GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

 


Erdem Varan'ın kızları Betül ve Bergün için Hollanda Parlamentosu'nun önünde başlattığı eylemimiz 42'inci haftasındayız.

Her paylaşımımızın en az onbinlerce kez görüntülendiği Instagram hesabımız kapatılmıştır. X'te Hollanda gündemi hesabımız hâlâ aktiftir.

Erdem Yoldaşımız Rahatsızlığı Dolayısıyla Bu Hafta Açıklama Yapmamıştır.

Grup Yorum Halktır, Susturulamaz!

Hollanda Halk Cephesi








Yunanistan Halk Cephesi, Atina Aleksandras Caddesinde yer alan  Prosfiğika İşgal Evlerinin yıkılmaması için imza kampanyasında yer aldı. 23 Şubat 2026 Pazartesi günü Aristotelis’in Ölüm Orucunun 19. gününde Ön Blok önünde açılan imza masasında bildiri dağıtımı yapıldı, imza toplandı. Yunanistan Halk Cephesi'nden iki ekibin katıldığı eylem 5 saat sürdü.

Yeni sömürge ülkelerde devletler emperyalizmle işbirliği ile halka saldırır, halklar ise dayanışma ile güçlenir, ayakta kalır.

Atina - Prosfiğika İşgal Evlerine Yönelik Tahliye Saldırısına Karşı Ölüm Orucu Direnişinin 12. gününde olan Aristoteli Hanci (Αριστοτέλη Χαντζή =  Aristoteli Chantzi)’in direnişinin yanında olduk.

Aristoteli Hanci (Αριστοτέλη Χαντζή -  Aristoteli Chantzi) neden Ölüm Orucuna başladı?

Yunanistan Atina’da mültecilerin oturduğu işgal evlerine yönelik, Yunan devletinin tahliye kararına karşı Aristoteli Hanci (Αριστοτέλη Χαντζή), yaşamı savunmak için talepleri kabul edilene kadar ölüm orucu direnişi yapacağını duyurdu

 Son on yıl içinde, devlet ve hükümet Prosfiğika’yı tahliye edip yağmalamaya dördüncü kez teşebbüs ediyor. Her seferinde direnişle cevap bulan bu saldırılara karşı İşgal Topluluğu tarafından direnişle cevap verileceği açıklandı.

Prosfiğika (Προσφυγικών) – İşgal Evleri, Yunanlar, sığınmacılar ve göçmenlerden oluşan, 50’si çocuk olmak üzere 400’den fazla kişinin yaşadığı bir topluluktur. Miçotakis iktidarı Prosfiğika’yı hem yok etmek istediği bir politik düşman hem de yağmalayıp sömürmeyi hayal ettiği bir ekonomik değer olarak görmektedir.

Bu politikayı ülkemizde ‘’kentsel dönüşüm’’ adı altında yürütülen, halkın evlerine, arazilerine el koyma saldırılarından biliyoruz. Bir avuç inşaat tekelinin çıkarları için halk yaşadığı evlerden çıkarılıyor, şehir dışına sürgün ediliyor veya açıkta bırakılıyor. Amaç, halkın konut sorununu çözmek değil, tekellerin aç gözlerini doyurmaktır. Yunanistan’da da aynı durum geçerlidir. İşgal evlerinin ranta açılıp tahliye edilmesine karşı ölüm orucundaki  Prosfiğika Hareketinin direnişini selamlıyoruz.

İşgal Evlerinin Tahliyesine Karşı Ölüm Orucuna Başlayan Aristoteli Hanci’nin Talepleri:

Attika Bölgesi Tarafından Sözleşmenin Derhal İptal Edilmesi.

Tüm “Prosfiğika” (Mülteci Evleri) Sakinlerinin; Evlerinde, Yaşadıkları Yerde Ve Sosyal, Kültürel Ve Organik Olarak Bağ Kurdukları Bu Bölgede Kalmaları.

“L. Alexandras Mülteci Evleri Sakinleri Ve Dostları” Adlı Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluş (A.M.K.E.)

Tarafından, Mülteci Evlerinin Restorasyonu İçin Kendi Finansmanlarıyla Somut Garantiler Verilmesi!

Mülteci Evlerinin “Kentsel Dönüşümü” İçin Kamu Parasından Tek Bir Euro Bile Harcanmasın!








 

 


 

Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 211. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 211.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 191.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 134. Gününde

5-) 15 Aralık 2025: Ahmet Yıldız 73. Gününde

6-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 29. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR


 

Kitap Adı: Katil Halk Düşmanı ABD’nin Örgütlediği Darbeler

Yayınevi: Boran Yayınevi

Basım Tarihi: ŞUBAT 2026 2. BASKI

 

 

 

 

Katil Halk Düşmanı ABD’nin Örgütlediği Darbeler

 

350 DARBE GİRİŞİMİ 93 İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİ

AMERİKANCI DARBELER DE YENİLİR! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ!

BU KİTAP: KATİL, HALK DÜŞMANI ABD'NİN ÖRGÜTLEDİĞİ DARBELER KİTABININ GÜNCELLENEREK ÖZETLENMİŞ HALİDİR.

 

OKUYALIM, OKUYATIM...

 

Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

 

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız

 

ÖNSÖZ

Amerikan emperyalizmi her kıtada 1945'den günümüze kadar bilinen 350 darbe girişimi ve son olarak ABD'nin Ankara Büyük Elçisi Tom Barrack'ın açıklamasına göre 93 darbe örgütledi...

ABD ordusu 1922 yılında İngiliz ordusuyla beraber İstanbul’u işgal etmiştir. Kurtuluş Savaşına karşı çıkmış ve Türkiye’yi 1927 yılına kadar resmi olarak tanımamıştır.

ABD Emperyalizmi Türkiye’deki yönetimini darbelerle sağlama almıştır. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerini gerçekleştirmiştir. 1971 darbesi ile bağımsızlıktan yana olan kadrolar ordu içinden ve devlet yönetiminden büyük oranda tasfiye edilmiştir. 12 Eylül darbesiyle ise hem ordu hem devlet yönetimine tamamen Amerikan kültürüyle donatılmış, ABD’ye sadakatini ispatlamış kişiler getirilmiştir. Bu darbeler ülkemizi tamamen ABD emperyalizminin yönettiği bir ülke durumuna getirmiştir. Darbelerle emperyalizm içsel bir olgu haline gelmiş, faşizm kurumsallaşmıştır.

Amerikan emperyalizminin bütün tarihi işgal, operasyon ve kanlı darbeler tarihidir. ABD, yağma ve talan olmadan ayakta duramaz. Amerikan emperyalizminin sürekli kriz içindeki çürümüş sistemini devam ettirebilmesi için yeni sömürgecilik ilişkilerine ve işbirlikçi iktidara ihtiyacı vardır. Darbeler, operasyonlar, işgaller, katliamlar olmadan Amerikan sistemi ayakta kalamaz. Amerikan emperyalizmi öyle çürümüş, gerici ve halk düşmanı bir sistemdir ki faşist cuntaları iktidara taşımış, yeni sömürge ülkelerde faşizmi kurumsallaştırıp, kontrgerilla eylemleriyle yüzbinlerce halktan insanı katletmiştir.

Bu kitapta, Amerikan emperyalizminin dünya çapında örgütlediği Amerikan darbelerini birçok boyutuyla ele aldık. ABD'nin, faşist Amerikan işbirlikçileriyle birlikte darbeleri nasıl örgütlediğini, darbelere karşı da dünya halklarının nasıl mücadele ettiğini göreceksiniz.

12 Eylül darbesinin 45. yıldönümünde hazırladığımız kitabımızı; "Cunta 45 milyon halkı teslim alamaz" diyerek direniş bayrağını yükselten 1243 DEVRİMCİ SOL TUTSAĞINA, 12 Eylül zindanlarında TEK TİP ELBİSEYE KARŞI DİRENEN 4 KARANFİL ABDULLAH MERAL, HAYDAR BAŞBAŞ, HASAN TELCİ, FATİH ÖKTÜLMÜŞ'e, TAYAD'lı ailelerimize, HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ SAVUNMASI'nın mimarı önderimiz DURSAN KARATAŞ'a adıyoruz.

SİZLER DİRENDİĞİNİZ İÇİN BİZLER BUGÜN VARIZ.

TÜM ŞEHİTLERİMİZİN ANISINA SAYGIYLA…

AMERİKAN DARBELERİ DE YENİLİR!

KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ!

HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

SAVAŞIYORUZ KAZANACAĞIZ!




 


 

-1917’DE EMPERYALİZMİ YENEBİLECEĞİMİZİ GÖSTERDİK.

-1945’TE EMPERYALİZMİN EN ŞOVEN, EN KANLI DİKTATÖRLÜĞÜ-ALMAN VE İTALYAN FAŞİZMİNİ YENDİK VE DÜNYANIN ÜÇTE BİRİNİN HARİTASININ RENGİNİ KIZILAŞTIRDIK.

-BİZ 8 MİLYAR DÜNYA HALKLARI, AMERİKAN EMPERYALİZMİNİ DE YENECEĞİZ!


21 Şubat Cumartesi günü Fransa Dev-Genç, Paris’te Zehra Kurtay’ın direniş çadırında başlayan bir gezi gerçekleştirdi. Gezide, Fransa Devrimi’nin başladığı yer olan Place de la Bastille’e gidildi. Bu meydan, öncesinde çoğu tutsağın kralın keyfi kararlarıyla tutuklanmış siyasi, aydın, ilerici ve yazar kişilerle doldurulduğu büyük bir hapishanenin bulunduğu yerdi. 14 Temmuz 1789’da halk ayaklanır ve kraliyetin keyfiliğinin simgesi olan bu hapishaneyi yıkar. Aynı zamanda halk, bu ayaklanmayı silahlı bir direnişe dönüştürmek için aynı yerde barut ve silah ele geçirir. Bastille Hapishanesi’nin yıkılması, Fransa Devrimi’nin sembolik başlangıcı olarak tarihe geçer. Bastille Meydanı’ndan geçtikten sonra, Paris Komünarlarının vurulduğu duvarın ve halkın sinemacısı Yılmaz Güney’in de mezarının bulunduğu Père Lachaise Mezarlığı’na doğru yüründü.

Paris’in Notre-Dame Katedrali ve bilinen diğer noktaları da ziyaret edildi. Günün sonunda yine tarihî bir öneme sahip olan, komünarların en son çatıştığı nokta olan Strasbourg-Saint-Denis mahallesinde, kemerin dibinde bulunan Zehra Kurtay Direniş Çadırı’nda toplanıldı. Kısa bir okuma yapılıp hep birlikte yemek yenildi.






Kuyu Tipi Hapishanelerin

Kapatılması İçin Devam Eden Direnişlerimiz

 

1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 210. Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 210.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 190.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 133. Gününde

5-) 15 Aralık 2025: Ahmet Yıldız 72. Gününde

6-) 29 Ocak 2026; Tuğçenur Özbay: 28. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR



Kitap Adı: Ayten Öztürk Anlatmaya Devam Ediyor!..
Yazar Adı: AYTEN ÖZTÜRK
Yayınevi: Boran Yayınları
Basım Tarihi: ŞUBAT 2026

“Mahkemeler bana adaleti vermedi.

Halkımızın sahiplenmesiyle, ev hapsiyle de olsa tahliye edildim.

6 Şubat’ta bir komplo ile tutuklandım ve bir itirafçının beyanıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis, Yargıtay tarafından onandı.

Halkımızın sahiplenmesiyle, ömür boyu tek kişilik bir hücrede kalmaktan da kurtulacağım.”

AYTEN ÖZTÜRK

BURADAN İTİBAREN ANLATACAKLARIM, TAMAMEN GEÇMİŞTEKİ TUTUKLAMA VE EV HAPSİ KOŞULLARIMIN AYRINTILANDIRILMIŞ HALİDİR. DİKKATE ALINMASINI VE YARGILAMANIN ADİL BİR ŞEKİLDE YAPILMASINI TALEP EDEREK BAŞLIYORUM.

“EV HAPSİNDE 2,5 YIL!”

“İşkenceye Direnmenin Bedeli Hapislikse;

SESSİZ KALMAK ÖLÜMDÜR!”

 

Kitapta bulunan QR kodları okutarak, ilgili videoları izleyebilirsiniz.

 

Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız




 

IMG-20260216

-WA0413.jpg

TARİH: 27 ŞUBAT 2026 CUMA

BAŞLAMA SAATİ: 19.00

ADRES: Moosbruggergasse 2/2

1120 VİYANA.

FİLMİN KÜNYESİ:

3000 Gece (3000 Nights - 2015)

Yön: Mai Masri

Oyn: Maisa Abd Elhadi, Nadira Omran, Abeer Hadad

Şubat Ayı Film Akşamında Filistinli yönetmen Mai Mısri’nin 2015 yapımı "3000 Gece" filmini halkımızın beğenisine sunuyoruz...

Film, Filistin’deki emperyalist haydutluğun, işgalin ve soykırımın tüm şiddetiyle devam ettiği günümüzde izlenmesi gereken, çok çarpıcı ve ödüllü bir eser niteliğinde.

Film, seyirciyi gözleri bağlı şekilde gözaltına alınmış bir grup Filistinli tutsakların hapishaneye sevk edildiği bir sahneyle karşılıyor.

İçlerinde daha sonra adının Layal olduğunu öğreneceğimiz, yeni evli genç bir öğretmen kadın da bulunuyor. Layal, Siyonizmin zindanlarına geldiği ilk andan itibaren işkenceli sorgulamalara ve onur kırıcı muamelelere maruz kalıyor...

Filistin direnişinin gerçekleştirdiği askeri bir eyleme yardım etmekle suçlanan kadını yıldırmak ve sindirmek için, öncelikle İsrailli adli mahkumların kaldığı bir koğuşa yerleştiriyorlar. Eş zamanlı olarak hapishane idaresi, kahramanımıza buradan tek kurtuluşunun ancak işbirlikçilik ve ihanet olduğunu telkin eden bir baskı politikası başlatıyor...

İlerleyen süreçte hamile olduğunu öğrenen Layal, bu haberin ardından Filistinli ve Lübnanlı direnişçilerin olduğu başka bir koğuşa geçiriliyor...

Aynı günlerde kocası; tutsak eşini, doğmamış çocuğunu ve vatanını terk ederek mültecileşirken, genç kadın bebeğini dünyaya getirme iradesini ortaya koyuyor.

Koğuştaki diğer kadınlarla zaman içinde geliştirdiği dostluk ve yoldaşlık bağları, dünyaya getirdiği oğluyla birlikte daha da derinleşiyor.

Mahkemede işbirlikçiliği reddettiği için 8 yıllık tutsaklığa mahkum edilen Layal, oğlunu hapishanenin kısıtlı ve zorlu koşullarında yoldaşlarıyla birlikte adeta bir sevgi çemberinde kolektif emekle büyütüyor...

İlerleyen yıllarda, Siyonizmin eli kanlı komutanlarından Ariel Şaron’un 1982’de Beyrut’ta gerçekleştirdiği canice katliamı televizyondan öğrenen tutsaklar derhal süresiz açlık grevi direnişi kararı alıyor...

Başlayan açlık grevini kırmak için hapishane idaresinin yaptığı alçak planların son noktası, Layal’ı küçücük evladından koparmak oluyor.

Genç kadın, ne pahasına olursa olsun açlık grevini bırakmama iradesi göstererek yoldaşlarını, direnen Lübnan ve Filistin halklarını terk etmiyor...

Şeytani planlarından sonuç alamayan hapishane idaresi, son çare olarak Siyonist ordudan yardım istemek durumunda kalıyor ve hapishane içine bir katliam saldırısı tertipletiyor. Tutsaklar, yoğun saldırıya rağmen can ve kan pahasına direnmeyi tercih ediyorlar...

Yan hikayeleri, tarihsel arka planı, oyunculukları, finali ve müzikleriyle başyapıt niteliğinde olan bu eser, bizlere hiçbir koşulda yenilmeyen tek komutanın direniş olduğunu bir kez daha gösteriyor...

İyi Seyirler...

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.