Diavata Hapishanesinde de birçok mahkum coronaya yakalandı,
yakalattırıldı.
Bunun üzerine oluşturulan karantina koğuşlarındaki
uygulamalar ise ayrıca tutsaklara karşı keyfiyetin, umursamazlığın, temel hak
kısıtlamalarının örneklerini taşımaya devam ediyor...
Diavata Hapishanesi...
Bir tutsak; Alexi Stefanos...
Karantina koğuşu Giriş 5...
Karantina 20 m² ve 10 kişi burada yaşamaya zorlanıyor. Kapı,
karantina gerekçesiyle hiç açılmıyor. 10 kişi sürekli o 20 m² de...
Alexi psikolojik derin sorunlar taşıyan bir mahkûm. Dakika
geçmez ki tuvalete girmesin...Gün yok ki üstü başı kendi dışkısı ile batmış bir
halde 20 m² "karantina"da dolanmasın, oturmasın. Diğer tutsaklar o
koşullarda yemek yemeye çalışır, Alexi’nin dışkısı ile her yanı dışkı yapılmış
tuvaleti kullanmaya çalışır…
Alexi ciddi hastadır, anlaşılır. Ama Diavata Hapishanesi
yönetiminin izlediği insanlık dışı yol anlaşılamaz, kabul edilemez. Bu
emperyalist kapitalist dünyanın halklara bakışının, hapishaneler ve tutsaklar
üzerinde sergilenen açık görünümlerinden biridir.
Diavata Hapishanesi yönetimi bu rezilliğe, sağlıksızlığa bir
son vermek zorundadır.
Alexi’nin bir s
ağlık kontrolü altında olma ihtiyacı ve hakkı
tanınmak zorundadır... Beraber olduğu 9 tutsağın insan gibi yaşama hakkı
tanınmak zorundadır.
Diavata Hapishanesi yönetimi bu insana karşı keyfiyetine bir
son vermek zorundadır.
"Yunanistan işbirlikçi devletinin, Türkiye
ve emperyalist efendileriyle işbirliği içinde, yazılı tüm yasa ve
kurallarını bir yana atarak, hiçbir kanıt olmadan, 33 er yıl hapis cezaları
verdiği 11 Türkiyeli Halk Cepheli’den biri olan Şadi Naci Özpolat’ın tutulduğu
Diavata Hapishanesi Karantina bölümü Isegio (giriş) 5’de yaşananlar bunun
görünümlerinden sadece biridir."