GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

 


28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail İran'ı hiç bir neden olmadan saldırdı.

Bu saldırganlığı kesintisiz bir şekilde sürüyor.

İsrail bütün Ortadoğu'yu Gazze'ye çevirmek istediği için, İran halkının üzerine çok ağır bombardıman yapıyon

Daha 1 ay içinde 40 binin üzerinde ölü olduğu söyleniyor.

ABD emperyalizmini ve İsrail Siyonizmini protesto etmek; aynı zamanda İran halkının yanında olduğumuzu göstermek amacıyla,  Anti-Emperyalist Cephe ve Halk Cephesi, Avrupa'nın farklı şehirlerinde eş zamanlı İran Büyükelçiliği önünde eylem yapıldı.

Aynı şekilde İran Büyükelçiliği kabul ettiği taktirde, Büyükelçiliğin görevlileri ile de görüşülecekti.

Paris'de Büyükelçilik tarafından kabul edilindi.

İran Büyükelçiliği çalışanları gördükleri tablo karşısında biraz şaşkındı. Bugüne kadar ellerinde çiçek ve dayanışma mesajı ile gelindiği pek sık görülen bir şey olmasa gerek.

Ancak AEC ve Halk Cephe'liler İran halkının uğradığı saldırıya karşı kayıtsız kalamazdı.

Büyükelçinin kendisi bir toplantıdadıydı. Bundan dolayı bir Büyükelçinin çalışanlarından 2 kişi tarafından kabul edildik.

Bize çay ve bisküvit ikram ettiler- tıpkı Türkiye'deki çay bardaklarıyla.

Sebebi ziyaretimizi anlattık. Onlara yazdığımız dayanışma mektubunu taktim ettik.

Büyükelçiliğin içinde yaklaşık 1,5 saat geçirdik.

Büyükelçilik çalışanı kendisini çok iyi ifade etmek istedi.

Yaşadıkları saldırıyı, İran halkının acılarını anlattı. Onlar için bu rakamlar öylesine sayı olmadığını. Her rakamın arkasında bir insanın, bir ailenin kaderi olduğunu ifade etti. İran devleti için her birinin büyük önem arz ettiğini söyledi.

Batı medyasının uyguladığı sansürden muzdarip olduklarını ifade etti.

İran devleti günlük sansürsüz ve dezenformasyon ile çarpıtılmamış haber bültenleri çıkartıyormuş. Bizden numaralarımızı alıp, bize günlük bilgi göndermeyi teklif etti.

Biz genel olarak sebebi ziyaretimizi ifade ettikten sonra, İran'a bir heyet göndermek istediğimizi söyledik.

Daha önce AEC Donbass'a da bir heyet göndermişti. Aynı şekilde Gazze'ye Rafah sınırı üzerinden geçecek şekilde bir heyet göndermiştik. Şimdi de İran'a göndermek istiyoruz. Hem olup bitenleri kendi gözlerimiz ile görmek, hemde dünyaya göstermek için.

Büyükelçilik çalışanı bundan büyük memnuniyet duydu ve her türlü yardımcı olacağını söyledi.

Bizim onlardan her şekilde yardım isteyebileceğimizi söyledi. İran ile ilgili bir şey yapmak istediğimizde, Büyükelçiliğe başvurabileceğimizi belirtti.

1,5 saatlik ziyaretimiz sonrası, ayrılmadan evvel ellerimizdeki çiçekleri teslim ettik.

En sonunda, Büyükelçilik önünde İngilizce, Türkçe, Fransızca açıklama yaptık.

İran Büyükelçiliğine yazdığımız destek mesajı paylaşıyoruz:

 

İRAN HALKININ YANINDAYIZ

Biz buraya İran ve İran halkı ile dayanışmamızı göstermeye geldik.

28 Şubat 2026 tarihinde ortada hiç bir sebep yokken;sizi "müzakere yalanları" ile oyalarken; görünürde İsrail ve ABD tarafından saldırıya uğradınız.

Görünmeyen saldırganlar ise, ABD ve İsrail işbirlikçisi körfez ülkeleridir.

Daha size yapılan tek taraflı saldırının ilk günlerinde,  dini lideriniz Ayatollah Ali Khamaney'i şehit verdiniz.

Bu vesileyle İran halkına baş sağlığı diliyoruz.

Haydut ABD emperyalizmi ve siyonist İsrail, akıttığı kanın hesabını verecek.

İran, Filistin, Lübnan halklarının kanı yerde kalmayacak.

Sizin iktidarınızı devirip, Şeyh Pevlevi'yi iktidara getirmek istediler.

Çünkü o sadık bir ABD ve İsrail uşağı olacaktır.

Ancak hiç de umdukları gibi olmadı.

Siz öylesine direngen çıktınız ki. Dünya halklarını sevindirdiniz.

İsrail, ABD emperyalizm, AB emperyalizm ve Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn gibi işbirlikçi körfez ülkelerini şaşkına çevirdiniz.

ABD'yi bu savaşa girdiğine bin pişman ettiniz.

İsrail, Filistin topraklarını işgal ettiği 1948 Nakba'sından bu yana, hiç böylesine üst üste, peş peşe saldırıya uğramamıştı.

İsrail'liler buna alışkın değil. Onların demir kubbesi gibi güvenlik sistemlerinin kendilerini koruyacağını zanettiler.

Ancak İran'a saldırıyı başlattıkları günden bu yana, İsraililer lağım fareleri gibi, sürekli sığınaklarda yaşamak zorunda.

Körfez ülkelerinin işbirlikçisi, kişiliksiz şeyhleri hem şaşkın, hemde çaresiz ve perişan.

Hani ABD onları koruyacaktı? Bırakın onları korumayı, kendi askeri üslerini bile koruyamıyorlar.

ABD askerleri korkularından ölüyor. Üniformalarını çıkarttıp, otellerde böcekler gibi saklanıyorlar.

Şu anda ABD emperyalizmin sadık köpekleri olmanın bedelini ağır ödüyorlar.

 ABD emperyalizmi şaşkın, ne yapacağını bilmiyor.

Geri adım atamaz, bu ABD hegemonyasının çok açık sonu olacaktır.

Ama ileriye de gidemiyor. İran onlara hattini bildiriyor. 

Başta İran'daki ikidarı devirip, darbe yapmak isteyen ABD emperyalizmi, şimdi Hürmüz boğazını açabilse, "zafer kazandığını" ilan edip, savaşı tek taraflı sonlandıracak.

Ancak kısa süre içinde iki kere saldırıya uğrayan İran bu sefer altdan almıyor, tolerans göstermiyor.

Kağıt'dan kaplan olan emperyalizm, İran, Hizbullah, İrak'daki direniş örgütlerinin ve Yemen'deki Ansar Allah'ın vurduğu darbeler tarafından şaşkına döndü. Öldü dediği direniş eksenini kaya gibi sağlam karşılarında duruyor.

Siz ilk zaferinizi elde ettiniz bile. ABD ve NATO İrak'dan ayrılmak zorunda kaldı.

Bu ezilen dünya halkları için büyük bir mutluluk kaynağı.

İrak işgalinde katledilen 1 milyon insanın hesabının sorulmasıdır.

Umarız pek yakında ABD üsleri bütün Ortadoğu'dan silinip süpürülürler. 

Ve inşallah bu ölümcül darbeler ile birlikte, İsrail denilen devlet bu yeryüzünden kazınıp gider.

Tarihin çöplüğüne atılır.

Filistin halkı topraklarına geri kavuşur.

Siz şu anda direniş ekseni ile birlikte, ABD ve İsrail'in gerçekten ne kadar güçsüz olduğunu gösterdiniz.

Siz egemen, diz çökmeyen bir ülkenin nasıl olması gerektiğini gösteriyorsunuz.

Siz şu anda bütün dünyaya vatan ve halk sevgisi dersi veriyorsunuz.

Siz emperyalist ülkelerin asla anlayamayacağı, bilmediği tanımadığı değerler için savaşıyorsunuz:

Onur, şeref ve haysiyet.

Onlar o sefil hayatları için, yapamayacağı alçaklık yoktur.

Oysa siz, başınız dik, ölüme meydan okuyarak şehit düşüyorsunuz.

Aslında bizim ülkemizin şairi Ataol Behramoğlu'nun dörtlüsü bu durumu çok iyi anlatıyor:

"Cellat uyandı yatağında bir gece

"Tanrım"  dedi  "Bu ne zor bilmece :

Öldürdükçe çoğalıyor adamlar

Ben tükenmekteyim öldürdükçe.."

 

Emperyalizm sizi asla anlayamaz.

Ama biz anlıyoruz.

Çünkü bizde emperyalizme karşı, bütün dünyayı karşımıza alarak, mücadele ediyoruz.

Direnenler birbirlerini anlarlar.

Siz, bugün sadece İran halkı için değil, bütün dünya halkları için umut kaynağısınız.

 

İran halkının yanındayız.

Kahrolsun ABD emperyalizmi ve İsrail Siyonizmi.

 

Anti Emperyalist Cephe Fransa

Fransa Halk Cephesi











 

1-

NATO, YANİ ABD EMPERYALİZMİ, TÜRKİYE’DE NATO KOLORDUSU KURMAYI PLANLIYOR!

BU ABD’NİN TÜRKİYE’Yİ İŞGAL PROGRAMIDIR!

Kolordu Kurmak, “Savaş Yönetim Merkezi” Kurmaktır!

Bu Merkez, Savaşın Planlandığı ve Yönetildiği Beyin Olacak.

TÜRKİYE TOPRAKLARI, BAŞTA ORTADOĞU OLMAK ÜZERE DÜNYA HALKLARINI KATLETMEK İÇİN SALDIRI ÜSSÜ OLARAK KULLANILACAK!

BAŞTA ORTADOĞU, RUSYA, ASYA VE AFRİKA OLMAK ÜZERE BÜTÜN DÜNYANIN EMPERYALİST İŞGAL PROGRAMI TÜRKİYE’DEN YÖNETİLECEK!

2-

ANADOLU HALKLARININ ANTİ-EMPERYALİST BİLİNCİ VE DUYGUSU GÜÇLÜDÜR!

 

FAKAT İŞBİRLİKÇİ OLİGARŞİNİN FAŞİST İKTİDARI AKP,

TAM BİR AMERİKAN UŞAĞIDIR!

Trump, Tayyip Erdoğan İçin İran savaşında “Büyük Bir Lider, Türkiye Harikaydı” demiştir.  Bu Cümleler AKP’nin nasıl bir işbirlikçi olduğunun ve iktidarda kalabilmek için emperyalizm adına daha neler yapabileceğinin göstergesidir.

TÜRKİYE TOPRAKLARI, CUMHURBAŞKANI KATİL TAYYİP ERDOĞAN’IN RIZASI  İLE AÇIK İŞGAL EDİLECEK! KOMŞULARIMIZA, KARDEŞ HALKLARIMIZA SALDIRI ÜSSÜ OLACAK!

KATİL, SAPIK, İŞKENCECİLERDEN OLUŞACAK OLAN 20 İLA 60 BİN KİŞİLİK BU KOLORDUNUN YANİ İŞGAL ORDUSUNUN ÜLKEMİZİ İŞGAL ETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

BURASI ANADOLU TOPRAKLARI,

BİZİM OLDUĞUMUZ YERDE EMPERYALİZME GEÇİT YOK!

TÜRKİYE TOPRAKLARINDA NATO’YA YER OLMAYACAK!
VATANIMIZI DÜNYA HALKLARI İÇİN CENNET DÜŞMANLARIMIZ İÇİN CEHENNEME ÇEVİRECEĞİZ!

ANADOLU TOPRAKLARINDA HALK CEPHELİLER VAR,

BU SALDIRI MERKEZİNİN, HALKLARA SALDIRI ÜSSÜNE DÖNÜŞMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

BE HEY ZULMÜN TANRILARI;

TANKINIZI TOPUNUZU, SOYUNUZU SOPUNUZU ATACAĞIZ YURDUMUZDAN!

BU CÜRETLE ve ANTİ-EMPERYALİST BİLİNÇLE MÜCADELE EDEN 300’E YAKIN HALK CEPHELİ DEVRİMCİ, BUGÜN KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE, AĞIRLAŞTIRILMIŞ TECRİT HAPİSHANELERİNDE TUTSAK!

ÇÜNKÜ AMERİKAN ÇIKARLARININ, TOPRAKLARIMIZIN EMPERYALİZMİN SALDIRI ÜSSÜ OLMASININ ÖNÜNDEKİ TEK ENGEL, HALK CEPHELİLER’DİR!

 HALK CEPHELİ TUTSAKLAR, 2016’DAN BERİ SÜREKLİ FAŞİZME KARŞI SÜREKLİ DİRENİŞTELER…

3 YILDIR ARALIKSIZ DEVAM EDEN AÇLIK GREVLERİ İLE ANADOLU TOPRAKLARININ TESLİM ALINMASI SALDIRISINA KARŞI DİRENİYORLAR!

KUYU TİPİ HAPİSHANELER, ABD EMPERYALİZMİN ANADOLU HALKLARINI TESLİM ALMA PROGRAMIDIR!

ANT OLSUN Kİ, KATİL NATO-ABD ORDULARINI, EPSTEİN ADALARINA GÖMECEĞİZ!

3-

AVRUPA HALKI; Askerlerinizi Ülkenize Geri Çağırın!
Dünya Halklarının Katili Olacaklar! NATO Ordusu Gittiği Her Yere Katliam, İşkence, Hapishane ve Tecavüz Götürmüştür! GELİN, NATO DAĞITILSIN TALEBİNİ BİRLİKTE YÜKSELTELİM!

NATO, Emperyalizmin halklara karşı savaş örgütüdür.

NATO Demek; İşgal, Katliam, Yoksulluk, Sömürü Demektir.

                                              

 

4-

 

EMPERYALİZME KARŞI, SAVAŞ ÖRGÜTÜ NATO’YA KARŞI, HALKLARIN ANTİ-EMPERYALİST BİRLİĞİNİ KURALIM!

2026 YILI NATO ZİRVESİ, TÜRKİYE’DE GERÇEKLEŞECEK!

NATO ZİRVESİNİN HEDEFİ, TAM TESLİMİYET YARATAMADIĞI TÜM ÜLKELERİ, AMERİKAN İMPARATORLUĞU’NUN BİRER EYALETİ HALİNE GETİRMEKTİR!

TÜM SALDIRILARI EMPERYALİZME KARŞI BAĞIMSIZLIK SAVAŞIMIZLA,

DİRENİŞLERİMİZLE BOŞA ÇIKARACAĞIZ!

TÜRKİYELİ DEVRİMCİLER OLARAK, NATO ZİRVESİNE KARŞI DÜNYA HALKLARINI BİRLEŞTİRİYORUZ

NATO’YA KARŞI İSPANYA’DA, HALKLARIN ANTİ-EMPERYALİST BİRLİĞİ KONFERANSINI DÜZENLİYORUZ

HEDEFİMİZ; DÜNYA HALKLARININ NATO VE ABD EMPERYALİZMİNE KARŞI ORTAK MÜCADELE PROGRAMINI OLUŞTURMAK VE MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMEKTİR.

TÜM ÜLKELERDE, HALK KOMİTELERİ ve HALK MECLİSLERİ KURULMASINI SAĞLAMAKTIR.

ONLAR BİR AVUÇ, BİZ İSE MİLYARLARIZ!

ONLARIN SAVAŞ ÖRGÜTLERİ-ORDULARI; HALKLARIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ KARŞISINDA HÜKÜMSÜZDÜR!

ÇÜRÜMÜŞ, KOKUŞMUŞ, VAHŞİ, SÖMÜRGECİ EMPERYALİZME KARŞI

BİRLEŞECEK, MÜCADELE EDECEK, KAZANACAĞIZ!

NATO’NUN KORKUSU

DEVRİM VE SOSYALİZM KORKUSUDUR!

KORKULARINI BÜYÜTECEĞİZ!

 

ANTİ-EMPERYALİST CEPHE

HALK CEPHESİ (AVRUPA)

GRUP YORUM








 

 

 


Şakran Kadın Kapalı Hapishane idaresini, cüppeli cellat Akın Gürlek'i ve tüm işkencecilerini uyarıyoruz:

Bizler suçlu değil devrimciyiz.

Kimliğimize, kişiliğimize ve politik varlığımıza yönelik dayatılan hiçbir saldırıyı kabul etmeyeceğimizi bir kez daha açıkça ilan ediyoruz.

Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde dayatılan “tutuklu kimlik kartı” uygulaması, basit bir idari düzenleme değil; hukuki, insani ve siyasi boyutlarıyla sistematik bir işkence ve siyasi bir saldırıdır.

Hukuki açıdan:

Hiçbir idari uygulama, temel hak ve özgürlüklerin kullanımını koşula bağlayamaz. Görüş, iletişim, sağlık ve yaşam hakkı gibi en temel hakların bir “kimlik kartı” dayatmasına bağlanması açık bir hak ihlalidir. Bu uygulama, hukukun evrensel ilkelerine ve insan onuruna aykırıdır. Haklar pazarlık konusu yapılamaz, idarenin keyfi kararlarına teslim edilemez.

İnsani açıdan:

Dayatılan bu uygulama, tutukluların onurunu hedef almakta ve onları iradesizleştirmeyi amaçlamaktadır. Kimlik dayatması, yalnızca bir kart meselesi değil; kişinin kendini tanımlama hakkına yönelik bir müdahaledir. İnsan onuru, hiçbir koşulda idari zorlamalara tabi tutulamaz. Açlık grevi gibi ağır bir direniş biçiminin ortaya çıkması, yaşanan baskının boyutunu açıkça göstermektedir.

Siyasi açıdan:

Bu dayatma, politik tutsakları “suçlu” kimliği içine hapsetme girişimidir. Oysa bizler, halkımızın özgürlüğü ve vatanımızın bağımsızlığı için mücadele eden devrimcileriz. Emperyalizme ve faşizme karşı savaşmak suç değil görevdir. Tuğçenur Özbay, bu onurlu görevi yerine getirirken tutsak düştü. Onun onurla taşıdığı tek bir kimliği vardır; o da Dev-Gençli olmaktır.

Bu nedenle dayatılan kimlik, yalnızca bir kart değil; bir teslim alma politikasıdır. Bu politikayı reddetmek, aynı zamanda devrimci kimliğimizi ve tarihsel mücadelemizi savunmaktır.

Açıkça ifade ediyoruz:

Asıl suçlu; tutsakların yıllar süren direnişlerle kazandığı hakları gasp eden, onları iradesizleştirmeye çalışan ve “suçlu kimliği” dayatan hapishane idaresidir.

İki aydır açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay’ın talepleri derhal kabul edilmelidir. Sağlık durumu geri dönülmez noktaya gelmeden bu hukuksuz uygulamadan ve faşist baskılardan vazgeçilmelidir.

Buradan Şakran Kadın Kapalı Hapishanesine  sesleniyor ve uyarıyoruz:

 

Kimlik dayatması derhal kaldırılmalıdır.

- Temel haklara yönelik tüm fiili engellemeler son bulmalıdır.

- Açlık grevindeki tutsakların talepleri gecikmeksizin karşılanmalıdır.

Aksi halde yaşanacak her türlü olumsuzluğun sorumluluğu bu politikaları sürdürenlere ait olacaktır.

Bizler kimliğimizden, onurumuzdan ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

Dayatılan hiçbir kimliği kabul etmeyecek, haklarımızı savunmaya devam edeceğiz.

Dev-Genç Kimliktir,

Dev-Genç Gelecektir,

Kimliğimizden ve geleceğimiz den asla vaz geçmeyeceğiz.

Onuru savunmak, direnişi büyütmektir.

Tuğçenur Özbay yalnız değildir.

Yaşasın Dev-Genç, Yaşasın Dev-Gençliler.

 

Avrupa Dev-Genç






 


THKP-C Önderleri’nin resimlerinin yer aldığı karanfiller ve mumlardan oluşan saygı-anma masası hazırlandı.

29 Mart Pazar Akşamı Yapılan Anma Da

Kızıldere Manifestosu anlatıldı. “Devrim şehitleri dünümüz bugünümüz ve yarınlarımızdır, direnişin olduğu her yer Mahirlerin adasıdır, direniş çadırı Mahirlerin çarpıştığı kerpiç evdir. Bugün bu kerpiç evimizde hemen hemen her kuşaktan insanlar var…direnenler var Kızıldere’den devraldığımız sosyalizm bayrağını geleceğe taşıyoruz”sözlerine yer verildi. İhtilalin yolunun Kızıldere’den geçtiğine”vurgu yapıldı.

Fransa Dev-Gençliler tarafından Kızıldere Direnişini anlatan türküler ve marşlar seslendirildi. Halk Cephesi adına bir kişi “Kızıldere Son Değil Savaş Sürüyor”yazısını okudu. Son olarak 30 Mart 17 Nisan Kurgusu izlendi. Anmaya Direniş Çadırının Fransız Emekçileri de dahil olmak üzere toplamda 20 kişi katıldı.





 

Anti-Emperyalist Cephe ve Halk Cephesi (Türkiye) çağrısıyla 31 Mart Salı günü Atina'daki İran Büyükelçiliği önünde, 28 Şubat'ta İran'ın Minap şehrinde ABD/İsrail'in saldırılarında katledilen 168 kız öğrenci ve tüm şehitler için anma ve İran'a yapılacak yürüyüş için çağrı etkinliği gerçekleştirildi.

Etkinliğe Yunanistan'daki Yunan solundan, anti emperyalist örgütlerden katılarak destek verenler de oldu. Türkçe, Yunanca ve İngilizce açıklamaların yapıldığı ve anti emperyalist sloganların atıldığı etkinlikte İran'ın Atina Büyükelçisi de bir konuşma yaptı.

Etkinlikte Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği, Grup Yorum, Halk Sineması, Avrupa Dev-Genç, Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro, Anti-Emperyalist Cephe ve Halk Cephesi (Avrupa) imzasıyla Türkçe ve Yunanca bir açıklama yapıldı.

Yapılan açıklamada ABD emperyalizminin ve İsrail siyonizminin Ortadoğu'daki savaş politikalarının ve İran'a yönelik saldırısının nedenleri ve siyasi önemi vurgulandı. Ayrıca ABD-İsrail’in İran'a yönelik en kanlı ve en insanlık dışı saldırılarından biri olan Minap'ta bir okula düzenlenen saldırıda 168 kız çocuğunun öldürülmesine de vurgu yapılan açıklamada "168 İRANLI İLKOKUL ÖĞRENCİSİ BAŞÖRTÜLÜ KIZ ÇOCUĞUNUN VÜCUTLARI FÜZELERLE PARAMPARÇA EDİLEREK KATLEDİLDİ. 168 Kız Çocuğunun Katili ABD emperyalizmidir. Dünya halkları; sırf Molla rejiminde doğdular diye, çocukları gittikleri okulda (Güzel Ağaç İlkokulu), askeri hedef yaparak vahşice katledenlerden hesap soracak! 6-12 Yaş Arasındaki Savunmasız Çocuk Bedenlerini, Füzelerle Bile-İsteye Paramparça Edenler, Bunun Hesabını Vermek Zorunda Kalacak!" denildi.

Açıklamada ayrıca "Bugün İran’ın İşgaline Karşı Çıkmayanlar, Yarın Kendi Topraklarının ABD’nin Eyaleti Olmasının Önüne Geçemeyecektir! İran Halkının ABD Emperyalizmine Karşı Mücadelesi, Aynı Zamanda Her Halkın Kendi Vatanının Bağımsızlık Mücadelesidir!" denilerek dünya halklarına bu emperyalist haydutluğa karşı mücadele ve direnme çağrısı yapıldı.

Açıklamada son olarak, "Biz emperyalizm ile dünya halkları arasındaki baş çelişkide, kendi safımızda yer almaya devam edeceğiz. İran halkının yalnızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz. İran halkının işgale karşı direnişinin yanı başında olacağız." sözleriyle İran'a yapılacak yürüyüşe çağrı yapıldı.

 

1 saat süren etkinliğe yaklaşık 50 kişi katıldı.











Kuyu-Tipi Direnişine Destek Komitesinin çağrısı şu şekildeydi.

 Herkese merhabalar...

 Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen 200'lü günleri aşıp 250'li günlere dayandılar. Direnişi, nedenlerini ve faşizmin ancak direnişle geri adım attığını hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Kuyu-tipi direnişine destek komitesi olarak bu hafta bir dizi eylem yapma kararı aldık.

 1-            Yarın, Çarşamba 25 Mart, adaletsizlik bakanlığına aşağıdaki e-maili gönderip ekran görüntüsünü paylaşacağız.

 -----

 Antalya kuyu-tipi hapishanesi’ndeki siyasi tutsaklar Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen, kuyu-tiplerinin kapatılması ve tecrit olmayan ve ailelerine yakın olan bir hapishaneye sevk edilmeleri talebiyle açlık grevinde.

 Bugün, 25 Mart 2026, Tahsin ve Gürkan açlıklarının 239. Hüseyin ise 220. Gününde.  Onların talepleri derhal kabul edilmeli ve kuyu-tipi olmayan, ailelerine yakın bir hapishaneye sevk edilmelidirler.

 Sevk talebi için ölmeleri dayatılıyor. Sevk talebini reddedip, kuyulara gömmek istiyorsunuz. Kuyu Tiplerini bunun için yaptınız. Havanın, güneşin, insan sesinin girmediği, bırakın yıllarca yaşamayı, bir gün bile kalamayacağınız o hücrelerde tutsakları diri diri gömmek istiyorsunuz.

 Bu yaptığınız hem insanlığa, hem ahlaka, hem dilinizden düşürmediğiniz dininize, hem de yasalara aykırıdır. 

 Direnişteki tutsaklar yalnız değiller ve onları kuyu-tipi işkencehanelerinizde öldürmenize izin vermeyeceğiz. 

Yaptığınız suçtur ve suçunuzu dünya çapında, her yolla duyurmaya ve size teşhir etmeye devam edeceğiz.

 KUYU TİPLERİ YASA VE İNSANLIK DIŞIDIR, KAPATILMALIDIR!

 TUTSAKLARIN TALEPLERİNİN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ!

 YAŞASIN DİRENİŞ, YAŞASIN DİRENİŞÇİLER!

 -----

 Çağrıya uyan onlarca Türkiyeli ve Avrupalı insanımız yüzlerce e-mail gönderdiler. Email gönderilen ülkeler; Beyaz Rusya, Rusya, Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Büyük Britanya, Yunanistan, Bask Ülkesi, Hollanda ve İsviçre.









26 Mart Perşembe günü ise bu kez Adalet bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Antalya kuyu-tipi hapishanesi telefonla aranarak, tutsakların taleplerinin makul olduğu ve kabul edilmesi gerektiği, bizlerin direnişe destek verdiğimiz vurgulandı.

 

28 Mart Cumartesi günü ise bir günlük destek açlık grevi yapıldı. Katılımcıların ülkelere göre dağılımı;

Büyük Britanya: 24, İsviçre: 19; İskandinavya:75, Almanya: 9, Avusturya: 43, Fransa: 44       Yunanistan: 204, Belçika: 13, Rusya: 1, Hollanda: 9: Toplam: 442 














Ayrıca Hollanda ve Yunanistan’da Türkiye elçilikleri önünde protesto gösterileri düzenlendi.







Bizim çabamız onların seslerini yükseltecek ve moral destek verecektir. Bugüne kadar 40 direniş zaferle sonuçlandı. Bunda bir zerre kadar da olsa katkımız varsa ne mutlu bize.

Birlikte başarırız.

Bu güce ve iradeye sahibiz.

 

Kahrolsun faşizm, Yaşasın direnişimiz.

 

KUYU-TİPİ DİRENİŞİNE DESTEK KOMİTESİ


 Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 246 Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 246.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 227.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 63. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 24.Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR 



Emekli Meclisi kurum binası AKP'nin faşizminin katil polisleri tarafından sabah 05.00 te kapılar kırılarak basılmış kurum binası polisler tarafından talan edilmiştir. AKP faşizminin emeklilerin haklı mücadelesine yapmış olduğu bu saldırı kabul edilemez.

Bu sabah saatlerinde yapılan baskınlarda gözaltına alınan isimlerden öğrendiklerimizi paylaşıyoruz: -Zerrin Aldemir -Hasan Kaşkır -Tülin Karakullukçu -Ömer Sarsılmaz -İsmet Ağırman -Önal Akkaya -İsa Albayrak

Ahmet Kulaksız Hüseyin Kaşkır Emine Kaşkır

Nurettin Kılıç Bedirhan Çetinkaya da gözaltına alınmıştır. Müvekkilimiz Ahmet Kulaksız ileri derece KOAH hastasıdır, solunum cihazıyla birlikte gözaltına alınmıştır.  AHMET KULAKSIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

EMEKLİ MECLİSİ ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN!

KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen(226), Tahsin Sağaltıcı (245)  ve Gürkan Türkoğlu'nun(245) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi devam ediyor.

Yüksel Direnişi 19. Gün Akşam Açıklaması:

''Adalet Bakanı ile görüşmek istediğimiz halde gözaltına aldılar. 19 gündür kulakları duymuyor, sağırlar.''

Tayadlı Aileler Yüksel Direnişi 18. Gün saat 13:00 basın açıklaması:

''Abim ve arkadaşlarının sağlık durumları şu an çok kötü durumda... Hafıza kayıpları başladı. Ayaklarında yanma dillerinde döküntüler başladı.''

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.