Bochum şehrinde çadır direnişi devam ediyor. Direnişin 3. Günü olan 6 Nisan günü aynı zamanda Irkçı NSU tarafından Almanya’nın Kassel şehrinde internet kafede katledilen Halit Yozgat’ın da ölüm yıldönümü. Halit Yozgat katledildiğinde sadece 21 yaşındaydı.


Katledildiğinde Anayasayı Koruma Örgütünün çalışanı olan Andreas Temme’nin de o internet kafede olduğu ortaya çıkmasına rağmen Andreas Temme hiç yargılanmadı.

Bu da Anayasayı Koruma Örgütünün NSU’yu bizzat yetiştirdiğinin kanıtıdır.

Aynı zamanda çadıra Almanya’nın birçok şehrinden aileler de ziyarete geldi. Bundan sonrası için ne yapılabileceği konuşuldu ve Halit Yozgat anlatıldı.


Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 252 Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 252.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 233.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 69. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 30.Gününde

6-) 9 Mart 2026; Yüksel Doğan 30. Gününde

7-) 1 NİSAN 2026; Betül Varan 7. Gününde

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

 Zehra Kurtay Fransız Emperyalizminin Yapmaya Çalıştığı Komploları Teşhir Ediyor

Kamuoyuna; Başıma Gelecek Her Şeyden Fransa Polisi Sorumludur

Fransa Polisi, üzerime ifade verecek kişi aramaya, direnişimizi kriminalize etmeye, direniş çadırımıza emek veren kişileri tehdit etmeye,çadıra harcanan emeği terörizm kavramı içine sokmaya devam ediyor.

Bunun en son örneği dün akşam yaşandı.

Bir çadır emekçimiz Sarcelles Garı'nda bir Türkiyeli Polis tarafından durduruldu ve bir araçla içinde sivil iki polisin olduğu başka bir araca götürüldü. Emekçimiz burada korkutulup, oturum, iade ve hapis cezasıyla tehdit edilip üzerime ifade vermeye zorlandı ve iş birliği teklif edildi. İş birliği karşısında 10 yıllık oturum ve sosyal lojman teklifi sunuldu.

Fransa Polisi'nin yeni bir komplo peşinde olduğu artık aşikâr.

Dün Uğurtan Sağır'ı tehdit edip beni hedef gösterdiler... bugün bu emekçimizi illegal şekilde sorguladılar.

Amaç Belli;

Kişileri zor ve tehditle devrimcilerin çevresinden uzaklaştırmak,

Devrimciliği bir suçmuş gibi algılatmak...

Aylardır söylüyorum BEN TERÖRİST DEĞİLİM.

Devrimcilik yapmak suç değildir.

ASIL SUÇLU SİZSİNİZ.

ASIL SUÇLU EMPERYALİZMDİR.

Hiçbir koşulda beni ve bir direniş mevziisi haline getirdiğimiz çadırımızı kriminalize edemeyeceksiniz.

Direnmeye ve çaldığınız tüm haklarımı sizden teker teker söküp alacağım.

Direniş Çadırı, ezdiğiniz, onurunu ayaklar altına aldığınız herkese umut olmaya devam edecek.

Bir komplo hazırlığı içinde olan Fransa Polisi'nin de başıma gelecek her şeyden sorumlu olacağını kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.

 

Devrimcilik yapmak suç değildir

Haklıyız Kazanacağız

Zehra Kurtay


 

Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen (231), Tahsin Sağaltıcı (251) ve Gürkan Türkoğlu'nun (251) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi 24. gününde devam ediyor.

YÜKSEL DİRENİŞİ- 25. GÜN -13.00 AÇIKLAMASI: "Oğlum ve Arkadaşları Adım Adım Ölüme Gidiyorlar. Bunu Yetkililer Neden Duymuyorlar?"

YÜKSEL DİRENİŞİ- 25. GÜN- 15.00 AÇIKLAMASI:

"Ben Hüseyin Özen’in kardeşiyim, abime söz verdiğim gibi talepleri kabul edilene kadar buradayım, her ne bedel ödenmesi gerekiyorsa buna hazırız!"

YÜKSEL DİRENİŞİ- 25. GÜN-17.00 AÇIKLAMASI:

''10 dakika önce çocuğumla konuştum. Çocuğumu bir bebek gibi bezle geziyor. Arkadaşları da öyle. Ağızlarında yara

 



AEC Fransa ve direniş çadırının ortaklaşa düzenlediği "çadır sohbetleri" serisinde bu sefer Afrika'nın Guinea Bisseau ülkesi ile ilgiliydi.

Konuşmacı aynı zamanda avukat olan, Pan Afrikanist örgüt "All African People's Revolutionary Party( Bütün Afrika Halklarının Devrimci Partisi) nin merkez komite üyesi Imani Na Umoja idi.

Çadir sohbeti aynı anda hem online, ehemde Paris’te çadırda gerçekleşti.

Sohbeti bir tercüman çadırdakiler için İngilizceden Fransızcaya çevirdi.

Konuşmacı 2025 yılında Gunea Bisseau'da yaşanan darbe ve emperyalizm müdahaleri hakkinda bilgi verdi.

Bizim bu paneli düzenlememizden mutluluk duydu, çünkü darbeye rağmen Günea Bisseau dünya gündeminde yer almıyor

 
Halkın Sesi Radyo, Harika Sohbetler, kıssadan hisseler, atasözleri, türküler, şiirlerle, 5 Nisan Pazar tarihinde yayınlanan, Almanya'da NSU davalarının yeniden görülmesi ve gizli dosyaların açıklanması için açılan direniş çadırından Hasip Kıvrak Dal’ın konuk olarak katıldığı bölümün kaydını paylaşıyoruz.

https://halkinsesiradyo.org/2026/04/06/almanyada-nsu-davalari-yeniden-gorulsun-gizli-dosyalar-aciklansin/

 

 

Paris Direniş Çadırı'nın programladığı Söyleşi dizisi bu hafta’da devam etti.

Söyleşiler dizisinin bu ikincisinin konusu Afrika üzerineydi.

2 Nisan Perşembe akşamı yapılan söyleşide Gine Bisseu'dan Amini, konuşmacı olarak yer aldı.

Belarus, Avusturya, Marsilya ve Belçika'dan da konukların da internet üzerinden dahil oldukları söyleşide Amini, Afrikalı sömürgeciliğe karşı verdiği bağımsızlık mücadelesini tarihsel temellerine oturtarak anlattı.

Polonyalı, Fransalı ve Arap çadır emekçilerinin de katıldığı söyleşide Afrika ülkelerinin mücadele geçmişleri hakkında önemli bilgiler edinildi.

Söyleşiye 13 kişi katıldı.




 


Haftalık TAYAD Bülteni'ni Yayınlıyoruz

Tarih 6 Nisan 2026

Sayı: 70

 

Haftalık TAYAD Bülteni’ni indirmek için Tıklayınız

 

Lütfiye Türkoğlu: Dinliyorum seni anneciğim.

Gürkan T.: Ne var ne yok ne yapıyorsunuz?

Lütfiye T.: İyiyiz, direnişteyiz. Sizlerin hayırlı haberlerinizi bekliyoruz.

Gürkan T.: Biz de direnişteyiz.

Lütfiye T.: Bu iş sonuçlanıncaya kadar da buradan hiçbir yere gitmeyeceğiz.

Gürkan T.: Biz de zafere kadar direnmeye devam edeceğiz.

Lütfiye T.: Elimizden geleni yapacağız annem.

Gürkan T.: Emeğinize sağlık…

(Yukarıdaki diyalog, Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde, kuyu tipi tecrite karşı süresiz açlık greviyle direnen

Gürkan Türkoğlu’nun, Ankara Yüksel Caddesi’nde aynı taleplerle direnişte olan annesi Lütfiye Türkoğlu ile

30 Mart tarihli telefon görüşmesinden)

 

TAYAD’lı Aileler

Evlatlarıyla Birlikte Direniyor!

Yaşasın Direniş, Yaşasın Zafer!

Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.