Birçok Avusturya’lı yansıra, İran’lı bir vatandaş ve Azeri bir aile ile uzun sohbetler yapıldı.
Bu hafta öncellikle Türkiye hapishanelerinde ilerleyen açlık grevi direnişleri gündeme getirildi. Türkçe ve Almanca konuşmalarda 138 günden beri açlık grevinde olan Grup Yorum'un talepleri ve tutuklu bulunan üyelerinin direnişi anlatıldı. Grup Yorum ve Halkın Avukatları asla yalnız olmadıkları, bütün halkı sindirmek için, direnen sesler kalmasın diye, mücadelenin en önde duran kesimlerini yok etmek istedikleri, fakat ne bu zulme ortak olan emperyalizm ne de faşizm bunu başaramayacağı belirtildi. "Bizlerde burada küçük bir ses de olsak, bu saldırılar karşısında susmayacak, daima direnenlerin yanında olacağız" denildi.
Eylemde aynı zamanda Mustafa Koçak’ın adalet ve adil yargılama için başlattığı açlık grevini ölüm orucuna çevirdiğine dikkat çekilirken, halen Almanya'da Türkiye devletinin arama kararından dolayı tutuklu bulunan Hatime Azak'tan bahsedildi ve yalnız olmadığı ifade edildi.
Eylem boyunca dünya devrimci şarkılarının yanı sıra Grup Yorum türküleri çalındı. Eylemi gören İran’ lı bir vatandaş Grup Yorum’u tanıdığı hatta birçok şarkıları Farsçaya çevirdiğini anlattı.
Yaklaşık 2 ay önce başlayan özgürlük eylemi her hafta olduğu gibi saat 18.00'da başlayıp saat 20.00'da bitirildi.
Önümüzdeki hafta 8 Ekim Salı günü yine 18.00'de Mariahilfer caddesinde Kirchengasse Kilisenin önünde direnişçilere ses vermek için toplanılacak.


