Sömürücü ve zalimlerin egemen olduğu dünya gerçeğini bir an unuttuğumuzda; Sivas katliamı neden yapılmıştır ve kimler yapmıştır sorularına doğru cevap vermek mümkün değildir! Bu cevap doğru verilmezse kime karşı nasıl ve hangi hedeflerle mücadele edeceğimizi de belirlememiz imkansızdır!
Açık ve Nettir: Sömürücü sınıfların
egemen olduğu tarih boyunca, bütün katliamlar, kimler tarafından yapıldıysa
Sıvas katliamını da yapanlar onlardır! Hepimizin aklımıza çıkmamak üzere
kazıyacağımız en temel gerçek budur!
Yani:
Ondört bin yıl önce, Hz.
İbrahim’ i ve 2 Mayıs 2014’ de Ukrayna Odessa’da devrimci işçileri kimler
yaktıysa, Sıvas’ da bizi yakanlar da onlardır!
Pir Sultan’ı ve Deniz
Gezmiş’i kim idam ettiyse, Sivas katliamını da yapan onlardır!
Kerbela ve Kızıldere
katliamlarını kimler yaptıysa Sivas katliamını da yapan onlardır!
Hallac-ı Mansur’u,
Nesimi’yi, İbrahim Kaypakkaya’yı ve tarih boyunca sayısız devrimciyi kimler
vahşice katlettiyse Sivas’ta canlarımızı da vahşice katledenler onlardır!
Kısacası: Günümüzün
MUAVİYE VE YEZİDLERİ KİMLERSE, Sivas’ta
bizi yakanlar da onlardır!
O halde MUAVİYE VE
YEZİD KİMDİR? sorusuna vereceğimiz cevap, Sivas’ta BİZİ YAKANLAR KİMDİR? sorusuna
vereceğimiz cevaptır aynı zamanda!
Muaviye ve Yezid: SÖMÜRÜCÜ VE ZALİM
SINIFLARIN TEMSİLCİLERİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!
İslam Dinini sömürücü
ve zalimlerin egemenlik aracına dönüştürenlerdir. Dolaysıyla bugünkü sömürücü
ve zalimlerin temsilcileri kimlerse onlar da birer MUAVİYE ve YEZİDDİR!
Günümüzün Sömürücü Ve Zalimleri İse Emperyalistler Ve
İşbirlikçileri Faşistlerden Başkası Değildir! Yani,
Emperyalistler ve işbirlikçileri ve onlar adına harekete eden bütün hükümetler
ve siyasetçiler, özellikle de faşistler, MUAVİYEDİR, YEZİDDİR!
Dünyamızda
ve ülkemizde, Muaviyeler ve Yezidler varlıklarını sürdürdükçe, yeni Sivaslar
yaşanmaya devam edecektir! Bu gerçeği unuttuğumuzda, Sivas katliamının
sorumlusu olan sömürücü ve zalimler: ‘’Çok Şükür Otel Dışındaki Halkımıza Bir
Şey Olmadı’’ diyen dönemin başbakanı Tansu Çillerlerle, ‘’Kazanız Mübarek
Olsun’’ diyen belediye başkanları ile ve katledilenlerin defalarca telefon
ederek feryat-figan içinde yardım istediği, ama O’nun soğuk kanlılıkla katliamı
seyretmekten başka bir şey yapmadığı ‘’büyük demokrat’’ Erdal İnönü gibi Sosyal
Demokratlarla karşımıza çıkmaya devam edecektir! Ve yeni Sivaslarda katledilen
hep biz olacağız! Hep halk olacak! Bunu engellemenin tek yolu mücadele, en
nihai yolu ise, onların düzenlerini yıkmaktır.
Onların
düzenlerini yıkmak demek: Devrim Yapmaktır! Tek Yol Devrim Demektir!
Devrimcilerle Kolkola Mücadele Etmektir!
Bunu
engellemenin tek yolu mücadele, en nihai yolu ise, onların düzenlerini
yıkmaktır.
İşte
bu nedenle, tarihsel olarak devrimci olan, bütün kültürü, sömürücü ve zalimlere
karşı isyanlar ve direnişler içinde gelişen Alevi halkı olarak bizlerin, sadece
Sıvas katliamının hesabını sormak için bile, günümüzün sömürücüleri ve
zalimlerine karşı mücadelenin öncüsü olan devrimciler ile kol kola hareket
etmekten başka yolumuz yoktur!..
Somut Olarak Bu Bugün
İçinde Bulunduğumuz Süreçte Ne Demektir:
-
Türkiye’
de ADALET İÇİN Ölüm Orucuna yatan, SİBEL
BALAÇ ve GÖKHAN YILDIRIM’ ın talepleri doğrultusunda mücadeleyi yükseltmek,
onlarla aynı ruh ve aynı düşünceleri paylaşabilmektir. Onların canını kendi canımız
bilmektir. avuçlarımızın içine koydukları canlara sahip çıkmak,’’ BİZİ
YAŞATIN’’ haykırışlarını duymak ve gereğini yerine getirmektir!
-
Dünyanın
her yerinde ve özellikle içinde bulunduğumuz Almanya’ da emperyalistlerin baskı
ve zulmüne karşı direnmek, direnenlerle omuz omuza hareket etmektir. Alman
emperyalizminin haksız ve adaletsiz yere tutukladığı, GRUP YORUM üyesi İHSAN
CİBELİK, Devrimci Gazeteci ÖZGÜL EMRE ve devrimcilerin dostu SERKAN KÜPELİ’ ye
sahip çıkmaktır. Tarihi ve bugünü kanlı katliamlarla dolu olan, sadece
çıkardığı iki dünya savaşında 76 milyon insanın katledilmesinin sorumlusu olan,
insan fırınları ve gaz odaları kuran Alman Emperyalizminin, 129-a ve b caza
yasalarına dayanarak, devrimcileri gülünç gerekçelerle, tutuklamasına ve
terörist diye yargılamasına dur demektir. Bizzat bu 129 a ve b ceza
yasalarının terör yasası olduğunu anlamak ve ona karşı mücadele bayrağı
açmaktır!
-
Alman
emperyalizminin bu terör yasasına dayanarak ÖZGÜL EMRE’ yi suçlu gösterip,
düşüncelerini inkara zorlamasına ve TEK
TİP MAHKUM ELBİSESİ dayatmasına karşı 44 gün açlık grevi yaparak kazandığı
zaferi, zaferimiz bilmektir.
-
İnsanlık
düşmanı sömürücü ve zalimlerin, kendilerini, özgürlükler ve insan hakları
temsilcisi olarak gösterirken, insanlığın en onurlu damarının temsilcileri
devrimcileri, insanlık düşmanı katli-vacip kişiler olarak gösterme arsızlığına
aldanmamak, dur demektir.
-
Faşizme
karşı halkın özgürlüğü ve ülkemizin bağımsızlığı için, tüm dünya halkları ile
birlikte sömürücü ve zalimlere karşı mücadele edenler Bizdendir, Biz Onlara
Kefiliz, Devrimcilik Yapmak Suç Değil Görevdir diyebilmektir!
-
Ve
en nihayet bu, Sömürücü ve zalimlerin düzenlerini yıkıp halkın iktidarını
kurmak için öz örgütlerimiz olan HALK MECLİSLERİNDE örgütlenmek ve
mücadeleyi yükseltmektir!
Bizim AVRUPA HALK
MECLİSİ ALEVİ KOMİSYONU Olarak Tüm Halkımıza Çağrımız İşte Bunlardır!
Kahrolsun Halkı
Katleden Tüm Sömürücü Ve Zalimler!
Katliamlara Dur Demek
İçin Tek Yol Devrim Tek Kurtuluş Tüm Halkların Sömürücü Ve Zalimlere Karşı
Devrimcilerle Birleşmesidir!
29.06.2022
Avrupa Halk Meclisi
Alevi Komisyonu
.jpg)
.jpg)
.jpg)
