1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Londra Pir Sultan Kültür Merkezi Aşure Etkinliğine Çağrı


 Tüm Emekçi Halkı’mızı Lokma’ya Davet Ediyoruz…
29 Eylül Pazar Günü yapacağımız Aşure’mizi, Günümüz Muavi’yelerine karşı direnen
Hakikat Şavaşçılari adına veriyoruz.
Aşure Saati: 12.00-1900 arası Pir Sultan Kültür Merkezi’ne Halkımızı bekliyoruz…
Alevi Tarihinin Büyük Direnişi Kerbala, Bizim Tarihimiz ve Bugünümüzdür…

21 Eylül -3 Ekim günlerinde bir kez daha Kerbela direnişini Anma ve Şehitlerin Matemini tutma günlerindeyiz. Kerbela’dan bugüne 1339 yıl geçti. Ama 1339 yıldır Kerbela ateşi sönmedi.
Kerbela ruhu ölmedi.
Çünkü, Kerbela’dan Yüksel’e Mağdur ve Mazlumun, Sömürücü ve Zalimlere Karşı Mücadelesi Devam Ediyor…
Kerbela, ne bir,” Faciadır; Ne de sadece ağlanacak bir MATEM günüdür. Kerbela yaşatılması ve hedefine ulaştırılması gereken direniş ve isyan geleneğinin en onurlu parçalarından biridir.
Kerbela her şeyden önce, sömürücü ve zalimlere karşı, büyük kutsal bir isyanın ve direnişin adıdır.

Sünni- Alevi Tüm Halkımız,
Kerbela gerçeği: hak ile batılın, iyi ile kötünün, aydınlık ile karanlığın, sömürücü ile emekçinin ve zalimle ve mazlumun arasındaki mücadeleden başka bir şey değildir. İmam Hüseyin, bunların arasına 1339 yıl önce Kerbela’da, kılıçla keskin ve yalın bir çizgi çekmiştir. Çizginin bir tarafı Düşman, diğer tarafı Dost’tur. Bu nedenle Kerbela direnişi, sadece Alevilerin değil, bütün ezilen sömürülen halkların direnişidir.

Yoldaşlar, Canlar;
Günümüz Muaviye ve Yezitlerinin zulmü iyice azgınlaşmıştır. İşini, Ekmeğini isteyenlere bile azgınca saldırmaktadır. Faşist devletin en alçak ve kanlı iktidarı olan AKP Hükümeti, Ülkemizi adete işkence ve katliamlar diyarı haline getirdi.
Kendi meclislerini bile devre dışı bıraktılar.
Her şey kanlı diktatörün iki dudağı arasından çıkacak Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) bağlandı. Olağan Üstü Hal (OHAL) adı altında ülkemizde açık faşist bir diktatörlük uygulanıyor
Küçük Armutlu Cemevi'nin, AKP'nin polisi tarafından basılıp, koridorlarına işenip, duvarlarına küfür yazılmasının ardından Zeynep Yıldırım tutukladı.  Sakınmadı sözünü, yutmadı söylenmesi gerekeni. Dilsiz şeytanlardan olmayı tercih etmedi. Çıkıp AKP faşizminin karşısına inancını, ibadethanesini, değerlerini savundu, faşizmin ahlaksızlığını teşhir etti.

Yezid Neden Kerbela'da Kanımızı Döktüyse, Yezid Soylular Da Cemevimize O Nedenle İşemektedir?
AKP polisi NEDEN Cemevi’ne ağır silahlarıyla baskın düzenler? AKP polisi NEDEN Cemevi’ne işer? AKP polisi Neden Cemevi’nin duvarına küfür yazar? Bu sorunun cevabı geçmişten bu yana bellidir.
 Amaç, Cemevi’ni ve Alevi değerlerini aşağılayarak yok saymaktır: "Orası sizin ibadethaneniz olabilir; ama benim için orası içine işenecek yerdir" demeye getiriyorlar. Aşağılıyor ve yok sayıyor. Bu sadece kendini bilmez bir polisin ahlaksızlığı değil, Alevi düşmanı AKP politikasının sonucudur.
Bugün Kezban Ana'yı sahiplenmek Aleviler açısından zorunlu bir görevdir. Çünkü, haksızlık karşısında eğilmeyi düşkünlük sayan bir geleneğe sahip olmak demektir Alevilik.  Zulmün karşısında susmak, Yezid'i desteklemektir. Bakın, ne yapılması gerektiğinin ölçüsünü nasıl da tarihsel olarak ortaya koymuş Hz. Ali; "...

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz."
Bugün bu çağrıyı dile getiren 80 yaşında Kezban Ana'dır. Öncelikle Alevi örgütleri bu çağrının gereğini yapmak zorundadırlar. Değilse tavırları Kufe halkının ikiyüzlü tavrından başka bir şey olmayacaktır.

Yezidlik Varsa, Karşısında Hüseyin Olmak Da Tarihin Kanunudur
Karşınızda Yezid varsa ya Hüseyin ve Zeynep olacaksınız ya da Küfeliler gibi rezilliği tercih edeceksiniz. Tarihin hiçbir döneminde bunun arası ortası olmamıştır. "HAKSIZLIK KARŞISINDA EĞİLMEYİNİZ, ÇÜNKÜ..."Nerede bir zulüm varsa, tam orada Hüseyni makamında konuşan evlad-ı Kerbelayız biz. Ve zulüm, kan döktüğü her nerede zafer kazandığı iddiasındaysa, orada Zeynep diliyle haykırırız haklının ve hakikatin yenilmezliğini. Kâh Pir Sultan'ız darağacında, kâh derisi yüzülmüş Nesimi'yiz hayatın ortasında. Yanıp yakılmışız asırlardan bu yana ve fakat yakıştırmamışız dilsiz şeytan olmayı aslımıza. İlle kavga demişiz, Yezid soyluların zulmüne karşı ille kavga... Vermişiz de şu kuşça canımızı, eğmemişiz haksızlığa şu kızıl başımızı. Asırlar geçmiş; ama biz vazgeçmemişiz haklılığımızdan ve günü gelip suskunluk kaplayınca ortalığı, biz Kezban Ana olup haykırmışız hakikati.
Kerbela’yı Hayatın İçinde Anlamak…
Günümüz Müaviyelerine Karşı Nuriye ve Semih’in Başlattığı ve Bugün 1000. Günlerini Geride Bırakan Yüksel Direnişi Devam Ediyor.

Halkın Hukuk Bürosu'nun 18 avukatı 12 Eylül günü, yani faşist darbenin 39. yıl dönümünde gözaltına alındı. 
Tek suçları, işleri ve onurları için direnen ve direnişten dolayı tutuklanan, devrimcilerin, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın Soma, Roboski katliam davalarının savunmasını yapmaktı. 

Halktan yana kültür ve sanatın öncülüğünü yapan Grup Yorum'un 10 üyesi de bu saldırı dalgasından payını aldı. İşkencelerden geçirilerek tutuklandı. 6 üyesi başına ödül konularak arananlar listesine alındı! Türkiye Hapishanelerinde Grup YORUM ÜYELERİ 16 Mayıs’tan bugüne Süresiz Açlık Grevindeler…
Devrimci sanatçılar konserleri ve şarkılarıyla on binleri, milyonları faşizme ve emperyalizme karşı bir araya getirip, halkın sanatını yaptıkları için suçlanıyorlar. Kerbela’dan günümüze sömürücü ve zalimlere karşı süren direnişin ve mücadelenin son öncüleri onlardır. 

Kısacası: Kerbela Biziz… Biz Kerbelayız…

Dersim’de Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Sivas’ta, Suriye’de ve bütün katliamlara Alevi halkının en önünde direnenlerin soyundan geliyoruz.
Biz Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Hristiyan… Her milliyetten ve her inançtan Anadolu halklarının, sömürücü ve zalimlere karşı birlikte mücadelesini savunanlardanız.
Sadece ülkemizde değil, tüm Ortadoğu ve Dünya halklarının acılarını kendi acımız, sorunlarını kendi sorunumuz ve mücadelelerini kendi mücadelemiz olarak görüyoruz…

Faşizme ve Emperyalizme karşı her direnişte Kerbela ruhu ile hareket edenleriz.
 Şimdi tüm halk güçleri olarak onların arkasında durma zamanıdır.
Şimdi Halk Meclislerinde birleşerek, direnenlerden yana saf olmak zamanıdır. 
Bu nedenle tarihte olduğu gibi günümüzde de Kerbela ateşini yüreğimizde taşımak, Kerbela’nın ruhunu kuşanmak zorundayız.

Kerbela Ruhu: hak ve hakikat yolcusu olmaktır.
Hak ve Hakikat yolcusunun menzilinde Rıza Şehri vardır. Bu yolda birbirimize yoldaş olmaktır. Bu yolda; birlik olmak, İri olmak, Diri Olmaktır.
Bu birliğimizin yüce sembolü Kırklar Meclisi’ni ete kemiğe büründürmektir.
Bütün bunların başarmak; sevdasıyla Semah döner gibi yanıp tutuşmaktır.
Bütün bunları başarmanın yolu; Halk Meclisleri’ni örgütlemekten geçmektedir.
O halde günümüzün hak ve hakikat yolcusu olmak, devrim ve Sosyalizm yolunun yolcusu olmaktır.
Kerbela’yı Anma ve Şehitlerin matemlerini tutma günlerimizde, tüm Canların, tuttuğu oruç makbul olsun.
Tutulan matem, yüreklerdeki DİRENİŞ ATEŞİNİ HARLASIN… diyoruz.

Kahrolsun Faşizm Ve Emperyalizm!
Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Kahrolsun Muaviye Ve Yezidin Soyu Sömürücü Ve Zalimler!
Her Yer Kerbela, Her Yer Yüksel!
Hak Ve Hakikat Yolunda İmam Hüseyin’in Direnme Ruhu Cümlemize Örnek Olsun!
Aleviyiz Haklıyız Kazanacağız!

Pir Sultan Kültür Merkezi
1b Shrubbery Road. Edmonton
London, N9 0pa
Email: Pirsultankm2016@Gmail.Com
                                                       T: 020 8887 8988


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.