KÜÇÜK ZAFERLER, BÜYÜK ZAFERLERİN HABERCİSİ VE
HAZIRLAYICISIDIR!
9 aydır süren ölüm orucu direnişi, AKP faşizmine karşı
mütevazi bir zafer kazandı.
Haftalardır, hakkındaki "hapishanede ve hastanelerin
tutuklu bölümünde kalamaz" raporuna rağmen, hastanede zorla tutulan Ölüm
Orucu direnişçisi Gökhan Yıldırım, tahliye edildi.
Gökhan Yıldırım, Adli Tıp Kurumu kararıyla değil;
DİRENİŞİN GÜCÜ VE HALKIN SAHİPLENMESİYLE tahliye edildi.
HALKIMIZ!
DİRENİŞİN GÜCÜNE İNANALIM!
DİRENİŞLERİ SAHİPLENİP BÜYÜTELİM!
AKP faşizmi her alanda saldırıyor.
Her alanda tahammülsüz. En sıradan demokratik talebi bile
baskıyla, terörle sindirmek istiyor.
Hapishanelerde hasta tutsaklara yönelik sessiz imhayı
sürdürüyor.
İşte bu saldırganlık koşullarında, ölüm orucu direnişçisi
Gökhan Yıldırım'ı tahliye ettirebilmiş olmak, büyük bir başarıdır.
Direnişin kazandığı bir zaferdir.
Direniş, açıkladığı talepler doğrultusunda devam ediyor.
Gökhan Yıldırım'ın tahliyesinden sonra yaptığı konuşmada
belirttiği gibi, daha büyük zaferler de kazanacağız.
Direnişler ve direnişlerin zaferleri, kazanımları,
emperyalizmin ve onun "sol yumruğu" görevini
üstlenen kesimlerin yaratmak istediği inançsızlığı ve umutsuzluğu alıp yere
çalıyor.
Diyorlar ki, direnerek bir şey olmaz!
Diyorlar ki, yine mi ölüm orucu, boşu boşuna ölünüyor!
Diyorlar ki, artık sosyal medyadan mücadele edin, bunların
modası geçti!
Diyorlar ki, artık devrimlerin zamanı geçti!
Diyorlar da diyorlar.
Eğer halklar ve devrimciler, bu teorilere inanırsa,
sınıflar savaşı son bulacak!
Emperyalizm, mutlak ve sonsuz egemenliğini ilan edecek.
Ama teoride mümkün olan bu durum, pratikte gerçekleşmiyor.
Çünkü Biz Varız!
Sibeller, Gökhanlar, İleriler Var.
Devrim ve Sosyalizm Uğruna Şehit Düşen Ve Düşmeye Hazır
Binler Var.
Bu küçük zaferler, şunu kanıtlıyor:
Emperyalizm yenilmez değil.
Faşizm yenilmez değil.
Koca emperyalistler, konserlerimizi yasaklıyor ama biz yine
de yapıyoruz.
Faşizm, direnişleri kaale almaz görünüyor, ama bugüne kadar
onlarca hasta tutsağın özgürlüğü kazanıldı. Hapishanelerde haklar kazanıldı.
İşkencelerin karşısına barikatlar örüldü. İşten atılanlar, işlerini kazandı...
HER KÜÇÜK ZAFER, BİZİ BÜYÜK ZAFERE YAKLAŞTIRIR!
Sınıflar SAVAŞI, irili ufaklı binlerce çatışmadan, şu veya
bu alanda cereyan eden binlerce eylemden, her alandaki bitmek bilmeyen
mücadelelerden oluşan büyük bir savaştır.
Bu binlerce çatışmada yenilgiler ve zaferler bütün süreç
boyunca iç içe ilerler.
Devrim ve karşı-devrim arasında bitmek bilmeyen bir irade
savaşı hüküm sürer. Ve nihai sonucu da aslında bu irade savaşı belirler.
Mustafa Koçaklar, Ebru Timtikler, Helin Bölekler, İbrahim
Gökçekler, bu iradenin tarihsel temsilcisi olarak mücadele arenasında yer
alıyorlar.
Sibel Balaçlar, Gökhan Yıldırımlar, İleri Kızılaltunlar,
onlardan devraldıkları bayrağı taşıyorlar.
Devrimci hareket, iradesini, beynini asla teslim etmediği
için, tarihsel olarak yenilmezleşmiştir.
Kızıldere'den bu yana, hiçbir fiziki darbe, bizi alt etmeyi
başaramadı.
Halkımız, Yoldaşlarımız!
Sahiplenmemizi Büyütelim
Eylemlerimizi Çoğaltalım ve Yaygınlaştıralım!
Hep vurguladığımız gibi,
ölüm orucu direnişinde "Ya zafer ya ölüm!" diye
çıkılır yola.
Açlığın ileri aşamalarında, zafere de,ölüme de aynı ölçüde
yaklaşılır.
Bugün ölüm orucu direnişi bu aşamadadır.
Gökhan'ın tahliyesiyle kazandığımız küçük zaferi büyütmek
için, yapacağımız tek şey, mücadelemizi büyütmektir.
Avrupa Halk Cephesi
