Yalancı tanıklık yapsın diye Mustafa Koçak'a 12 gün boyunca Emniyette işkence
yaptılar. Eğer istedikleri ifadeyi verirse emniyetten rahatça çıkıp
gidebileceğini söylediler. Mustafa, onurunu satmadı. Yalancı tanıklık yapmadı.
Sonra hamile kız kardeşine tecavüz etmekle tehdit ettiler. Arkadaşlarının
üzerine yalan ifade vermesini istediler. Mustafa, böylesi çirkin bir pazarlıkta
yer almadı. KHK’larla birlikte insanları birbirini ihbar etmeye zorlayan, iş
arkadaşlarını, komşularını ihbar edenlere "ihraç edilmeme ödülü"
veren, dostlukları, güveni zedeleyen bu rezil sisteme karşı Mustafa, tepeden
tırnağa temiz kaldı. Tepeden tırnağa güven inşaa etti yozlaşmanın karşısına.
Bu yüzden O'na bedel ödetiyor faşizm. Bir yalancı tanığın yalan beyanından başka hiçbir şey bulunmayan bir iddianameyle suçlanıp müebbet hapse mahkum edildi. Adalet istemek için açlık grevine başlamak zorunda kaldı. Anne ve babası, Adliye önünde, Meclis önünde oğulları için adalet ararken defalarca gözaltına alındılar, hakarete uğradılar. Ve Mustafa, açlığının 90. gününden itibaren açlık grevini, ölüm orucuna çevirdiğini avukatları aracılığıyla duyurdu!
İstese o emniyetten çıkıp giderdi o gün. Fakat O, yalancı tanıklık yaparak kimsenin canını yakmadı, kimsenin ocağına ateş düşürmedi. Onurlu olmanın, insan olmanın bedelini ödüyor şimdi.
Bu ağır bedeli bir başına mı ödeyecek peki?
Kim kendine "insanım" diyorsa; O'nun adalet talebine ses vermek zorundadır. Çünkü Mustafa, "kaybettiğimiz" insanlıktır!
Bu yüzden O'na bedel ödetiyor faşizm. Bir yalancı tanığın yalan beyanından başka hiçbir şey bulunmayan bir iddianameyle suçlanıp müebbet hapse mahkum edildi. Adalet istemek için açlık grevine başlamak zorunda kaldı. Anne ve babası, Adliye önünde, Meclis önünde oğulları için adalet ararken defalarca gözaltına alındılar, hakarete uğradılar. Ve Mustafa, açlığının 90. gününden itibaren açlık grevini, ölüm orucuna çevirdiğini avukatları aracılığıyla duyurdu!
İstese o emniyetten çıkıp giderdi o gün. Fakat O, yalancı tanıklık yaparak kimsenin canını yakmadı, kimsenin ocağına ateş düşürmedi. Onurlu olmanın, insan olmanın bedelini ödüyor şimdi.
Bu ağır bedeli bir başına mı ödeyecek peki?
Kim kendine "insanım" diyorsa; O'nun adalet talebine ses vermek zorundadır. Çünkü Mustafa, "kaybettiğimiz" insanlıktır!
Nazan
Bozkurt
Yüksel Direnişçisi
Yüksel Direnişçisi
