HALKIN AVUKATLARI BİZİM ONURUMUZDUR!..
Halkın
Avukatları açlık grevi direnişlerini 5 Nisan' da Ölüm Orucuna dönüştürdüklerini
ilan ettiler.
Avukat
Ebru Timtik 94. Avukat Aytaç Ünsal ise açlık grevlerinin 63. gününde ölüm
orucuna başladıklarını açıkladılar.
5 Nisan
Türkiye Avukatlar günüydü. Avukatlarımız ve adalete inanan herkes için
anlamlı bir gündü. Ve avukatlarımız ak bir kagit gibi tertemiz mucadele
tarihlerini bugün doruklara taşıdılar.
Onur
abidesi oldular. Başımızı göğe erdirdiler.
Onlar
bugüne kadar nerde bir adalet mücadelesi varsa oraya koştular. Biz
halkların adalet sözcüsü oldular. Mahkeme kürsülerinde ve hayatın her alanında zalime
karşı mazlumun, sömürücüye karşı emekçinin temsilcisi oldular.
Bu nedenle
bütün sömürücülerin, bütün zalimlerin öfkelerini üzerlerine çektiler.
Cümle emperyalistler ve faşistlerce düşman ilan edildiler. Sayısız saldırıya
uğradılar. İşkencelere çekildiler. Tutukladılar. Komediden farksız
yargılamalar sonucu 159 yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Ama
sömürücü ve zalimlere boyun eğmediler. Direndi ler. Direnişleri bütün
dünya Avukatlarına örnek oldu. Halklara umut taşıdı. Moral taşıdı.
Bugün bütün
dünyayı saran adaletsizlik denizinde bir ışık oldular. Milyonlarla
katledilen, ülkeleri işgal edilen, göç yollarında yaşamlarını yitiren ve
işkencelerden geçirilen zulüm dünyasında bir umut oldular. Irkçılığa ve
yozlaşmaya karşı halkımızın yanında tereddütsüz saf tuttular.
Şimdi
" HAYATIMIZI HALKIMIZA EMANET EDIYORUZ" diyerek, yaşamları pahasına
bir mücadeleye atıldılar.
Anadolu ve
dünya halklarının bu emanete asla ihanet etmeyeceğini biliyorlardı.
Tereddütsüzdůler. İnançlıyďılar.
Türkiye ve
Dünya Halkları,
Avrupa
Halk Meclisleri olarak çağrımız sudur:
Bu emanete
bütün ruhumuzla ve gözümüz gibi sahip çıkalım. Onları yaşatalım. Onlar
için yapabileceğimiz her şeyi yaparak onurlarına ortak olalım.
Onları
ölümün ağzından ve faşist cellatların elinden alacak tek güç bizdedir.
Bizim desteğimizdedir.
Bilmeliyiz
ki, Ölüm Orucu Direnişçilerinin amacı asla faşist yöneticilerin, sömürücü
ve zalimlerin vicdanlarına seslenmek değildir. Böyle düşünenler sadece yanlış
düşünmüyor, aynı zamanda direnişçileri ve destek güçlerini umutsuzluğa
sevkederek pasifize etmeye çalışıyorlar. Sömürücü ve zalimlere hizmet
ediyorlar. Faşist katillerin en değerli evlatlarımızı katletmesinin yolunu
açıyorlar.
Dolaysiyla
masum değiller.
Faşist
yöneticilere vicdan olmadığını en iyi bilen insanlardır direnişçiler. O
nedenle halk için yapılan her eylem gibi bu direnişçiler de halka seslenir.
Bizim vicdanlarımıza, bilincimize ve duygularımıza seslenir. Bize sahip
çıkın, faşist katillerin bizi katletmesine engel olun. Bunun için
mücadeleye katılın. Faşist katilleri baskı altına alarak geri adım
attırın. Bizim yaşamamız ve zafer kazanmamız buna bağlıdır. Bizim
kazanmamız ise sizin kazanmanızdır derler.
Halkın
Avukatları da işte böyle dedikleri için hayatlarını bize emanet ettiklerini
açıklıyorlar.
Başka
türlü düşünenler akıl ve bilgi fukarası cahillerdir en hafif deyimle. Tarih
bilinçleri ise hiç yoktur.
Pir Sultan
idam sehpasına yürürken Hızır Paşanın vicdanına mi güveniyordu. Baba
İshak ayaklanirken feodallerin insafına mı güveniyordu. İmam Hüseyin
Kerbela' da er meydanına çıkarken Yezid' ın vicdana geleceğini mi
umuyordu. Mahir Kızıldereye giderken, Deniz idam sehpasına
çıkarken, İbrahim işkenceye direnirken faşist cuntacıların insafa
geleceğini mi hesaplıyordu.
Böyle
düşünenler sömürücü ve zalimleri, Halkin düşmanlarını tanımayanlardır.
Reformistlerdir. Halk düşmanları ile uzlaşmaya çalışanlardır. Onlar
hep sömürücü ve zalimlerde bir makulluk, bir iyilik, bir
vicdanlılık ararlar. Sanırlar ki bunlara hitap edersek bize hak verirler.
Tarihleri
hep hayal kırıklıkları ile doludur. Ama ders almazlar. Sayisiz deney yaşarlar
ama öğrenmezler. Zeki olsalar da hayatı okuyamazlar ve gereğini yapamazlar.
Ve hiç
alçak gönüllü de değildirler. Bir kez olsun halktan ve halkın en onurlu
evlatları olan devrimcilerden öğrenme mütavaziliği göstermezler.
Burunları ne kadar sürtülürse sürtülsün hep kaf dağının arkasındadır.
Bari susun
denir. Onu da beceremezler.
Dolaysiyla
onları da halkımıza havale etmekten başka çaremiz yoktur. Biliyoruz ki,
halkımız herkesi layık olduğu yere oturtma kudretine sahiptir.
Bizler
tıpkı önderlerimiz devrimciler gibi doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam
edeceğiz.
Ve biz
kazanacağız!
Halkımız
kazanacak!
Halkımızın
en onurlu evlatları Ölüm Orucu direnişçileri kazanacak!
Onlara
ölüm yok. Direnenlere ölüm yok. Biliyoruz! Bilmeyenler de bilsin. Duymayanlar,
görmeyenler de duysun görsün. Öğrenmeyenler de öğrensin!..
YAŞASIN ÖLÜM ORUCU DİRENİŞÇİLERİ
YAŞASIN ADALET MÜCADELEMİZ
HALKIN AVUKATLARI ONURUMUZDUR!
06.04.2020
AVRUPA HALK MECLİSLERİ
