Her gün bir statünün
yerle bir edildiği bir destan.
Korkunun her gün
yenildiği, korku ile sindirmek isteyen faşizmin polisini fazla mesaiye kalmak
zorunda bırakan bir destan.
Bilinen bilinmeyen tüm
yöntemleri kullanmasına rağmen direnişi bir türlü bitiremeyen faşizmi
çaresizleştiren bir koca direniş destanı. Çaresizleştikçe saldırganlaşıyor saldırdıkça çareleri tükeniyor zulmün.
İşkence silahını işkenceyi
yapanların elinden alan ve artık işkencecileri silahsız bırakan koca bir
direniş abidesi var artık tarihe altın harflerle yazılı.
Brüksel’den de Bin kez
değil milyon kez selamlanmayı hakeden Yüksel’in 1000.gününü selamladık.
Akşam saat 17.00 de
başlayan eylemimizi Brüksel’in en işlek meydanı Place de la Monnaie’de
gerçekleştirdik.
Yüksel’in sembolü papatya
ve kır çiçeklerimizle süsledik Yüksel direnişini anlatan sergimizi.
İki pankartımızın birini
fransızca birini türkçe yaptık. İkisinde de Yükseli selamladık 1000 kez.
1000 bildiri dağıttık
minik kardeşlerimizin de yardımı ile.
Sloganlarımızla direniş müziklerini dinlettik kalabalığa.
Merakla soru soranlara Yüksel direnişini anlattık dilimiz döndüğünce.
YÜKSEL’İN SESİ OLDUK
BRÜKSEL’DE.
Tam 3 saat boyunca
Yüksel’i Brüksel’de yaşatmaya çalıştık.
“Yaşasın Yüksel
Direnişimiz” dedik.






