Siyasi Tutuklulara Özgürlük İnisiyatifi olarak 18 Ağustos tarihinde Gökhan Yıldırım'ın karşı karşıya kaldığı hayat tehlikesine ve ölüm orucu direnişine ilişkin yüzlerce demokratik kurum ve insan hakları derneklerine, Avrupa milletvekillerine, tıp ve hukuk kurumlarına, bilgilendirme yapıldı.
Gönderilen mektuplarda, yalnızca
Ağustos ayı içerisinde Türkiye hapishanelerinde en az 5, 2022 yılının
başından itibaren ise 45 hasta tutsağın yaşamını yitirdiği bilgisi verildi.
Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım, ve İleri Kızılaltun'un sürdürdüğü Ölüm Orucu
direnişinin en önden gelen taleplerinden biri hasta tutukluların serbest
bırakılması olduğu belirtildi.
Ayrıca, Avusturya Dışişleri Bakanlığına bir kez daha durumun ciddiyetini
anlatmak için konuyla ilgili rapor ve açıklamalar gönderildi.
Halkın Hukuk Bürosu'nun, Gökhan Yıldırım'ı İzmir R Tipi Hapishaneye sevk kararı
ile ilgili yaptığı son açıklamanın yanısıra, İstanbul Tabip Odası'nın yeni
düzenlediği ve Gökhan Yıldırım'ın tutsak koşullarda kalamayacağını net ortaya
koyan rapor ile ölüm orucunda olan Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım ve İleri
Kızılaltun'un taleplerine sahip çıkan 90'ın üzerinde aydın ve sanatçıların
imzaladığı metin kamuoyuyla paylaşıldı.
Tüm gelişmeleri takip etmeye ve kamuoyuna bu konuda bilgilendirmeye devam
edeceğiz.
Tekirdağ Savcılığı, Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu ve özellikle de Adli
Tıp Kurumu'nun, Gökhan Yıldırım'ın ölümü ya da sakatlığıyla sonuçlanacak tüm
girişimlere derhal son vermeliler. Yukarıda belirtilmiş bulunan kurumlar,
Gökhan Yıldırım'ın başına gelebileceği herşeyden sorumludur.
Yapılması gereken tek şey, ceza infazını erteleyerek bir an önce onun serbest
bırakılması için işlemleri başlatmak.
Türkiye'deki yetkililer ölüm orucu direnişçilerinin haklı taleplerini kabul
etmelidir. Hasta tutsakların yaşam hakları çiğnenmez, artık bu yoldan dönüp,
tedavilerinin önündeki engelleri ortadan kaldırılmalı, ölümlere son
verilmelidir!
