30 Mart 16-17 Nisan Devrim şehitlerimizi anıyor, umudumuzu büyütüyoruz. Kızıldere’de yazılan Türkiye devriminin yolu ve teslim olmama geleneği, yeni şehitler vermek ve daha fazla bedeller ödemek pahasına, direnişlerimize yeni gelenekler katarak kuşaktan kuşağa devam ediyor, devam edecek!
Kızıldere, Türkiye
devriminin tek yoludur!
Kızıldere, nasıl mücadele
edeceğimizi öğreten evimizdir!
Kızıldere’de doğduk,
halkımızın dilinde türküleşmiş, şiirler yazılmış yeni yeni gelenekler
yarattık.
Düşmanın Kızıldere’nin son
olmadığını, savaşın devam ettiğini anlaması çok uzun sürmedi. Devrimin ve
direnişin haykırıldığı o kerpiç ev ve Kızıldere köyü, 50 yıldır Jandarmasıyla,
polisiyle çembere alındı. Bu faşizmin Cephe’lilerden korkusudur. İstediğiniz
kadar saldırın, savaşı büyütmeye ve umudumuzu örgütlemeye devam edeceğiz.
Mahirlerden, Dayımıza,
Dayımızdan öğrencilerine mücadeleyi büyütüyor, şehitlerimizin yolunda,
ideolojik netlik ve kararlılıkla, onurlu ve dillere destan olmuş tarihimizle
savaşı büyütmeye devam ediyoruz.
Kızıldere’de yazılan teslim
olmama ve direnme geleneği, bu ideoloji Helin, Koçak Mustafa, Ebru ve İboları
yarattı. Tarihimiz ve teslim olmama geleneğimiz bugün ise Sibel ve Gökhanlarla
devam ediyor.
Faşizm ne kadar saldırırsa
saldırsın biz halkımızla birlikte, umudumuzu büyütmeye ve yeni gelenekler
yaratmaya devam edeceğiz.
30 Mart 16-17 Nisan devrim
şehitlerimizi tekrar anıyor, dünyada ve ülkemizde savaşanın sadece biz
kaldığımızın bilincinde, umudumuzu selamlıyoruz.
Kızıldere
Son Değil Savaş Sürüyor!
Mahir
Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!
Yaşasın
Önderimiz Dursun Karataş!
Ankara Halk Cephesi
