ANADOLU HALKLARINA KARŞI UYGULAMAYA KONAN PROVAKASYONU BOZACAĞIZ!
ALEVİ HALKINA YÖNELİK SÖMÜRÜCÜ VE
ZALİMLERİN UYGULAMAYA KOYDUĞU SON POLİTİKALAR ÜZERİNE TÜM ANADOLU HALKINA
ÇAĞRIMIZDIR!
Tüm dünya ve ülkemiz halkları tanık
olmaktadır ki; ülkemiz Anadolu topraklarında Alevi halkına saldırılar temelinde
yeni bir politika adım adım uygulanmaya konulmuştur. Yıllardır Türk-Kürt
milliyetçiliği temelinde bölüp parçaladıkları ve birbirine kırdırdıkları
Anadolu halklarını, şimdi de her an devreye sokmak için hep canlı tutmaya
çalıştıkları Alevi-Sunni inancı temelinde bölüp birbirine karşı kırdırmaya veya
en azından bu zeminde sağlıksız bir kutuplaştırmaya zorluyorlar.
Tam da Alevi halkının en hassas
olduğu, en kutsal saydığı günlerde, Muharrem Matemi günlerinde devreye sokulan
bu plan çerçevesinde bir yandan Alevi kurumlarına ve önderlerine saldırılar
düzenlenirken, bir yandan da tüm Alevi halkını aşağılarcasına ibadet
merkezlerine ziyaretler düzenleniyor. Bir anlamıyla, Anadolu Alevilerini, yine
Alevi Ocağı olarak gösterilen Yeni Çerilere kırdırırken, kulağına ''Balım
Sultan Küpesi'' takacak kadar iki yüzlü davranabilen Yavuz Sultan Selim'in
devamcıları ile karşı karşıyayız.
Bu gelişmeleri bir plan dahilinde
devreye sokan sömürücü ve zalimlerin amaçları, yöntemleri, Alevi
geçinenlerinden solcu geçinenlere, hatta keskin devrimci geçinenlere kadar
bunlara alet olanlar hakkında söylenecek çok şey, gösterilecek çok tarihsel
deney var. Bunlardan yeri geldikçe de bahsedeceğiz. Çünkü oyun
derinleştirilerek sürdürülecek. Öyle görünüyor. Ve bizler bu konuyu daha çok
tartışacağız.
Bu nedenle bu çağrımızda, başta Alevi
halkı olmak üzere, tüm inançlardan ve milliyetlerden Anadolu halklarına, bu
vatan hainleri emperyalist uşakların ve halk düşmanlarının oyununu bozmak için
nasıl davranılması gerektiğine dair köşe taşlarını ortaya koymaya çalışacağız.
Bu çerçevede Avrupa Halk Meclisi Alevi
Komisyonu Olarak Tüm Anadolu Halklarına Çağrımızdır:
1- Her kim, halkımızın inanç
farklılıklarını bir sorun olarak gösteriyorsa, ve daha da ileri giderek
kışkırtıyorsa, onlara karşı tavır almak tüm inançlardan halklarımızın temel
görevidir. Bunu yapanlar inancını, siyasi kimliğini ne olarak gösterirse
göstersin, hatta devrimci olduğunu bile iddia etse halk düşmanıdır.
2- Her kim, Alevi kurumlarının
kapılarını, burjuva siyasetçilere, hatta Muaviyeden bin beter zalim Erdoğan'a,
1990' ların tüm katliamlarından, kayıplarından ve işkencelerinden sorumlu baş
zalimlerden Meral Akşener gibilere açıyorsa, onlara Hz. Ali' nin zülfikarını
hediye ediyorsa Alevilikle alakası yoktur. Düşkündür. Meral Akşaner gibi bir
kanlı katile, bir gözü dönmüş zalime Hz. Ali' nin zülfikarı neden ve kime karşı
kullanmak için hediye edilir?
3- 12 Eylül' ün kanlı katillerini
destekleyen İzzettin Doğan' ı, Sıvas Katliamından hemen öncesine kadar faşist
politikaların o zamanki baş sorumluları MGK yetkilileri ile görüşme üzerine
görüşme yapan'' Alevi ileri gelenlerini'', Reha Çamuroğlu gibi sözüm ona 12
Eylül mağduru devrimci, tarihçi ve Alevi aydını geçinip Erdoğan' ın Alevi Açılımı
aldatmacalarının öncülüğünü yapmaya soyunanları, Kürt Açılımı aldatmacasına
halkımızı inandırmaya çalışan ünlü solculardan oluşan '' Akil İnsanlar''
heyetlerini, bütün tarihi, varlığı ve kimliği zalime karşı mücadele ile
özdeşleşen Alevileri sömürücü ve zalimlerin düzenini her ne şekilde olursa
olsun kabul etmeye zorlayan herkesi, yerli yerine oturtmayan, tavır almayan
halktan yana değildir, Alevi değildir. Bunu böyle kabul etmeyenler de onların
soyundandır.
4- Alevilere saldırıların baş
sorumlusunu, Cemeverimize ''Cümbüş Evi'' diyen ahlaksızları, saygısızları,
Sıvas' ta bizleri yakanları partisinin baş köşesine oturtanları, meclise
taşıyanları, Aleviler elinden yemek yenmez diyen serserileri,Karamatilerden bu
yana 1100 yıldır sürdürülen mum söndü iftirasının takipçisi alçakları, biz
Alevilerin en kutsal mekanına iğrenç işkencecilerini işetecek kadar pisliğe
batanları bu mekanlarımızda ağırlayanları, ve hatta bunu meşrulaştırmak için
''Aleviler kapısına geleni içeri alırlar'', ''Devlet Yetkilileri İle Görüşülebilir''
gibi Alevi değerleri adına meşrulaştırmaya çalışanları, Alevi saymak, düşkün
ilan etmemek Alevilik adına savunulamaz!
5- Alevilere yönelik hiç bir hakarete,
saldırıya karşı durmayan, aleyhlerine tek laf söylemeyen, Aleviliğini problem
diye gösterenlere dahi ağzını açmayan, Çubuk' ta ''Öldürün Şu Aleviyi'' diye
kendisini katletmek isteyenler karşısında bile Alevi kimliğini savunamayan,
Dersimli olup Dersim'de Alevi kızlarının namus uğruna kendilerini uçurumlardan
attığı katliamı dahi anamayan, Alevi katliamları ile dolu olan partisinin
tarihi üzerine özeleştirel tek söz söylemeyen, kanlı katil ve yeminli halk ve
Alevi düşmanı Meral Akşener'i baş müttefik ilan eden, hatta kendi TV kanalında
kendisinden çok ona yer veren ve tıpkı Obama projesinin Türkiye versiyonu olan
CHP ve Kılıçdaroğlu’ndan çok CHP ve Kılıçdaroğlu savunuculuğu yaparak Alevileri
düzene adapte etmeye çalışanlar Alevi olarak kabul edilemez!
6- Muaviye'den ve Yezid' den bin kat
daha zalim, bin kat daha istismarcı, bin kat daha soyguncu, bin kat daha
ahlaksız, çürümüş, bin kat daha inanç, halk ve vatan düşmanı bir vatan satıcısı
hain, tam da İmam Hüseyin' in şehit edildiği gün neyin orucunu tutuyor ve bu
orucu açmak için nasıl Cemevini istismar ediyor? Onun, İmam Hüseyin için oruç
tutması tam bir sahtekarlıktır. Onun tarihteki cümle kutsal direnişçilerimizin,
cümle halk için canını veren önderlerimizin günümüzdeki takipçileri olan
devrimcileri her gün her saat katletmesi, işkence etmesi, zindanlarda çürütmesi
görülmüyor, bilinmiyor mu? Onun zulüm anlamına gelen adaletsizlikleri nasıl
görülmez! Bu adaletsizliğe karşı adalet için canını ortaya koyan devrimci
evlatlarımız Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım' ı her gün hücre hücre öldürmesi
nasıl anlaşılmaz! Ve böyle biri nasıl Cemevimize kabul edilir? Böyle birini Cem
evine kabul etmek, O geliyor diye Cem evini Onun yamaklarına yeniden dizayn
ettirmek, en kutsal değerlerimiz olan Hz. Ali ve Hacı Bektaş-ı Veli' nin
resimlerinin yerini değiştirerek onların istediği gibi, yerlerine arapça
yazılar asarak post mekanımızı yeniden düzenlemek, ve çok daha korkuncu böyle
bir zalimi dede postuna oturtmak Alevilik adına nasıl yapılır. Nasıl
meşrulaştırılır, nasıl savunulur? Bunlar en hafif deyimle düşkünlük değil
midir?
7- Böyle bir ziyarete davet edildiği
için katılan Dedeler, Babalar, ve sözüm ona Alevi ileri gelenleri de Alevilik
adına savunulabilir mi. Hatta çoğunun bu daveti reddetmesi ve 80 kişinin
katılması ile övünülmesi bile savunulamaz. Alevilik adına bir tek kişinin bile
böyle birinin ziyaretine değer verip katılması utanç verici değil midir?
8- Bu gözü dönmüş vatan hainin,
faşistin, bu alçaklıkta sınır tanımayan zalimin, 2007' de, 2017' de de Cemevi
ziyaretleri yapmasından, ''Alevi Açılımı yalanlarından hala ders almayanların
ve hala ondan beklenti içinde olanların, Onun Kürt açılım, Alevi Açılımı
yalanlarına kanan Aydıncıklardan, solcu geçinenlerden, ''Hevet'' diyerek
diktatörlüğünü kurmasına ardına kadar kapıları açanlardan ne farkları var?
Bunlar, AKP faşizminin halkımıza ve vatanımıza yaptığı kötülüklerdeki paylarını
nasıl izah edecekler?
Halktan yana olmak, sol olmak, faşizme
ve emperyalizme karşı olmak, yani çağımızın Muaviye ve Yezidlerine karşı olmak
adına bunlar asla savunulamaz. Alevilik adına hiç savunulamaz!
Bu nedenle Başta Aleviler olmak üzere
Tüm Anadolu Halklarına Sesleniyoruz:
- Şimdi, Kerbela' ya sabah akşam
hakaret edenlere kapı açmaktan da vaz geçtik, Kerbela' ya ağlama zamanı bile
değildir. Şimdi Kerbela' nın direniş ruhunu kuşanma zamanıdır!
- Şimdi, Kerbela' da Yezid' in çağdaş
temsilcilerine kapı açma, onlardan medet umma zamanı değil, Kerbela Ruhunu dört
bir yana yayma zamanıdır! ''Benim Kerbela Çölüne Akan Kanım Bir Çöl Fırtınasına
Dönüşerek Dünyanın Dört Bir Tarafına Yayılacak'' diyen İmam Hüseyin' in umudunu
boşa çıkarmamak için canla başla sömürücü ve zalimlere karşı mücadele ruhunu
yayma zamanıdır.
- Şimdi, İmam Hüseyin' in bu umudunu,
bu öngörüsünü gerçekleştirmek için dimdik duran ve yaşamı pahasına onu gerçek
kılmak için ilk yola koyulan kutsal analarımızdan Hz. Zeynep olma zamanıdır!
- Şimdi, kutsal mekanlarımıza iğrenç
işkencecilerini işetecek kadar alçak, namussuzları o mekanlarda ağırlama zamanı
değil, onlardan hesap soran Kezban Ana olma zamanıdır!
- Şimdi, Sömürücü ve zalimlerin en
alçaklarının kapısından ekmek, istikbal, şöhret dilenen Hızır Paşa olma ve
hatta hak dilenme zamanı değil, ''Gelin Canlar Bir Olalım Münkire Kılıç
Çalalım'' diye Pir Sultan Abdal olma zamanıdır!
- Şimdi, sömürücü ve zalimlerle
''Barış-Kardeşlik'' adına, Alevi insana kıymaz diye sömürücü ve zalimlere karşı
mücadelemizi iğdiş etmeyi Alevilik diye göstererek tüm tarihimizi inkar etme
zamanı değil; sömürücü ve zalimleri meşrulaştırma, insan sıfatına sokma ve
onlarla kucaklaşmayı, onlarla uzlaşmayı savunma zamanı değil, son nefesinde
bile münkire kılıç çalarak hiç değilse bir kaçını cezalandıran İmam Hüseyin
olma zamanıdır!
- Şimdi, sömürücü ve zalimlerin bizi
birbirimize karşı kışkırtma provokasyonlarına gelme zamanı değil, bunları boşa
çıkarmak için, tüm Anadolu halkları olarak HALK MECLİSLERİNDE örgütlenme ve ''
Alevi-Sünni, Türk-Kürt Tüm İnançlardan ve Milliyetlerden Anadolu Halkları Bir
Olsun Sömürücü ve Zalimler Kahrolsun'' diyerek mücadeleye atılma zamanıdır!
- Şimdi, biz Alevileri, tıpkı AKP gibi
kendilerini işten atan belediyeleri önünde direnen işçileri her gün
işkencecilere ezdiren, tarihi sayısız Alevi katliamı ile dolu olan CHP
saflarına çağıran kınalı keklik olma zamanı değil, bütün halklar ve vatanımız
için sömürücü ve zalimlere karşı hayatını ortaya koyarak kahramanca mücadele
eden devrimcilerin saflarında birleşme zamanıdır.
- Ve en nihayet şimdi, zalimlere karşı
hayatlarını ortaya koyarak direnen halkımızın en kahraman evlatları, Kerbeladan
günümüze bütün kutsal direnişçilerimizin takipçileri, 234 gündür açlığa göğüs
gererek hücre hücre ölüme yürüyen, Ölüm Orucu direnişçisi Sibel Balaç ve 228
gündür aynı direniş içinde olan Gökhan Yıldırım'ın direnişlerini destekleme,
Onları zalimlerin ve ölümün elinden çekip alma zamanıdır! Bu anlamda bu büyük
direniş karşısında tek bir açıklama bile yapmayan Alevi önderlerini de hesaba
çekme zamanıdır. Onlara biz Alevilere, İmam Hüseyin'e sahip çıkmadıkları için,
O' nu yaşatamadıkları için, O gün bugündür kendilerini zincirlerle döverek cezalandıran
Kufe halkının günahını yeniden yaşatmaya haklarının olmadığını söyleme
zamanıdır!
TÜM ALEVİLER VE TÜM ANADOLU HALKARI BU
ÇAĞRIYA KULAK VERELİM!
TEK KURTULUŞUMUZ BU ÇAĞRIYA KULAK
VEREREK GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEKTİR!
TEK KURTULUŞUMUZ BU ÇAĞRIYA UYARAK
HALK MECLİSERİNDE ÖRGÜTLENMEK VE SÖMÜRÜCÜ VE ZALİMLERİN SALTANATINI YIKMAK VE
HALKIN İKTİDARINI KURMAK İÇİN MÜCADELEYE GİRMEKTİR!
9 Ağustos 2022
AVRUPA HALK MECLİSİ ALEVİ KOMİSYONU
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)