
Ekonomik, siyasi, askeri her alandaki krizleri gün geçtikçe
derinleşen ve hegemonyası gittikçe zayıflayan ABD emperyalizminin giderek daha
fazla saldırganlaştığı, gerçek yüzünü -barbarlığını- bir kez daha ve açıkça
gösterdiği bir süreçten geçiyoruz. 3 Ocak 2026’da Venezuela’ya yapılan
-gerçekte emperyalist haydutluktan başka bir şey olmayan- bir “askeri müdahale”
ile ülkenin meşru devlet başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in bir gece
yarısı operasyonuyla kaçırılmasıyla başlayan, İran ve Lübnan’a yönelik gözü
dönmüş bir saldırganlıkla devam eden bu süreçte emperyalizm yüzündeki
“demokrasi”, “insan hakları” vb. maskeleri çıkararak ve ayağında pranga olarak
gördüğü uluslararası hukuku bir kenara bırakarak 200 yıl önceki yöntemlerle
ülkeleri işgal edip sömürgeleştirmeye; hegemonyasına boyun eğmeyenlere kaba
güçle boyun eğdirmeye çalışıyor.
İlk olarak Venezuela’da kendini gösteren, ardından İran ve
Lübnan’a yönelik - hiçbir insani, ahlaki ve hukuki sınır tanımayan-
saldırılarla devam eden bu haydutluk; bu yılın başında Davos zirvesinde yapılan
“eski küresel düzenin bittiği” vurgusunun ve hemen ardından gerçekleştirilen
Münih Güvenlik Konferansı’nda dile getirilen ve -uluslararası hukuk düzeninin
yerini aldığı açıkça itiraf edilen- “kurala dayalı düzen ”in ne anlama
geldiğinin, bu düzende bizi nelerin beklediğinin açık bir göstergesidir bir
bakıma.
ABD emperyalizminin bu yeni süreçte Venezuela’da başlayıp
İran’a ve hemen arkasından Lübnan’a yönelen ve hiçbir insani, ahlaki ve hukuki
sınır tanımayan saldırganlığının temel nedeninin Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya
dünyanın dört bir yanındaki enerji kaynaklarına hakim olma ve küresel ölçekte
zayıflayan hegemonyasını yeniden tesis etme amacı olduğu açıktır. ABD
emperyalizminin güncel ekonomik, askeri, siyasi stratejileri çerçevesinde
şekillenen bu ajandası bugün Ortadoğu’nun bir kez daha kan gölüne çevrildiği,
Filistin’de iki yıldan uzun süredir akan kana İran ve Lübnan halklarının
kanının da eklendiği bir tablo ortaya çıkardı. Elbette tabloda sadece harabeye
çevrilen kentler, imha edilen enerji altyapıları, katledilen binlerce insan
yoktur. Bu tabloda emperyalizmin askeri ve teknolojik üstünlüğüne rağmen boyun
eğdiremediği, teslim alamadığı bir direniş gerçeği de vardır. İran ve Lübnan
halklarının güçlü direnişi nedeniyle amaçlarına ulaşamayan ABD emperyalizmi ve
İsrail Siyonizm uzun yıllar sonra ilk kez gerçek anlamda yenilgiyi tattılar.
Onların bu yenilgisi, direnen halkların bu tarihsel zaferi dünya halklarına
umut oldu, olmaya devam ediyor.
İşte böylesi tarihsel bir süreçte, emperyalist saldırganlığı
durdurabilecek tek gücün halkların birleşik ve örgütlü mücadelesi olduğuna
inanan antiemperyalist, antifaşist hukukçular olarak bu saldırganlığa karşı
mücadele yollarını, araçlarını ve yöntemlerini konuşmak, bilgi ve
deneyimlerimizi ortaklaştırmak için 25 Nisan 2026’da "LATİN AMERİKA'DAN
ORTA DOĞU'YA KÜRESEL EMPERYALİST SALDIRGANLIK VE ULUSLARARASI ANTİ-EMPERYALİST
MÜCADELE” başlığı altında -çevrim içi olarak- düzenleyeceğimiz, “Halkın Avukatı
Ebru Timtik Anısına 3. Uluslararası Sempozyum” da bir araya geliyoruz. Başta
anti emperyalist, anti faşist tüm meslektaşlarımız, tüm ilerici hukukçular
olmak üzere bu saldırganlığa karşı halkların safında yer alan tüm dostlarımızı
25 Nisan’da düzenleyeceğimiz bu sempozyuma katılmaya davet ediyoruz.
Antiemperyalist Avukatların Uluslararası İttifakı İçin
Girişim
Canlı Yayın Linkleri Daha Sonra
Halkın Avukatı Ebru Timtik Anısına
3. Uluslararası Sempozyum (Online)
"LATİN AMERİKA'DAN ORTA DOĞU'YA
KÜRESEL EMPERYALİST SALDIRGANLIK
VE ULUSLARARASI ANTİ-EMPERYALİST MÜCADELE"
25 Nisan 2025 Cumartesi
13:00 (ORTA AVRUPA SAATİ) / 14:00 (TÜRKİYE SAATİ)
I.
Oturum: 13:00-14:30 (Orta Avrupa Saati) "ARTAN EMPERYALİST
SALDIRGANLIĞIN ARKA PLANI: DERİNLEŞEN KRİZ VE HEGEMONYA SAVAŞI"
"Emperyalizmin
Ekonomik, Politik ve Askeri Stratejileri Ekseninde Emperyalist
Saldırganlık"
Tema: Emperyalizmin ekonomik, siyasi, askeri vb. açılardan
güncel analizi; emperyalizmin güncel strateji ve taktikleri, bunun bölgesel ve
küresel ölçekte yansımaları ve sonuçları…
II. Oturum: 14:45-16:30 (Orta
Avrupa Saati) "Emperyalist Haydutluk ve Uluslararası Hukuk"
"İran, Lübnan, Küba, Venezuela... Orta Doğu'dan Latin
Amerika'ya; Dünya Ölçeğinde Artan Emperyalist Haydutluk ve Uluslararası
Hukuk"
Tema: Son dönem dünya genelinde artan emperyalist
saldırganlık ve özel olarak İran ve Lübnan'daki güncel gelişmeler, Venezuela'ya
yönelik saldırı ve Maduro ve eşinin kaçırılması, Küba'ya yönelik abluka ve
diğer güncel gelişmeler ve bu gelişmelerin uluslararası hukuk açısından
değerlendirilmesi…
III.
Oturum/Workshop 17:00-19:00 (Orta Avrupa Saati) "Orta Doğu'dan
Latin Amerika'ya Emperyalist Saldırganlığa Karşı Mücadelede Hedefler, Araçlar
ve Yöntemler"
Tema: Tüm konuşmacıların/delegasyonun katılımıyla kapalı
oturum/toplantı şeklinde yapılacak bir workshop çalışması olacak. Bu
oturumda/workshopta İran ve Lübnan başta olmak üzere son dönem emperyalist
saldırganlığın hedefi olan ülkelerle ve halklarla dayanışma biçimleri ve
emperyalist saldırganlığa karşı hukuk alanında ve siyasi alanda anti
emperyalist mücadele yolları, araçları ve yöntemleri hakkında düşünce, öneri ve
deneyimler paylaşılarak bir eylem/etkinlik programı çıkarılacak.
NOTLAR:
1- Sempozyum zoom
platformu üzerinden online olarak gerçekleştirilecek.
2- Güvenli bir
şekilde yapılabilmesi için kayıt sistemi uygulanacak.
3- İngilizce,
İspanyolca ve Türkçe simultane çeviri yapılacak.
4- Canlı yayın
için ve konuşmacılar için belirlenen linkler daha sonra paylaşılacak