Coşku ve heyecanla başladık güne. Sabah bir esnaf arkadaşı
ziyaret edip açlık grevi ile ilgili sohbet ettim. Bana kendi açlık grevi
anılarını anlattı. Güzel bir sohbetin ardından akşam yapılacak anmaya katılmak
için yola çıktım.
Kızıl önlüğü giydim. Açıklamamı yazdım, videomu çektim.
Coşkuma heyecan da karıştı. Çünkü Sibel ve Gökhan'ın direnişine ben de omuz
veriyorum, açlıklarına açlığımı katıyorum. İlk gün de olsa kendimi direnişin
tam ortasında hissettim. Kızıl önlüğü giymek sorumluluk demektir. Artık
gittiğim her yerde direnenlerin sesi ve soluğu olacağım!
Akşam Umut TV'nin 30 Mart 16-17 Nisan anmasına katıldım.
Saygı duruşu ile başlayan anmada şiirler okuduk, türküler ve marşlar söyledik.
Canlı yayında gösterilen anma programına katılan yüzlerce insan ile birlikte
şehitlerimizi andık. Ben de programda kendi destek açlık grevimi anlattım. 30
Mart'ta başlamanın tarihsel önemini anlattım. Kızıldere bizim doğum yerimizdir.
Oradan aldık mayamızı. Ve bugün Gökhan ve Sibel Mahirce direniyorlarsa, onlara
omuz vermek için 30
Mart'tan daha güzel bir tarih olamazdı.
Destek açlık grevimin birinci gününü geride bıraktım.
Direnmeye devam edeceğiz! Yoldaşlarımızın haklı talepleri kabul edilene kadar
sesleri solukları olmaya devam edeceğiz!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!