Türkiye hapishanelerinde tutuklu 3 Dev-Gençli;
Seher Adıgüzel, Betül Varan, Sevcan Adıgüzel.
Kısa ve öz söylersek; vatansever oldukları,
devrimci oldukları, özgürlük istedikleri, “adalet istiyoruz” dedikleri için;
TUTUKLULAR.
Seher Adıgüzel ve Betül Varan, aynı zamanda
Grup Yorum üyesi olarak mücadelelerini müzikle de sürdürüyorlar. Yani onların
bir de halkın türkülerini söylemek gibi bir suçları daha var.
Mahkeme Öncesi Sahiplenmemizi Büyütelim!
İki Dev-Gençli önümüzdeki günlerde mahkemeye
çıkarılacak.
Betül Varan'ın mahkemesi 26
Mayıs'ta.
Seher Adıgüzel'in mahkemesi 10
Haziran'da.
Haklarında ne bir kanıt ne bir belge var.
Hatta elle tutulur bir suçlama da yok.
Yasalara göre gerçek bir suç olmadığında, faşizmin polisi ve yargısının
suçlaması bellidir: «örgüt üyesi olmak».
Ona kanıt da aramıyorlar.
Öyle olduğuna «Kanaat getirmiş» olmaları, kanıtın yerine geçiyor.
Haksız, hukuksuz, kanıtsız, belgesiz ve suçsuz olarak F Tipi hapishanelerin
hücrelerinde tutulan iki gencimizi faşizmin elinden alalım.
Mahkemeye kadarki bu süreçte daha güçlü bir biçimde yüklenirsek, 2
gencimizi faşizmin elinden çekip alabiliriz.
Eğer güçlü bir biçimde sahiplenirsek, türkülerini hücrelerinde değil,
sahnelerde, sokaklarda, grev yerlerinde, meydanlarda söylemeye devam edebilirler.
Halkımız!
Halk Cepheliler!
Kuşku yok ki, haksız, hukuksuz tutuklanan gençlerimiz, insanlarımız sadece
Seher'le, Betül'le sınırlı değil. Ancak belli bir yoğunlaşmayla, faşizmin
polisinin ve yargısının oyunlarını bozan örnekler yaratabiliriz.
Bu nedenle, iki gencimizi faşizmin elinden almak, aynı zamanda tüm siyasi
tutsakların özgürlüğü için gedikler açmaktır.
Seher'in ve Betül'ün özgürlüğü için herkesin, hepimizin yapabileceği bir
şeyler vardır.
Bunları organize bir biçimde, eş zamanlı olarak yapabildiğimizde, etkisi
daha da büyüyecektir.
Annelerin Yürüyüşünü Sahiplenelim!
İki anne, Betül Varan'ın annesi ve Seher Adıgüzel'in annesi, mahkeme öncesi
süreçte «kızım için adalet» talebiyle yürüyeceklerini, bulundukları her yerde
her biçimde bu talebi dile getireceklerini açıkladılar.
Rotterdam'da başlayacak olan yürüyüşün
Duisburg'da bitirileceği açıklandı.
Anneler, o zulmü en yakından yaşayanlardır.
Seher'e, Betül'e işkence yapıldığında onların eti acıyor. Bergün'ün saçları
yolunduğunda annesinin saçları acıyor. Ve yıllardır göremiyorlar kızlarını.
ADALET İSTİYORUZ diyorlar, HEPSİ BU.
Daha yakın zamanda Anneler Günü kutlandı.
Bu annelere verebileceğimiz en güzel hediye, onların haklı talebini, haklı
eylemlerini sonuna kadar ve tüm gücümüzle desteklemektir.
Kırmızı Kurdeleler, Umut Fenerleri, Mumlar, Dövizler.
Her şey Seher ve Betül İçin!
Gençlerimizin mahkeme süreci öncesinde, elimizden gelen tüm demokratik
mücadele biçimlerine başvurabiliriz. Dövizler, duvar gazeteleri, bildiriler,
afişler. Videolar, oturma eylemleri, stantlar her biçimde bu yiğit vatansever
kızlarımız için özgürlük isteyelim.
Sahiplenmemizi BİRLEŞTİRMEK VE BİRLEŞTİREREK
BÜYÜTMEK İÇİN ortak sahiplenme gün ve eylemleri öneriyoruz:
- 17 Mayıs'ta tüm Avrupa'da kırmızı
kurdele bağlama eylemi.
- 24 Mayıs'ta imkân olan
yerlerde umut fenerleri salalım gökyüzüne. Umut fenerlerinin yapılamadığı
yerlerde, dövizler asarak, balonlar uçurarak talebimizi dile getirebiliriz.
31 Mayıs'ta kurdele bağlama ve 7 Haziran'da umut feneri eylemlerini tekrarlayalım.
- TC. Konsolosluklarının önünde, annelerin adalet talebini dile getirelim.
- Her yerde stantlar açalım:
stantlarımızdan koşullara göre, bildiriyle, imza toplayarak, sesli yayınla
“Seher'e Betül'e Özgürlük” haykırışımızı yükseltelim.
Avrupa Halk Cephesi
