Gökhan Yıldırım dan sonra yine aynı taleplerle Ölüm Orucu direnişine başlayan İleri Kızılaltun da tahliye edildi. Tutuklandığı günden beri Ölüm Orucuna başlayana kadar bir kez bile duruşması görülmeyen İleri Kızılaltun 22 Eylül 2022 Perşembe günü Ölüm Orucu direnişinin 39. gününde görülen duruşmasında tahliye edildi.
Yine 110 gündür Açlık
grevinde olan Dev-Genç'li Emir Karakum ise bir gün sonra 23 Eylül 2022 Cuma günü
tahliye edildi. Bu üç örnek te göstermiştir ki;
Sadece
direnenler kazanır
Binlerle
hapishanelere doldurduğu halk çocuklarını haksız, hukuksuz, adaletsiz bir biçimde
hapishaneye attığının itirafıdır bu, Keyfiliğinin itirafıdır.
Direniş
faşist AKP iktidarını sıkıştırmış, teşhir etmiştir.
AKP iktidarı
bir yandan işkencenin olmadığını söylerken, açlık grevinde 80'li günlere gelmiş
gencecik bir Dev-Gençliye işkence yapacak kadar acizdir. Ancak bir o kadar da güçsüz bir iktidardır
AKP. Bu hukuksuzluğu direniş barikatına çarpıp tuzla buz olmuştur.
Direniş düşmanı
dengesizleştirmiş direneni yenilmez kılmıştır.
Direnerek,
gerektiğinde ölerek kazandık bundan önce de. Helin Bölek, Mustafa Koçak,
İbrahim Gökçek bunun en yakın isbatıdır. Aynı kararlılıkla "Bedenimiz
delilimizdir" diyerek Ölüm Orucunu sürdüren, Gökhan Yıldırım'ı bir ay
hastanede zorla müdehale tehditi altında tuttular. Hastane, önce "hapishanede, hastane de
kalamaz" raporu verdi, sonra bu kararını değiştirdi, "hapishanede
kalabilir" dedi. Hatta hastane de kendine doktor diyen mengeleler "çikolata,
kraker, bal yiyor, kilo aldı"
diyecek kadar dengesizleştiler. Direniş bu yalanları da yere serdi ve
sağlığının iyice kötüleşmesi üzerine tahliye etmek zorunda kaldılar.
Gökhan,
İleri, Emir bu güçlü direniş sonucunda özgürlüklerine kavuştular.
Düşman
yenildi, direnenler kazandı.
Bu gün Ölüm Orucunda 280'li günleri geçmiş halkın öğretmeni
Sibel Balaç hala Adli Tıp Kurumunun kararını bekliyor. Bu bekleyiş Ölüm
Orucunun ilerleyen günlerinde olan birisi için işkence demektir. Hastanenin
havasız, tuvalet ve yemek kokan bir hücresinde tutulmaya devam ediyor.
Avukatlarının açıklamasına göre, orada Sibel öğretmen sadece bir kaç gün içinde
üç kilo verdi. Sağlığı hızla kötüleşti. Hala oyalayarak, kararı uzatarak iyice
kötüleşmesi bekleniyor. Gökhan Yıldırım içinde günler öncesinde aldıkları
kararı açıklamadıklarını biliyoruz. Bunu bile kar sayan ahlak yoksunu bir düşmana
karşı mücadele ediyoruz. Biliyoruz ki;
AHLAK YOKSA ADALET TE YOKTUR!
İktidar
olma gücünü halka karşı kullananlar adaletli davranabilir mi? Mahkemelerini, savcılarını, hakimlerini
vereceği karar konusunda baskı altında tutan bir iktidar adaletli olabilir mi?
Baskı altında, iktidarıın korkusuyla hukuk; adalet derslerinde öğrendiklerini
ayaklar altına alan hukukçulardan ADALET çıkabilir mi?
Elbette çıkamaz
çıkmamıştır da zaten.
Direniş AKP
iktidarının ne kadar hukuksuz, ne kadar keyfi davrandığını bir kez daha gösterdi. AKP'nin mahkemeleri istediğinde hemen
iddianame hazırlayabiliyor, duruşma günü belirleyebiliyor. Yıllara, aylara
yayarak, yapmadığını son bir haftada
hızlıca yaparak kendini yalanladı. Bu
nedenle dün çeşitli yalan ve komplolarla tutukladıkları devrimcileri,
sıkıştıklarında tahliye edebiliyor, serbest bırakabiliyorlar. Dünden bu güne ne
değişmiştir?
Hukuksal
anlamda değişen bir şey yoktur ama değiştiren bir olgu vardır ortada. O da
DİRENİŞTİR.
Adaletsizliği
teşhir eden DİRENİŞTİR!
Hukuksuzluğu
dünyaya anlatan DİRENİŞTİR!
Düşmana
geri adım attıran DİRENİŞTİR!
Zafer
kazanan DİRENİŞTİR!
Yenilmeyen
tek komutan DİRENİŞTİR!
O nedenle
direnmekten başka kazanma yolunun olmadığını söylerken de,
direne
direne kazanacağız derken de kuru ajitasyon çekmiyoruz. Direniyoruz,
kazanıyoruz. Direnmeye ve kazanmaya devam edeceğiz.
Gökhan'ı
aldık, İleri'yi aldık, Emir'i aldık, halkımızın öğretmeni SİBEL BALAÇ'ı da
alacağız!
SELAM
OLSUN DİRENEREK HALKINA ZAFER ARMAĞAN EDEN DİRENİŞÇİLERİMİZE!
YAŞASIN
DİRENİŞ YAŞASIN ZAFER!
YAŞASIN ÖLÜM
ORUCU DİRENİŞİMİZ!
SİBEL BALAÇ DERHAL
TAHLİYE EDİLSİN!
ADALET
İSTİYORUZ, ALACAĞIZ!
ALMANYA
HALK CEPHESİ
#SibelBalaçaÖzgürlük
