“Yüksel Direnişi 1000. Gününe Yaklaşıyor!
Eğer tarih bize seçme şansı verseydi, onurumuz ve ekmeğimiz için
yine direnmeyi tercih ederdik. Ustanın dediği ne güzeldir, bir destanın
tekrarlanıp duran motifi: “O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler”.
Destanın içinde ve içerdiği tüm anlamlarla güzel ve hayatın içinde bir o kadar
yanıltıcıdır bu söz, çünkü o güzel atlara binip güzelce dövüşenler, o iyi
insanlar, o her kötü yanlarına rağmen iyiliği çoğaltanlar, onlar gitmediler.
Arkalarından bakmaya hacet yok. Geçmişin mirası omuzlarında, burada ve şu anda
dövüşüyorlar.
Dünyanın dört bir yanında Filistin’den Fransa’ya, birbirini
tanımadan, sesini duymadan, varlığını bilmeden dövüşen iyiliğin havarilerine ve
dünya halklarına Yüksel’den bin selam. Buradayız ve dövüşüyoruz. Nuriye’nin bir
dal gibi uzanan ince bedeniyle
Faşizme meydan okuduğu o sessizlik çağından beri, suskunluğu,
Duyarsızlığı, teslimiyeti, karanlığı yırta yırta, düşe kalka,
öğrenerek, öğreterek, küçük,
Mütevazı adımlarla direnişle
geçen 1000. Günümüze
yaklaşıyoruz.”
