Bin Gün Her Günü Bir Direniş Her Günü Sınıf Kavgası Bu Kavga
İşçi Sınıfının Kararlılığını Ve İnancını Simgeler Bu Kavga Patron
Belediyeciliğine Karşı İşçi Ve Emekçilerin Kavgasıdır!
Bin gündür emek emek örülen bir direniş, bin gündür devam
eden direniş sınıf savaşının bir
parçasıdır, bin gündür hep ileri, hep kavga ve bilinç
taşıyan bir direniş olmuştur.
Şişli Belediyesi Başkanı Muammer Keskin ve CHP, Turan Aktaş
nezdinde işçi sınıfına düşmanlığını göstermektedir bu düşmanlık bin gündür
süren direnişle somutlanmış oldu.
Bugün CHP meydanlarda halka umutlar vaatler verip kendini
umutmuş gibi göstermeye çalışıyor. “CHP gelecek her şey düzelecek” gibi
söylemlerde bulunuyorlar bu yalanlarla halkın özlemi olan ADALET özlemini
istismar etmekten başka bir şey yapmıyor. CHP belediyelerinde işçi kıyımı devam
ediyor. AKP’nin çıkarmış olduğu faşist yasaları koşulsuz uygulayan CHP
belediyeleridir son olarak KHK ile ülke genelinde 6 bin emekçi işinden edildi
bunların başında Şişli, Ataşehir, belediyeleri, İzmir ve İstanbul Büyük Şehir
belediyeleridir. Bu belediyelerde şu
an süren direnişler var. Şişli belediyesi ise Turan Aktaş’ı
Sırf eşit işe eşit ücret istedi diye işten attı, işçi ve emekçiye karşı düşmanlığın
boyutunu hayal edebiliyor musunuz? Belediye iştirakinde bulunan işçilerle aynı
işi yaptığı halde aynı ücreti alamıyorlardı, sadece Şişli belediyesinde 569
işçi ülke genelindeyse 744 bin işçinin hakkı yeniyordu işte bu nedenle Şişli
direnişi sınıfsal bir direniştir.
ŞİŞLİ DİRENİŞİ BURJUVAZİ VE İŞÇİ SINIFI ARASINDA BİR
SAVAŞTIR!
CHP ve Muammer Keskin burjuvazinin hamisidirler, bunu
iktidara gelmeden kanıtlamaya
çalışmaktadırlar. Burjuvaziye, biz iktidara gelirsek sizden
yana olacağız diyorlar sizi destekleyeceğiz diyorlar Şişli belediyesinde bin
gündür devam eden direnişe bakışları ve uyguladıkları duymazdan, görmezden
gelme politikası bunu göstermektedir.
Çünkü CHP Genel Merkezi önündeki 300 günü aşkın süren
direnişi görmemeleri haberlerinin
olmaması imkansız, Şişli belediyesinin önünde yaz, kış
demeden mevsimlerdir süren bu direnişi görmemeleri duymamaları imkansız.
İşçiler İstanbul’dan Ankara’ya yürüdükleri sırada onlarca kez engellendi
gözaltına alındılar il ilçe teşkilatlarına dosyalar bırakıp görüşmeler yaptılar
ve bu görüşmeler şu anda da İstanbul ve Ankara’da devam etmektedir. Bin gündür
sağır sultanın dahi duyduğu bu işçi direnişini CHP’nin duymaması imkansız. İşte
bu nedenle CHP burjuvaziye kendini kanıtlamak için İzmir ve İstanbul Büyük
Şehir Belediyelerinde ve Ataşehir Belediyesinde direnen işçi sınıfına kötek
göstermektedir. İşçi sınıfı bu köteği bin yıllardır biliyor ve buna rağmen bin
yıllardır sınıf kavgası devam ediyor bu kavgayı yok edemeyeceksiniz. CHP’NİN
DOĞAL GÖREVİ İŞÇİ SINIFINA DÜŞMANLIK YAPMASIDIR İŞÇİ SINIFI BU DÜŞMANLIĞI TANIYARAK
SINIF MÜCADELESİNİ BÜYÜTECEK!
AKP, belediyelerinde çetecilerden torbacıya, gayrimeşru
işler yürütenlerden mafyacılara kadar çöreklenmiştir. Neredeyse ülkenin en ücra
sokağındaki torbacıyla dahi fotoğrafı olan bir bakanlık var.
Bunlar toprağa, suya, havaya, denize VATANA düşmanlar,
AKP’yle örgütlenmiş çete mafya ilişkileri var bunların düşmanı vatan ve
halktır, bu gayrı meşrulukta örgütlenmiş bir ilişki ağına karşılık CHP ne yapıyor;
koca bir HİÇ… AKP’nin imzaladığı KHK kararnamelerinin imzası kurumadan
uygulamaya sokmak oluyor işte AKP ve CHP’nin ortak politikaları bunlardır. Halk
adına, işçi sınıfı adına hiçbir politikaları yoktur ve olmayacaktır. İşçi
sınıfı bu düşmanlığı biliyor ve buna karşı mücadele ediyor. Bugün CHP’nin arka
bahçesi haline gelen DİSK, Amerikan sendikacılığı yapıyor! Şişli direnişi için
kılını bile kıpırdatmadı peki neden?
Çünkü sendikalar birer devlet kurumu, holding haline
gelmiştir. Yüksek maaşlı hepsi emeği sömürülen işçinin sırtından kazanılan
paralarla sendikacılık yapıyorlar. İşçi sınıfına karşı sermayenin çıkarları
için açıktan savaşıyorlar.
CHP eliyle içi boşaltılan işçi sendikaları Amerikan
sendikacılığına benzetildi. İşçiler iş yerlerinde kırıma uğrarken gıkını dahi
çıkarmamaktadırlar. Bugün işçi sınıfının mücadelesi dünden daha çok emek isteyen
bir noktada kendini yeniden yaratacak ve kurumsallaşacak örgütlenmelere ihtiyaç
duymaktadır. Bu ihtiyacı karşılayacak olan ve bu iddiayı taşıyan İŞÇİ
MECLİSLERİDİR! Şişli direnişine önderlik eden bu kararlı mücadeleyi yürüten örgütlenmedir.
Ataşehir’den Melike Şahine, Türkan Albayrak’tan Yasin Keskine ve birçok işçi
direnişine öncülük etmiş ve zaferler kazanmıştır.
Sonuç olarak;
1-) AKP’nin halk düşmanı politikaları ve halkımıza ‘’solcu’’
görünen CHP’nin işçi düşmanı politikalarına karşı direnmeliyiz.
2-) İşçileri satan, teslim olup işi ekmeği için
direnmemesini öğüt eden Amerikan sendikacılığını teşhir edelim ve gerçek
yüzlerini herkese anlatalım.
3-) Amerikancı patron sendikalarının işçilere, emekçilere
sahip çıkmak gibi bir görevi yoktur. Hepsi patronların ve CHP’li Belediyelerin
yanlısıdır.
4-) İşçilerin bu düzenin sendikalarına, partilerine karşı
dayanacakları tek güç, kendi öz örgütlülükleri olan İşçi Meclisleridir.
5-) Bin gündür süren ve teslim alınamayan Şişli işçisi Turan
Aktaş derhal işe geri alınmalı ve tüm kayıpları karşılanmalıdır. Bin gündür
süren direnişin hakkı ZAFERDİR! Bu zafer işçi sınıfına armağan edeceğiz ve bu
direniş işçi sınıfına güç olacak ve ışık tutacaktır.
DİRENİŞİN BİNİNCİ GÜNÜNDE ŞİŞLİ DİRENİŞİNİ SELAMLIYORUZ!
İŞÇİ MECLİSLERİNDE ÖRGÜTLENELİM, DİRENELİM, KAZANALIM!
TURAN AKTAŞ İŞE GERİ ALINSIN!
ZAFER DİRENEN EMEKÇİNİN OLACAK!
İŞÇİ MECLİSİ
26.08.2022
