AKP Covid-19 Bahanesi
ile İşçilerin Emekçilerin Haklarını Saldırmakta, Emekçilere Kölelik Koşullarına
Bir Yaşamı Reva Görmektedir!
Temel Haklarımız
Korumak ve Diğer Haklarımızı Kazanmak İçin Birleşelim, Mücadele Edelim!
Çin’de başlayıp hızla tüm Dünya’ya yayılan Covid-19 olarak
bilinen virüs 11 Mart tarihinden itibaren ülkemizde de görülmüştür. Faşist AKP
iktidarı bu tarihten önce ülkemizde Covid-19 olan kimsenin olmadığını iddia
ederek gerçekleri çarpıtıyor ve hiçbir önlemde almıyordu. Fakat artık iş inkâr
edilemeyecek duruma gelince ülkemizde de olduğu kabul edilmek zorunda kalındı. Bu andan itibaren ise bir panik havası yaratan
AKP, salgını Allahın lütfu olarak kabul etmiştir. Bu bahane ile işçilerin,
emekçilerin halklarına saldırılar örgütlenmekte, süren direnişlere korona
bahanesi ile yasak getirmekte, Grup Yorum ve Mustafa Koçak’ın yaptığı Ölüm
orucu direnişini bu gündem arasına sıkıştırarak yok saymaya çalışmaktadır.
AKP iktidarı işçileri, emekçileri hiçbir sosyal ve siyasal
hakkı olamadan çalıştırmak için 2010 yılında yasallaştırdığı esnek çalışma ve
istihdam bürolarını bu günleri fırsat bilerek hayata geçiriyor. Patronlar
durumu fırsata çevirerek işçileri ücretsiz izne çıkarmaktadır. Salgın koşulları
diyerek işten atılmalar çoğalmıştır. Uzaktan eğitim, evde çalışmayla Patronlar
Elektrik, ısınma, istihdam, yemek, yol parasından tasarruf edip bunu çalışanın
sırtına yükleyerek. Karlarına kar katmaktadır.
Covid-19 gerçekte bütün bir halk sağlığını tehdit eder hale gelirken ise
AKP yine doğasına uygun olarak patronların çıkarları doğrultusunda önlem
almaktan öte hiçbir şey yapmamıştır. Sokaklara çıkmayın, sosyal mesafe koyun, eldiven
kulanın, elinizi yıkayın demenin ötesinde hiçbir önlemi olmamıştır. Ellerini
şöyle yıkayın, böyle yıkayın diyerek halkın aklı ile alay etmenin ötesinde
hiçbir şey yapmamaktadırlar. İşçiler emekçiler sözde iş yerlerine önlemler
altında gitmekte ama girdikleri fabrikalarda iç içe çalışmaktadır. Birçok fabrika
da korona virüsü tespit edilmesine rağmen üretim devam etmektedir. Sarkuysan,
Fontuna, Cavo, Lg-Arçelik, Alstom ve DYO fabrikalarında koranavirüs
vakası görülmesiyle işçiler iş bırakmış. Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy hemen bir
karar alarak iş bırakmayı yasaklamıştır.
Koca Koca ekonomik paketler açıklanmış önlemler alt altta
sıralanmıştır fakat hiçbiri halkın çıkarları, işçilerin, emekçilerin çıkarları
için olmamıştır. Özellikle İstanbul gibi büyükşehirler de günü birlik çalışan
Garsonlar, Aşçılar, komiler, simitçiler, Temizliğe giden kadınlar, Kamyon, Tır,
taksi, şoförleri işsiz ve açlar kira faturayı nasıl ödeyeceğiz, çalışmazsak
açlıktan ölürüz diyerek dert yanmak durumunda kalmıştır. İşçi ve emekçilere
hastalıkla ölüm ile açlıkla ölüm arasında seçim yap denilmektedir. Halkın
kredilerini, elektrik, su doğalgaz faturalarını faiz ile birlikte ertelerken
tekellere ekonomik yardımlar, teşvikler vermektedirler. Halkın en doğal hakkı olan yaşama hakkını
karşılamak için önlem almak zorunda olan Devlet bunu karşılamak yerine utanmadan
çıkıp birde halktan yardım parası istemektedir. Topladıkları paranın ise nereye
gideceği açıkladıkları paketlerden anlaşılmaktadır. Yani halkın cebindekini de
alıp tekkelere vermekten öte bir şey yapmayacaklardır. Ülkemizin tüm
zenginliklerini Emperyalizme peşkeş çekenler cebimizdeki son kuruşa göz dikmiş
İnşaat, Tekstil, otomobil, sektörleri durmaksızın çalışıyor. Yarınları için
sermaye biriktirmekte ve çalışanların sağlığını hiçe saymaktadırlar.
Covid-19 salgını göstermiştir ki; Ülkemizdeki devlet sosyal nitelik
de değil faşist niteliktedir. AKP’de tekellerin çıkarları için faşizmi
uygulatan faşist bir partidir. Devlet’in halka vereceği hiçbir şey yoktur. Sosyal bir Devlet’in bu koşullarda alması
gereken birçok önlem olması ile birlikte belli başlı temel önlemler vardır:
-
Halkın Barınma ihtiyacını karşılamak.
-
Yemek içme gibi temel ihtiyaçları karşılamak.
-
Elektrik, su, doğalgaz gibi ihtiyaçları ücretsiz
kılmak.
-
Tedaviyi ücretsiz erişilebilir sağlamak ve
ilaçları ücretsiz halkın kullanımına sunmak.
-
Temizlik malzemeleri de dahil olmak üzere
eldiven, dezenfekten ve maske gibi ihtiyaçları ücretsiz sağlamak.
-
Zorunlu olan sektörler dışında üretimi durdurmak
ve işçilerin ücretli izinli olmasını sağlamak.
-
İletişim ve ulaşım gibi ihtiyaçları ücretsiz ve
erişilebilir yapmak.
Bunlar üstte de dediğimiz gibi belli başlı temel
önlemlerdir. Başta şuan tehdit olması yanıyla Covid-19 virüs’ünü ve başka
hastalıklarının iler de yayılmasını engellemek ve tedavisi bulmak için ise
birçok daha önlem sıralanabilir. Fakat dediğimiz
gibi Ülkemizde Devlet’in sosyal nitelikte değil Faşist niteliktedir ve bunları
sağlamak bir yana halkın elinde avucunda olanları da tekellere aktarmaya
çalışmaktadır.
İşçiler, Emekçiler, Tüm Halkımız:
En temel haklarımız için birlikte birleşip mücadele
etmeliyiz. İşyerlerimiz de işçi meclisleri kurarak, haklarımızın gasp
edilmesine, kölelik koşullarında sağlıksız çalıştırılmaya karşı mücadele
edelim. Temel haklarımızı kazanmanın tek yolu örgütlü olmaktan ve bir arada güç
olmaktan geçmektedir. Bu zamana kadar
kazanılmış tüm haklarımızı kan ve can bedeli mücadele ile kazandık. Birleşip
mücadele edersek bu haklarımız da kazanırız. Kazanılmış haklarımızı korumanın
ve yeni haklar elde etmenin tek koşulu birleşip direnmektir. Birleşmeli ve
direnmeliyiz. Bu gün süren başta ölüm
orucu direnişi olmak üzere ekmek ve adalet için mücadele eden tüm herkesin
direnişlerini büyütmeliyiz. Çünkü
onların kazanması demek, işçilerin emekçilerin bütün bir halkın kazanması ve
haklarını elde etmesi demektir.
İşçiyiz Haklıyız
Kazanacağız!
En tehlikeli virüs
emperyalistler ve İşbirlikçileridir!
Birleşelim Mücadele
Edelim Kazanalım!
Devrimci İşçi
Hareketi