5 YILDIR NE BİR DERGİ, NE BİR KİTAP VERİLMEKTE, ZİYARETÇİLERİ KEYFİ BİR ŞEKİLDE ENGELLENMEKTEDİR!
ÖZGÜR BİR TUTSAĞIN YAŞAMASI MEKTUPLARA, KİTAPLARA, ZİYARETÇİLERİNİN
DÜZENLİ BİR ŞEKİLDE GİTMESİNE BAĞLIDIR!
TECRİT ÖLÜMDÜR! BUNA İZİN VERMEYECEĞİZ!
Musa Aşoğlu bir devrimci, bir yoldaş, bir arkadaş,
evimizin misafiri, çocuklarımızın abisi. Yani biz, yani bizim.
Şu an fiziki olarak yanımızda değil. Almanya emperyalizminin
hapishanelerinde devrimcilik yaptığı için tutuklu.
Devrimcilik yapmak suç değil görevdir demiştik başından
itibaren. Bütün kurumlarına kadar aşağıdan yukarıya çürümüş olan, dünyayı
halklara zehir eden bu emperyalist düzene karşı mücadele etmek büyük bir
onurdur. Devrimciler için bir görev olan
bu mücadele emperyalistler için bir terördür. Ve Devrimcilerin terörist olarak
gösterilmesi için de her türlü yalana başvurmaktadır. Şu an nasıl dünyada yalanın
bini bir para olduğu gibi. Gazeteler basın
yayın organları, hepsi emperyalizmin emir eri komutasında çalışmakta.
Musa Aşoğlu da bu terör demogojisi ve yalanları ile
tutuklu ve tecrit altında tutuluyor. Yalnızlaştırmak düşüncelerinden arındırmak
kimliğine kendine ihanet etmesi isteniyor. Yani tecritin amacı budur. Sen kimliğini
unut, ideolojine ihanet et.
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİLDİR SLOGANINI YÜKSELTELİM!
Onların bu yalan makinalarına karşı bizim de ellerimiz,
dilimiz, ayaklarımız var. Onların elinde bütün basın organları ama
emperyalizmin bu yalanlarını boşa çıkartmanın teşhir etmenin yolu bunu halklara
taşımaktır. Bildirilerimizle, afişlerimizle, yazılamalarımızla bunu dünya
halklarına taşımaktır bize düşen görev.
Musa Aşoğlu tutuklu, şu an tutuklu olduğu için dışarıda fiziki
olarak bir çalışma yapamaz. Ama Musa Aşoğlu demek biz demektir, onun eli ayağı
gözleri olmak da bizim görevimizdir.
TECRİTİ MEKTUPLARIMIZLA KIRALIM, MEKTUPLARIMIZLA MUSA AŞOĞLU‘NUN
HÜCRESİNE VATANIMIZIN VE DÜNYA'NIN GERÇEKLERİNİ TAŞIYALIM!
Kendisine bir çok mektup verilmemektedir. Yok uzun
deniliyor, yok bunu çevirmeye gerek yok, bu çok siyasi içerikli diye
verilmiyor. Bahane çok isteyince üretiliyor. Amaç dışarı ile bağlarını kesmek
olunca.
Ama kendisine dergi de verilmiyor, kitap verilmiyor.
Dünya ile bütün bağlarını kesen bir özgür tutsak haberleri nereden alabilir.
Tabii ki dostlarının mektuplarından. Onu da kesersen ne olur, koyu bir tecrit.
Alman kanallarının haberlerinin hiç bir değeri yoktur
devrimci bir tutsak için. Hepsi birer yalan makinasıdır. Medya onların silahşörü.
Bir devrimcinin haber kaynağı kendi düşüncesini yansıtan, doğru gördüğü
haberleri yazan yayınların kendisine ulaşmasıdır.
Hükümlü olmasına rağmen keyfi bir şekilde bunların hiç
biri verilmiyor. Bizim yapmamız gereken ise mektup yasaklarına kitap yasaklarına
karşı direnmeliyiz. Biz dışardan mektuplarımızla bu direnişin bir parçası olmalıyız.
Onlar istedikleri kadar engellesinler, tarih bize göstermiştir ki haklı olan
bir mücadele mutlaka kazanılır. Ama direniş ile. Biz ısrar ile mektuplarımızı
göndermeliyiz.
ZİYARETÇİLER ÖRGÜT ÜYESİ DENİLEREK ENGELLENİYOR!
ZİYARETE GİTMEK İSTEYEN İNSANLAR FİŞLENİYOR, MUSA AŞOĞLU'NUN
ZİYARET HAKKI GASP EDİLİYOR!
Devrimci bir tutsağın görüşçüsü kim olabilir? Sokaktan sıradan
bir insan mı? Tabi halktan insanlar da gelebilir ama asıl olarak bir devrimci
bir tutsağı, bir devrimcinin ziyaret etmesi kadar doğal olan bir durum var mıdır?
Hayır yoktur.
Almanya Federal yasalarına göre ceza almış hüküm giymiş
bir kişinin ziyaret hakkı engellenemez. Ayrıca bu anayasal da bir haktır.
Son olarak Veli Eren 2016 yılında Türkiye'de Dev-Genç adlı
örgütden gözaltına alındığı için görüşüne izin verilmedi. Örgüt üyesidir
denildi. Bu yasadışıdır, meşru zaten hiç değildir. Bir cezası mı var, bir soruşturması mı var,
elinizde bir delil mi var? Hayır yok. Sadece Türkiye‘de gözaltına alındı örgüt
üyesi. Bu, şu demek oluyor: Musa Aşoğlu‘nu ziyarete gidenlere bir gözdağı
veriliyor. Tehdit ediyor, seni kriminalize ederim fişlerim deniliyor. Aynı
zamanda tutsağın da ziyaretçisi engelleniyor. Zaten eline tek bir dergi ve
kitap geçmeyen özgür tutsağımız ziyaret hakkı elinden alınarak tekrar tekrar
cezalandırılıyor.
Sonuç olarak;
Tecrit Ölümdür! Tecriti kırmak için Musa Aşoğlu'na kart
gönderelim, mektuplar gönderelim.
Devrimcilik onurdur, bir görevdir. Musa Aşaoğlu
onurumuzdur! Bu sloganı olduğumuz her yerde haykıralım; duvarlara, bildirilere,
afişlere yazalım.
Ziyaret yasağı ile tutsağımızı yalnızlaştırmak yoldaş
yüzüne, dost yüzüne hasret bırakmak istiyorlar. Bu şekilde dünya ile bağlarını
koparmak duygularını, düşüncelerini yok etmek istiyorlar. Bu keyfi ziyaretçi
yasaklarını protesto edelim.
Bütün bu anti demokratik, faşist uygulamaları hapishane
yönetimini arayarak protesto edelim!
MUSA AŞOĞLU ONURUMUZDUR!
TECRİT ÖLÜMDÜR, İÇERİDE DIŞARIDA DİRENEREK KIRACAĞIZ!
DEVRİMCİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİL GÖREVDİR!
HAMBURG ADALET İSTİYORUZ KOMİTESİ
Musa Aşoğlu‘nun hapishane adresi:
JVA Hamburg Billwerder
Dwerlandweg 100
22113 Hamburg