Halkın
Hukuk Bürosu ve ÇHD Üyesi Avukat Barkın Timtik’in, Haksız Tutsaklığı Ve
Hastalığı Nedeniyle Serbest Bırakılması, Tedavisinin Kendisinin Belirleyebildiği
Hekimlerce Yapılmasının Koşullarının Sağlanması Amacıyla, Atina Barosu,
10.07.2019 Tarihinde, Atina Baro Binasında Saat: 12.00’de Bir Basın Toplantısı
Düzenledi.
Basın toplantısına konuşmacı olarak, Baro başkanını temsilen
Baro genel sekreteri Kalancopoulos Mihalis, Avrupa Avukatlar Derneği Yunanistan
Temsilciliği sorumlusu Aleksandris Panos, Baro yönetim kurulu üyeleri Vasilis
Papastergio, Dimitris Sarafiyanos, Andonis Antanasiyotis, Türkiye’den ÇHD üyesi
Avukat Naciye Demir katıldı.
Konuşmalarında Avukat Barkın Timtik ve tüm politik
tutsakların serbest bırakılmasını isteyen konuşmacılar, ayrıca şu konulara
değindiler;
Kalancopoulos Mihalis: Baro genel sekreteri:
Bugünkü bu basın açıklaması Barkın Timtik ile dayanışma
konuludur. Meslektaşımız Av. Barkın Timtik’e Hukuk devleti tanımından uzak olan
AKP rejimi 18 yıl 9 ay ceza vermiştir. Bu baskılara rağmen Atina Barosu olarak güçlü-etkili
bir dayanışma içindeyiz, ama daha da büyütülmelidir. Özgürlük ilkelerini, hukuk
devletini ve baskı görenleri savunuyoruz.
Aleksandris Panos (Avrupa Avukatlar Derneği Yunanistan
Temsilciliğinin sorumlusu): Türkiye’de devamlı Hukuk devleti ilkeleri
çiğneniyor. Türkiye insan hakları ihlalleri bakımından Avrupa insan hakları
mahkemesinde en fazla yargılanan ülkedir. Türkiye’de yargı yasaları işlemiyor.
Tamamen AKP iktidarının talep ve talimatları doğrultusunda yürüyor. Buna karşı
olanların haklarında davalar açılıyor ve soruşturmalara uğruyorlar.
Barkın Timtik serbest bırakılmalıdır.
Vasilis Papastergio: (Atina Baro yönetim kurulu üyesi): Uluslararası
gözlemcilerin raporlarına göre bu dava adil yargılama şartlarına göre
yapılmadı. Bizim dayanışmamız sadece sözde değil. Avrupa Demokrat Avukatlar
grubu olarak dayanışmamızı gösterdik. Şu anda iki tane temsilcimiz İstanbul’da
Tutuklu avukatlarla görüşmek için Adalet Bakanlığında görüş izni almaya
çalışıyorlar. Eğer bakanlıkta görüşme izni alırlarsa yarın hapishanede
avukatları ziyarete gidecekler.
Dimitris Sarafiyanos (Atina Baro yönetim kurulu üyesi):
Erdoğan kontrol edilemez bir durumda değil. Yunanistan ve Türkiye halkları
arasında güçlü bağlar var ve dostluk ve dayanışma gösterilerinde bulunuyorlar.
Türkiye’de hukuk devletinin ilkelerinin işletilmesini talep etmeliyiz.
Andonis Antanasiyotis (Atina Baro Yönetim Kurulu Üyesi):
Türkiye’de yok etme saldırıları var. Ortak mücadelede bulunmamız lazım. Bizim
dayanışmamızın verdiği bir mesaj var. Bu insanların yalnız olmadığıdır. Türkiye
Barolar Birliği garip bir rol oynuyor. Sözde iktidara karşı tavır alıyor. Ama
gerçekte bu hukuksuzluklarını destekliyor. Tüm politik tutsakların serbest
bırakılmasını talep etmeliyiz ve haklarında açılan soruşturmalara son
vermelerini sağlamak için dayanışmayı yükseltmeli, seslerimizi yükselterek
birleştirmeliyiz.
Av. Naciye Demir: ÇHD üyesi
Öncelikle Barkın Timtik ile dayanışmak için bu basın
toplantısını düzenleyen ve dayanışmada bulunan Atina borusuna ve emeği geçen
herkese teşekkür ederiz.
Biz Av. Barkın Timtik ile 1 sene beraber hapishanede
kaldık. Barkın Timtik gerek gözaltında gerekse de hapishanelerde işkenceler gördü
baskılara uğradı. Barkın’ın o zaman da sağlık sorunları vardı. Hapishane
koşullarında sağlıklı tedavisini yaptıramadığı için ağrıları arttı. Ailenin ve
avukatlarının talebi ile hastaneye kaldırıldı. Tam bir araştırma ve sağlıklı kontrolleri
yapılmadan ameliyata alındı. Ameliyattan sonra da hastanedeki tedavileri
tamamlanmadan tekrar hapishaneye götürdüler. Şu anda sağlığı konusunda
açıklayıcı bilgi alamıyoruz. Ama normal
hukuk işletilseydi Barkın şimdi serbest bırakılmıştı. Uluslararası yasa ve
sözleşmelerden hasta kendisinin seçtiği hastane ve güveneceği doktorları seçme
hakkına sahiptir. Ama Barkın bugün bu haklarını kullanamıyor. Barkın’ın bugün
başka bir dosyadan daha davası vardı ama mahkemeye çıkarılmamış. Bu sağlık
sorunlarının varlığına işaret ediyor. Tedavisinin yapılabilmesi için serbest
bırakılmasını sağlamalıyız. Bunun için Türkiye devletine daha çok baskı
yapmalıyız






