1 Gün (18 Nisan 2022 Pazartesi Saat 12.00)
Çağlayan Adliyesi Önü Oturma Eylemi Başlangıcı
Saat 12:00’da Çağlayan Adliyesi önüne gittim. Önlüğümü
giydim, oturma eylemi yapacağımı ilan ettim.
Her gün saat 12 ile 15 arasında çağlayan adliyesi önünde
ölüm orucu direnişçilerinin taleplerinin kabul edilmesi için eylem yapacağımı
ilan ettim. Daha sonra polis gelip uyarı yaptı. Eylemi ilan ettikten sonra
oturma eylemine izin vermeyeceklerini söylediler. Bende bir hafta boyunca
burada oturma eylemi yapacağımı bu alandan ayrılmayacağımı söyledim.
O gün alandan ayrılmadım. Direniş alanıma önce TAYAD’lı
Fahrettin amca geldi. Sonra saat 14 sularında Hasan Kocaman abi geldi. Oturma
eylemi başından itibaren nergis yanımdaydı. Grup Yorum emekçisi Cemil Kurt
vardı. Beni uyarmaya gelirken çevik kuvvet etrafımızı sarmaya başladı. Ben Grup
Yorum emekçisi Cemil’i yanımdan gönderdim. İlk gün burayı kazanmak için tek
başıma kalmak istedim. Cemil gittikten sonra çevik kuvvet çekildi. Ben tek
başıma oturma eylemi yapmaya devam ettim bir süre daha, sonra Fahrettin amca ve
Hasan kocaman ayrı ayrı ziyaretime geldiler.
O günün direniş saatini doldurarak eylemimi sonlandırdım.
2. GÜN (19 NİSAN 2022 SALI SAAT 12.00)
2. gün saat 12:00’da yine eylem alanıma gittim. Nergis ile
beraber basın açıklamasını okurken polis yine geldi. Uyarı yaptı, dün izin
verdiklerini bugün izin vermeyeceklerini söylediler. Basın açıklamasını okumaya
başlayınca zorla müdahale ettiler. Yaka paça arabaya sivil bir araca
bindirdiler. Önce hastaneye sonra da Çağlayan karakoluna götürdüler. Neden bunu
yaptığımı sordular araçta giderken. Konuşmaya çalışıyorlardı. Ben de kardeşimin
ölüm orucunda olduğunu, talepleri olduğunu, bu talepler karşılanana kadar bu
tip eylemler yapacağımı söyledim. Oturma eyleminin süresinin çok uzun olduğu
için savcının izin vermeyeceğini söylediler. Talimatla gözaltına aldıklarını
söylediler. Karakolda eylem saatimin süresini tutarak suç ve suçluyu övmek
bahanesi ile tutanak tutmak istediler.
Tuttukları tutanaklara ve karakoldan ayrılmak için tuttukları
tutanaklara imza atmadan ayrıldım. 15.05'te karakoldan serbest bırakıldım.
3.GÜN (20.04.2022 ÇARŞAMBA SAAT 12.00)
Saat 12:00 civarında yanımda bana destek için gelen Nergis,
Hasan Basri, Feridun abi ve Haydar ile birlikte alanda yerimizi aldık. Direniş
önlüğümü üzerime giydim. Yine polisler geldi, uyardılar. Basın açıklamasına ve
oturma eylemine izin vermeyeceklerini söylediler. Ben de burada oturma eylemini
ve basın açıklamasını yapacağımı söyledim. Çünkü burada yaptığımın benim
anayasal hakkım olduğunu söyledim. Talimat olduğunu söylediler. Bunun için izin
vermeyeceklerini söylediler. Basın açıklamasını okumaya başlalarken bu sefer
saldırı dozunu daha fazla arttırarak işkenceyle gözaltı yapmaya çalıştılar ve
yaptılar. Hepimizi büyük ring aracına bindirdiler. En son aracın içerisinden
Hasan abiyi gördüm merdivenlerde işkence yapıyorlardı. Ters kelepçe yapılmış
vaziyette işkence yapıyorlardı. Bizde içeride slogan atıyorduk.
“Gökhan Yıldırım Onurumuzdur, Sibel Balaç Onurumuzdur,
İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek” sloganlarını atarak Hasan Basri abiyi
yanımıza aldık. Araç içerisinde bize "tamam havanızı attınız yeter
artık" demeye başladılar. Onlar konuştukça biz slogan atmaya devam ettik. Ters
kelepçe yapılmış Hasan Basri abinin kelepçesini çözdürdük.
Rutin hastane kontrolüne gittik. İki arkadaşımız darp raporu
aldı. Nergis ve Hasan abi. Beni doktora çıkarıp arabaya getirirlerken polisin
zorla müdahalesini teşhir etmek için slogan attım. Hastane içerisinde de kardeşimin
hakkını aradığım için beni zorla gözaltına alarak anayasal hakkımızı
kullandırmadıklarını halka anlattım. Hastane dışında da slogan attım. “GÖKHAN
YILDIRIM ONURUMUZDUR” dedim. Daha sonra polis merkezine götürdüler. Araç
içinden indirmeden bizi uzun saat boyunca araç için de 15'e kadar beklettiler.
Teker teker karakolun içine aldılar. İfade almak istediklerini söylediler. Ben
ifade vermeyeceğimi söyledim. Daha sonra işlemin bittiğini söyleyip beni
bıraktılar. Karakola gidişlerde slogan atmaya devem ettim. Benden sonra Feridun
amcayı araçtan zorla işkenceyle indirdiler. Feridun amcadan sonra Haydar, Nergis
ve Hasan abiyi zorla işkenceyle araçtan indirip karakola götürdüler.
İfade işlemi yapıldıktan sonra 15.40’ta serbest bırakıldık.
4. GÜN (21.04.2022 PERŞEMBE SAAT 12.00)
Yine Nergis ile beraber direniş alanımdaydım. Yine basın
açıklaması yapmak istedim. Yine engelleme ile karşılaştım. Basın açıklamasını
yapmaya başlar başlamaz gözaltına alacaklarını söylediler. Okumaya başlayınca
saldırdılar. Beni arabaya zorla bindirmeye çalıştılar. Ben slogan atarak
direndim, araca binmek istemedim. Zorla bindirdiler. Nergis'i almak
istemediler. Oda oturma eylemine devam edeceğini söyleyince onu da zorla
gözaltına aldılar.
O gün Okmeydanı hastanesine giderken yanımdaki polislerden
bir tanesi bugün yine beraberiz diye laf attı. Ben de bundan sonraki günlerde
de olacağız gibi dedim. Bana hakaret etti gerizekalı diye. Ben de bana bir daha
böyle konuşursan ağzının ortasına vururum dedim ve kafa kafaya geldik. Diğer
polislerin müdahalesiyle hakaret eden polis bir daha konuşmadı. O gün Okmeydanı
Devlet Hastanesinde sistem sorunu olduğu için geri dönüp Kâğıthane Devlet Hastanesine
gittik. Kağıthane Devlet Hastanesinde işlemlerimiz yaptık, çıkarken polisleri
teşhir etmek için kardeşim Gökhan Yıldırım'ın uyuşturucuya karşı mücadele
ettiği için hapishaneye atıldığını hastane bahçesinde olan halka anlattım. Bunun
için, kardeşimin sesini duyurmak istediğim için bunların, yani polislerin
müdahalesi ile karşılaşıyorum diye teşhir ettim. Beni orada hemen yaka paça
arabaya tekrar bindirdiler ve arabanın başında tehdit ederek üzerimdeki yeleğin
çıkarılmasını istediler. Ben de "çıkarabiliyorsanız gelin siz
çıkarın" dedim. Biraz daha tartıştıktan sonra çıkaramayacaklarını
anladıkları için üstelemekten vazgeçtiler. Nergis de doktor muayenesinden
çıktıktan sonra karakola gittik.
