“Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i
Bir umut ateşi gibi
parlayan zindanlarda
Hatırla Danko'nun
tutuşan kalbini
Karanlıkları yırtmak
arzusuyla
Ve faşizme karşı,
zulme, zorbalığa
Düşün acılar içinde
vuruşan kardeşleri.”
Adalet mücadelesi insanlık
tarihinin en anlamlı en doğru mücadelesidir ve adalet mücadelesini verenler
insanlık tarihinin her zaman hatırlananları olmuştur.
Adalet mücadelesinin bugünkü
sürdürücüleri devrimcilerdir, onlar ki emeğin ve alınterinin mücadelecileri,
sömürüye ve emek sömürüsüne karşı çıkan, bir tarafta emeği sömürerek karına kar
katanlara, trilyonlarca para kazanıp, bir tarafta insanlığı açlığa, savaşlara
ve zulme boğanlara karşı mücadele edenlerdir.
Bu yüzdendir ki adalet
mücadelesinde her zaman bedel ödeyen olmuşlardır, teknik olan ve maddi olarak
zengin olanlara karşı ilkel ve manevi güçleri ile inançları ile mücadele
etmişlerdir.
Bunu dünyanın neresinde
olursa olsun sürdürmüşlerdir, dil, din, ırk ayrımı yapmadan, farklı
coğrafyalarda farklı kültürlerde de olsa.
Bunun bedelini tutsaklık,
işkenceler, adaletsizlikler ile görmüşlerdir. Bunun bir örneğini 21. Yüzyılda
Yunanistan’da tutsak bulunan 11 Türkiyeli devrimci yaşıyor. Yüz yıllara varan
hapis cezaları aldılar, adaletin mücadelesini verdikleri için tutsak düştüler.
Prometheus’un yüz yıllar
öncesinde insanlık için ateşi tanrılardan çaldığında çarmıha gerilip
cezalandırıldığı gibi.
Bu
adaletsizliğe susan bir kesim yaratmak istiyorlar fakat buna karşı her zaman adalet
mücadelesinin sesi soluğu olanlar vardır ve bugün Dehak zalimine karşı Demirci
Kawalardır adalet mücadelesini verenler.
Yunanistan’da
da 11 Türkiyeli devrimci için adalet mücadelesi veren Yunanistan Halk
Cepheliler, Yunanistan Adalet Bakanlığı önünde adalet talebi ile eylem
gerçekleştirdiler.
Sloganlar
ve marşlar adalet mücadelesi veren 11 Türkiyeli devrimci içindi, her lisanda
yapıldı açıklamalar ve her çarşamba günü tekrardan bakanlık önünde olacağı
söylenildi.
“Elbette
vardır bir diyeceği, bir haberi
Bir
kaçağa çay sunan Kürt kadınlarının
Dağlar
dilsizdir, yalçındır
Ama
gün gelir bir diyeceği olur onların da
Ve
dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya
Susmazlar
bir daha, söz artık onlarındır.”