1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Türkiye Devrim Tarihine 38 Yıllık Yaşamıyla Damgasını Vuran Bir Önder (1)


Türkiye Devrim Tarihine 38 Yıllık Yaşamıyla Damgasını Vuran Bir Önder: DURSUN KARATAŞ
Dursun Karataş, devrimci düşüncelerle 1970 öncesinde tanışır. 1970’te İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’ni kazanır ve İstanbul’a gider. Mahirler’in radikal, ihtilalci bir biçimde sürdürdüğü savaştan etkilenen Karataş, üniversite döneminde THKP-C sempatizanı olur.
İlk gözaltısını 1974 yılında, T.C.’nin Kıbrıs’a askeri müdahalesine karşı yapılan protesto kampanyasında, Elazığ’da, daha sonra Devrimci Sol Merkez Komitesi’nde yer alacak Niyazi Aydın’la birlikte duvarlara “Bağımsız Kıbrıs” sloganını yazdığı için yaşadı.
İstanbul öğrenci gençliğinin anti-emperyalist, anti-faşist temelde örgütlenmesinde önde gelen militanlardan birisi olan Dursun Karataş, İYÖKD’ün kurucularındandır. Yönetici özelliği ve militan yapısıyla hem güven duyulan, hem önerilerine, düşüncelerine kulak verilen bir isimdir artık. “Dayı” diye anılmaya başlanması da bu sürece denk gelir.
Gerek İYÖKD’de, gerekse de kaldığı Elazığ Yurdu’nda bir çok yeğeni vardır ve onlar doğal olarak Dayı demektedirler yoldaşımıza. Ama bu hitap giderek yaygınlaşır ve onun adının önüne geçer. Dayı kelimesi, artık onun nezdinde bir hısımlık değil, kelime anlamının ötesinde yoldaşlığı, ona duyulan saygıyı, güveni ifade eden bir sıfata dönüşecektir.
THKP-C’yi büyük bir içtenlikle sahiplenen Dev-Gençliler’in gelişen mücadelesi, yeni örgütlenmeleri gerektirmektedir. Dayı’nın önderliğinde şekillenen Kurtuluş Grubu, o gün bu ihtiyaca cevap vermeye yönelik atılan adımlardan biridir. Dev-Gençliler artık hayatın her alanında grevlerde, gecekondu direnişlerinde, memurların, yer yer köylülerin eylemlerinde aktif olarak yer alıyorlardı.
Bu dönemde faşistlerin katlettiği iki devrimcinin cenaze töreninde polisle yaşanan çatışma, Türkiye devrim tarihinde yaşanan ilk sokak çatışmasıydı aynı zamanda. Cenaze Dayı’nın Yaşamı törenini faşist polisle barikat savaşına dönüştüren, kitleyi doğru biçimde yönlendiren ise Dayı’ydı.
Mücadeleyi yükseltmek gerektiğinin bilincinde olan Dursun Karataş ve genç militan arkadaşları, sürecin dayattığı daha nitelikli örgütlenmelerin yaratılması ve THKP-C potansiyelinin toparlanması için 1977’de Devrimci Yol adını alan yeni bir yapılanmanın içinde yer aldılar. Devrimci Yol’un başını çekenlerin hizipçilikten ve tasfiyecilikten vazgeçmemeleri sonucunda ise Dayı, Devrimci Yol’un THKP-C’yi savunmadığını ve sağ bir çizgiyi benimsediğini ilan etti. Sonrasında THKP-C çizgisine sempati duyan geniş bir kitle ve militan kadroyla birlikte 1978 yılında Devrimci Yol’dan ayrılarak Devrimci Sol’u kurdu.
Devrimci Sol, tüm tecrübesizliğine, zaaf ve eksikliklerine, deşifrasyona rağmen yeni bir siyasi hareketin örgütsel mekanizmalarını, kurumlarını vakit geçirmeksizin yarattı ve sürece uygun devrimci politikayı hayata geçirdi. Kuruluşundan itibaren zor koşullar altında mücadelesini sürdüren Devrimci Sol, henüz çok genç bir hareket olmasına karşın 12 Eylül 1980 Amerikancı faşist cuntasına karşı mücadele kararı aldı. Bütün solun mülteciliği seçtiği dönemde, ülkede kalmayı ve Amerikancı cuntaya karşı mücadeleyi yükseltmeye çalıştı. Dursun Karataş, “Amerikancı Faşist Cunta 45 Milyon Halkı Teslim Alamaz” başlıklı bir bildiri kaleme alarak Devrimci Sol’un bütün gücüyle faşist cuntaya karşı savaşacağını ilan etti. Faşist cuntaya karşı savaş hazırlıklarının yoğun olarak sürdürüldüğü ilk günlerde Dursun Karataş tutsak düştü. Günlerce süren işkencelerden geçirildi. Bu işkenceler sonucu ayak tabanlarında ve vücudunun çeşitli yerlerinde açılan yaralar yıllarca kapanmadı. “Faşist Cuntaya Karşı Mücadele Kampanyası” sürecinde, sokağa çıkma yasaklarına rağmen sayısız kitlesel eylemlilikler gerçekleştirildi. Çok kısa sürede cuntanın tüm dikkatlerini üzerine çeken Devrimci Sol, önder ve ileri kadrolarının tutsak düşmesine rağmen savaşa devam ederken, hapishanelerde de direniş yaşanıyordu. Faşist cunta, siyasi tutsakları devrimci kişiliklerinden arındırma, hainleştirme politikası izliyordu… (sürecek)
***
Türkiye Devrim Tarihine 38 Yıllık Yaşamıyla Damgasını Vuran Bir Önder (2)
Dursun Karataş, bu politikaların boşa çıkartılmasında, tutsakların siyasi kimliklerinin korunması için direniş hattının yaratılmasında, hapishanelerin de sınıf mücadelesinin sürdürüldüğü alanlar haline getirilmesinde kendini bir kez daha ortaya koydu. Yeni bir geleneğin başlatıcısı oldu. İstanbul hapishanelerinde Devrimci Sol tutsakları her türlü yolla faşist uygulamalara direnmiştir. 1984’te ise Dayı’nın Yaşamı 16 “Tek Tip Elbise” uygulamasına ve hapishanelerde aralıksız sürdürülen insanlık dışı uygulamalara son verilmesi için Ölüm Orucu’yla bu direnişleri taçlandırmıştır. 75 gün süren Ölüm Orucu eyleminde Dursun Karataş da yer aldı.
Direniş, dört şehit verilerek zaferle sonuçlandı. Devrimci Sol Ana Davası, 15 Mart 1982’de başladı. 1243 kişinin yargılandığı ana dava, devrimcilerin değil, faşist cuntanın yargılandığı bir dava oldu. Devrimci Sol tutsakları, hazırladıkları “Haklıyız Kazanacağız” adlı siyasi savunma ile faşizmi, emperyalizmi ve işbirlikçisi oligarşiyi yargıladılar.
Dayı, 1980’de başlayan tutsaklığına, Ekim 1989’da gerçekleştirdiği özgürlük eylemi ile son verdi. Dayı’nın tekrar fiili mücadele içinde yer almasının ardından 1990 Mart’ında, “Daha Hızlı Koşmalıyız” şiarıyla atılım süreci başlatıldı.
Bir yandan demokratik platformda yaygın kitlesel örgütlenmelerin yaratılmasına, diğer yandan silahlı pratiğin adım adım geliştirilmesine paralel olarak karşı devrimin yoğun saldırılarına hedef oldu. Devrimci hareket, 12 Temmuz 1991 ve 17 Nisan 1992 operasyonları ile aldığı darbelerde Niyazi Aydın, Sinan Kukul ve Dursun Karataş’ın eşi Sabahat Karataş gibi merkez komite üyelerini, ileri kadro ve savaşçılarını şehit verdi.
Devrimci hareket, Dayı’nın önderliğinde gelişimini sürdürürken, 13 Eylül 1992’de, yurtdışındaki merkezi üste, darbeci ihanet çetesi, Dursun Karataş’a alçakça saldırıp, onu tutsak etti. Tarih bir kez daha sınıyordu onu. Ve o bir kez daha önderlik vasfını gösterecek; iradesiyle, öngörüleriyle bu ihanetin aşılmasını, hareketimizin devrim yürüyüşüne kaldığı yerden devam edebilmesini sağlayacaktı. Devrimci harekette ağır tahribatlar yaratan darbe ihaneti onun önderliğinde altedilip, hemen her şey yeniden yaratılarak, devrim yürüyüşü sürdürüldü. Onun güçlü iradesi, şaşmaz öngörüsü ve isabetli politik kararları, işte bu süreçte hareketin önüne partileşme görevini koydu.
Bu görevi yerine getirmek için, devrimci hareketin önder kadrolarının katılımıyla, 30 Mart 1994’te Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Kuruluş Kongresi toplandı. Devrimci Sol, kongrede devrim yürüyüşünü Devrimci Halk Kurtuluş Partisi (DHKP) olarak sürdürme kararı aldı ve Dursun Karataş, DHKP Genel Sekreteri olarak seçildi.
Bu görevi yerine getirdiği yıllar boyunca da halkların umudunu büyüten, devrimi ilerleten sayısız politikaya, eyleme, örgütlenmeye imza attı. Kongreden kısa bir süre sonra, parti ilanı açıklanmadan 9 Eylül 1994’te Dayı, Fransız emperyalizmi tarafından tutsak edildi. Tutsaklığının hemen bitiminde yeniden illegalite koşullarına geçti. Yeniden örgütünün başındaydı. Ve 1 Ağustos Genelgesi’nin altında imzası olan eski Adalet Bakanı Mehmet Topaç’ın cezalandırılması ile parti kuruluş ilanı resmen yapıldı. THKP-C’den bu yana sürdürülen devrimci mücadele artık DHKP-C bayrağı altında sürdürülecekti. Önderi de Dursun Karataş’tı.
Kuşatmalar altında, illegalite koşullarında ve hastalığıyla da mücadele ettiği yıllar boyunca Türkiye devrimi için yaşadı. Devrimci hareketin önderi, Genel Sekreteri olarak üstlendiği görevi eksiksiz yerine getirdi. Dursun Karataş 14 yıldır bu görevdeydi ve son günlerine kadar da bu görevini sürdürdü. 38 yıldır devrim için çarpan, dünya halklarının kurtuluşuna, vatanımızın bağımsız, halkımızın özgür olmasına adanmış bir yürek 11 Ağustos 2008 günü durdu. Dayı, son nefesini yoldaşlarının kolları arasında, dünya halklarına ve kendi halkına karşı görevini yerine getirmiş bir önderin huzuruyla verdi. 10 yıldır kanser tedavisi gören Dursun Karataş, hastalığa karşı direnişiyle de örnek olmasını bilmiştir. Onun yaşamı, bağımsız, demokratik, sosyalist Türkiye’ye adanmış bir yaşamdır. 38 yılı devrime verilmiş bu yaşamın her saatini, her saniyesini belirleyen bu adanmışlık olmuştur. Bu adanmışlık, bu dava adamlığı, bize her zaman hedefimizi hatırlatan bir miras olarak önümüzde duracak. Bağımsız, demokratik, sosyalist Türkiye hedefinden hiç sapmadan devrim yürüyüşümüze devam edeceğiz.
HABER KAYNAĞI; https://gercekhaberajansi.org

Etiketler: ,
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.