Ne zalimin zulmü Kerbela`da son buldu ne de bu zulme karşı
direnenlerin inancı, öfkesi ve kararlığı.
Dünya halklarının tarihi yüzlerce, binlerce Kerbela vakası
ile doludur. Sömürgeci, kan emici sistemler ve onların yerli işbirlikçileri var
olduğu sürece de yeni Kerbelalar yaşamaya mahkumdur insanlık gün Kerbela`da
Hüseyin ve beraberindeki 72 kişinin üzerine yağan oklar, başlarını
gövdelerinden ayıran kılıçlar bugün emperyalist saldırganların ellerinde dünya
halklarına karşı birer silah olarak durmaktadır gün ki kılıçlar, oklar bugün
bomba olarak, mermi olarak, açlık, sefalet, yokluk ve yoksulluk olarak
Yemen`de,Suriye`de ve dünyamızın daha bir çok bölgesinde halkların kanlarını
dökmeye devam etmektedir.
Ülkemiz de ise bu saldırgan, kan emici, sömürücü anlayış yerli işbirlikçileri eliyle zulmünü artırmakta ve Türkiye halklarına yeni Kerbelalar yaşatmaktadır. Ülkemizde faşizm bir yandan baskı, şiddet, işkence, kayyumlar, KHK´lar ve uzun yıllara varan hapis cezaları ile
halkımıza gözdağı verirken diğer yandan zamlar, talanlar ve hırsızlıklar ile çocuklarımızın boğazından geçen her lokmaya göz dikmektedir.
Unutmamamız gerekir ki Kerbela sadece yakınma, dövünme ve o gün şehit edilenleri anma günü değildir. Kerbela`yı bu anlayışa hapsetmeye çalışmak Kerbela`yı ve Kerbela`da sergilenen direnişi anlamamak veya bilinçli olarak çarpıtmak demektir.
Kerbela`yı anlamak demek; tıpkı o gün Hüseyin ve beraberindekilerinin yaptığı gibi teslim olmamak ve zulmün karşısında biat etmemek olmalıdır.
Kerbela`nın yasını tulupta bugün yaşanan faşist politikalara karşı sessiz kalmak Kerbela direnişinin ruhuna aykırıdır.
O nedenle Aleviler başta olmak üzere tüm halklar zalimlerin zulümlerine karşı seslerini yükseltmeli ve mücadele etmelidir. Tıpkı Kerbela`daki gibi bugün de canlarını ortaya koyarak bedel ödeyenleri desteklemelidir.
Ülkemiz tarihi her dönem olduğu gibi bu dönemde zulme karşı direnenlerin varlığıyla doludur. Bir dönem Pir Sultan`ın, Şeyh Bedrettin`in, Hallacı Mansur`un, Mahir`in, Deniz`in, İbo`nun elinde olan bu direniş bayrağı bugün de Kezban Ana`nın, Yüksel Direnişçilerinin, Grup Yorum üyelerinin, Devrimci Avukatların, Mustafa Koçak başta olmak üzere direnen birçok insanımızın elinde dalgalanmaktadır.
O nedenledir ki direnişlere sahip çıkmak ve direnenleri desteklemek günümüz Yezitlerine karşı Hüseyin duruşu sergilemek ile özdeştir.
Ülkemiz de ise bu saldırgan, kan emici, sömürücü anlayış yerli işbirlikçileri eliyle zulmünü artırmakta ve Türkiye halklarına yeni Kerbelalar yaşatmaktadır. Ülkemizde faşizm bir yandan baskı, şiddet, işkence, kayyumlar, KHK´lar ve uzun yıllara varan hapis cezaları ile
halkımıza gözdağı verirken diğer yandan zamlar, talanlar ve hırsızlıklar ile çocuklarımızın boğazından geçen her lokmaya göz dikmektedir.
Unutmamamız gerekir ki Kerbela sadece yakınma, dövünme ve o gün şehit edilenleri anma günü değildir. Kerbela`yı bu anlayışa hapsetmeye çalışmak Kerbela`yı ve Kerbela`da sergilenen direnişi anlamamak veya bilinçli olarak çarpıtmak demektir.
Kerbela`yı anlamak demek; tıpkı o gün Hüseyin ve beraberindekilerinin yaptığı gibi teslim olmamak ve zulmün karşısında biat etmemek olmalıdır.
Kerbela`nın yasını tulupta bugün yaşanan faşist politikalara karşı sessiz kalmak Kerbela direnişinin ruhuna aykırıdır.
O nedenle Aleviler başta olmak üzere tüm halklar zalimlerin zulümlerine karşı seslerini yükseltmeli ve mücadele etmelidir. Tıpkı Kerbela`daki gibi bugün de canlarını ortaya koyarak bedel ödeyenleri desteklemelidir.
Ülkemiz tarihi her dönem olduğu gibi bu dönemde zulme karşı direnenlerin varlığıyla doludur. Bir dönem Pir Sultan`ın, Şeyh Bedrettin`in, Hallacı Mansur`un, Mahir`in, Deniz`in, İbo`nun elinde olan bu direniş bayrağı bugün de Kezban Ana`nın, Yüksel Direnişçilerinin, Grup Yorum üyelerinin, Devrimci Avukatların, Mustafa Koçak başta olmak üzere direnen birçok insanımızın elinde dalgalanmaktadır.
O nedenledir ki direnişlere sahip çıkmak ve direnenleri desteklemek günümüz Yezitlerine karşı Hüseyin duruşu sergilemek ile özdeştir.
Günümüzün Yezitleri Faşistler ve Emperyalistler İse, Hiç
Kuşku Yok ki Hüseyinleri de Direnenlerdir.
Kerbela`dan Günümüze Selam Olsun Direnenlere
Kerbela`dan Günümüze Selam Olsun Direnenlere
Mannheim Halk Cephesi
