GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli


Yunanistan’da Türkiyeli Devrimcilere Yönelik Hukuk Terörü Sürüyor

TÜRKİYELİ DEVRİMCİ HALİL DEMİR AVUKATSIZ YAPILAN BİR DURUŞMA SONUCUNDA, HİÇBİR YARGILAMA İŞLEMİ YAPILMAKSIZIN, SAVUNMA HAKKI GASP EDİLEREK, ADİL YARGILANMA HAKKI İHLAL EDİLEREK, OLDUBİTTİYE GETİRİLEREK VERİLEN BİR KARARLA TUTUKLANDI.

BU KARAR HUKUKİ DEĞİL SİYASİ BİR KARARDIR, BİR HUKUK KATLİAMIDIR, HUKUKUN ASKIYA ALINMASIDIR.

HUKUK TERÖRÜNE SON VERİLSİN, HALİL DEMİR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

 

Yıllardır Türkiyeli devrimcilere yönelik hukuk terörünü sürdüren Yunanistan yargısı bugün (26 Ocak 2026 tarihinde) bir kez daha, hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek bir karara imza atmıştır. Türkiyeli devrimci Halil Demir, en temel hukuk ilkeleri ayaklar altına alınarak, tanık dinleme, savunma yapma, delil sunma, delilleri tartışma vb. hiçbir yargılama işlemi yapılmaksızın, avukat dahi bulunmayan tek celselik bir yargılama oyunu sonucunda, adeta oldubittiye getirilen bir kararla, savunma hakkı gasp edilerek ve adil yargılanma hakkı ihlal edilerek verilen hukuksuz bir kararla tutuklanmıştır.

Müvekkilimiz Halil Demir’in bugün gerçekleşen tutuklanma süreci, başından sonuna kadar usulsüzlüklerle doludur. 2020 yılında hukuksuz bir şekilde tutsak edilen Türkiyeli 11 devrimciden biri olan Halil Demir, bu davanın duruşmalarının görüldüğü sırada 2021 yılı temmuz ayında, duruşma salonunda yaşanan bir arbede ve polis saldırısı sonucunda kamu görevlisine direnme, hakaret, kamu malına zarar verme vb, suçlamalarla karşı karşıya kalmıştı. Bu iddialarla açılan davanın bundan önceki 2 celsesi mahkeme tarafından ertelenmişti. Ancak bu ertelemeler ne Halil Demir’den ne diğer sanıklardan veya savunma avukatlarından kaynaklanmıştır, bu ertelemeler bizzat mahkemenin kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle gerçekleşmişti. Bugün (26 Ocak’ta) görülen duruşmada ise Halil Demir ve avukatı hazır bulunmasına rağmen yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle duruşma saatlerce yapılamamış, ancak öğleden sonra, mesai saatinin bitimine az bir zaman kala duruşma yapılmak istenmiş, ancak Halil Demir’in avukatı başka bir duruşması olması sebebiyle -geçerli bir mazeret bildirerek- adliyeden ayrıldığı için duruşmaya katılamamıştır.

Halil Demir bu durumu belirtmesine ve avukatı huzurunda savunma yapmak istediğini belirtmesine rağmen mahkeme heyeti Halil Demir’in bu talebini keyfi ve hukuka aykırı şekilde reddederek, “avukatın bulunmaması bizim sorunumuz değil, bizi ilgilendirmez” diyerek karar verme yoluna gitmiş ve tüm sanıklara ceza vermiş, duruşmada hazır bulunan Halil Demir’in tutuklanmasına karar vermiş ve diğer sanıklar hakkında da yakalama kararı vermiştir. Üstelik mahkeme, bundan önceki celseleri kendi kusuru nedeniyle ertelemiş, bugüne kadar yargılamaya ilişkin tanık dinleme, sanıklarının savunmasını alma, delillerin tartışılması gibi hiçbir usul işlemini gerçekleştirmeden ve Halil Demir’e kendisine yöneltilen suçlamalara karşı esaslı bir savunma yapma imkanı tanımadan, yargılama sürecini adeta bir oldu-bittiye getirerek, daha doğru ve tam bir ifadeyle yargılama yapmaksızın bu hukuka aykırı kararı vermiştir. Bu kararın hukukla açıklanması mümkün değildir.  Yunanistan yargısı, Türkiye kökenli devrimciler üzerindeki baskı politikasını, uyguladığı hukuk terörünü bu kararla bir üst aşamaya taşımıştır.

Bu Karar Hukuki Değil, Siyasidir! Bu Karar Bir Hukuk Katliamıdır. Bu Karar Yunanistan’da Hukukun Askıya Alınmasıdır.

Müvekkilimiz Halil Demir bu keyfi ve hukuksuz karara, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının gasp edilerek cezalandırılmasına ve tutuklanmasına karşı “adil yargılanma” talebiyle açlık grevine başladığını belirtmiştir.

Savunma hakkının gasp edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği bir ortamda verilen son derece keyfi ve hukuka aykırı bu tutuklama kararı, sadece Halil Demir’e yönelik bir saldırı değil aynı zamanda avukatlık mesleğine, evrensel hukuk değerlerine, savunma hakkına, adil yargılanma hakkına yönelik ağır bir saldırıdır. Bu nedenle tüm meslektaşlarımızı, tüm hak savunucularını ve duyarlı kamuoyunu Halil Demir’in yanında olmaya, bu haksız ve hukuksuz karara karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.

Adil yargılanma talebiyle açlık grevindeki Halil Demir’in talepleri kabul edilmeli, bu haksız ve açıkça hukuka aykırı olan tutuklama kararı derhal kaldırılmalı, savunma hakkının gasp edilmesine son verilmeli, adil bir yargılama olanağı sağlanmalıdır.

KAHROLSUN FAŞİZM, KAHROLSUN HUKUK TERÖRÜ!

SAVUNMA HAKKI ENGELLENEMEZ! ADİL YARGILANMA HAKKI GASP EDİLEMEZ

HALİL DEMİR’E ÖZGÜRLÜK!

 

HALKIN HUKUK BÜROSU ENTERNASYONAL BÜRO


 

26 Ocak Pazartesi 2026 tarihinde Türkiyeli devrimci Halil Demir Pire mahkemesi tarafından hukuksuzca tutuklandı.

2021 yılında 11 Türkiyeli devrimci tutsağın yargılandığı, Koridalo mahkeme salonunda görülen davaya yarım saat ara verilmesinin ardından polisler tutsaklara zorla ters kelepçe ve yerlerde sürükleyerek işkence ile saldırmıştır. Mahkeme salonunda ters kelepçe ve yerlerde sürüklenme işkencesine direnen Türkiyeli devrimcilere açılan davada Halil Demir bugün tutuklanmıştır.

Halil Demir (26 Ocak Pazartesi 2026 tarihinde) bugün gittiği Pire Mahkemesinde avukatının üst mahkemesi olduğu gerekçesi ile erteleme talep etmiş heyet tarafından ertelemesi kabul edilmemiştir.

Erteleme talebi kabul edilmeyen Halil Demir Baro Avukatı talep etmiş ve bu talebi de hukuksuzca reddedilmiştir.

Mahkeme heyeti daha önceki 2 mahkemeyi kendisi ertelerken bugün Halil Demir yanında avukatı olmadan, hiçbir yargılama yapılmadan, mahkeme görülmeden, savunma yapamadan tutuklandı 4,5 yıl ceza aldı.

Adil Yargılanma ve Savunma Hakkımız için Direneceğiz!

Türkiyeli devrimci Halil Demirin çağrısıdır;

Adil Yargılanma Haktır!

Savunma Haktır!

Dayanışma Halkların En Büyük Silahıdır!

Adil Yargılanma ve Savunma Hakkımızın Gasp Edilmesi Bütün Yunanistan Halkına Ve Devrimcilerine Yönelik Faşist Bir Saldırıdır Hep Birlikte Direnmeliyiz!

 İsviçre'de bir buçuk yıldır süren "Babalık Hakkı" direnişi zaferle sonuçlandı.

Zafer, bir buçuk yıldır, emekle, sabırla, ısrar ve kararlılıkla direnen Uzay Uzatmaz'ın oldu. 

Irkçı, gerici KESB adlı kurum, bu kararlı direniş sonucunda geri adım atmak zorunda kaldı ve Baba Uzay Uzatmaz ‘la ilgili alınan gayri-meşru kararlar kaldırıldı.

KB’den direnişçi Uzay Uzatmaz’ın bir mektup gönderilerek, talebinin kabul edildiği bildirildi.

Buna göre;

KESB'in "babanın devlet -KESB- gözetimi olmadan çocuklarıyla görüşemeyeceği kararı" geri çekildi.

Keza, "babanın terapi görmesi" dayatması da kaldırıldı.

KESB mektubunda, konuyla ilgili dosyanın kapatıldığı belirtildi.

Bu mektup, KESB'in direniş karşısında teslim olma belgesidir.

Haksız, hukuksuz, gayri-meşru dosyayı kapatan direniştir.

İsviçre Devleti ve KESB, uzun direniş sürecinde teşhir olmuştur.

Kararlarını savunamamışlardır.

"AVRUPA'DA DİRENEREK HAK ALINMAZ!" KLİŞESİ BİR KEZ DAHA YIKILDI!

Bu direnişle, "Avrupa'da direnerek hak alınmaz", klişesine bir darbe daha vurulmuştur.

Avrupa solculuğunun ve mülteciliğin teorilerinden biri, "Avrupa'da direnerek hak alınmaz" düşüncesidir. Onlara göre, Avrupa devletleri güçlüdür, öyle geri ülkelerde olduğu gibi, kolay kolay geri adım atmazlar.

Doğrudur, ne direniş, ne zafer kolay değildir. Ama bu dünyanın hemen her ülkesinde böyledir.

Avrupa'da direniş geleneğini büyütmek, bugün her zamankinden daha önemli ve zorunludur.

Uzay Uzatmaz'ın direnişi ve zaferi, Avrupa'nın her ülkesinde artık her geçen gün karşımıza daha fazla çıkan temel hak ve özgürlüklerin gasbı karşısında tek çıkış yolunun direniş olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Protesto için değil, kazanmak için yola çıkmalıyız.

Uzay Uzatmaz, direnişe başlarken, ben birşeyi "Protesto etmek için" eylem yapmıyorum, sonuna kadar gideceğim... bu haksızlığı, yanlışlığı, keyfiliği ortadan kaldırana kadar devam edeceğim demişti.

Öyle de yaptı.

Zaferin yolu böyle açıldı.

ZAFERİN HARCI, EMEK, SABIR, MEŞRULUK, CÜRET, ISRAR, KARARLILIK'LA KARILDI!

 

Baba Uzay Uzatmaz, İsviçre devletinin direnişi kırmak için başvurduğu İKİ YÖNTEMİ DE boşa çıkardı.

BİR: İsviçre polisi, başından itibaren direnişi kırmak için yasaklara, tehditlere ve şantaja başvurdu. Saldırısını daha sonra fiziki saldırıya dönüştürdü. Ama Uzay Uzatmaz, bu saldırının her biçimine karşı kararlılıkla direndi. Gözaltıysa, "buyrun gözaltına alın" dedi.

İKİ: KESB'in "uzlaşma" önerilerini elinin tersiyle itti. KESB'in babanın talebini kabul ediyor görünen ama aslında kendi gayri meşru kararını meşturaştıran önerilerini reddetti.

Uzay Uzatmaz'ın direnişinin en güçlü ÜÇÜNCÜ YÖNÜ ise, EMEK VE SABIRLA örülmüş bir direniş olmasıdır.

Direnişe başlarken, sonuç alma kararlılığına sahip olduğu için, HER GÜN KESB ÖNÜNDE EYLEM kararıyla başladı direnişe.

Haftada, ayda bir yapılacak bir eylem, aynı etkide bulunamazdı.

Yaz, kış, kar, rüzgar, soğuk, sıcak, hava durumu ne olursa olsun, Uzay Uzatmaz, her gün aynı saatte eylem yerindeydi.

Çoğu zaman tekti. Ama Uzay Uzatmaz, bunu da asla vazgeçmenin, direnişini geriye çekmenin nedeni yapmadı.

2026'ya girerken, "direnişler ve zaferler yılı" olmasını dilemiştik.

Uzay Uzatmaz, halkımıza bir zafer kazandırdı. 

Uzay Uzatmaz nezdinde, bedelleri göze alarak, emekle, sabırla, cüretle, ısrar ve kararlılıkla direnen tüm direnişçileri kutluyoruz. Direnişte emeği geçen tüm Halk Cephelileri kutluyoruz.

Zafer direnenlerin hakkıdır.

Halk Cepheliler olarak;

Avrupa'da yeni zaferler kazanmak için yeni direnişler yaratmaya devam edeceğiz.

23.01.2026

Avrupa Halk Cephesi

 
Viyev'de "Film akşamları" MAHALLE filmiyle başlıyor.

Ayda bir kez yapılacak olan film akşamlarının ilkinde, "Bir Grup Yorum projesi" olan Mahalle filminin gösterimi yapılacak.

Viyev, "İzlemeyenler için ve tekrar izlemek isteyenler için" sloganıyla cuma akşamı halkımızı filmi birlikte izlemeye çağırıyor.

Tarih: 30 Ocak 2026, Cuma

Saat: 19.00

Adres: Moosbruggergasse 2/2

1120 Viyana

 Emperyalist Fransa devletinin devrimcilere yönelik saldırılarının bir parçası olan iltica hakkının gaspedilmesine karşı süresiz açlık grevinde olan Zehra Kurtay, bugün direnişin 209. gününde.

Zehra Kurtay’la Dayanışma Komitesi’nden Hasan Farsak, Zehra Kurtay’ın haklı taleplerinin kabul edilmesi için 1 günlük destek açlık grevi yaptı. Fransız emperyalizminin devrimcilere yönelik saldırılarının son bulması ve Paris’te devam eden direnişin desteklenmesi çağrısında bulundu.

Zehra Kurtay’ın Talepleri Kabul Edilsin!

Zehra Kurtay Onurumuzdur!

Direne Direne Kazanacağız!


Oturum hakkını geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, direnişinin 209. gününde. Zehra Kurtay’ın taleplerinin kabul edilmesi için süresiz açlık grevine başlayan Nezif Eski de direnişinin 94. gününde.Yunanistan Zehra Kurtay'la Dayanışma Komitesi olarak, 26 Ocak Pazartesi günü, Zehra Kurtay'ın oturum haklarının geri verilmesi için ilgili kurumlara mail gönderildi.

Zehra Kurtay'ın Talepleri Kabul Edilsin!

Zehra Kurtay Onurumuzdur!
Yunanistan Zehra Kurtay'la Dayanışma Komitesi

 

24 Ocak Cumartesi günü Zürih'in Stauffacherplatz meydanında S R Y Tipi hapishanelere karşı sürdürülen direnişi, Zehra Kurtay'ın Paris'teki direnişini ve İlker Alcan'ın serbest bırakılmasını anlatan bildiriler dağıtıldı, imzalar toplanıldı.

Saat 11 de başlayan bildiri dağıtımına 4 kişi katıldı ve saat 15 de idari olarak sonlandırıldı.

Zahide Tekdemir bir paylaşımla Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu’nun açlık grevlerinin 200’üncü gününe kadar destek açlık grevinde olacağını duyurdu.

 




 
25. Ocak Pazar günü Avusturya Viyana Dayanışma Kültür Evi'nde yapılan halk kahvaltısından sonra, bugün halka umut olarak sunulan CHP ve CHP'nin kanlı tarihi başlıklı Panel Gerçekleştirildi...

Pazar kahvaltısından sonra başlayan panelimiz şu başlıklarla anlatıldı:

Bugün CHP'de neden vitrin değişikliği yapıldı.

CHP halkın partisi midir?

CHP faşizme karşı direniyor mu? Direnmiyorsa neden direnmiyor?

CHP nasıl bir partidir:

CHP devletin kurucu partisidir. CHP Anadolu'da verilen ulusal kurtuluş savaşından sonra kurulmuş bir partidir.

Anadolu topraklarında yaşayan tüm halkların ortak mücadele ile kazanılan zaferden sonra, devletin yaptığı katliamlardan CHP sorumludur...

BU KATLİAMLAR:

ŞEYH SAİD İSYANI SONRASI İNFAZLAR (1925 / Cumhuriyet Halk Firkası)

 AĞRI İSYANLARI VE ZİLAN KATLİAMI (1930 / CHP İktidardadır. Kürt İsyanlarına karşı başlatılan askeri operasyonlar ve katliamlar doğrudan TBMM kararıyla yürütüldü. Zilan Deresi'nde onbinlerce Kürt katledildi.)

DERSİM KATLİAMI (1937-1938 / CHP İktidardadır. "Islah harekatı" sonucu onbinlerce Kürt-Alevi katledilmiştir, halk sürgüne gönderilmiştir.)

VARLIK VERGiSI (1942 / CHP İktidardadır. "Türk burjuvazisi yaratacağız" diyerek gayrimüslimlerin mallarına ve sermayelerine çökülmüştür.)

Bağımsızlığın kurulduğu dönemin partisi CHP, 1946 yılında çok partili sisteme geçişle birlikte ABD emperyalizmiyle ilk ilişkileri başlatmıştır.

CHP tarafından atılan bu ilk adım 1950'ler de DP Menderes iktidarında daha ileri taşınmıştır.

Öyle ki Türkiye ordudan, eğitime, kültüre kadar herşeyiyle ABD'nin kontrolüne girmiştir.

Bağımsız Türkiye rafa kaldırılmıştır.

Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar devletin halka karşı yaptığı tüm katliamlar, baskı ve zulümden iktidardaki partilerle beraber CHP de sorumludur.

Çünkü CHP her dönem ikinci parti, ana muhalefet partisi konumundadır.

CHP'nin eli de en az DP kadar, AP kadar, AKP kadar kanlıdır.

Deniz Gezmiş’lerine idamından, Kızıldere’ye, Maraş katliamından, Madımakla, Gazi'den Ulucanlar-19 Aralık katliamına kadar...

Bu katliamların büyük çoğunluğu CHP iktidarında yaşanmıştır.

CHP bugün kendisini sosyal demokrat parti olarak tanımlıyor.

Biliyoruz ki tüm faşist partileri iktidara sosyal demokratlar taşımıştır.

Mussolini ve Hitler'i iktidara taşıyan sosyal demokratlardır.

Ülkemizde de CHP her dönem faşist iktidarlara destek olmuştur.

12 Mart faşist cuntası sonrası, cunta iktidarı CHP Milletvekili Nihat Erim'e kurdurdu.

12 Eylül cuntası döneminde yapılan anayasa değişikliğini meşru olarak onaylayan partilerden biri de CHP'dir.

CHP devletin emniyet supaplıdır.

CHP tüm tarihi boyunca devletin partisi olmuştur halkın değil...

Bugün ne kullanılan sloganlar ne yapılan vitrin değişiklikleri, CHP'yi halkın partisi yapamaz.

Çözüm sosyal demokrat etiketli partilerde değil, Halkın kendi örgütlülüklerindedir.

Gün boyu gelip-gidenlerle birlikte Yaklaşık 35 kişinin katıldığı VİYEV'deki Panelimizi Erdal Gökoğlu’nun Rahatsızlığından Kaynaklı Katılım Sağlayamamasından dolayı Panel Viyev Emekçimiz Hayriye GÜNDÜZ tarafından verildi...

25.01.2026

VİYANA DAYANIŞMA KÜLTÜR EVİ

[VİYEV-WİHAUS]

 30 Mart 2025 Tarihinden itibaren aralıksız devam eden Uluslararası Kuyu Tipi Ölüm Hücrelerine Karşı dayanışma zinciri bayrağı Avusturya Direnişler Meclisi tarafından 20 Ocak Salı Gününden-31 Ocak Cumartesi Gününe kadar Devralındı...

26 Ocak Günü Avusturya Direnişler Meclisi'nden Bir Emekçimiz 1 günlük Dayanışma Destek açlık grevinde...

Elbet bir gün uyanır bu toprağın sesi,

Suskun yürekler, döner gün yüzü.

Fırtınalar geçer, acılar silinir.

Düşler yeşerir, umut sıraya dizilir.

Yürekte bir umut, filizlenir gizlice

Kırık dökük yollar, hatırlatır bir sevda.

Toprak, sevdikçe büyür, canlanır her köşe, Elbet gelir o gün, ışıkla dolar her vaha.

Tüm Halkımızı Her Koşulda Direnen Devrimci Tutsaklarımızın Talepleri Etrafında Birleşmeye, Dayanışmaya ve Mücadelemizi Zafere Kadar Büyütmeye Çağırıyoruz...

S, R, Y Yüksek Güvenlikli Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın!

Tecrit İşkencedir, Kaldırılsın!

Direne Direne Kazanacağız!

 

Yaşasın Süresiz Açlık Grevi Direnişimiz!

 

Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!

 

Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!

 

26.01.2026

 

Avusturya Direnişler Meclisi.

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.