GÜNDEM

1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Yunanistan’ın başkenti Atina’da, AKP faşizmi tarafından komplo bir dosya ile tutuklanan halkın avukatı Naim Eminoğlu’na özgürlük talebini içeren imza masası 14. gününde.

Atina Barosu önünde 30 Ocak Cuma günü açılan masada, gizli tanık ifadeleriyle, hiçbir hukuki zemini olmayan soyut iddialarla tutuklanan Av. Naim Eminoğlu’nun yaşadığı hukuksuzluğu anlatan bildirilerden dağıtıldı Saat 10.00-12.00 arasında açılan masada avukatlardan ve Yunan halkından imza toplandı.

Naim Feyzullah Eminoğlu, meslek yaşamı boyunca halkın avukatlığını yapmıştır.

Soma’da katledilen 301 madencinin, Karaman, Ermenek’te maden katliamlarında ölen işçilerin, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin, Çorlu Tren Katliamında yakınlarını kaybeden ailelerin, Kartalkaya Otel’de ihmal sonucu yakılan halkın, Kuyu Tipi hapishanelerde direnen devrimci tutsakların yanında yer almış, avukatlıklarını yapmıştır.

Naim Eminoğlu’nun tutuklanması; gizli tanık ifadelerine, isimsiz ihbarlara ve soyut iddialara dayanmaktadır. Kimliği belirsiz bir kişinin e-posta yoluyla yaptığı ihbar, tutuklamanın temel gerekçesi haline getirilmiştir. Bu hukuksuzluğa karşı Yunanistan’daki avukatların sicil numaralarıyla imzaladıkları ‘’Naim Eminoğlu’na Özgürlük’’ bildirileri, Türkiye Adalet Bakanlığına gönderilecek ve faşizmin hukuksuzluğu, uluslararası alanda da teşhir edilmeye devam edilecek.

 Avukat Naim Eminoğlu Serbest Bırakılsın!

Savunmaya Özgürlük!


 



 

Halkın Sesi Radyo, İdeolojilerin Savaşı'nda 29 Ocak Perşembe günü, ''Devrimin Ustası Olmak'' konusu anlatıldı.

"Umut yok deyişleriyle kuşatıyorlar ya bizi

Yok etmek içindir cümlemizi

Kulak asma kardeşim

Hele elin bir tetiğine gitsin tarihin

Hele yürek dediğin şu silah bir patlasın

Bak o zaman umut dediğin

Şafağına nasıl da güzel doğar halkın

Nasıl da kıpkırmızı" Ümit İlter

halkinsesiradyo.org



Halkın Sesi Radyo, Direnişin Sesi’nde, 28 Ocak Çarşamba günü yayınlanan, dünya halklarının ortak düşmanı ABD emperyalizminin çöküşünü tarihsel, siyasal, ideolojik, ekonomik nedenleriyle beraber anlatıldı.
ABD İmparatorluğu Çökmüştür!
Reformizm Çökmüştür!
Lenin der ki; “Emperyalizm Çürümüş Ve Yozlaşmış Kapitalizmdir ve Çağımız Proleter Devrimler Çağıdır”
Sosyalist Devrim "Seçenek" Değil Tarihsel Zorunluluktur!

halkinsesiradyo.org

 



Türkiyeli devrimci Halil Demir, Yunanistan’da 26 Ocak 2026 tarihinde Pire mahkemesi tarafından hukuksuzca tutuklandı.

Halil Demir (26 Ocak 2026 tarihinde) gittiği Pire Mahkemesinde avukatının üst mahkemesi olduğu gerekçesi ile erteleme talep etmiş heyet tarafından ertelemesi kabul edilmemiştir. Erteleme talebi kabul edilmeyen Halil Demir Baro Avukatı talep etmiş ve bu talebi de hukuksuzca reddedilmiştir. Mahkeme heyeti daha önceki 2 mahkemeyi kendisi ertelerken Halil Demir yanında avukatı olmadan, hiçbir yargılama yapılmadan, mahkeme görülmeden, savunma yapamadan tutuklandı 4,5 yıl ceza aldı.

Adil Yargılanma ve Savunma Hakkımız için Direneceğiz!

 

Halil Demir yaşanan hukuksuzluğa sessiz kalmayacağını açıklarken, adil yargılanma hakkı için tutuklandığı ilk günden itibaren süresiz açlık grevine başladığını duyurdu. Bugün itibariyle süresiz açlık grevinin 5. Gününde.

 

Türkiyeli devrimci Halil Demir’in çağrısıdır;

Adil Yargılanma Haktır!

Savunma Haktır!

Dayanışma Halkların En Büyük Silahıdır!

Adil Yargılanma ve Savunma Hakkımızın Gasp Edilmesi Bütün Yunanistan Halkına ve Devrimcilerine Yönelik Faşist Bir Saldırıdır Hep Birlikte Direnmeliyiz!

 



MeRA25'in Partisi yapılan görüşmeyi kendi internet sayfalarında yayınladı. Haberin Türkçe Çevirisini Yayınlıyoruz.

MeRA25'in Türkiye Halk Cephesi ile görüşmesi

30 Ocak 2026

Türkiye Halk Cephesi temsilcileri, parti ofislerinde MeRA25 heyeti tarafından karşılandı. Görüşmenin ana konusu, Türkiye'de en ağır tecrit yöntemlerinin uygulandığı yüksek güvenlikli cezaevlerine (S,R,Y) karşı Halk Cephesi'nin uluslararası kampanyası hakkında bilgi verilmesiydi. Halk Cephesi mensuplarının bu cezaevlerine nakledildiği 2022 yılından bu yana, bu Kuyu tipi cezaevlerine karşı eylemler devam ediyor.

Türkiye Halk Cephesi aktivistlerinin bize anlattığına göre, Türkiye'de yüz binlerce siyasi mahkumun hapsedildiği, siyasi özgürlükten yoksun bir rejim hüküm sürüyor; bu mahkumlar, diğer şeylerin yanı sıra, siyasi bir dergiye sahip oldukları için bile "terörist" olmakla suçlanabiliyorlar.

İç muhalefeti sürekli engellemesi ve politikaları hakkında kamuoyu tartışmasını fiilen yasaklamasıyla bilinen Erdoğan rejimi, F tipi "beyaz hücrelerden" çok daha katı ve sert olan bu "en gelişmiş" hücre hapsi sistemini oluşturmuş ve uygulamaktadır. Hücrelerde hava yok, doğal ışık yok, kişi 23 saat boyunca hücrede tek başına tutuluyor, günde sadece 1 saat avluda dolaşmasına izin veriliyor ve her zaman diğer tutuklulardan tecrit ediliyor. Bu işkence dolu gözaltının süresi için herhangi bir zaman sınırı yok, bunu belirten yasal bir çerçeve de bulunmuyor.

Türkiye'de daha önce Grup Yorum üyeleri, halkın avukatları ve siyasi tutuklular tarafından gerçekleştirilen ve adil yargılanma ve özgürlük mücadelesinde 4 açlık grevcisinin ölümüne yol açan büyük ölüm orucu direnişi, tıpkı 2000-2007 yılları arasında beyaz hücrelere karşı yapılan ölüm oruçları gibi, Türkiye ve uluslararası direniş tarihinde büyük bir miras bırakmıştır. Bu mirasla birlikte, bugün dünyanın dört bir yanında LMT aktivistleri için sürekli olarak dayanışma eylemleri düzenlenmekte ve aktivistlerin insanlık dışı gözaltı koşullarına karşı protestolar yoğunlaşmaktadır.

Biz de MeRA25 olarak, Erdoğan rejiminin özgürlükten yoksun bırakma politikasına karşı Türkiye'deki tutuklu aktivistlerin haklı mücadelesini destekleme konusundaki kararlı duruşumuzu teyit ettik. Özgürce ifade edebilmek ve ülkenizde güven içinde yaşayabilmekten daha temel bir insan hakkı yoktur. Ne yazık ki, Türkiye Halk Cephesi üyeleri, sırf Türk rejiminden farklı bir görüşe sahip oldukları için zulüm görüyor ve kabul edilemez tecrit ve işkence koşullarında tutuluyor.

LMT aktivistleri haklı olarak şöyle diyor: "Faşizm ve adaletsizlik karşısında haklı olmak yeterli değildir, bu hak için direnmeli ve direnenleri desteklemeliyiz."

 

Yakın gelecekte, LMT'nin "KUYU" tipi hapishanelere ve Erdoğan'ın zulüm sistemine karşı yürüttüğü uluslararası kampanyayı desteklemek amacıyla girişimlerde bulunacağız.

 

Toplantıya, İnsan Hakları Sektörü Koordinatörü ve Merkez Komite üyesi Thomas Achtarides , İnsan Hakları Sektörü Koordinatör Yardımcısı ve Genel Kurul üyesi Marianella Kloka , Dış Politika Sektörü Koordinatör Yardımcısı ve Genel Kurul üyesi Haris Kostoulas ve Genel Kurul üyesi Periklis Zikas , MeRA25 adına katıldı. Türkiye Halk Cephesi adına ise Konstantina Kartsioti ve Hüseyin Süngü hazır bulundu .

 


1-) 30 Temmuz 2025; Tahsin Sağaltıcı 185.Gününde

2-) 30 Temmuz 2025; Gürkan Türkoğlu 185.Gününde

3-) 18 Ağustos 2025; Hüseyin Özen: 165.Gününde

4-) 15 Ekim 2025; Doğan Karataştan: 108. Gününde

5-) 15 Aralık 2025: Ahmet Yıldız 47. Gününde

 

Özgür Tutsaklarımız, Emperyalizmin Saldırıları Karşısında Direniş Hattında En Önde Direniyor!

Kuyu Tiplerine Götürüldükleri Mart 2020’den Bu Yana Direnen Özgür Tutsaklarımızın İzindeyiz!

2 Yıl 7 Aydır Aralıksız Bedenleriyle, Açlıklarıyla, Onurlarıyla Emperyalizmin ve Faşizmin Saldırıları Karşısında Direnen Özgür Tutsaklarımızı Selamlıyoruz!

 

DİRENENLER KAZANIR, DİRENMEYENLER KAYBETMİŞTİR!

ÖZGÜR TUTSAKLARIMIZ EMPERYALİZMİN TESLİM ALMA TECRİT İLE TESLİM ALMA SALDIRILARINA KARŞI DİRENEN TEK GÜÇTÜR

 

 
Oturum hakkını geri kazanabilmek için süresiz açlık grevine başlayan Türkiyeli devrimci Zehra Kurtay, direnişinin 213. gününde.

25 Ekim 2025 Tarihinde Yoldaşı Zehra Kurtay’ın talepleri kabul edilinceye kadar Nezif Eski’de Süresiz Açlık Grevine Başladı. Süresiz Açlık Grevinin 98. Gününde

Zehra Kurtay’ın Talepleri Derhal Kabul Edilsin!

Yılmaz GÜNEY HALKIN SANATÇISI, SOSYALİST BİR AYDINDIR!

AKP FAŞİZMİNİN CÜBBELİ CELLATLARI, KAN EMİCİ BÜROKRATLARI HALKIN SANATÇILARINA, AYDINLARINA DİL UZATAMAZ!

26.01.2026 tarihinde Savcı Yavuz Engin yaptığı sosyal medya paylaşımı ile Halkın Sanatçısı Yılmaz GÜNEY’e hakaret ederek, vatansız olmakla suçlayıp terörist ilan etmiştir.

Savcı Yavuz Engin burada sadece kendi sakil düşüncesini açıklamamış, bulunduğu konumu sağlamlaştırmak için Yılmaz GÜNEY nezdinde devrimci sanatçılara, aydınlara ve sosyalistlere hakaret etmiştir.

Biz Halk Sineması emekçileri olarak, Savcı Yavuz Engin ve zihniyetindekilerin her sıkıştıklarında hakaret edip, hedef tahtasına oturttukları Halkın Sanatçılarının, aydınlarının devamcısı olarak Anadolu topraklarında halkın değerleri ile büyüyen ve bu değerleri büyüten onurlu sanatçıları ve aydınları savunmaya devam edeceğiz!

Yılmaz GÜNEY ne vatansızdır! Ne de Teröristtir!

Yılmaz GÜNEY Anadolu topraklarının yetiştirdiği nice halk çocuğundan biridir ve sosyalisttir!

Anadolu halklarına Yılmaz GÜNEY filmlerini çocuklarınıza izletmeyin diyerek çağrı yapan savcı, açıkça halka şunu diyor; “Çocuklarınıza tarihi çarpıtan, gerçekleri anlatmayan, ahlaksızlığı, yozlaşmayı meşrulaştıran, çocuklarınızı çeteciliğe özendiren filmleri ve dizileri izletin” diyor! Savcı Yavuz Engin burada Emperyalizmin Beyinleri teslim alma saldırısını ve kültürel emperyalizmin savunmasını gönüllülükle yapıyor.

Emperyalizmin ideolojik hegemonyasına karşı halkın örgütlü mücadelesi içerisinde büyüyecek ve örgütlü sanatçılığı savunacağız. Her onurlu halk sanatçısı ve onurlu aydın bu ideolojik kavgada bir taraf ve halkının faşizme karşı mücadelesinde en öndeki yıkılmaz barikatıdır. O barikatların en önünde halkımızdan aldığımız güçle emperyalizme ve faşizme karşı mücadele ediyoruz!

“Her şeyin en güzelini, en iyisini sadece halk çocukları yapabilir!” sloganıyla, halkımızın demokratik hak alma mücadelesindeki yaşadıklarının filmlerini, belgesellerini yapacak, aynı zamanda tarihsel ve siyasal olarak zorunluluk olan halkın kendi aydınlarının yetiştirilmesine de devam edeceğiz.

Yılmaz GÜNEY kamerası ve senaryoları ile yoksul Anadolu halkının, ezilen dünya halklarının sesi olmuştur. Faşizmin asıl saldırısı burayadır. Faşizme karşı sanat cephesinde bulunmaya, sanatçılarımızı Sanat Cephesi etrafında örgütlemeye devam edeceğiz!

Halk Sineması Emekçileri olarak tüm onurlu halk sanatçılarına ve Onurlu aydınlara çağrımızdır!

Faşizmin karşısında güçsüz değiliz, yalnız değiliz!

Örgütlenirsek, birlik olursak, bir olursak kazanabiliriz. Sanat Meclisinde örgütlenelim, faşizme karşı Sanat Meclisi’nde mücadele edelim!

HALK SİNEMASI EMEKÇİLERİ

Wolfgang Lettow kimdir?

Wolfgang Netzwerk Freiheit für alle politische Gefangenen’in üyesi.

Wolfgang Lettow, 50 yılı aşkın bir süredir siyasi tutsaklar ile dayanışma içinde.

Ayrıca, Almanya'da terörle mücadele yasası 129a/b maddesi gerekçesiyle mahkum edilen tutsaklar ve Türkiye'de faşist rejime karşı mücadele eden tutsaklar ile de her zaman dayanışma içinde olmuştur.

Wolfgang Lettow, siyasi tutsakların maruz kaldığı ve adaletsizlik ve baskıya karşı her zaman mücadele etmiştir.

İlhan Yelkuvan'ın ölüm orucunu, 19 Aralık 2000'de 20 hapishanede yaşanan katliamı, 2000-2007 yılları arasında süren ölüm orucunda tutsaklara destek vermiştir. Bugün de S,R,Y tipi hapishanelere karşı direnen tutsaklar dayanışma

Şimdi kendisi baskılara maruz kalıyor. 10 Aralık 2025'te Hamburg'daki bir karakola çağrıldı. Ondan Volker Staub aleyhine ifade almak istediler.

Volker Staub kimdir?

RAF üyesi olarak biliniyor. RAF kendisini fesh etmiş de olsa da Volker Staub aranıyor. Staub'un adı, Daniela Klette'nin tutuklanması ve şimdi de yargılanmasıyla birlikte yeniden gündeme geldi.

Alman polisi BKA, Lettow'a birçok fotoğraf gösterdi ve sorular sordu.

Wolfgang Lettow başından beri ifade vermeme konusunda net idi.

Konu, Volker ve kendisinin 1978'de Hamburg'da birlikte yaşadıkları bir ev arkadaşlığıydı:

Aralarındaki kişisel ve politik ilişkiler nasıldı?

Polis bu soruyu ona sadece 2 eski ev arkadaşı aleyhinde ifade verdikleri için

Daha sonra bu ihbarlar Münih'teki RAF davasında Volker aleyhine kullanıldı. 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 1988'de serbest bırakıldı!

Bir başka soru da şuydu: Nasıl tanıştınız?

İfade vermeyi reddettiği için sorgulama sona erdi.

Tüm duruşma memurlar tarafından yazılı olarak kaydedildi.

Bundan sonra ne olacak?

Muhtemelen başka celpler ve para cezaları ve sonunda 6 aya kadar boğun

Eğdirme tutukluluğu tehdidi var.

“Demokratik” bir ülke olan Almanya'da “boyun eğme hapsi” diye bir şey var.

Bu, susma hakkını kullandığınızda hapse girebileceğiniz anlamına geliyor!

Böylece “iradenizi kırmaya çalışıyorlar”. Ancak bu pek de şaşırtıcı değil.

Sonuçta bu, Bismarck ve Hitler'in hukuk sistemini şekillendirdiği bir ülke, 129 desek yeterli herhalde.

Ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yargı organlarının %70'inden fazlası

Nazilerle dolduruldu. Asla bir denazifikasyon gerçekleşmedi.

Bugüne kadar Daniela, Burkhard ve Volker hakkında 40 çağrı yapıldı. Ancak bunlar sadece caydırıcı amaçlı.

Sadece yaşı ilerlemişler için değil, faaliyet yürüten gençlere de gözdağı vermeye çalışıyorlar. Mesaj net: Hepimiz, egemen sisteme karşı antifaşist, enternasyonalist, anti militarist ve sınıf mücadelesi faaliyetlerimiz nedeniyle baskı, mahkeme celbi ve hapis cezalarından ciddi şekilde etkileniyoruz.

Mahkeme celplerinin ek bir nedeni daha var: Sınıf adaleti, durumu tam olarak kavrayamadığı için, geçmişte olduğu gibi bugün de bu emperyalist canavar Almanya‘ya karşı direnişin nasıl ve neden tekrar tekrar ortaya çıktığını anlamak ve araştırmak istiyor.

Ve Wolfgang geri adım atmıyor. Ocak ayında Daniela Klette'yi hapishanede ziyaret edecek.

Wolfgang Lettow ile dayanışma içindeyiz.

Wolfgang Lettow yalnız değil.

Ona yönelik baskıların sona erdirilmesini talep ediyoruz.

 

Yunanistan Halk Cephesi Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın Komitesi 24-25 Ocak tarihlerinde Nea Aristera ( Yeni Sol ) partisinin kurultayına katıldı.

İki gün süren kurultayda yaklaşık 100 tane Agonas dergisi ve 500 tane bildiri dağıtımı gerçekleştirildi.

Kurultay boyunca kurultaya katılanlara kuyu tipi hapishaneler ve bu hapishanelere karşı süren direnişler anlatıldı. Bugüne kadar 38 defa direnişle zaferler kazanıldığı anlatıldı. Emperyalizmin ve faşizmin saldırı politikalarının önüne ancak direnilerek geçilebileceği anlatıldı. Türkiye hapishanelerinde direnen Özgür Tutsakların taleplerinin kabul edilmesi için dayanışmanın önemine değinildi.







Orta Doğudaki son gelişmelerin sorumlusu ABD emperyalizmidir. Şu an ABD'nin uşağı HTŞ'nin Suriye'de işlediği Kürt, Alevi katliamlarından da sorumludur. Amerika'nın Rojava'da SDG ile işbirliği bitti, artık ölümlerine terk etti. Çünkü Amerika’da, SDG/PYD Kürt halkının iyiliğini düşünmez ve ancak kendi çıkarını düşünür, Kürt halkını düşünseydi SDG/PYD Amerikan emperyalizmiyle işbirliğine girmezdi. Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkını ne AKP’ye ne de ABD’ye bağlıdır. Kürt halkının kurtuluşu halkların ortak mücadelesi ve sosyalizmdedir.

Filistin’e bakarsak, 10 Ekim 2025’de ateşkes anlaşmasından sonra 20 Ocak 2026’ya kadar, Gazze’de en az 488 insan İsrail tarafından katledildi. George Habaş’ın dediğine dayanarak‘‘Yılanın başı Amerika’dır’’. Biliyoruz Orta Doğu’da İsrail, HTŞ vb. aracılığı ile bu zehiri saçan yılanın başı ABD'dir. İran'daki gerginlik üzerine Amerika'nın bölgede askeri varlığını arttırmasının temelinde de bir saldırganlık vardır. Savaş uçaklarını taşıyan USS Abraham Lincoln Uçak Gemisinin bulunduğu filo İran’a yollanılması ve yapılan tehditler Orta Doğu’da emperyalizmin saldırganlığıdır.

Dünya halklarının baş çelişkisi ABD emperyalizmidir.

ABD emperyalizmi dünyada 350 darbeye girişip, 72 iktidar değiştirmiştir. ABD emperyalist 2. dünya savaşından yana 37 ülkede 20 milyondan fazla insan öldürmüştür.

Bu kadar insanın katledilmesinin sebebi ABD’nin kendi imparatorluğunu kurması ve kendi çıkarları içindir. Asıl çabaları tüm dünyada ülkeleri ekonomik, siyasi, kültürel, askeri... her açıdan emperyalizmin çıkarlarına göre biçimlendirmektir. Bu çıkarların içinde hem yer altı hem yer üstü zenginlikleri bulunmakta. Bunları sömürebilmek için halkların zihinlerini de hedef almak zorunda.

Bu demektir ki işine gelince yapmayacağı şey yoktur. Bu varlıktan medet ummak intihar etmek demektir.

 

ABD Emperyalizmini çok iyi tanıyoruz. Irak'ta Felluce katliamında binlerce kişi sokaklarda katledilip çürümeye terk edilmesinden biliyoruz. Libya'dan tanıyoruz, Libya’da El Kaide gibi İslamcı örgütleri getirip Kaddafi iktidarına karşı kullandı. Suriye’de İşid ve El Kaide’yi HTŞ adı altında iktidara getirdi. Dünyanın dört bir yanında katliamlarıyla, yaptığı zulümlerle tanıyoruz emperyalizmi. Guantanamo, Ebu Garip işkencehanelerinden tanıyoruz. 

Amerikan emperyalizmini Orta Doğu’dan ve Anadolu’dan kovmak için tek bir yol vardır o da örgütlenmekten ve mücadele etmekten geçer. Biliyoruz ki Emperyalizm yenilmez değildir, hatta emperyalizmin bu kadar azgınlaşması güçsüz olması anlamına geliyor, çünkü emperyalizm her zaman bir kriz içindedir. Can çekişiyor, can çekiştiği için her yeri egemenliği altına alıp tutunmaya çalışıyor. Emperyalizmi beraber yıkabiliriz ve dünyadan söküp atabiliriz

Emperyalizmin baskılarına, saldırılarına karşı örgütlenelim, Av. Dev-Genç’e katıl!

Katil Amerika Orta Doğu'dan defol!

Avrupa Dev-Genç

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.