AÇIKLAMALAR
[açıklamalar][column2]
“Ankara’da işi, ekmeği ve onuru için açlığıyla direnen
madencilerin yanındayız!
ZAFER DİRENEN
EMEKÇİNİN OLACAK!”
YAŞASIN DİRENİŞ YAŞASIN ZAFER!
“Bakın bir sokak
İşte Mehmet çıkıyor
Öbür sokaktan
Yine Mehmet çıkıyor
Beşbin Mehmet koşuyor güneşe
Ölüm yağmuru hiç dinmiyor
Beşbin kardeş yürüyor güneşe
Mehmet kavgayı öğretiyor”
https://halkinsesiradyo.org/2026/04/28/mehmet-akif-dalci-1-mayista-kavgayi-ogretiyor/
18:00’de, Viyana’da bulunan Hallmann Dome Sahnesinde,
Avusturya’da yaşayan halkımız için büyük bir buluşma gerçekleşiyor.
Grup Yorum, gerçekleştireceği konserde konuk sanatçılar
Haluk Tolga İlhan ve Erdal Bayrakoğlu ile birlikte sahne alacak.
Tüm halkımızı kavga türkülerimizi hep bir ağızdan söylemeye,
umudu haykırmaya ve halaylarımıza omuz vermeye davet ediyoruz!
Çünkü Grup Yorum, 1985’ten bugüne yalnızca bir müzik grubu
değil; mücadelenin içinden doğmuş kolektif bir devrimci sanat geleneğinin
adıdır.
Fabrikalarda, grevlerde, tarlalarda, üniversitelerde,
meydanlarda, zindanlarda ve direniş alanlarında söylenen direniş türkülerinin
sesidir.
Onlarca albüm, yüzlerce eser ve sayısız konserle sadece
müzik üretmediler; aynı zamanda bir sanat geleneği ve direniş odağı inşa
ettiler. Bireysel yıldızlaşmanın değil, kolektif üretimin ısrarıyla; her yeni
yasak, her yeni saldırı karşısında daha da büyüyen bir devrimci sanat pratiği
yarattılar.
Her türlü ateş çemberinde sınanmış bu geleneğin, geri adım
atmak bir yana, her defasında daha da ileri bir şekilde kendini var etmesinin
sebebi budur.
Bu tarih, aynı zamanda kesintisiz bir baskı tarihidir.
Konser yasakları, gözaltılar, işkenceler, kültür merkezlerine yapılan
baskınlar, enstrümanların kırılması, albümlerin toplatılması, dijital
platformlardan silinmeler...
Tüm bu saldırılar, halkın sanatını susturma girişimleri
olarak her dönem yeniden üretildi. Konser yasaklarına karşı Helin ve İbrahim,
yıldızlı birer yürek olup ölüm orucu eylemleriyle şehit düştüler.
Bugün dahi onlarca üyesi, Türkiye faşizminin ve Avrupa
emperyalizminin zindanlarında özgür tutsaklar olarak üretimlerine devam
etmektedirr.
Her engelleme, her sansür ve her kuşatma, onların
ezgilerinin halkın bağrında daha da köklenmesinin önünü açtı.
Çünkü Grup Yorum’un ezgileri yalnızca sahnelerde değil,
halkın hafızasında, direnişinde ve ortak yaşam deneyiminde yaşamaya devam
etti.Ona bu toprakların “Kar Makinası” denmesinin sebebi tam olarak budur.
Bugün de benzer bir saldırı dalgası farklı biçimlerde
sürerken, Yorum gerçekleştireceği bu özel konserle bir kez daha şunu ilan
ediyor: BİR ULUSUN TÜRKÜLERİNİ YAPANLAR, YASALARINI YAPANLARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR!
BİZ DAHA GÜÇLÜYÜZ!
Bu yüzden çağrımız açıktır: Avusturya’da yaşayan tüm
halklarımızı, işçileri, gençleri, göçmenleri ve tüm ezilenleri, 13 Haziran
akşamı gerçekleşecek konserimize kavga türkülerini her bir ağızdan söylemeye
davet ediyoruz.
Gelin Hep Birlikte yasaklara, baskılara ve susturma
girişimlerine karşı sesimizi birleştirelim...
🎶GRUP YORUM HALKTIR,
SUSTURULAMAZ!
🎶TÜRKÜLER SUSMAZ,
HALAYLAR SÜRER!
🎶KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN
MÜCADELEMİZ!
27.04.2026
AVUSTURYA GRUP YORUM GÖNÜLLÜLER
Konstantina Kartsioti, ABD-NATO emperyalizmine karşı
yürütülen anti-emperyalist mücadelenin önemine değindi. Konuşmasında ABD ve
NATO’nun stratejilerini; Küba, Venezuela, İran, Filistin, Lübnan, Yemen ve
benzeri ülkelere yönelik saldırganlıklarını ayrıntılı bir şekilde açıkladı.
Ayrıca, emperyalizmin saldırdığı her yerde halkların yanında
durmak için uluslararası delegasyonların ve heyetlerin öneminden bahsetti.
Anti-Emperyalist Cephe’nin (AIF) geçmişte Suriye, Lübnan, Mısır’dan Gazze’ye ve
Donbass’a gerçekleştirdiği ziyaretlere değinerek, İran’a yapılacak yeni heyet
çalışması hakkında bilgi verdi. Küba ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden
Kartsioti, dayanışmayı ve halkların birliğini göstermek adına konvoyların
(karavanların) çok önemli olduğunu belirtti. Konuşmasını Kübalı gerillanın sözü
“Seguiremos Adelante, İleri Gideceğiz!” ifadesiyle ve Che Guevara’nın şu
sözüyle noktaladı:
“Bu ölüm kalım mücadelesinde sınırlar yoktur. Dünyanın
herhangi bir yerinde olup bitenlere karşı kayıtsız kalamayız; çünkü herhangi
bir ülkenin emperyalizme karşı kazandığı zafer bizim zaferimizdir, tıpkı bir
ülkenin yenilgisinin hepimizin yenilgisi olduğu gibi.”
Emperyalizme karşı birleşelim, savaşalım ve kazanalım!
Haftalık TAYAD Bülteni 73. Sayıyı Yayınlıyoruz
Tarih: 27 Nisan 2026
Sayı: 73
Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer Bugün Zafer Devrim ve
Devrimciliğe Dair Tüm Umutları Yok Etmek İsteyen Emperyalizm ve
İşbirlikçilerine Karşı Baş Eğmemek, Teslim Olmamaktır!
KAZANDIK
TAYAD Bülten 73. Sayıyı İndirmek İçin Tıklayınız
Grup Yorum Halktır
Susturulamaz!
Antalya Kuyu Tipi Hapishanesinde açlık grevi direnişiyle zafer
kazanan ve şuan yoğun bakımda olan Gürkan Türkoğlu’nun sağlık durumuyla ilgili
bilgi vereceğiz sizlere.
Şuan da Gürkan midesi delinerek beslenmeye başlandı.
Tansiyon normal, karaciğer enzimlerinin değerleri oldukça aşağıya düştü ve şuan vücudunda enfeksiyon bulunmuyor. Bugün
yoğun bakım ünitesine Gürkan’ın avukatı annesi ve babası girdi. Annesinin
Gürkan’a şu seslenişine oğlum arkadaşların seni bekliyor, zafer kazandık sözüne
üzerine örtülü çarşafı kaldırarak yoldaşlarına arkadaşlarına sevenlerine
dostlarına el sallayarak müjdeledi bizi.
Gürkan’ın durumu gün gün saat saat iyiye gidiyor. Biz şuan
sadece Gürkan’ın ağızından çıkacak cümleleri duymak için hala şehir
hastanesinde nöbetteyiz. Bilinci tamamen yerine gelene kadar Gürkan anne ve babasıyla
konuşana kadar burada olmaya devam edeceğiz.
Paris Direniş Çadırı'nda Zafere Kadar Heyeti tarafından bir
söyleşi gerçekleştirildi.
Zafere Kadar Heyeti'nden İdil Vural ve Uğurtan Sağır
tarafından gerçekleştirilen söyleşide programlanan İran'a gidiş konusunda
çeşitli başlıklar altında konu hakkında bilgi verildi.
İran'a neden gidileceği hakkında farklı noktalardan konu
aktarılırken dezenformasyon başlığı özellikle tartışıldı.