ANKARA
31.12.2022 tarihinden itibaren Bafra Hapishanesi'nde tutuklu
bulunmaktayım. Bafra Hapishanesi'ne geldiğim ilk gün 31 Aralık Cuma günü
gardiyanlar tarafından çıplak arama ve işkenceye maruz kaldım.
Bafra Hapishanesi'nde kaldığım her geçen gün yaşadığım hak
ihlalleri artmaktadır, tutuklu olmama rağmen, yasal olmamasına rağmen, tam 127
gün boyunca tek kişilik bir hücrede ağırlaştırılmış müebbet koşullarında
kaldım.
Bafra Hapishanesi'nde sistematik olarak işkence
uygulanmakta, sahte evraklar düzenleyerek tutuklu ve hükümlülere keyfi disiplin
cezaları vererek, baskı kurulmaya çalışılmaktadır.
25.05.2022 tarihinde 30'a yakın gardiyanın işkencesine maruz
kaldım, gördüğüm işkenceyle ilgili 2 kez hastaneye gitmeme rağmen Bafra Devlet
Hastanesi doktorları beni sağlıklı muayene etmemek için ellerinden geleni
yaptı. Sonuç olarak sağlıklı muayene olamadan hapishaneye geldim.
25.05.2022 tarihinde gördüğüm işkenceyle ilgili hakkımda
Adalet Bakanlığı resmi sitesinde kötü muamele olmadığını yazmışsınız. Bunu
açıklarken bana işkence yapanlara ya da yaptıranlara sorupta mı açıklama
yaptınız merak ediyorum. Eğer işkencenin olup olmadığını gerçekten öğrenmek
istiyorsanız, çok geç olmadan işkence izlerini, bir görevlendirme yaparak Bafra
Hapishanesi'ne bizzat gelerek işkence izlerine bakabilirsiniz.
26.05.2022 tarihinde aile görüşü yaptım. 1 saat boyunca anne
ve babama gördüğüm işkenceyi anlattım ve gösterdim. Ailemi arayıp işkence görüp
görmediğimi sorabilirsiniz. İşkence gördükten sonra avukatlarım beni ziyarete
geldiklerinde işkence izlerini onlar da gördü. Halam, amcam görüşüme geldi.
Onlar da işkence izlerini gördü.
Bafra Hapishanesi'nde revir odasını işkence merkezi olarak
kullanıyorlar. Bizzat ben 2 kere doktor ve sağlıkçının yanında gardiyanlar
tarafından işkenceye maruz kaldım. Bu doktor tutuklu-hükümlülerin doktorluğunu
değil hapishane idaresinin doktorluğunu yaparak, işkenceye göz yumarak, işkence
izlerini yazmayarak Bafra Hapishanesi'nde işkenceyi normalleştirip, işkence
suçunun üstünü örtmektedir. Şimdi hapishane doktorlarına sorsanız ben işkence
görmedim. Suç duyuruları yapıyorum, gerekli kanıtım olmadığı ve gerekli
incelemeler yapılmadığı için kovuşturmaya yer yok veriliyor ancak sahte doktor
raporları, kovuşturmaya yer yok kararları benim işkence görmediğim anlamına
gelmez.
Size hapishanedeki sistematik işkencenin varlığını
kanıtlamak için kaldığım 15 tekli hücresinde kalırken tanık olduğum işkence
seslerine tarih tarih, saat saat örnek vereceğim. 6 Nisan Çarşamba (2022) hücre
cezası için getirilen Batuhan Satık’a saat 16:00-17:00 civarlarında kaldığı
tekli 2 hücresine girilerek gardiyan tarafından işkence yapılmıştır. Batuhan’ın
bir eli yok, %54 engelli. İşkence gördüğü sırada orada tutuluyordu, bunları bir
gün sonra havalandırmaya çıkarttığım bahçede bizzat Batuhan’dan öğrendim. 23
Nisan Cumartesi (2022) saat 01:00’da gardiyanlar 11 tekli hücresine girerek
Oğuz isimli hükümlüye işkence yapmıştır. 24 Nisan Pazar (2022) sabah 08:35’te
gardiyanlar 11 tekli hücreye girerek işkence yapmıştır. 28 Nisan Perşembe
(2022) saat 14:00’de nöbetçi gardiyan havalandırma kapısının orada Oğuz isimli
hükümlüye işkence yapmıştır. 30 Nisan Cumartesi (2022) saat 01:05’te
gardiyanlar 11 tekli hücresine girerek Oğuz isimli hükümlüye işkence yapmıştır.
Oğuz ve Batuhan isimli hükümlülerin psikolojilerinin iyi
olmadığını gerekli incelemeler yapıldığında göreceksiniz. Bu hükümlülerin
işkence gördüyse neden suç duyurusunda bulunmadıklarını soracak olursanız,
burada insanların haklarını arayamadıklarını ve hapishanede bu tip suç
duyuruları yapıldığında ayrıca tutuklu-hükümlüler üzerinde işkencenin
arttığından tutuklu-hükümlüler suç duyurusu dahi yapamamaktadır.
Şunu da söylemek isterim, 26.04.2022 tarihinde, aile
görüşünü yaptığım sırada, 1 saat boyunca gördüğüm işkenceyi aileme anlattım. Görüş
bittikten sonra çıktığımda, karşı duvarda bir gün önce bana işkence yapan
gardiyanlardan bir tanesi bana bakıp sırıtarak gülüyordu. Ben tutuklanmadan
önce, tutuklunun ya da hükümlünün gördüğü işkenceyi ailesine anlattığında bir
gardiyanın bundan zevk alabileceğini asla düşünmezdim. Bu hapishanede maalesef;
acizliğin, insanlığın ne boyutlara geldiğini gördüm. Bununla ilgili soruşturma
başlattırmanızı istiyorum. Kamera görüntülerinden bu gardiyanı kolayca tespit
edebilirsiniz.
Bafra Hapishanesi’nde işkence ve evrakta sahtecilik
yapılmasıyla ilgili geçmişe dönük derinlemesine araştırma yapılmasını, tüm
kamera görüntülerinin incelenmesini, gardiyanların tek tek soruşturulmasını
istiyorum.
İşkence gördükten sonra üzerimde baskılar her geçen gün daha
da artmaktadır. Keyfi dayatmalarla karşı karşıyayım. 17 Mayıs Salı günü, asker
aramasında keyfi olarak kaldığım yer darmadağın edilmiştir. Kaldığım üst kat
bölmedeki yeri görmenizi isterim. Bir dahaki aramaya kadar bu yerleri
düzeltmeyeceğim. Eğer böyle bir görevlendirme yaparsanız, nasıl keyfi arama
yaptıklarını görebileceksiniz. Masamdaki bakanlığa, aileme, milletvekillerine
yazdığım ya da mektup okuma komisyonundan geçen mektuplarım arama yapılırken
keyfi olarak okunmuştur. Kantinden aldığım çayların içleri aranmıştır vb. Arama
yaparken gardiyanlar eldiven dahi takmamıştır. Çamaşırlarım, yiyeceklerim
eldivensiz aranmıştır.
Bafra Hapishanesi öyle bir duruma gelmiş ki, gardiyanların
görevlerini kötüye kullanması konusunda hangisini yazsam bilemiyorum. 16 Mayıs
Pazartesi (2022) öğleden sonra, benim kaldığım 01 koğuşunun yan tarafında
ilaçların bulunduğu kısım var. İlaç almaya gelen bir gardiyan benimle hiçbir
işi olmamasına rağmen koğuş kapısının önünden kaş göz yaparak, gülerek, sırıtarak geçmiştir. Bu görevini kötüye
kullanmaktır. Bu beni kışkırtmak için yapılan keyfi uygulamalardan sadece bir
tanesidir. Bu gardiyan 1.80m boylarında, kel kafalı bir gardiyandır. Kamera
görüntülerinden rahatlıkla tespit edilebilir. Bu gardiyan bir gün sonra asker
aramasına gelen, benim mektuplarımı keyfi olarak okuyan gardiyandır. Bununla
ilgili soruşturma başlatmanızı istiyorum.
17 Mayıs Salı günü (2022) saat 15:30-16:30 arasında ziyaret
görüşüm vardı. 17 Mayıs Salı günü ziyaretime annem, babam ve amcam geldi.
Ziyaret yapacağım kısma girecekken, saat 15:35’ti. Beni ziyaretime götüren
gardiyana saate bakmasını söyledim. Çünkü sürekli ziyaret günlerinde 3-5 dakika
erken almak için ellerinden geleni yapıyorlar, bu sefer baştan söyledim.
15:35’te görüşmeye başladım. Beni getiren gardiyan 16:20’de gelip ziyaretimin
bittiğini söyledi, ayrıca ziyaretin 45 dakika olduğunu söyledi. Ben de 4 aydır
bu hapishanede olduğumu, kapalı ziyaretlerin 1 saat olduğunu, keyfi
engellemeler yapılmamasını söyledim. 1 saat dolmadan koğuşa gitmeyeceğimi
söyledim. Beni getiren gardiyan 16:20-16:35 saatlerinde ailemle görüş yapmamı
engellemek için elinden geleni yaptı. Israrlarım sonucunda 1 saatin zar zor
sonunu getirdim. Kayıtlara geçmiştir, tam 1 saat dolmadan kapalı ziyarette
kullandığım telefon sesini kestiler. Bu yaşadığım olaydaki gibi, keyfi
uygulamalar annemle, babamla ve akrabalarımla görüşmemi engellemek için,
hapishane idaresi elinden geleni yapıyor.
Sonuç olarak Bafra T Tipi Hapishanesi’nde can güvenliğim
yoktur. Ne zaman, hangi saatte başıma ne gelecek bilmiyorum. Ailem bunun
endişesini burada kaldığım sürece 24 saat yaşamaya devam ediyor. Annemin ve
babamın sağlık koşulları bu yüzden her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.
Burada gördüğüm işkenceden sonra sakat kalmış olabilirim. Sakat kalıp
kalmadığımı, sağlıklı bir muayene olmadığı için bilmiyorum. Omuzlarımdaki
ağrılar nedeniyle yazmakta dahi zorlanıyorum.
Son olarak tedbiren tutukluyum ancak tutukluluğumla birlikte
Bafra Hapishanesi’nin keyfi uygulamaları yüzünden ayrıca ceza çektiriliyorum.
Bu hukuksuzluğun son bulmasını istiyorum. Can güvenliğimin sağlanmasını
istiyorum. Tutuklu bulunduğum mahkemenin İstanbul’da görüleceği için Bafra
Hapishanesi’nde işkenceden ölmeden, Silivri Kapalı Hapishanesi’ne sevk olmak
istiyorum. Gereği bilginize sunulur.
20.05.2022
Emir Karakum
Adres: T Tipi Hapishane Bafra/Samsun
