GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Hollanda halk cephesi ve Hollanda Dev-Genç, 4 Nisan’da, Amsterdam’daki Amerikan konsolosluğu önünde, Anti-Emperyalist Cephe’nin NATO’nun kuruluş yıldönümü dolayısıyla tertiplediği ve çağrısını yaptığı eyleme katıldı.

Emperyalizmin ııı'üncü Bunalım Dönemi’ni tahlil eden ve M-L mücadelenin yeni-sömürgelerde stratejisini, politikleşmiş askeri savaş stratejisi, teorik ve pratik olarak ortaya koyan ustamız Mahir Çayan'ın posterleriyle, yüzünün resmedildiği pankartlarla, Cephe bayraklarıyla ve ayrıca Marx, Engels, Lenin, Stalin, Mao, Ho Chı Mınh, Che Guevera Ve Mahir Çayan'ın resmedildiği bayrakla katıldığımız eylemde yeni ilişkiler kurduk, ajitasyon ve propagandamızla ezilen dünya halklarının ve objektif olarak Anti-Emperyalist olan her direnişin yanında olacağımızı haykırdık.

Hollanda Dev-Genç'in de konuşma yaptığı eylem bir saatten uzun sürmüş, yüzden fazla kişi katılım sağlamış ve iradi olarak sonlandırılmıştır.

 

Yaşasın Dev-Genç, Yaşasın Dev-Gençliler!

Bayrağımız Dünyanın Her Tarafında Dalgalanacak!

Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi!

Kurtuluş Kavgada, Zafer Cephede!

Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş

Yaşasın Önderimiz Dursun Karataş

 

Hollanda Halk Cephesi












 



Erdem Varan'ın, kızları Betül ve Bergün için Hollanda Parlamentosu'nun önünde başlattığı eylemimizin 48'inci haftasındayız.

— Hollanda Halk Cephesi

Kızlarım için eylemimizin 48'inci haftasındayız.

S, R ve Y tipi hapishanelerde tutulan Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu açlık grevinde 253'üncü, Hüseyin Özen 234'üncü, Tuğçe Özbay 70'inci, Oktay Kelebek ve Yüksel Doğan ise 31'inci gününe girdi.

Grup Yorum'dan tutuklanan Betül Varan da S, R, Y tiplerinin kapatılması ve arkadaşlarının başka bir hapishaneye sevk edilmesi talebiyle süresiz açlık grevine başladı. O da bugün direnişinin 8'inci gününde.

Talepler Derhal Kabul Edilsin.

Bu taleplerin kabul edilmesi ve seslerini duyurmak için biz de Hollanda Parlamentosu'nun önündeyiz.

 

Grup Yorum Halktır, Susturulamaz!

Özgür Tutsaklar Onurumuzdur!

— Erdem Varan

Instagram adresimiz: rodehulp2026


 



Mailde Anayasayı koruma örgütü ve BKA'ya karşı başlatılan direniş anlatıldı.

Direniş çadırının talepleri ve 18 Marttan bu yana yaptıklarımız anlatıldı.

Aynı zamanda direnişi büyütmek için çağrı yapıldı ve ortak bir toplantı yapmak önerisi sunuldu.

Temel haklar ve özgürlükler derneği olarak başlattığımız bu direniş sadece bizim sorunumuz değil, Almanya’da yaşayan tüm göçmenler için hayati bir önem taşıyor. Ve aynı zamanda tüm devrimci, sosyalist ve anti-faşist yapıların bir sorunu...

Hatta bu kurumların kurulma nedeni Alman solunun kendisidir. Bu nedenle bu direnişi olabildiğince büyütmek ve alman solunu da direnişimize katmak hedefimizdir.

Tüm Halkımızı Ve Tüm Solu Direnişimiz Etrafında Birleşmeye Çağırıyoruz.

 


Almanya Halk Cephesi Açıklaması: NATO’nun Türkiye de Toplantı programı

KATİL ABD NATO'NU DA AL ÜLKEMİZDEN DEFOL!

Trump İran'a bekçi köpeği İsrail Siyonizmiyle birlikte saldırırken Erdoğan'a övgüler yağdırdı. "Harika bir lider" dedi. Bunun sebebi AKP'nin ve Erdoğan'ın hizmette kusur etmemesi, sadık bir işbirlikçisi olmasıdır. AKP,' nin devrimcilere ve halka saldırısından güç alarak 2026 yılında NATO toplantısını Türkiye de yapma ve burada bir Kolordu kurma programı yapmış.

Anadolu'nun sağındaki solundaki ülkelere saldırarak, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirerek hem dünya halklarının gözünü korkutmak istiyor hemde Türkiye topraklarını yeni saldırılar için daha kalıcı bir üs haline getirmeyi hedefliyor.

Bunu yaparken detayları unutuyor. Anadolu devrimcilerinin ve halklarının Anti-emperyalist bilincini hesaba katmıyor. Bizim ülkemizde çok NATO prejeleri, programları bozuldu tarihten bu yana. Bu hesapta bozulacak!

Sadece birkaç örnek verelim.

İlk örneğimiz 1900’lü yıllar, ülkemizin her bölgesinin emperyalistler tarafından işgal edildiği günlerdien. Tüm emperyalistler üşümüşlerdi vatanımıza. Yönetenler halkın emeğini zevkü sefa içinde yerken Anadolu parsel parsel işgal edilmişti. İşgalin yaygınlığı kadar halkın da Kürdü Türkü, Lazı, Çerkezi ve her milliyet ten halkları olarak yaygın bir direnişi oluştu. Efes'i, Zeybeği, dağlarda eşkıyası vatan savunmasında saf tuttu.

Top mermilerini sırtında taşıyan kadın kahramanları vardır Anadolu halkının. Sütçü İmamları vardır işgalciye başkaldıran, Hasan Tahsinleri vardır düşmana ilk kurşunu sıkan.. Ve Çocuk yaşta şehit olan Şehit Kamilleri vardır bizim topraklarımızın. Ve her yanı işgal edilmişken şehir şehir hatta sokak sokak temizlenmiştir vatanımız. Ve bazı resmi kayıtlara göre 10.000 ı çatışmalarda olmak üzere savaş boyunca hastalık ve açlıktan ölenlerin sayısını da eklersek 48.000 ün üzerinde askeri kayıp vardır. Bir o kadarda yaralı...

600.000 de halktan insan can vermiştir vatan savunmasında.

Bu savaştan önce 1. Paylaşım savaşı nedeniyle İtilaf Devletleri içinde yer almaktan kaynaklı sırf Çanakkale Savaşı'ndaki (Şubat 1915 tarihinde başlayıp 8.5 ay sürmüştür.)Kayıp sayısı 53.000-58.000 arası askeri kayıp toplamda 200.000 250.000 arası kayıp vardır. Bu tarihlerin üzerinden daha 100 yıl geçti.

Bu kayıpların nedeni emperyalizm ve bunun yanında sadece kendi çıkarlarını düşünen, emperyalizme boyun eğen asalak yönetimlerdir. Yüz binlercemizin kanıyla kurtulan vatanımız yeniden ve daha gizliden emperyalizme teslim edilmeye başlandı adım adım. Bu süreç

Yine Anti- emperyalist bilinçle "6.Filo Defol" diyen gençleri yarattı. Emperyalizme tepki "Yanke Go Home" sloganları, Denize dökülen Amerikan askerlerini izledi.

CİA ajanı Nato temsilcisi Komer  ODTÜ ye geldi. Burada devrimci Gençler tarafından arabası yakıldı.

Ve bu potansiyel Mahirleri, Denizleri, İboları çıkardı. Türkiye devriminin teorisi oluşmaya başladı.

Gerçek Kurtuluşun Sosyalizmde olduğu teorisi şekillendi. Devrimlerden öğrenilip kendi devrimimizin yolu çizildi. Ve yine Deniz’lerin idamına karşı NATO ya karşı bir eylemle KIZILDERE yaratıldı. İşte biz orada doğduk. Savaşma nedenimizdir emperyalizm ve onun programları. "Amerikancı Faşist Cunta 45 milyon halkı teslim alamaz" diye hapishanelerde yükselen ses bizim sesimizdir. Bu nedenle başarılı olamamıştır NATO . Kahraman Altunları, Alişan Şanlıları yaratan onurlu Anadolu halkının evlatlarıyız. Bugün NATO kararlarını kolayca uygulayabilsinler diye Devrimcilere Kuyu Tipi Hapishaneleri açanlar, halkımızın topraklarına göz dikmiş durumdalar. Emperyalist şirketlerin çıkarları için Ormanlarımızı yakmayı, topraklarımızı zehirlemeyi göze almış, efendilerine yaranmak için halkın olana el koyma peşindeler. Onlar bir avuç işbirlikçi asalak biz zeytin ağacına sarılan bu vatanın gerçek sahipleriyiz.

Zeytin ağacını savunmak vatanını savunmaktır çünkü. Zeytin ağacını, doğamızı, havamızı savunmak için bile önce anti-emperyalist olmak gerekir.

Bizim ülkemizde katliamlar emperyalizin çıkarları için ve bizzat onların eliyle ve teşvikleriyle yapıldı. Halk önderlerinin katledilmesinin ardında onların parmağı vardır, kitle katliamlarının altında onlar. Yani ülkemizde açlığımızın, zulmün sorumlusudur emperyalizm.

Ve halkları iliklerine kadar sömürdüğü halde doymaz. Daha fazlasını ister. Daha fazlası içinse her türlü zulmü yapmaktan, savaş çıkarmaktan çekinmez. Emperyalizm krizin nedenidir. Krizi süreklidir. Yeri gelir krizini de fırsata çevirir. Savaş çıkartır, silah satarak fırsata çevirir. Sonra bu savaşı durdurmaya aday olur bunu fırsata çevirir. Önce savaşla yıktığı ülkeleri savaştan sonra yeniden inşaa etmeye aday olur bunu fırsata çevirir. Yüzde beşyüz kar için kendini bile yok edecek hamlelere girişir. O nedenle Emperyalizm "akıllı" filan değil, kar için şuursuzca davranan, her türlü kötülüğü yapma potansiyeli olan kokuşmuş ve sonu gelmiş bir aşamadır.

Epstein örneğinde olduğu gibi çürümüşlüğünü gizleyememektedir.

Hasta yatağındadır.

Can çekişmektedir.

Vakti gelmiş, ölme sırası gelmiştir. Ama giderken o pis elleriyle halkların yakasına yapışmış kendi ölürken onları da uçurumdan düşürmeye çalışmaktadır.

Bizim görevimiz önce ellerinden yakamızı kurtarmaktır. Emperyalizm ve onun çıkarları için kurduğu ordu, ülkemizdeki İşleridir yakamızdan olan. Yeni kolordular kurarak iki yakamızın bir araya gelmesini planlıyorlar. Halka karşı saldırıları yetmiyor gibi yeni ordular kurarak bu kötülüğü daha da büyütmek istiyorlar. Hemde bunu bizim topaklarımızda yapmayı planlıyorlar.

BU NE CÜRET!

Bizim aklımızı, bizim tarihimizi, bizim yeteneklerimizi hafife alıyor emperyalizm!

Bir kez daha Tarihimize, Anadolu tarihine bakmasını öneriyoruz.

Yukarıda anlattığımız tarih küçük bir kesimidir. Biz şimdiye kadar çok NATO programını başarısız kıldık. Bunu da engelleyecek vatanımızda halkların celladı olacak ordular kurmalarına, ülkemizde istedikleri gibi cirit atmalarına izin vermeyeceğiz!

Üslerini,  NATO’larını, her türlü bağımlılık ilişkilerini söküp atacağız. Emperyalizmin kölesi değil celladı olacağız!

Bunun için örgütlenerek, güçlenecek emperyalizmi yeneceğiz!

 

ABD DEFOL BU VATAN BİZİM!

 

KATİL ABD VE NATO ORTADOĞU'DAN DEFOL!

 

EMPERYALİZM YENİLECEK DİRENEN HALKLAR KAZANACAK!

 

ALMANYA HALK CEPHESİ

 

 

 

 

7 Nisan 2026 tarihinde, NSU davasındaki gizlilik kararının kaldırılması için, Almanya'nın Bochum Üniversitesi önünde kurulan direniş çadırı 4. Gününde, 7 Nisan 2020 yılında Naziler tarafından bıçaklanarak katledilen 15 yaşındaki Iraklı Arkan Hussein Khalef anıldı.

Direniş çadırını gün boyu ziyaret eden üniversite öğrencileri, sol örgütlenmeler ve mahalle halkı ile Almanya'daki ırkçı katliamlar ve siyasi gündem hakkında sohbet edildi. Ayrıca çevredeki esnaflara direniş çadırı anlatıldı ve esnaflar çadırın sıcak su, elektrik gibi ihtiyaçlarına karşılık verdi.

Gün Boyunca Bildiriler Dağıtıldı. Ayrıca Halk Okulu Dergisinden Yazılar Okundu.

Direniş Çadırı Tüm Coşkusu İle Devam Ediyor.

Irkçı Katliamlarda Katledilen Ailelerimiz İçin Adalet İstiyoruz !

Anayasayı Koruma Örgütü Kapatılsın!

Temel Haklar Ve Özgürlükler Derneği





 


Anti-Emperyalist Cephe’nin çağrısıyla, halkların baş düşmanı olarak nitelendirilen ABD konsolosluğunun önünde bir protesto düzenlendi. Eylem, NATO’nun kuruluş yıldönümü 4 Nisan’da gerçekleştirildi. Dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar bu eyleme katıldı. ABD konsolosluğu önünde Küba, Irak, Kore, İran, Filistin ve sosyalist liderlerin sembolleri dalgalandırıldı. Özellikle NATO başta olmak üzere emperyalist güçlere karşı sloganlar atıldı. Anti-Emperyalist Cephe, konuşmasında NATO’nun tarihini ve gerçekleştirdiği katliamları anlattı. Konuşma, herkesin NATO’ya karşı birleşmesi çağrısıyla sona erdi. Eyleme yaklaşık 100 kişi katıldı.









 

 


 

Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 253 Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 253.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 234.Gününde

4-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 70. Gününde

5-) 9 Mart 2026; Oktay Kelebek 31.Gününde

6-) 9 Mart 2026; Yüksel Doğan 31. Gününde

7-) 1 NİSAN 2026; Betül Varan 8. Gününde

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

31 Mart sabahında 14 Emekli Meclisi üyesi ve TAYAD'lıların evlerinin basılarak gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından Direniş Meclisi tarafından yayınlanan açıklamayı paylaşıyoruz.

"16 MİLYON EMEKLİ TESLİM ALINAMAZ!" 🔸 Direnişler Meclisi, Emekli Meclisi ve TAYAD'lı Ailelere yönelik tutuklama terörüne karşı açıklama yaptı.









Kuyu tipi hapishanelerde süresiz açlık grevi direnişinde olan Hüseyin Özen (232), Tahsin Sağaltıcı (252) ve Gürkan Türkoğlu'nun (252) taleplerinin kabul edilmesi için ailelerin başlattığı oturma eylemi 24. gününde devam ediyor.

Bugün Ankara'da gerçekleştirilen eylemde Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen'e ses olmak isteyen ailelerden Telman Özen, Fadime Özen, Ferdi Sarıkaya, Rukiye Serçe ve Sıla Koçyiğit gözaltına alındı. Adalet Bakanlığı, sorunu çözmek ve talepleri kabul etmek yerine süreci uzatıyor.

Direnişçilerin aileleri Adalet Bakanlığı önünde, Yüksel Caddesi'nde adalet arıyor, halka duyarlılık çağrısında bulunuyor.Kuyu tiplerinin kapatılması ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk talebiyle gerçekleştirilen açlık grevi 252.gününde devam ediyor.

Tahsin Sağaltıcı, Hüseyin Özen ve Gürkan Türkoğlu'nun sağlık durumları artık kritik aşamada. Aileler ise evlatları için direnmeye devam ediyor!

YÜKSEL DİRENİŞİ-26. GÜN- ÖĞLEN AÇIKLAMASI: "Katil AKP iktidarı evlatlarının kuyu tiplerinde ölmemesini isteyen TAYAD’lı aileleri yüksel caddesine sokmuyor! Ailelerimiz polis ablukasında tutuluyor!''

 

YÜKSEL DİRENİŞİ-26. GÜN-15.00 AÇIKLAMASI: ''Bu aileler budünyanın yükünü çektiler. Bu dünyanın yükünü çektiler, evlat acısı yaşatmayın bu ailelere.'



Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.