GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Evet yanlış duymadınız, 18 Mart 2026 günü, Almanya’nın Anayasa Koruma Örgütü (Verfassungsschutz) ve Federal Kriminal Polis Teşkilatı (BKA) polisinin emriyle Temel bir hak olan eylem hakkı bir anda yasaklandı. Yani üç ay için 24 saatlik Çadır direnişi için yasal izin alındığı halde, araya giren BKA ve Verfassungsschutz polisi eylem iznini iptal etti. Yani devrimci demokratları, yasadışı bir şekilde dinleyen, her yasal eylemi kriminalize ederek temel haklarımızı kullandık diye bize dava açanlar ve mahkemelerde büyük bir delilmiş gibi yasalarına göre bile SUÇ olmayan eylemlerden yargılayanlar yetmedi, bunları protesto etmeyi, teşhir etmeyi de engelleme çabası içindeler. Neden? Çünkü haksız olan, kendi yasalarını bile çiğneyen yine kendi polis örgütleri. Bunun teşhir edilmesi esas korkuları. Yine bunu yaparken suçlayıcı, demagojik söylemler dillerinde. Çadır için başvuru yapan insanları kriminalize ederek, onları terörist göstererek, daha soruşturma aşamasında suçlu ilan ederek yaptığını bir zemine oturtmak istiyor. Evet bu yapılanlar bir zemine oturuyor. Ancak bu zemin asla ve asla demokratik bir zemin değildir. Yasal olmayan, meşru olmayan yöntemlerle insanları dinleyerek, derneklerin önünde gözetleyerek, yasal eylem başvurularını, bir pikniği, birlikte yenen bir eti bile, nişanı, bir konseri, bir şarkı sözünü bile “yasa dışı” ilan ederek ne kadar tahammülsüz olduğunu gösteriyor. Bunlarda sanat-kültür deyince eli silahına gidenlerden.

 

Tam da bunları teşhir etmek için açılacaktı o çadır. Ne Alman halkının ne de Almanya da yaşayan halkların, gençlerin gerçekleri görmesini istemiyorlar. Bunun korkusudur bu.

 

Alman polisi diyor ki, ben istediğimi yaparım, yasaları çiğneyebilirim, seni terörist ilan ederim, 129 yasası gibi faşist bir yasadan yargılarım ama sen bunu söyleme, teşhir etme. Sineye çek, otur. NSU gibi Nazileri korurum, cinayetlerini örtbas ederim. Onlar o kadar da tehlikeli değil. Yani dünya halklarına Faşizm gibi kanlı bir yönetimi getirenler, halkları sırf milliyetlerinden dolayı bile fırınlarda yakanlar, kurşuna dizenler, onlardan sabun yapanların yolunda gidenler daha az tehlikeli! Öyle mi?

 

Hayır değil! Bizde buna izin vermeyeceğiz!. Bizi keyfi olarak Terörist ilan etmenizi, derneklerimizi, kurumlarımızı, şarkılarımızı, insanlarımızı kriminalize etmenizi sineye çekmeyeceğiz!

 

Bunlara boyun eğmeyeceğiz ve gerçek yüzünüzü anlatacağız!

 

Ve bunda ne kadar haklı olduğumuzun kanıtıdır bu yasağınız!

 

Alman polisinin bu yasakları, buna görüntüde bile tahammül edememesi gayrı meşruluğunu gösterir. Biz, “höt”denildiğinde korkanlardan değil, dünya halklarının direnerek kazandığı tüm hakların takipçisi, devamcısı ve gasp edilmesi önünde engel olan devrimcileriz!

 

Ve gerektiğinde direnme hakkımız içinde direnenleriz!

 

Bundan kimsenin kuşkusu olmasın!

 

Almanya da ve Avrupa da olan tüm halklarımız!

 

Alman polisinin bu keyfiliği sadece devrimcileri değil Almanya'da yaşayan tüm halkları ilgilendirir. Bu gün bizi oturum haklarımızla tehdit edenler, her alanda Irkçılığı körükleyip, göçmen halkların katledilmesine çanak tutanlar aynı merkezden besleniyor. Eli kanlı NSU sanıklarını koruyup kollayan, katlettiği insanların ailelerine davalar açıp onları süründüren işte bu bakış açısıdır. Bir ev tutarken bile ırkçılıkla karşılaşıyoruz. Okuduğumuz okulda ırkçılıkla karşılaşıyoruz. Emeğimizle yaşadığımız ülkede, haklarımızı eşit koşullarda kullanamıyoruz. En fazla bürokrasisi olan sözde çok kurallı olan Almanya da kurallara, yasalara BKA’nın Verfassungsschutz un uyması gerekmiyor. O nedenle de biz yasalarda olan haklarımızın garantisi için bile direnmek zorundayız. Direnenlerin yanında saf tutmak zorundayız.

 

Bizi kendiyle eşit görmeyenlerin bizim haklarımızı koruduğunu söylemesi yalandan başka bir şey değildir.

 

Bu yalanlara karşı da direneceğiz!

 

Daha direniş başlamadan direnişe saldırmak bize ne anlatır;

 

Birincisi; zaten haksız olduklarını bildiklerini,

 

İkincisi; Gerçeklerden çok korktuklarını gösterir.

 

Onların korkularını büyütmeye, gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz.

 

Herkesi de devrimciler yanında kendi haklarını korumaya çağırıyoruz!

 

BASKILAR, YASAKLAMALAR BİZİ YILDIRAMAZ!

 

DEMOKRATİK HAKLARINI KULLANMAK SUÇ DEĞİL ENGELLEMEK SUÇTUR!

 

BKA VE VERFASSUNGSSCHUTZ KAPATILSIN!

 

DEVRİMCİLERLE DEĞİL, HER GÜN ARTAN IRKÇILARLA UĞRAŞIN!

 

DEVRİMCİLİK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!

 

HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

 

ALMANYA HALK CEPHESİ

Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 232. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 23.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 213.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 50. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 11.Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR



BKA, BFV, BND’NİN YASADIŞI İZLEME, TAKİP, TACİZ FAALİYETLERİNE SON VERİLMESİ TALEBİYLE YAPILMAK İSTENEN ÇADIR EYLEMİ YASAKLANDI.

EYLEM YASAĞINA GEREKÇE OLARAK 129a/b SORUŞTURMALARININ GÖSTERİLMESİ, HAKLARINDA HİÇBİR HÜKÜM BULUNMAYAN KİŞİLERİN “ÖRGÜT ÜYESİ” İLAN EDİLMESİ, MASUMİYET KARİNESİNİN AÇIKÇA İHLAL EDİLMESİDİR VE SUÇTUR.

ALMAN DEVLETİ BU SUÇLARI İŞLEMEKTEN, YASAL-DEMOKRATİK FAALİYETLERİ TERÖRİZE ETMEKTEN VE DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ GASP ETMEKTEN VAZ GEÇMELİDİR!

 

Almanya’da Federal Kriminal Dairesi (BKA), Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) ve Federal İstihbarat Servisi'nin (BND) Türkiyeli devrimcilere yönelik yürüttüğü yasadışı takip, izleme ve taciz faaliyetlerinin durdurulması talebiyle bugün (18 Mart 2026) başlatılmak istenen ve önceden tüm izinleri alınmış olan yasal-demokratik eylem, bizzat bu istihbarat örgütlerinin müdahalesiyle yasaklandı.

Yasaklama kararına gerekçe olarak, eylemi düzenleyen kişiler hakkında meşhur 129b yasası kapsamında devam eden "soruşturmalar" gösterilmiş; bu kişilerin "örgüt üyesi" olduğu ve "örgüt üyeleri tarafından yapılacak bu eylemin iç güvenlik için tehdit oluşturduğu” iddia edilmiştir. Alman makamları; BKA ve BfV gibi istihbarat örgütleri, haklarında kesinleşmiş hiçbir yargı kararı bulunmayan kişileri peşinen "örgüt üyesi" ilan ederek evrensel hukukun en temel ilkesi olan “masumiyet karinesini” ayaklar altına almış ve açıkça suç işlemiştir. BKA, BfV ve BND gibi kurumların kendi yasadışı faaliyetlerinin (yasadışı izleme ve fişleme) teşhir edilmesinden duydukları korku, onları daha büyük bir hukuksuzluğa itmiştir. Bu karar, yasal ve demokratik faaliyetleri "kriminalize" ederek yasal-demokratik hakların kullanımını kriminalize etmek, devrimci-demokratik mücadeleyi ve tüm toplumsal muhalefeti terörize etme stratejisinin bir parçasıdır. Demokratik bir eylemin "iç güvenliği tehdit ettiği" iddiası, demokratik hak ve özgürlükleri yok etmek; muhalif sesleri susturmak için kullanılan bayat bir söylemdir.

BKA, BfV, BND gibi örgütlerin yasadışı izleme, takip, taciz faaliyetleri ve Alman ceza kanunundaki 129a ve 129b maddeleri (anti-terör yasaları) uzun süredir Türkiyeli devrimcilere ve tüm ilerici güçlere karşı bir "hukuk terörü" aracı olarak kullanılmaktadır. Bu maddeler aracılığıyla oluşturulan "özel yargılama usulleri", savunma hakkını kısıtlamakta ve siyasi davaları birer cezalandırma operasyonuna dönüştürmektedir.

129a/b yasalarıyla uygulanan hukuk terörünün, yasal demokratik faaliyetlerinin kriminalize edilmesinin; BKA, Anayasayı Koruma Örgütü ve BND gibi istihbarat örgütlerinin yasadışı izleme, takip ve taciz faaliyetlerinin ve işledikleri diğer suçların teşhir edilmesinden korkan Alman devleti demokratik bir eylemi yasaklayarak, demokratik hakların kullanımını bir kez daha kriminalize ederek gerçek yüzünü bir kez daha göstermiş, “demokratik bir hukuk devleti” olduğu iddiasının pratikte karşılı olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur.

Alman devletinin bu keyfiliğine, bu yasadışılığına karşı temel hak ve özgürlüklerin savunulması için mücadele edilmeli, bu mücadeleye destek verilmeli, mücadele büyütülmelidir.

BKA, BfV, BND'nin yasadışı takip ve izleme faaliyetleri yasaklansın!

129a/b yasalarıyla uygulanan hukuk terörüne son verilsin!

Masumiyet karinesini yok sayan, demokratik hak ve özgürlükleri gasp eden bu keyfi eylem yasağına son verilsin!

HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO

Yunanistan Halk Cephesi 13 Mart 2026 Cuma günü S,R,Y kuyu tipi hapishanelere karşı Atina’da bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem gerçekleştirdi. 

Yapılan açıklamada;

“Emperyalizm Kuyu Tipi Hapishanelerle Devrimcileri Teslim Almak İstiyor, Devrimci Tutsaklar Direniyor.

Emperyalistler ve onların işbirlikçisi olan Türkiye oligarşisi, Anadolu topraklarında devrimciliği yok etme kararı aldılar. Bu kararlarını gerçekleştirebilmek için 2000’li yılların başında F Tipi hapishaneleri açtılar. F Tipi hapishanelere karşı yürüttüğümüz direniş ile bu saldırıyı boşa çıkardık. 122 şehitle emperyalizmin bu politikasına direnerek, devrimci düşünceyi ve iradeyi yaşattık, devrimciliğin yozlaştırılarak düzeniçileştirilmesini engelledik. 

Türkiye oligarşisi, emperyalizmin çizdiği politika ve programlar dahilinde devrimcilere saldırmaktan hiç vaz geçmedi. Aksine önce devrimcileri teslim almak, sonra da tüm halkı susturmak için politika ve saldırılarını sürdürdüler. 

Devrimci tutsaklar halkın en direngen, ideolojik olarak en sağlam, en diri, en coşkulu yanını oluşturuyorlar. Bu nedenle de saldırılar devrimci tutsaklar üzerinde yoğunlaşıyor. Önce adaletsiz yargılamalarla tutukluyor, sonra hapishanelerde tecrit ve işkence ile teslim almaya çabalıyor. 

Kuyu Tiplerine karşı da direniyoruz, F Tiplerine karşı nasıl direndiysek, Kuyu Tiplerine karşı da öyle direniyoruz. Bedenlerimizle, açlığımızla, dayanışmayı örgütleyerek, mücadeleyi büyüterek direniyoruz.

Ayrıca yüzde 96 engelli hasta tutsak İrfan Yılmaz’ın haksız hukuksuz bir şekilde tutsak edildiği de anlatıldı. İrfan Yılmaz hapishane koşullarında tek başına en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumdadır ve bir an önce serbest bırakılmalıdır.” Denildi.


SRY Kuyu Tipi hapishanelere karşı süresiz açlık grevinde olan Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun direnişlerinin 245. Günü olan 28 Mart Cumartesi günü 1 günlük destek açlık grevindeyiz

Tüm halkımızı süresiz açlık grevindeki Özgür Tutsakları sahiplenmeye destek açlık grevleri yapmaya çağırıyoruz.

 

15 Mart Pazar günü Paris Gençlik Merkezi’nde “Gençlik Gelecektir” buluşması gerçekleştirildi.

Buluşmada mangal yapıldı; kelime bulma ve kurt gibi kolektif oyunlar oynandı. Ardından sohbet edildi. Ayrılmadan önce tiyatro ve sanat üzerine konuşuldu ve haftalık tiyatro çalışmaları yapmaya karar verildi. İlk çalışma eğlenceli bir şekilde aynı akşam gerçekleştirildi.




 


8 farklı canlandırma ile (sovyet kadını, grup yorum emekçisi, köylü, madenci, tek tip, direnişçi, joe hill) badananın sembolik önemi anlatıldı. Defileye yaklaşık 60 kişi katıldı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü için defileye katılan kadın izleyicilere kırmızı bandanalardan hediye edildi. Defile de emperyalizme karşı dik duruş sergileyen İran halkı için Grup Yorum’dan Haklıyız Kazanacağızı söylenerek bitirildi.

Yıldız Moda Atölyesi Hesaplarını Takip Edelim, Ettirelim

 İnstagram:@yildizmodatolyesi

Twitter:@yildizmodatolye








 



AEC Fransa 17 Mart tarihinde şu anda herkese ucu dokunan, yakıcı bir sorun olan İran konusu üzerine Paris'de bir söyleşi düzenledi.

Söyleşiye Türkiye'liler ve Fransızlar ortaklaşa katıldılar.

Söyleşi AEC Fransa ve direniş çadırı ortaklaşa düzelendi.

Büyük bir ilgiyle izlenen söyleşi çok verimli geçti.

Bu tür bilgilendirme ve tartışma etkinlikleri Paris’te devam edecek.

Bir dahaki panel Afrika ile ilgili olacak.

 


Alman Emperyalizminin Hukuksuz Yasaklarına Karşı Bochum’a Doğru Yola Çıkıldı!

18 Mart Dünya Siyasi Tutsaklara Özgürlük gününde Almaya’nın Bochum şehrinde BKA ve Anayasayı Koruma Örgütünün keyif uygulamalarına karşı başlatılacak çadır direnişinin çadırını yasakladı.

Çadırı Sahiplenmek İçin Yola Çıkıldı Ve Tüm Halkımız Çadıra Çağırıldı.


 


BfV VE BND (ALMANYA İÇ VE DIŞ İSTİHBARATI) KAPATILSIN!

 

BKA’NIN HUKUK DIŞI İZLEME/TAKİP FAALİYETLERİNE SON VERİLSİN!

BKA BFV VE BND KOMÜNİZME KARŞI, NATO KARARLARIYLA, NAZİLER TARAFINDAN KURULMUŞTUR…

1919 ALMAN İŞÇİ SINIFI DEVRİMİ SONRASI, DEVRİM KORKUSU NEDENİYLE KURULMUŞTUR…

 

YANİ BKA VE BFV, SOSYALİSTLERE DÜŞÜNCELERİ NEDENİYLE DÜŞMANDIRLAR!

BU NEDENLE DEVRİMCİ VE SOSYALİSTLERİN MAHKEMELERİNDE, BU KURUMLARIN HAZIRLADIĞI RAPORLAR KANIT OLAMAZ!

 

HUKUK’DA TANIK TARAFSIZ OLMALIDIR,

OYSA BKA BAĞIMSIZ NÖTR DEĞİL, TARAFTIR.

SUÇLUYU BELİRLER VE TANIKTAN SANIĞA DEĞİL, SANIKTAN DELİLE ULAŞMAYA ÇALIŞIR.

BU NEDENLE, GİZLİ SERVİS ÇALIŞANLARININ MAHKEMELERDE TANIK OLARAK DİNLENİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ, AKSİNE NAZİLERİ KORUDUKLARI VE DEVRİMCİLERE İFTİRA ATTIKLARI İÇİN, TANIK DEĞİL, SANIK OLMALILAR!

 

SORUYORUZ: ANAYASA MAHKEMESİNİN OLDUĞU BİR ÜLKEDE GİZLİ SERVİSLERE NEDEN GEREK DUYULUR?

 

SOLİNGEN, NSU VE HANAU GİBİ IRKÇI KATLİAMLAR BİZZAT GİZLİ SERVİSLER TARAFINDAN ÖRGÜTLENMİŞ, YA DA MÜDAHALE EDİLMEMİŞTİR. BU DURUM MAHKEMELER VE FEDERAL MECLİS TARAFINDAN DEFALARCA BELGELENMİŞTİR!

 

IRKÇI KATLİAMLARIN BAŞ SORUMLUSU ANAYASAYI KORUMA ÖRGÜTÜ DERHAL KAPATILSIN!

KAPATILMADIKLARI HERGÜN, EKONOMİK KRİZ ALTINDA OLAN ( MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINDA DEVLET AÇIKLADI) ALMANYA’DA GÖÇMENLER VE ALMAN HALKINA YÖNELİK YENİ KATLİAMLARIN ÖRGÜTLEYİCİSİ OLACAKLARDIR!

 

NSU DAVASINDAKİ 120 YIL GİZLİLİK KARARI KALDIRILSIN VE ANAYASAYI KORUMA ÖRGÜTÜ CEZALANDIRILSIN!

 

BFV, BKA RAPORLARI İLE CEZA ALAN TÜRKİYELİ DEVRİMCİLERİN CEZALARI İPTAL EDİLSİN, GERİYE DÖNÜK TAZMİNAT ÖDENSİN!

 

DEVRİMCİ MÜZİK GRUBU GRUP YORUM’UN KONSERLERİNİ DÜZENLEYENLERİ TERÖRİZE EDEN, SALON SAHİPLERİNİ TEHDİT EDEN ANAYASAYI KORUMA ÖRGÜTÜNÜN ÇALIŞANLARI AÇIKLANSIN, CEZALANDIRILSIN!

 

TEMEL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER DERNEĞİNE SABAHA KARŞI, SİLAHLI VE MASKELİ BASKIN DÜZENLEYEN, AVUKAT HAKKINI TANIMAYAN VE TANIKSIZ ARAMA YAPAN, BKA POLİSLERİ AÇIKLANSIN VE CEZALANDIRILSIN!


Gizli servislerin faaliyetleri ve amacı nedir, ne zaman, kime karşı kurulmuştur?

İki sınıf vardır; ezen ve ezilen; Burjuvazi ve Proletarya. BKA, BFV ve BND gibi Gizli Servisler de hangi sınıfa aitse o devlet aygıtının parçasıdır.

Devlet, "egemen sınıfın bir baskı aracı" olarak tanımlanır. Bu baskı aygıtı, "özel silahlı adam birliklerinden" (polis, ordu, hapishane memurları) oluşur.

YANİ GİZLİ SERVİSLER BAĞIMSIZ NÖTR TARAFSIZ DEĞİLLERDİR, TARAFTIRLAR.

Gizli servisler, sınıf savaşımında, burjuvazinin, hukukun sınırlarını aşmak zorunda kaldığı noktada başvurduğu özel kuvvetlerdir, ideolojik olarak şekillenmiş egemen sınıfın örgütlenmeleridir.

 

BFV,BND ve BKA, NATO’ya GİREBİLMEK İÇİN ZORUNLU OLARAK KURULMUŞTUR!

NATO Nedir?

Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü NATO; “Komünizm tehlikesi” ne karşı Avrupa ve Kuzey Atlantik ülkelerini, yani kapitalist dünyayı savunmak adına  4 Nisan 1949’da kurulmuştur.

 

NATO’YA GİRMENİN ÖN KOŞULU GİZLİ SERVİSLERİNİ OLUŞTURMAKTIR!

Karar maddesi aynen şöyle; “NATO’ya üye olan devlet, komünizme karşı mücadele edecek devlet kuruluşunu oluşturmak zorundadır. Bu örgütte yer alacak kadroları gizli tutulacak, gizlilik içinde çalışacaktır.”

Bu maddeye bağlı olarak NATO üyesi ülkelerde kontrgerilla örgütlenmeleri ve Gizli servisler kurulur. Aynı zamanda NSU gibi faşist Gladio örgütleri de bu gizli servis örgütlenmelerinin bir parçasıdır.

Örneğin CIA,  İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sonrasında ve Soğuk Savaş yıllarının başlarında, Nazi katillerle işbirliğiyle kuruldu.

"Lyon Kasabı" Klaus Barbie'den Hitler istihbaratının "Sovyet Masası" şefi Reinhard Gehlen'e kadar pek çok faşist Gestapo mensubu koruma altına alındı ve antisovyetik şebekenin çelik çekirdeğini oluşturdular.

Gehlen, doğrudan CIA'nın kurduğu Batı Alman istihbarat örgütü BND'nin başına getirildi, 1968 yılına kadar bu görevde operasyonlar düzenledi.

 

GİZLİ SERVİSLER, ALMAN İŞÇİ SINIFININ 1919’DA İKTİDARI ALMASININ KORKUSU İLE ŞEKİL ALMIŞTIR!

Alman işçi sınıfı 1919 yılında, Karl Liebnecht ve Rosa Luxemburg önderliğinde, 600-800 arası Sovyet kurmuştur. 5 ayaklanma örgütlenmiş, iki bölgede iktidarı ele geçirilmiştir. SPD’nin büyük ihaneti sonucu devrim nihai zafere ulaşamamıştır ama dersler çıkarılmıştır. Karl Liebknecht , o süreci Parti’lerini geç kurmalarına bağlıyor.

Devrim korkusu, Burjuvaziyi Gizli Servisleri daha da güçlendirmeye, onlar aracılığıyla katliamlar örgütlemeye itmiştir. Kendilerinin, tekellerin çıkarlarına göre yasalar çıkarılmıştır. Unutmayalım ki, Hitler de yaptığı bütün katliamları Nazi yasalarına uydurarak yapmıştır. Çünkü Faşizm bir yasa devletidir.

BKA, BFV VE BND gibi Gizli Servisler başta alman soluna karşı, alman devrimlerini tehdit olarak gördüğü için kurulmuş olsa da, en az 30 yıldır Almanya’da yaşayan yabancı ve özellikle Türkiyeli devrimcilere ve devrimci örgütlere karşı hukuk dışı faaliyet yürütmektedir, onlar hakkında rapor yazmaktadır.

BKA devrimcilere karşı faaliyetlerini nasıl örgütlüyor?

İlk önce bir veya birkaç devrimciyi hedefe alıyorlar. Sonra onları haftalar-aylar boyunca her yerde izleyerek, “teknik takip” yaparak ortada hiçbir suç unsuru bulunmayan demokratik faaliyetlerini -kutsadıkları “bireyin özgürlüğünü” de ayaklar altına alarak- rapor haline getiriyor. Bunları “suç” gibi göstermek, dosyaları kabartmak için iftiracı itirafçı arayışına giriyor, olaylarla ilgisiz kişileri kendileriyle işbirliği yapmaya zorluyor, onlardan tehditle ifade alıyor. İtirafçılardan, işbirlikçilerden sonuç alamazsa Türkiye faşizminin istihbarat raporlarına başvuruyor, o da olmazsa yalanı ve iftirayı bizzat kendisi yazıyor. Burada bilinmesi gereken, altını çizmek istediğimiz gerçek şudur: Gizli servisler, “devleti korumak” için kurulur; ama devletin çıkarları ile halkın yararı birbirinden kopmuşsa, korudukları halk değil, iktidarın çıkarıdır.

 

YANİ BKA; DELİLDEN SANIĞA DEĞİL, SANIKTAN DELİLE GİDİYOR…

BU İSE  HUKUKSUZDUR.

 

BKA için sanık devrimcidir. Zaten anti-faşist ve sosyalist olduğu için, düşüncelerinden dolayı baştan suçlu olarak saptanır. Sonra o sanığa deliller uydurulur, ya da onun yaptığı her olay her iş terör eylemi olarak lanse edilir.  Gizli takip, izleme ve dinlemeler ile binlerce sayfa rapor hazırlanır ve demokratik faaliyetler suç sayılır. Mahkemelerde de hem raporlar delil olarak kullanılır, hem de aynı gizli servislerin polisleri tanık olarak dinlenir.

Oysa hukukta tanık tarafsız olmalı, kişisel/kurumsal çıkarı olmamalı, olayla ideolojik bağı bulunmamalıdır.

BKA ise davanın tarafıdır (devleti temsil eder), devrimci ve sosyalistleri önceden “tehdit” olarak tanımlar, sonucu baştan belirlenmiş bir aktördür.

Bu dönemde BKA’nın işlevi: Komünistleri izlemek, Örgütlenmeyi kriminalize etmek, Yargıya ideolojik malzeme üretmek.

Devletin ideolojik polisi, yargılamada tanık değil; sanığın karşısındaki sınıf düşmanıdır.

Anti-komünist bir kurum, komünistler hakkında tarafsız olamaz.

* BKA raporu delil değil, suçlama metnidir.

* Bu kurumların tanık olarak dinlenmesi, hukukun değil, devletin konuşmasıdır.

* Burada yargılanan birey değil; devrimci siyasetin kendisidir.

Mahkemelerde soruşturmayı BKA başlatır, çerçeveyi BKA çizer, kavramları BKA belirler, savcılık çoğu zaman raporu iddianameye çevirir. Bu, hukukta yasak olan bir şeydir: İddia makamı, yürütmenin güvenlik birimine bağımlı olamaz. Ama pratikte: BKA = fiili savcı

Sosyalistlerle ilgili dosyalarda: niyet suç, düşünce delil, rapor hükümdür.

Faşistlerle ilgili dosyalarda ise: ‘’ihmal olmuş’’ , ‘’unutulmuş’’ deniliyor. Bu tesadüf değildir, olamaz.

BU NEDENLE GİZLİ SERVİS RAPORLARI MAHKEMELERDE KANIT OLAMAZ.

BU RAPORLARDAN DOLAYI CEZA ALAN ANTİ-FAŞİSTLERİN DAVALARI BOZULMALI VE GERİYE DÖNÜK TAZMİNAT VERİLMELİDİR. MAHKEMELERDE GİZLİ SERVİS ÇALIŞANLARI VE BKA POLİSLERİ TANIK DEĞİL, SANIK OLMALIDIR!

SOLİNGEN, NSU, HANAU GİBİ IRKÇI KATLİAMLAR BİZZAT GİZLİ SERVİSLER TARAFINDAN ÖRGÜTLENDİ VEYA KATLİAMLARA MÜDAHALE EDİLMEDİ!

Tek bir örnekle anlatacağız;

2000-2007 yılları arasında faşist NSU çetesi tarafından 8 Türkiyeli, 1 Yunanlı, 1 Alman polis memuru katledilmişti. 3 bombalı saldırı, 15 den fazla banka soygunu gerçekleştiren NSU çetesi, yıllar sonra tesadüfen bir banka soygununda yakalanmıştır.

NSU’nun ortaya çıkmasından günler sonra Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı: NSU ile ilgili tüm dosyaları imha etti. Gerekçe olarak ise ‘rutin işlem’ dediler.
Hukuken: Delil karartma suçtur, ama kimse yargılanmadı. Alman devletinin yine sağ gözü kör kaldı. Bu, hukukun askıya alındığı devlet politikasıdır.

 

Gizli servisler NSU’nun nasıl parçası oldu?

1-Katilleri bilerek yakalamadılar

2️- Muhbirlerini geri çekmediler

3- Cinayetleri yanlış yönlendirdiler

4️ -Delilleri yok ettiler

5️ -Ajanlarını korudular

6️- Davayı daralttılar (yalnızca Beate Zschäpe’ye yıktılar)

Bu, örgütsel suç ortaklığıdır. Devlet kurumları “davanın konusu” olmaktan çıkarılmıştır ve hukuki değil siyasi bir tercihtir. Gizli servis tanıksa, devlet sanık değildir.

Burjuva hukukunun temel numarası: Devleti yargılamamak için devleti tanık koltuğuna oturtmak. Tanık yapılan gizli servis, yargıdan muaf tutulur.

Gizli servis tanık olamaz,
çünkü tanıklığı gerçeği değil, devleti korur.

Bu yüzden bu tür davalarda gizli servis tanıklığı adalet değil, örtbas üretir.

NSU GİBİ  KATLİAMLARDAN SORUMLUSU VERFASSUNGSSCHUTZ KAPATILMALI, NSU DAVASINDA 120 YIL GİZLİLİK KARARI KALDIRILMALIDIR!

 

BİZ NEDEN DİRENİYORUZ?

Türkiyeli devrimciler olarak, NATO kararıyla, komünistlere karşı, Naziler tarafından kurulan Gizli servis kurumlarına karşı direnişteyiz!

Yıllardır sadece ve sadece sosyalist ve devrimci olduğumuz için ve yine sadece BKA ve BfV raporları ve onların tanıklığı ile 129a/b yasaları ile yargılanıyor ve yıllara varan hapis cezası alıyoruz. Bütün dava boyunca arkadaşlarımız, Temel hak alma mücadelesi verdikleri için yargılanıyorlar. Türkiye’de yapılan bir silahlı eylem için “sen aynı düşünceyi savunuyorsun” ve “buradaki konseri onları desteklemek için düzenliyorsun’’ diyerek, 7 yıla yakın ceza alıyoruz. Tek bir abartı dahi yoktur. Mahkemelerdeki usulsüzlük ve hukuksuzluklarla ilgili Demokrat Avukatlar Birliği (VDJ)’nin, Düsseldorf DHKP-C davası ile ilgili yazdığı açıklamayı okuyabilirsiniz.

 

Köln’de bulunan yasal derneğimiz, Temel haklar ve özgürlükler derneği e.V, 18 Aralık 2025 tarihinde sabaha karşı, maskeli ve silahlı BKA polisleri tarafından basıldı. Baskın sırasında avukat hakkımız gibi birçok temel hakkımız gasp edildi, aramalar tüm ısrarlarımıza rağmen tanıksız yapıldı. Hiçbir kural hukuk dinlenilmedi. Arkadaşlarımız hakkında 10’binlerce sayfa BKA raporlarından oluşan soruşturmalar açıldı.

Türkiyeli devrimci müzik grubu Grup Yorum’un konserlerini düzenleyen arkadaşlarımız, terörize edildiler ve yargılandılar. Grup Yorum konserlerinin gerçekleşeceği salonların sahipleri, Verfassungsschutz tarafından tehdit edildi ve konserler engellenmeye çalışıldı.

YANİ SONUÇ OLARAK; TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER GASP EDİLİYOR, YASALAR VE HUKUK AYAKLAR ALTINA ALINIYOR!

Devrimcilere ve Anti-Faşistlere karşı tüm bu hukuksuzlukları durdurmak, Gizli servisleri teşhir etmek ve yeni ırkçı katliamların önüne geçebilmek için direnişteyiz. BKA ve BfV raporlarının ve tanıklıklarının iptal edilmesi için direnişteyiz.

7 Türkiyeli esnafımız ve 1 yunan esnaf sadece emeği ile parasını kazanmaya giderken katledildi. Biliyoruz ki, bugün direnmezsek ekmek almaya dahi gidemeyeceğiz. Yani bu direnişin bu süreçte başlamasının tarihsel bir önemi var…

 

BURJUVAZİ, NSU, AFD GİBİ FAŞİST ÖRGÜTLER VE PARTİLERE ÖZELLİKLE KRİZ DÖNEMLERİNDE İHTİYAÇ DUYAR VE BU FAŞİST AĞLAR BİZZAT GİZLİ SERVİSLER TARAFINDAN DESTEKLENİR!

Kapitalist kriz dönemlerinde: Faşist yapılar “yedek baskı gücü” olarak kullanılır. Tüm saldırılar krizin derinleştiği dönemlerde yapılmıştır. Kriz dönemlerinde göçmenlere yönelen şiddet, sınıf öfkesinin yönlendirilmesidir, bu da devletin işine yarar. Faşizm, egemen sınıfın kriz döneminde kitleleri milliyetçilik ve ırkçılıkla mobilize etmesidir. Yani Faşist saldırılar “devlete rağmen” değil, çoğu zaman “devlet sayesinde” mümkün olur.

Alman emperyalizminin krizleri ne zaman derinleşse ırkçı saldırılar örgütlemiştir.

 

Çünkü: faşizm, kapitalist krizin yedek baskı aygıtıdır

Örnek;

1990’lar: doğu Almanya çöküşü : Mölln, Solingen
2000’ler: göçmen işçi hedef alınır: NSU
2020’ler: toplumsal güvensizlik: Hanau, Halle
2024 Covid sonrası kriz : Magdeburg noel pazarına saldırı. Bu sefer hedef Alman halkı, hedef alman halkını göçmenlere karşı kışkırtmak.

 

Faşizm bir “parti” değil kriz biçimidir.

Faşizm eşittir kapitalist krizin siyasal çözüm biçimi

Egemen sınıfın kriz döneminde kitleleri milliyetçilik ve ırkçılıkla mobilize etmesi için, AFD gibi, ırkçı partiler kurulur.


Marksist Literatürde, gizli servisler öncülüğünde örgütlenmiş ırkçı katliamların üç işlevi vardır:

1.                Toplumsal korku üretmek

2.                Azınlıkları sindirmek

3.                Siyasal gündemi güvenlik ve göç eksenine çekmek

 

Bu yüzden saldırılar yalnız bireysel değil, siyasal-ekonomik bağlamın ürünüdür.

Genel olarak Almanya’da: 2024 yılında 41.000’den fazla faşist saldırı kaydedilmiştir.

Sonuç olarak, emperyalizmin krizlerinin derinleştiği bu süreçte, grev hakkımız gibi, en temel hak ve özgürlüklerimiz gasp edilecek,  yeni katliamlar ve ırkçı saldırılar örgütlenecektir.

Biz ise, direnişimizle bu saldırıların önünde bir set oluyoruz.

DİRENMEMEKDAHA BÜYÜK SALDIRILARIN VE FAŞİZMİN ÖNÜNÜ AÇMAKTIR!

HİTLER FAŞİZMİNİN DE, AYNI BÖYLESİ BİR SÜREÇTE İKTİDARA GELDİĞİ ASLA UNUTULMAMALI!

DİRENMEKTEN BAŞKA YOLUMUZ YOK!

DİMİTROV’UN NAZİ MAHKEMLERİNDE YAPTIĞI GİBİ, BİZ DE GİZLİ SERVİSLERİ BÜTÜN HALKLARA TEŞHİR EDECEĞİZ.

HEPİMİZ BİRLEŞMELİ VE BU KURUMLARIN KAPATILMASINI İSTEMELİYİZ.

 

ÇADIR DİRENİŞİMİZ HER GÜN, 24 SAAT BOCHUM ÜNİVERSİTESİ ÖNÜNDE AÇIKTIR.

 

BAŞTA HAK SAVUNUCUSU, HUKUK ÖĞRENCİLERİ OLMAK ÜZERE, TÜM ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE ÇAĞRIMIZDIR:

BKA ve BfV faaliyetleri ve bu faaliyetler sonucu hazırlanan raporların hukuki bir değeri yoktur. Bu raporlarda yer alan bilgiler “suçun işlenmesini önleme amaçlı” istihbarı bilgilerdir; bu bilgilerin yargılamalarda delil olarak kullanılması açık bir şekilde hukuka aykırıdır. GELECEĞİN HAK SAVUNUCULARI OLARAK SİZ DE, BU HUKUKSUZLUKLARA KARŞI DİRENİŞE DESTEK VERİN! AVUKAT EBRU TİMTİK VE KARL LİEBNECHT GİBİ HAK SAVUNUCULARININ YOLUNDAN GİDİN!

ALMAN HALKINA VE SOLUNA ÇAĞRIMIZDIR:

Almanya’nın gizli servisleri devrim ve komünizm korkusundan, asıl olarak Alman halkına karşı kurulmuştur.

DİRENİŞİ BİRLİKTE ÖRGÜTLEYELİM, DİRENİŞİ BÜYÜTELİM!

1200 TOPLAMA KAMPINI VE İHSTİBARAT ÖRGÜTLERİNİ KURAN NAZİ İDEOLOJİSİ VE SİYASET, HALA ALMANYA’DA İKTİDARDA!

TÜRKİYELİ DEVRİMCİLER VE SOSYALİSTLER OLARAK, NAZİLERİN 1200 TOPLAMA KAMPINDA, NSU VE HANAU KATLİAMLARINDAKİ GİBİ HALKLARI KATLETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ!

ÖRGÜTLENECEK, DİRENECEK VE KAZANACAĞIZ!

 

ALMANYA TEMEL HAKLAR VE ÖZGÜRLÜKLER DERNEĞİ

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.