Avusturya Dışişleri Bakanlığına bugün Siyasi Tutuklulara Özgürlük İnisiyatifi olarak ikinci kez ölüm orucu direnişçileri Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın kritik durumu ve hayati tehlikesi olmasına rağmen tahliye edilmeyi, Gökhan Yıldırım’ın 1 haftadır uygun olmayan koşullarda Tekirdağ Şehir Hastanesinde tutulmasına ilişkin mektup gönderildi.
Bu konuda Halkın Hukuk Bürosu’ndan müvekkillerine ilişkin
tahliye çağrısı bulunan açıklama ve çeşitli basın metinleri de ekte
iletilmiştir.
Ayrıca, 15 Temmuz tarihinde Avusturya Dışişleri Bakanlığına
düzenlenen ve birçok enternasyonal sanatçıların da katıldığı bir yürüyüşte,
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım'ın haklı taleplerine dikkat çekilmiş ve bakanlık
görevlilerine açık bir mektup çağrısı iletilmiştir.
Birkaç gün önce bakanlıktan İnisiyatifine ulaşan cevapta,
kısaca adil yargılanma ve insan hakları konularının ilgili Avusturya makamları
tarafından sıkça Avrupa mercilerinde dile getirildiği bildirilerek, davanın bir
sonraki aşamasına dair, yani ilgili Türkiye yargı mercilerine beklemek
gerektiği denmiştir.
Ancak, gelinen noktada, aylardır cevabı geciktiren bir yargı
kararını beklemek ölümdür...
38 kiloya düşen Gökhan Yıldırım'ın hayatı tehlikede ve
yaklaşık 1 hafta önce bulunduğu hastane tarafından hazırlanan "hapishanede
veya hastane mahkum koğuşunda tek başına kalamaz, infazı 3 aylık süreliğine
ertelenmelidir." raporuna rağmen, en temel haklarını kullanamayacak,
tecrit koşullarında ve kendi isteği dışında Tekirdağ Şehir Hastanesinin yoğun
bakımında tutuluyor...
Herkes anlamalı ki, Gökhan ve Sibel gibi en temel, anayasal
haklarını ölüm orucu eylemiyle arayan insanların tedavisi değil, ölüme sebep
vermeden haklı taleplerin dinlenmesi ve kabul edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, hastanede, tutukluluk koşullarında yapılan hiçbir
şeyi onu iyileştirmek veya yaşatmak için değil, haklarını çiğneyerek talepleri
yok saymaktır ve hayatlarını bilinçli olarak tehlikeye atmaktır...
Demokratik Kamuoyuna, resmi kurumlara seslenmeye devam
edeceğiz;
Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç'ın talepleri meşru, haklı,
adil yargılanma ilkesi tüm dünyaca tanınmış bir hukuk kuralıdır.
Hasta Tutuklular serbest bırakılmalı!
Gökhan Yıldırım'ı yaşatmak için de ceza infazının derhal
ertelenmesi ve taleplerinin derhal kabul edilmesi gerekir...
**
Sayın..
Türkiye'de hayati tehlikesi bulunan tutuklular Sibel Balaç
ve Gökhan Yıldırım için tekrar acil çağrı yapmak istiyoruz...
İşte günlerdir sosyal medyada yayınlanan ve yetkililerin
görmezden geldiği bazı ifadeler ve haberler iletiyoruz...
Tekirdağ Şehir Hastanesi yoğun bakım ünitesinde
havalandırılması olmayan bir odada tutulan Gökhan Yıldırım'ın 1 hafta önce
hastane doktorlarının acil tavsiyesi üzerine tahliyesi Adli Tıp Kurumu'nca ve
sonuç olarak Tekirdağ Savcılığı tarafından reddedilmiştir.
Sadece açık insani ve temel haklar talep eden ve tedavi
istemeyen Gökhan'ın ölüme terk edildiği açıktır.
Çünkü orada tecrit edilmiş, ziyaretleri ve ailesiyle
iletişimi kısıtlanmış bulunuyor, sürekli refakatçiye ihtiyacı var, ama
verilmiyor.
Gökhan 38 kiloya düşmüştür ve durumu kritik bir evrededir
artık...
Adli tıbbın, zaten hukuksuzca verilmiş tutukluluğunun 'uygun
olmadığına' ve infazının tavsiye edildiği gibi 3 ay ertelenmesi için daha ne
olması gerekiyor?
Sanıyorum bir üst yargı makamını bekleme tavsiyeniz burada
uygun olmayacağı ve anlayacağınız gibi tüm aileleri, avukatları ve tutukluların
adil koşullardan yana olan herkes bu durumdan oldukça endişelidir...
Lütfen bu durumda bir şey yapıp yapmadığınızı acilen tekrar
yanıtlarsanız seviniriz...
Son günlerde Türkiye Cezaevlerinde en az 2 hasta tutuklu
hayatını kaybederken,
İleri Kızılaltun isminde bir diğer siyasi tutuklu 15
Ağustos'ta Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım gibi, hukukun üstünlüğünün her
ilkesini çiğneyen bu insanlık dışı politikaya karşı ölüm orucuna başladı.
Bir kez daha bu konuda acil cevabınızı rica ediyoruz...
Saygılarımızla...
