GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Emekli Meclisi kurum binası AKP'nin faşizminin katil polisleri tarafından sabah 05.00 te kapılar kırılarak basılmış kurum binası polisler tarafından talan edilmiştir. AKP faşizminin emeklilerin haklı mücadelesine yapmış olduğu bu saldırı kabul edilemez.

Bu sabah saatlerinde yapılan baskınlarda gözaltına alınan isimlerden öğrendiklerimizi paylaşıyoruz: -Zerrin Aldemir -Hasan Kaşkır -Tülin Karakullukçu -Ömer Sarsılmaz -İsmet Ağırman -Önal Akkaya -İsa Albayrak

Ahmet Kulaksız Hüseyin Kaşkır Emine Kaşkır

Nurettin Kılıç Bedirhan Çetinkaya da gözaltına alınmıştır. Müvekkilimiz Ahmet Kulaksız ileri derece KOAH hastasıdır, solunum cihazıyla birlikte gözaltına alınmıştır.  AHMET KULAKSIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

EMEKLİ MECLİSİ ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN!

KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen(226), Tahsin Sağaltıcı (245)  ve Gürkan Türkoğlu'nun(245) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi devam ediyor.

Yüksel Direnişi 19. Gün Akşam Açıklaması:

''Adalet Bakanı ile görüşmek istediğimiz halde gözaltına aldılar. 19 gündür kulakları duymuyor, sağırlar.''

Tayadlı Aileler Yüksel Direnişi 18. Gün saat 13:00 basın açıklaması:

''Abim ve arkadaşlarının sağlık durumları şu an çok kötü durumda... Hafıza kayıpları başladı. Ayaklarında yanma dillerinde döküntüler başladı.''

Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen(225), Tahsin Sağaltıcı (244)  ve Gürkan Türkoğlu'nun(244) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi devam ediyor. 31 Mart Salı günü DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu oturma eylemindeki aileleri ziyaret etti.

Tahsin Sağaltıcı’nın Hilal Sağaltıcı: "Tam 19 gündür buradayız. Polisler karşımızda biz buradayız. Biz bugün Adalet Bakanlığı'na gittik. Orada Adalet Bakanlığı’ndan bir yetkili 248 gündür bize cevap vermedi ve biz buradayız 19 gündür. İlk geldiğimiz günde verdik dilekçeyi. Ceza Tevkif Evleri Müdürlüğü’ne gönderdiler. Telefon açıyoruz, kapatılıyor. Cevap veren de yok."

DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu:

“Ankara Kızılay'daki 200'lü günlerde çocukları açlık grevinde olan TAYAD’lı Aileler’i' ziyaret ettim. Annelerin babaların gözü yaşlı.

Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri, açlık grevinde olan mahpusların sesini ölünce mi duyacaksın?

19 Gündür bu insanlar burada.

Adalet Bakanlığı'nın da önüne gidiyor. Duymuyoruz diyemez kimse. Bir an evvel çözüm bulunması gerektiğini söylüyor. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Orada açlık grevinde olan insanların annesi babası burada gözyaşı döküyor. O insanlar da açlıkla kıvranıyor ve ölüme yaklaşıyor. Biz Adalet Bakanlığını'nın sesimizi duyduğunu duyacağını düşünüyoruz. Kulaklarını böyle kapatıyorlar duymamak için. Duymamak mümkün değil!

Beddua almayın diyorum.

Adalet Bakanlığı, Ceza Tevkif Evleri 'na sesleniyorum; Annelerin bedduasını almayın. Annelerin bedduasını alan iflah olmaz arkadaşlar bakın bunu çok net söylüyorum.

Yasaya aykırı iş yaptınız. O cezaevinde, o koğuşta olmaması gereken insanları orada tuttunuz ve bu insanlar ölürse bu annelere kim hesap verecek? Ben soruyorum; bu annelere kim hesap verecek? Bu babaya kim hesap versin?

Biz buradan tüm Ankara halkına da sesleniyoruz. Bu göstericilerin sesini duyun. Talepleri yasa dışı değil, hukuk dışı değil, anayasa dışı değil. Talepleri; insan haklarına uygun arkadaşlar. Böyle olmaz. Adalet Bakanlığı'na da sesleniyoruz buradan. Eğer ki bu mahpuslar ölürse Allah korusun bakın gözü yaşlı anneleri burada. Her saat ağlıyorlar burada. 248. gün sonunda bu mahpuslar ölürse bunun vebali kime ait ben soruyorum. Hadi bakalım.”


Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği olarak 18 Mart tarihinde BKA'nın yasadışı takipleri ve devrimciler hakkında hazırladığı raporlara karşı, Anayasayı Koruma

Örgütünün ve BND'nin (Almanya'nın İç ve Dış İstihbaratları) kapanması için bir direniş başlattık. Direnişin amacı, BKA ve Anayasayı Koruma Örgütü tarafından temelsiz ve keyfi bir şekilde hazırlanan raporlar üzerinden devrimcilere yönelik soruşturmalar ve davaların başlatılmasına, derneklerin ve evlerin gece yarısı basılıp talan edilmesine, devrimcilere yakın olan insanların tehdit edilmesine, devrimcilerin hapis cezalarına çarptırılmasına karşı çıkmak, Naziler tarafından kurulup büyütülen Alman istihbarat kurumlarının suçlarını tüm dünyaya teşhir edip kapatılmasını sağlamak.

 

Bochum üniversitesinin önünde açacağımız direniş çadırı Bochum polisinin bilgisi ve onayı dahilinde yapılacaktı, ancak Bochum polisi onay verdikten 2 gün sonra anayasayı koruma örgütünün müdahalesiyle yasaklanmıştır. Yasaklama gerekçesi ise şu şekilde; Eylem başvurusunu yapanlar hakkında terör soruşturması var, dolayısıyla bu iki kişi eylemi örgütün propagandasını yapmak için açacak. Alman devleti; Daha davası bile başlatılmayan, soruşturmanın tamamlanmamış olmasına rağmen iki arkadaşımızı baştan yargılıyor. Yargılanmış olsa dahi, ceza almış olsa dahi bütün temel hak ve özgürlüklerini askıya aldığını bildiriyor. Masumiyet karinesini ayaklar altına alan Alman devleti, emperyalizmin gerçek yüzünü bu yasakla doğrudan gösterdi; HUKUK VE HUKUK İLKELERİ, SADECE İŞİMİZE

GELDİĞİ TAKTİRDE GEÇERLİDİR! Emperyalizm ciddi bir kriz içerisindedir. Bu krizi aşamıyor. Aşamaz! Ve aşamadıkça gericileşecek, saldırganlaşacaktır. İşte Davos'ta ve Münih Güvenlik Konferansında Dünya'ya ilan ettikleri odur. Hukuk değil, güçlü olanın devridir!

 

Biz bu keyfi ve gayrı meşru yasağı tanımadığımızı, meşru bulmadığımızı belirterek hem çadırı açacağımız yerde eylem yaptık ve Bochum üniversitesi önünde öğrencileri bu hukuksuzlukla ilgili bilgilendirdik, hem de Köln'de bulunan Anayasayı Koruma Örgütünün merkezi binası önünde eylem yaparak örgütün tarihsel ve güncel bütün suçlarını yüzlerine vurarak bu yasağı tanımayacağımızı haykırdık. O günden bugüne hafta içi her gün üniversite önüne giderek öğrencilere tek tek, yüzlerce bildiriler dağıtarak olup bitenleri anlattık.

 

Bir taraftan kampanyamızı başlatıp sürdürürken, bir taraftan da hukuk mücadelesine devam ediyoruz. 27 Mart cuma günü, Gelsenkirchen İdari Mahkemesi eylemimizin yasaklanmasını onayladığını, Anayasayı Koruma Örgütünün hem polis, hem yargı adına karar verebileceğini doğruladı. Yani Alman mahkemeleri; Polisin ve İstihbaratın sürdürdüğü hukuksuzluğu ve keyfiliğe aynen desteklediklerini, hukuken meşru gördüklerini bildirdiler. Biz yasağın idari mahkemesi tarafından onaylanmasına da itiraz ederek, davayı yüksek idari mahkemesine taşıdık.

 

Hem hukuk mücadelesini, hem de kampanyamızı kararlılıkla sürdüreceğiz! Alman devletinin bütün suçları, katliamları, hukuksuzlukları ve keyfilikleri dururken, bizim tam da bunları teşhir etmemizi, direnme hakkımızı kullanmamızı engellemelerine izin vermeyeceğiz. Bütün alanlarda mücadelemizi sürdürerek, Alman devletinin devrimcilere yönelik saldırılarını teşhir etmeye devam edeceğiz.

 

Alman devleti istihbarat kurumları ve federal polisi (BKA) ile teşhir olmaktan çok korkuyor. Bizim onları, kendi geleceğin kadrolarına, yani üniversite öğrencilerine teşhir etmemizden çok korkuyorlar. O yüzden tekrarlıyoruz;

 

-Alman devleti teşhir olmaktan korkuyorsa, direnme hakkımız başta olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklerimizi tanıyacak, bu haklarımızı gasp etmekten vazgeçecek

-Alman devleti teşhir olmaktan korkuyorsa, Nazi geçmişiyle yüzleşecek, Nazi katilleriyle birlikte kurumlarını yeniden inşaa ettiğini, Nazi geçmişiyle hesaplaşmadığını ve tam tersine Nazileri günümüze kadar en önemli yerlerinde tuttuğunu açıklamalı ve bunun özeleştirisini başta faşizmin mağdurları olmak üzere tüm dünya halklarına vermeli

-Alman devleti teşhir olmaktan korkuyorsa, halkların ihtiyaç duymadığı, tam tersi can güvenliklerini tehdit eden iç ve dış istihbarat kurumlarını kapatmalı.

Ayrıca, SOLİNGEN ve NSU katliamları başta olmak üzere işlediği bütün suçlarını açıklamalı, bu suçlarda görev alan kadrolarını açıklayıp yargılamalı

-Alman devleti teşhir olmaktan korkuyorsa, federal polis teşkilatıyla devrimciler hakkında yalan yanlış raporlar yazmaya, daha sonra da bu raporları mahkemelerde kullanmaktan vazgeçmelidir.

 

Biz direnmekten vazgeçmeyeceğiz. Haklarımızı biliyoruz, kullanacağız, kullanmaktan vazgeçmeyeceğiz!

Emperyalizmin suçlarını teşhir etmekten, bütün dünyaya suçlarını anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz!

 

Üniversite öğrencilerine, liselilere, işçilere, halkımıza çağrımızdır; Alman devletinin yasaklamaya ve engellemeye çalıştığı kampanyamıza siz de katılın!

Alman emperyalizminin bizleri fişlemesine, hakkımızda terör demagojileri yapmasına, bizi katletmesine izin vermeyelim!

 

Halkız, Haklıyız, Kazanacağız!

29 Mart Pazar günü Paris Gençlik Merkezi’nde 7 kişi ile kahvaltı ve ikinci tiyatro buluşması gerçekleşti.

Buluşmada önce hep birlikte kahvaltı yapıldı. Kahvaltı esnasında Avrupa’da Bizim Gençlik dergisinin “Memleketimizi Tanıyoruz” köşesinden Çorum yazısı okundu. Ülkemizde gerçekleşen Çorum ve Maraş katliamları hakkında sohbet edildi.

Ardından çalışmaya başlandı, tiyatro egzersizleri yapıldı ve çalışma amaçlı patron-işçi konusu üzerinde kısa skeçler oynandı.

Çalışmanın sonunda, Kızıldere anması olacağı Direniş Çadırı’na doğru gidildi.

Faşist AKP’nin eli kanlı polisleri bu sabaha karşı baskınlar düzenleyerek birçok kişiyi gözaltına almıştır.

Yönetememe krizi derinleşen AKP iktidarı baskılar gözaltılar ve tutuklamalarla halkı sindirmeye çalışıyor.  Bunun için hakkını arayan halka emeklilere, halkın sanatçılarına, halkın avukatlarına, halkın sağlıkçılarına, halkın mimar mühendislerine saldırıyor.

AKP faşizminin gözaltı tutuklama terörüne teslim olmayacağız.

Gözaltına alınanlardan şuana kadar isimlerini öğrendiklerimizi paylaşıyoruz

-Zerrin Aldemir

-Hasan Kaşkır

-Tülin Karakullukçu

-Ömer Sarsılmaz

-İsmet Ağırman

-Önal Akkaya

-İsa Albayrak

Ayşe Lerzan Caner Conde de gözaltına alındı.

Ayrıca Mehmet GÜVEL'in evi aranan şahıs bahanesiyle basılmış herhangi bir gözaltı işlemi yapılmamıştır.

 30 Mart UMUDUMUZUN Anadolu topraklarına tohum olup serpildiği gündür. Giderek topraklarımızın en derinlerine kök salan direniş geleneğinin başladığı yer. Direnme geleneğinin miras olarak halkımıza armağan edildiği doğum yerimiz.  DÜNÜMÜZ BUGÜNÜMÜZ YARINIMIZ…

30 Mart şehitlerini anma ve UMUDUN kuruluşunu kutlama günleri kapsamında Belçika’nın Liege şehrinde bir eylem gerçekleştirildi.

Faşizme karşı ölümsüzleşen Belçikalı direnişçilerin anıtının önünde yapılan 30 Mart anması Anadolu’da faşizme ve emperyalizme karşı direnişte ölümsüzleşenler ile Avrupa’nın bir şehrinde faşizme ve emperyalizme karşı direnişte ölümsüzleşenler arasında köprünün, kuvvetli bağın varlığını gösteriyordu.

29 Mart Pazar günü saat 13’te başlayan programda Grup Yorum marşları çalınırken sürekli olarak UMUDU  selamlayan sloganlar atıldı.

Bir dakikalık saygı duruşu faşizme karşı ölümsüzleşen devrim şehitleri için yapıldı.

Daha sonra 30 Mart direnişi ve şehitleri ile ilgili bir konuşma yapıldı. “Ancak o kerpiç evden bakıldığında gerçek daha net görülür ve ancak o kerpiç evden bakabilenler emperyalizme ve faşizme karşı mücadele edebilir” denilen açıklamadan sonra birleşme, komiteleşme, halk meclislerinde örgütlenme  sözü verildi…

1 saat süren eyleme 20 kişi katıldı…







Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 245. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 245.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 226.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 62. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 23.Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen(225), Tahsin Sağaltıcı (244)  ve Gürkan Türkoğlu'nun(244) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi devam ediyor.

YÜKSEL CADDESİ DİRENİŞİ - 18. GÜN-15.00 AÇIKLAMASI:''Burdan gazeteci, aydın ve sanatçılara soruyoruz. Yaşanabilecek ölümlere sessiz kalarak ortak olacaksınız. Bunu nasıl içinize sindirebiliyorsunuz?''

YÜKSEL CADDESİ DİRENİŞİ- 18. GÜN - 17.00 AÇIKLAMASI:''Az önce oğlumla konuştum. Hastaneye tekerlekli sandalyeyle götürmüşlerdir. Adalet Bakanı' na sesleniyorum. Çocuklarımıza bir şey olursa iki elim iki yakasındadır.''


Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.