Gökhan Yıldırım, tam 232 gündür Ölüm Orucunda. Direniş artık riskli aşamaya geldiği için avukatları tarafından Adli Tıp Kurumuna başvuru yapıldı. Tahliye edilmesi için hukuksal başvurular yapıldı. Ancak ATK Gökhan Yıldırım için tahliye kararı vermek yerine onu zorla Tekirdağ Hastanesinde tutuyor ve Zorla Müdahale koşulları hazırlanıyor. Üç gün boyunca tuz almayan Gökhan YILDIRIM'ın sağlık durumu daha da kötüleşmiş durumda. Daha öncede bir çok Ölüm Orucu direnişçisi zorla müdehale koşullarında tutuldu, direnişçilerin bazılarına zorla müdehale edildi. Mustafa Koçak'ın yaşadıkları hala hafızalarımızda, vücudundaki izler öfkemiz olmaya devam ediyor.
Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç , hasta tutsakların serbest bırakılması ve
Dijital delil, gizli tanık denilen yalan ve yalancılar yüzünden yapılmayan Adil
yargılanmanın sağlanması için ölüm orucundalar. Ve artık gelinen aşamada artık
her an şehit düşebilirler. Ancak devlet kurumları her zamanki gibi ağırdan
alarak, durumlarını daha da ağırlaştırmaktadır.
Adli Tıp Kurumu Gökhan Yıldırım'ı derhal Tahliye etmelidir. Çünkü Gökhan
Yıldırım hasta değil, direnişçidir. Taleplerinin kabul edilmesi halinde zaten
hayata dönecektir. Onun tedavisi ve kalıcı hasarlar görmemesi için tek şart,
tek koşul budur. Bir an önce talebi karşılanmalı ve GÖKHAN YILDIRIM TAHLİYE
EDİLMELİDİR!
Halkımız,
Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç aynı zamanda bizlerin de adaletsizliğe
uğramaması için, hasta tutsakların özgürlüğüne kavuşması için 230 günü aşkın
zamandır bedenlerini açlığa yatırdılar.
Bu gün yaşam ve ölüm arasındaki o ince çizgideler. Kerbela da katledilen Hüseyin
gibi direniyorlar. Şimdi bize aynı sesle sesleniyorlar. Onları yalnız mı
bırakacağız Yezitlerin elinde yoksa sahip mi çıkacağız. Bu gün işte o gündür. Kerbela’nın
yıldönümünde yeniden sınanıyoruz. O gün Hüseyin'le birlik olup onu yalnız
bırakmayanlar bugünde onurla anılıyor. Hüseyin biat etmedi, o nedenle de
halklar için hiç ölmedi. Yüzyıllardır
yaşıyor, direnenlere ilham oluyor. Kerbela hiç bitmedi, tarihte sadece anılan
onurlu bir direniş değil. Yüzyıllardır, her biat çağrısına direnişle, zamanın
Kerbelasıyla cevap verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Ta ki
hedefimiz olan halkın iktidarını kurana kadar. O nedenle de bizim geleceğimiz
zamanın Hüseyin'leri Gökhan'ın Sibel'in direnişindedir. Onları sahiplenmek
geleceğimizi sahiplenmektir. Gökhan için Sibel için, harekete geçelim, devlet
kurumlarının harekete geçmesini sağlayalım. Adli Tıp Kurumu, Adalet Bakanlığını
arayarak, basını arayarak, kamuoyu oluşturarak ve sorumlusu olan Türkiye
Konsoloslukları önünde eylemler yaparak Gökhan'ın, Sibel'in katledilmesine izin
vermeyelim .
GÖKHAN
YILDIRIM DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
ZORLA MÜDEHALE
DEĞİL, TAHLİYE İSTİYORUZ!
KERBELADA
HÜSEYİN, HAPİSHANE DE GÖKHAN VE SİBELİZ!
GÖKHAN
YILDIRIM VE SİBEL BALAÇ'IN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN!
ADALET
İSTİYORUZ ALACAĞIZ!
YAŞASIN ÖLÜM
ORUCU DİRENİŞİMİZ!
ALMANYA
HALK CEPHESİ
