Selam Olsun Boranlarımza Sibel Balaç, Gökhan Yıldırım Ve
İleri Kızılaltun’a
Türkiye hapishanelerindeki adalet savaşçıları Gökhan
Yıldırım ve Sibel Balaç’ın AKP faşizminin zulmüne, adaletsizliklerine karşı
adalet yürüyüşü aylardır devam ediyor. Onlar açlığın koynunda geçirdikleri her
günü bir kilometre taşı belleyip zafere doğru yol almaya devam ediyor.
Biliyoruz; zulme direnmenin, boyun eğmemenin kendisi bir zafer ve onlar direnme
kararı alarak daha baştan zaferlerini ilan ettiler. Bugün bu zaferi canları
pahasına direnerek; gün gün, hücre hücre eriyerek faşizmin zulmünü, adaletsizliğini
dünya halkları nezdinde bir kez daha mahkum etmek için direnmeye devam
ediyorlar.
Sibel ve Gökhan’ın talepleri çok açık, haklı ve meşru
taleplerdir. En önemlisi de bu talepler sadece onların değil milyonlarca
halkımızın talepleridir. Onlar AKP faşizminin halkımıza yaşattığı açlık,
yoksulluk ve adaletsizliğin karşısında bedenlerini barikat yapmak için direnme
kararı aldılar. Onlar AKP faşizminin cübbeli cellatlarının delilsiz, kanıtsız
yargılamalarla, gizli tanık ve itirafçı-iftiracıların yalanlarıyla
adaletsizliğe mahkum etmesinin karşısına “bedenlerimiz delilimizdir” diyerek
çıktılar, barikat oldular. Ve bugün bu barikata yeni bir beden daha eklendi.
İleri Kızılaltun yoldaşımız da “Sibel ve Gökhan’ın talepleri taleplerimdir”
diyerek 15 Ağustos 2022 tarihinde Ölüm Orucu Direnişine omuz verdiğini, zafere
yürüyen bu kervana katıldığını ilan etti.
Evet biz bedenlerimizle direniyor haklı ve meşru olduğumuzu
söylüyoruz. Bizler halkımız için, vatanımız için; ekmek kadar, su kadar temel
bir ihtiyaç olan adalet için bedenlerimiz delilimizdir diyor, bedenlerimizi
faşizmin zulmüne, adaletsizliklerine siper ediyoruz.
Bugün üç yoldaşımız işte bunun için direniyor. Adalet
savaşçılarımız Sibel BALAÇ bugün direnişinin 243’üncü, Gökhan YILDIRIM 237’nci,
İleri KIZILALTUN ise 4'üncü günündeler. Onlar halkımız ekmeğe ve adalete doysun
diye açlar.
Biz de çocuklarımız ekmeğe, halkımız ADALETE doyana kadar
AKP faşizmine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu uğurda halkın
sanatçıları Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’i, halkın avukatı Ebru Timtik’i ve
halkın mert, yiğit, onurlu evladı Mustafa Koçak’ı şehit verdik.
Bizler devrimcileriz; bizler bu halkın evlatları, vatanın en
onurlu damarıyız. Zulme boyun eğmemek, direnmek bizlere KERBELA’DAN,
KIZILDERE’DEN; Pir Sultan’dan, Mahirler’den ve onların yolunda yürüyenlerden
mirastır.
Bizleri tutsak ederek, itirafçı-iftiracı hainlerin, yalancı
gizli tanıkların verdiği ifadelerle on yıllara varan cezalar vererek
uslandırmaya çalışan faşist AKP iktidarına bir kez daha hatırlatıyoruz; 84,96,2000-2007,
2020 Ölüm Orucu direnişlerimizde verdiğimiz şehitlerimizle zulmünüze boyun
eğmeyeceğimizi ilan ettik. Bugün üç adalet savaşçımızla bunu bir kez daha
hatırlatıyoruz. Bizler bu halkın evlatları bu vatanın sahipleriyiz. Haklı ve
meşru taleplerimizden, hakkımız olanı almaktan, adalet istemekten asla
vazgeçmeyecek; direnerek, bedeller ödeyerek kazanacağız. Çünkü haklı ve meşru
olan biziz. Çünkü biz halkız ve haklıyız.
Selam olsun direnenlere! Selam olsun zafere yürüyen adalet
kervanına!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Sibel Balaç Onurumuzdur!
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
Ölüm Orucu Direnişçilerinin Talepleri Kabul Edilsin!
Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
YUNANİSTAN HALK CEPHESİ
