80 yaşında bir ana 341 gündür, yani bir yıla yakın bir
süredir direniyor.
Duymayana bilmeyene hatırlatalım. Küçük armutlu Cem Evi’ne
geçtiğimiz temmuz ayında AKP’nin polisi baskın yapmıştı. İçeri girip saygısızca
ve alçakça, Alevilere ve tüm halka düşmanlıklarını duvarlara yazdıkları
küfürlerle gösterdiler. Salyalarını dökerek sağı solu kırdılar. Sonrasında ise
yaptıkları yetmemiş ki Cem Evi’nin İÇİNE İŞEDİLER!
Baskın sonrası Cem Evi başkanı Kezban ananın kızı Zeynep
Yıldırım yapılan alçaklığı teşhir etti. Basına olanları tüm detayları ile
anlattı.
Sonra ne mi oldu?
Bazı çevreler halk düşmanı özellikle alevi düşmanı AKP’nin
bu pisliği yapanlar hakkında gereğini yapacağını bekledi. Hatta özür
dileyeceğini bile düşünenler oldu.
Yok! Öyle olmadı.
Sen misin polisin alçaklığını teşhir eden. Zeynep Yıldırım’ı
gözaltına alarak alel acele tutukladılar. Zeynep Yıldırım hala tutuklu.
İşte Kezban Ana o günün ertesi gününden beridir direniyor.
Tabii ki kızının serbest bırakılması taleplerinin en
önemlisi.
Ama bir talebi var ki tüm alevileri, hatta tüm inananları ve
inançlara saygısı olan herkesi ilgilendiriyor.
Kızımı Değil Cem evimize İşeyen Alçağı Tutuklayın!
Bir halkın kutsalına dokunulamaz. Hangi inanıştan hangi
görüşten olursa olsun bir halkın kutsalına dokunulmasına karşı çıkılmalı.
Herkes karşı çıkmalı ki bir dahaki sefere kendi kutsalına saldırılmasın. Ve bu
alçaklığı yapan cezalandırılmalı.
Herkes karşı çıkmalı. Herkes Kezban ana ile direnmeli.
Ama Öncelikle Aleviler!
Önce aleviler gitmeli oraya. İnancına saldırılan,
ibadethanesine işenen aleviler orada olmalı. Dolmalı taşmalı Kezban ananın
direniş yaptığı yer. Hatta “tamam ana, sana mı kalmış direnmek? biz daha
ölmedik” demeli ve bayrağı ondan almalı.
Bu alçaklığın karşısına dikilmeli.
ALEVİ DERNEKLERİ, CEMEVLERİ, İNANÇ ÖNDERLERİ, Alevilere
Ait Tüm Kurum ve Kuruluşlar… Bu Konuda Gereken Tepkiyi Göstermişlerdir
Diyemeyiz.
Bu kurum ve kuruluşlar bir iki ziyaret ile bir iki açıklama
yapmak ile bir şey yapmış sayılmıyorlar. Ortada alevilik inancına yapılmış bir
saldırı var. Kendisini alevilik ile tanımlayan ve bu şekilde kurumlaşan hiçbir
yapı böylesi bir aşağılama karşısında sessiz kalamaz. Kezban ana elbette yalnız
değil. Ancak yapılan bu aşağılamanın, bu saldırının büyüklüğüne denk düşen bir
sahiplenme yok. Ve bu alevi kurumlarının ayıbıdır öncelikle.
Böylesine alçakça saldırı bin yıl geçse de unutulamaz. HALK
UNUTMAZ!
Halkın unutmaması için Kezban ananın yaptığını yapmak
gerekir. Direnmek yani.
Kezban ana alevilere bir çağrıdır. “Inancımıza yapılmış bu
aşağılamaya sessiz kalmayın” çağrısıdır!
Kezban ana sadece kızı için değil tüm aleviler için de
direniyor. “Adaletsizliğin olduğu yerde susan dilsiz şeytandır” diyen inancın
gereğini yerine getiriyor.
Ve Kezban Ana Sesleniyor: “Dilsiz Şeytan Olmayın”
Kaynak: Gerçek Haber Ajansı
