Bu ülkede
hiçbir şey yapmadan tutuklanmak mümkündür. Arkadaşımız Rezzan Şengül bugün
itibariyle 240 gündür Ölüm Orucunda olan Gökhan Yıldırım’ın zorla tutulduğu
Tekirdağ Şehir Hastanesi’nin önüne gitmek üzere 10 arkadaşımızla beraber yola
çıkmıştı. Tekirdağ girişinde AKP’nin polisi tarafından gözaltına alınarak 4 gün
boyunca yoğun işkencelere maruz kaldılar. 4 gün sonunda Tekirdağ Adliyesi’ne
çıkarılıp denetimli serbestlikle serbest bırakıldılar.
Rezzan
Şengül’ün ağır işkencelere uğradığını gözlerimizle gördük. Her tarafı morluk
içinde, kaşını iki kere patlatmışlar ve belini sakatlamışlardı. 2 gün önce ise
tekrar gözaltına alındı ve bu sefer tutuklanarak Kandıra 2 No’lu F Tipi
Hapishanesine götürüldü.
Ortada suç
yok, suçlu yok, eylem yok. Bunların koşulları oluşmadan yapılan gözaltı işlemi
tamamen hukuksuzdur. Bu kadar insanı 4 gün boyunca gözaltında tutabilecek
ellerinde hiçbir delil yoktur. Söz konusu olan İstanbul’dan Tekirdağ’a doğru
giden bir minibüs ve içinde devrimci düşüncelere sahip Ölüm Orucunda olan
yoldaşları Gökhan Yıldırım’ı sahiplenmek isteyen insanların olmasıdır.
Mesele ölüm
oruçlarının sahiplenilmesinin önüne geçmektir. Sahiplenmenin bedelini ağır
ödetmektir. Denetimli serbestlikle serbest bıraktıkları insanları tekrar
tutuklanmasını çıkartmak, daha önce de birçok kez gördüğümüz gibi, HHB
avukatlarının davasında yaşananlar gibi, talimatlı mahkemelerin rolünü ortaya
koyuyor. AKP yargıyı tamamen kendi çıkarlarına göre şekillendirmiştir ve hiçbir
suç işlemeyen, sadece yolculuk yapan insanlara bile günlerce işkence edip
serbest bırakabilir, istediği zaman da tutuklanmasını çıkartıp tutuklayabilir.
İşte Ölüm
Orucu direnişi de bu yüzden var. Gökhan Yıldırım 240 gündür; adaletsizliğe
uğradığı için, uyuşturucuya karşı çıkmasının bedeli olarak tüm yaşamını
hapishanede geçirmeye zorlandığı için Ölüm Orucunda. En ufak bir sahiplenmeden
korkan ve sonunu gören faşizm güçsüzdür. Uğruna ölümü göze alabilecek kadar
adaleti, halkı, vatanını seven devrimciler güçlüdür, zaferin garantisidir.
Rezzan’dan
sonra Özmen Mertkan Çim, Fahrettin Keskin ve İsmail Kara da tutuklandı. Onlar
da Rezzan ile beraber gözaltına alınıp bırakılmışlardı. Özmen 22 yaşında bir
genç, Fahrettin Keskin ve İsmail Kara ise 70’inin aşkın insanlarımızdır. Faşizm
bu tutuklama ile arkadaşlarımızın başına gelebilecek her türlü şeyin sorumluluğunu
da üstüne almış oluyor. 70 yaşındaki iki insanı tutuklamak çaresizlikten başka
bir şey değildir. Faşizm o kadar güçsüzdür ki yediden yetmişe kimsenin
mücadelesini engelleyemiyor, sahiplenmeyi engelleyemiyor, direnişin büyümesinin
önüne geçemiyor.
Ölüm
Oruçlarını Sahiplenmek Suç Değildir!
Gökhan
Yıldırım, Sibel Balaç Ve İleri Kızılaltun’un Talepleri Kabul Edilsin!
Rezzan
Şengül Serbest Bırakılsın!
21.08.2022
