Boran yayınları’ndan “Leyla’nın Kararı - Bombalanan sığınağa tekrar girme, silahlarını alma ve savaşma kararı.” başlığıyla yayınlan kitabın önsözü:
“ÖNSÖZ
“Dersim dağları iyi tanır bizleri
Seyit Rızalardan, Çalaxane direnişinden, Emirgan’dan, Bargini’den, 12’lerden
tanır bizi… Hozat Çaytaşından tanır bizi. Oğuz Meşe’den tanır, bizleri
cüretimizden, cesaretimizden ve teslim olmayışımızdan tanır. Dersim 38 katliamında
söylenen bir söz vardır; “Dağların anahtarını kaybettik” diye söylenen bir söz
Cepheliler o anahtarı nasıl bulacağını çok iyi biliyor. Ölen ama teslim olmayan
geleneğiyle o anahtarı bulacak. Fedası, kavgası, sevdası ile bulacak o anahtarı
Cephe gerillaları.
Dersim’de oligarşi güçleri tümen
komutanlıklarıyla, tugaylarıyla dağlara saldırıyor. Bir ülkenin ancak karşı bir
devletle savaşta kullanabileceği silahlarla saldırıyor. Tankıyla, kobrayla,
skorskiyle, binlerce özel eğitimli katil sürüleriyle saldırıyor. Buna karşı
gerillaların ellerinde ise kleşi, yanında ise bir parça ekmeği var. Bu durumda
bile faşizmin korkulu rüyası haline gelmiştir. Yalan haberlerle bitirdik, yok
ettik demagojileriyle saldırıyor. Tanklarınız, toplarınız var ama Hozat’ta bir
sigara almaya bile 2 Ural’dan aşağı olmadan gidemiyorsunuz. Bir yere operasyona
gider gibi alışverişe gidiyorsunuz. Eğer bitirdiyseniz bu korku nedendir.
Bu korkunun sebebi Arap halkın
onurlu evladı Leyla’yı, Karadeniz’in asi rüzgârını Dersim’e ulaştıran Mahir’i,
Dersim’in onurlu evladı Elif Sultan Kalsen’i birleştiren bir güç var
karşılarında Cephe var da ondan."
İşte bu okuduğunuz kitap bu kahramanların hikayesidir.”
Kitabı indirmek için TIKLAYIN:
