AÇIKLAMALAR
[açıklamalar][column2]
Türkiye'deki S-R-Y Kuyu Tipi tecrit hapishanelerine karşı direnişi desteklemek için Avrupa'nın
Farklı ülkelerinde bir günlük dayanışma açlık grevleri
düzenlendi.
7 Mart, siyasî tutsak Hüseyin Özen'in süresiz açlık grevinin
200 günüydü.
10 ülkede toplam 272 kişi, 7 Mart'ta 1 günlük dayanışma
açlık grevine katıldı:
Yunanistan 157 – İngiltere 35 – Avusturya 30 – Almanya 6 –
Fransa 11 – İsveç 1 – Belçika 15 –
Hollanda 5 – Ukrayna 2 – İsviçre 10, toplam
Dayanışma açlık grevlerinin yanı sıra, süresiz açlık grevi
direnişçisi Hüseyin Özen'e destek olmak
ve Türkiye'deki S, R ve Y tipi tecrit hapishanelerinin
kapatılması için dayanışma resimleri çekildi.
TÜRKİYE BÜYÜKELÇİLİKLERİ VE KONSOLOSLUKLARI ÖNÜNDE EYLEMLER
DÜZENLENDİ
6 Mart'ta 3 şehirde, Hüseyin Özen'in kuyu tipi tecrit
hapishanelerine karşı sürdürdüğü süresiz açlık
Grevinin 200 gününü vurgulamak için protesto eylemleri
düzenlendi.
* Atina'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde protesto
Brüksel'deki Türkiye Konsolosluğu önünde
protesto
Rotterdam'daki Türkiye Büyükelçiliği
önünde protesto
Kadın Olmadan Devrim Olmaz Devrim Olmadan Kadın Kurtulmaz!
https://halkinsesiradyo.org/2026/03/09/kadin-olmadan-devrim-olmaz-devrim-olmadan-kadin-kurtulmaz/
Türkiye’ye iade edilme kararına karşı ve siyasi oturum hakkı
için 219 gün süren süresiz açlık grevi direnişin sonunda 60 kişi ile birlikte
Zehra Kurtay’ın ilk zaferini kutladık.
Tüm dostlarımız ile zafer yemeğimizi paylaştık.
İlk zaferimiz kutlu olsun, daha nice zaferlere…
“Dünya Emekçi
Kadınlar günü birlik dayanışma ve mücadele günüdür”, “8 Mart kızıldır” şiarıyla
Belçika’nın Liege şehrinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü bir eylem ile
selamlandı.
Liege şehrinin
merkezinde bulunan Partizan Anıtı’nın önünde yapılan eylemde fransızca
“kadının kurtuluşu emperyalizme ve faşizme karşı mücadelededir” pankartı
açıldı.
Güneşli bir günde halaylar ve sloganlarla gerçekleşen eyleme 20 kişiye yakın katılım oldu. Havanın da güzel olması sebebiyle gelip geçenlerin çok olduğu eyleme ilgi yoğun oldu. Ayrıca eylem Belçika’nın ulusal gazetesi La Meuse Gazetesi’nde de yer buldu…
Kuyu Tipi Hapishanelerin
Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz
1-) 30
Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 222. Gününde
2-) 30
Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 222.Gününde
3-) 18
Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 202.Gününde
4-) 15 Ekim
2025; Doğan Karataştan: 145. Gününde
5-) 29 Ocak
2026; Tuğçenur Özbay: 40. Gününde
Özgür
Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde
Direniyor!
Kuyu Tiplerine
Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!
2 Yıl 7 Aydır
Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin
Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!
DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!
ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE
TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR
4 Mart 2026 tarihinde Yunanistan’da Anti Emperyalist örgütler tarafından Atina İran Büyükelçiliği önünde kitlesel bir eylem gerçekleştirildi.
Etkinlikte,
Anti-Emperyalist Cephe Yunanistan adına Konstantina Kartsioti konuşma yaptı.
Etkinlik
sırasında çeşitli örgütlerin temsilcileri, Ali Hamaney’in şehadeti ve genel
olarak İran halkının şehitleri için taziyelerini dile getiren konuşmalar
yaptılar.
Anti-Emperyalist
Cephe Yunanistan temsilcisi Konstantina Kartsioti, dünyadaki anti-emperyalist
hareketlerin İran'ın yanında durması gerektiğini ve Emperyalizm ile Siyonizm'e
karşı Direniş Ekseni'ne verilen desteğin büyütülmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasına İran, Lübnan, Filistin ve Yemen şehitlerini saygıyla anarak
başlayan Kartsioti; Ali Hamaney, Kasım Süleymani, Hasan Nasrallah, Yahya Sinvar
gibi tüm özgürlük savaşçısı şehitlerden ve Minab'da okulda katledilen 168
çocuktan bahsetti. Tüm halklara, ABD-NATO emperyalizmi ve Siyonizm'e karşı
ortak savaşma çağrısında bulundu. İran'dan Lübnan'a, Filistin'den Venezuela'ya,
Yemen'den Küba'ya kadar ortak düşmanın ABD emperyalizmi ve Siyonizm olduğunu
vurguladı.
7 Ekim Filistin
direnişini, İran direnişini, Lübnan ve Yemen direniş hareketlerini selamlayan
Konstantina Kartsioti, dünyanın tüm anti-emperyalist güçlerini birleşmeye,
savaşmaya ve emperyalizm ile Siyonizm'e karşı zafer kazanmaya çağırdı.
Katılımcılara ABD emperyalizminin Vietnam'daki yenilgisini hatırlattı.
Konuşmasını şu sloganlarla bitirdi: KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ, KAHROLSUN
SİYONİZM,
YAŞASIN
DİRENİŞ,
ŞEHİTLERE ŞAN
OLSUN!
ABD
EMPERYALİZMİNE VE SİYONİZM'E KARŞI BİRLEŞELİM, SAVAŞALIM VE KAZANALIM!
HAKLIYIZ VE
KAZANACAĞIZ.
İran'ın
Yunanistan Büyükelçisi de törende katıldı ve yaptığı konuşmada şunları söyledi:
" Adil
olmayan ve koordineli bir operasyonla bu ulu ağacı kökünden sökebileceğini
sanan zayıf ve hain düşman —ABD ve Siyonist İsrail— büyük bir suç işlemiştir.
Evleri bombalayarak, İran'ın liderine suikast düzenleyerek ve silahlı
kuvvetlerin cesur komutanlarını öldürerek vatanımızın ışığını
söndürebileceklerine inandılar. Ancak hesapları yanlış çıktı. Evet, liderimiz
ve insanlarımız şehit edildi ama onların yolundan devam ediyoruz. Onların
katledilmesi bizi geri çekilmeye zorlamıyor; aksine, direniş ve intikam
irademizi her zamankinden daha güçlü kılan bir itici güç görevi görüyor."
Avrupa Halk
Cephesi: 8 Mart Açıklaması
Ezilen, Direnen, Savaşan Kadınlar; Emperyalist
Faşist Kuşatmaya Karşı, Kadınların Onur ve Gurur Bayrağını, Direniş ve Kavga
Bayrağını Daha Da Yukarı Kaldırma
Zamanıdır!
Ateş altında
bir dünyadayız.
Hemen tüm
ülkelerde emperyalist, faşist kuşatma altındayız.
Gözyüzünden
bombalar yağıyor halkların üstüne.
Halkların en
diri, dinamik güçlerine karşı operasyon üstüne operasyon yapılıyor.
8 Mart, Dünya
Emekçi Kadınları'nın mücadelelerle kazandıkları hakların ve özgürlüklerin
adıdır. Bir zaferin adıdır. Onun için "kutlu olsun!" diyoruz.
Lakin
saldırıları ve direniş sürüyor.
Bunun için 8
Mart, bitmeyen ve halkların nihai kurtuluşuna kadar da bitmeyecek bir kavganın
adıdır.
İran'ın
kadınları, bombalar altında bugün.
Lübnan'ın,
Filistin'in kadınları bombalar altında.
Küba'nın
kadınları karanlıkta.
Türkiye'nin
direnen özgür kadınları, kuyu tiplerinde.
Suriye'nin
kadınları gericiliğin ağır baskısı altında.
Venezülla'nın
kadınları, emperyalist saldırının ve işbirlikçi bir yönetimin onursuzluğunu
yaşıyor.
Dünyanın dört
bir yanında kadınlar, çocuklarını doyuramamanın acısını yaşıyor. Yüzbinlerce
kadın, göç yollarında kendine asla ulaşamayacağı "huzurlu" bir
gelecek arıyor.
Kadınların
mücadele içindeki "oranları" ne olursa olsun, onlar kavganın
yarısıdır. Tarih boyunca da öyle olmuştur.
Kadın ve
erkeğin, halkın kurtuluşu birdir. Tüm sınıflar mücadelesi tarihi bunun
kanıtıdır.
Burjuvazi, tüm
araçları kullanarak, kadınların tarihsel mücadelesini yanlış yönlere kanalize
etmeye çalışıyor.
Kadının
"iki kez" ezilmesine, aşağılanmasına tavır alarak,
kavganın ve
hayatın içinde kadın-erkek eşitliğini inşa ederek,
birlikte
kurtuluş mücadelesini yükseltme zamanıdır.
Bombalar
altında bir dünyada,emperyalist kültürün, yozlaştırmanın bombalardan daha büyük
tahribatlar yarattığı bir dünyada,tek kurtuluş şansımız budur.
Tüm dünyada,
tüm
cinsiyetler,
tüm
milliyetler,
tüm inançlar
tüm halklar...
birlikte
direnmeli, birlikte dövüşmeliyiz.
8 Mart
dileğimiz budur.
Dünyanın tüm
devrimci, ilerici, anti-emperyalist, anti-faşist, vatansever güçleri, kadını
erkeğiyle, siyahı, beyazı, sarısıyla...
birleşmeli,
emperyalizme karşı birlikte yürümeliyiz.
Budur 8 Mart
dileğimiz.
Kadınlar;
Direniş ve
savaş alanlarında, hapishanelerde, hapishane önlerinde, ölüm oruçlarında,
yoksul gecekondularda bu kavgaya sevgilerini, şefkatlarini, emeklerini ve
canlarını kattılar.
Bu kavgada
şehit düşen ülkemizin ve dünyanın tüm direnişçi kadınları, dünya kadınlarının
ve halklarının en zengin mirasıdır.
Bu miras,
Hakikat Bacılarından, Rosa Luxemburglar`a, Kara Fatmalar`dan Mitka
Gribçevalar`a, Tanyalar`dan Ulrike`lere, Leyla Qasim`dan Soha Bechara`ya,
Sabolardan Gülsümanlara, Idiller`den Ebrulara uzanan bir derya denizdir.
Bu miras, kadın
özgürlüğünün yolunun ışığıdır.
Kadınlarımız,
bu ışığı takip ederek özgürleşiyorlar ve özgürleşecekler.
Bu birası
büyütelim. Bu mirası zenginleştirelim.
Budur 8 Mart
dileğimiz.
Dünyanın emekçi
kadınlarını, direnen kadınlarını Ahmet Arif'in dizeleriyle selamlıyoruz:
"Selam
olsun göğün yarısına
Selam olsun
kavganın gülen yüzüne
Selam olsun gül
olana, gül kokana.
Zalime zulme
siper olana
Kadına
Emekçi
kadınlara
Selam
olsun.."
08.03.2026
Avrupa Halk
Cephesi
Kuyu Tipi Hapishanelerin
Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz
1-) 30
Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 221. Gününde
2-) 30
Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 221.Gününde
3-) 18
Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 201.Gününde
4-) 15 Ekim
2025; Doğan Karataştan: 144. Gününde
5-) 29 Ocak
2026; Tuğçenur Özbay: 39. Gününde
Özgür
Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde
Direniyor!
Kuyu Tiplerine
Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!
2 Yıl 7 Aydır
Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin
Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!
DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!
ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE
TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR
7 Mart
Cumartesi günü, kuyu tipi hapishanelere karşı ve devrimci tutsakların serbest
bırakılması talebiyle sürdürülen çalışmanın 15. haftasında, TAYAD Komitesi
adına dayanışma masası kuruldu.
Her hafta cumartesi
günü olduğu gibi bu hafta da saat 11.00’de masa kurulumuna başlandı. Pankartlar
asıldı, önlükler giyildi ve kızıl bayraklar masanın çevresine yerleştirildi.
Masa üzerinde imza föyleri ve bildirilerin yanı sıra Halk Okulu ve Halk
Sineması dergileri ile “İki Kardeş İki Yoldaş İki Direnişçi” kitabı yer aldı.
Masa çalışması
boyunca kuyu tipi hapishanelerde uygulanan tecrit politikalarına karşı devrimci
tutsakların serbest bırakılması talebi anlatıldı ve hasta tutsakların özgürlüğü
için yürütülen imza kampanyasına destek çağrısı yapıldı.
Yapılan
konuşmalarda özellikle İran başta olmak üzere emperyalistlerin bölge halklarına
yönelik politikalarına karşı sessiz kalınmaması gerektiği vurgulandı.
Emperyalizm karşısında üçüncü bir yol olmadığı, halkların ya emperyalizme boyun
eğeceği ya da direneceği ifade edildi.
Hapishanelerdeki
direnişlerden başlayarak halkların kendi kaderini tayin hakkına kadar tüm
alanlarda anti-emperyalist mücadelenin büyütülmesi gerektiği belirtildi.
Emperyalizme karşı direnişi büyütmek ve anti-emperyalist cepheyi güçlendirmek
için birlikte mücadele çağrısı yapıldı.
Saat 16.00’da
masa çalışması sonlandırıldı. Her hafta olduğu gibi kapanışta “Direnmek haktır,
yaşatmak görevdir” denilerek gelecek hafta yeniden kurulacak masa için çağrı
yapıldı ve tüm halk davet edildi.