Sadece Direnenlerle Birlikte Saf Tutanlar Zalime Karşı Mazlumlar Adına Sömürücülere Karşı Halk Adına Söz Söyleyebilir!
Sömürücü Ve Zalime Karşı Direnenleri Yalnız Bırakanlar
Onları Destekleyen Bir Kaç Söz Söylemekten Bile Sakınanlar Hem Halk Hem De
Alevilik Adına Konuşma Hakkını Yitirmiştir!
Ülkemizde ve bütün dünya da 1990’lardan bu yana
emperyalistlerin ve faşistlerin azgınlaşan saldırıları karşısında
devrimcilerin, emperyalizme ve faşizme karşı olanların direniş mücadelesi
gündemi belirlemeye başlamıştır.
1990 yılının önemi: birçok ülkede sosyalizmin revizyonist ve
oportünist sapmaların elinde çürütülerek emperyalizmle kol kola yıkılmasıdır.
O gün bu gündür meydanın tamamen kendine kaldığını düşünen
emperyalistler ve faşistler, dört bir yandan tüm dünya halklarına karşı
saldırıya geçmiştir. Sayısız ülke işgal edilmiş, milyonlarca insan çocuk yaşlı
demeden katledilmiş, en alçakça işkencelere tabi tutulmuştur. Katledilenlerin
arasında 1 milyondan fazla çocuk olduğu ve emperyalizmin ağzı salyalı
yöneticilerinin ''buna değerdi'' açıklamaları düşünülürse nasıl bir vahşetle
karşı karşıya olunduğu daha iyi anlaşılacaktır.
Tek neden emperyalizmin sömürgesi olmayı kabul etmemeleridir.
Sömürgeleştirme politikalarına direnmeleridir. Bu süreçte, sosyalizmin yıkılmasına
öncülük eden hainler, emperyalizme yaranacaklarını, kendi ülkelerini sadece
kendilerinin sömürmesine izin verileceğini düşünürken, emperyalizmin vahşi yüzü
ile karşı karşıya kalıp sömürgeleştirme sırası kendilerine gelince kapitalizmin
ve emperyalizmin ne olduğunu anladılar mı bilinmez. Ama şuası bir gerçektir ki,
hain asla sığındığı zalime yaranamamıştır. Sığındığı zalim tarafından bile
güvenilmez görülüp yok edilen sayısız hain görmüştür bu yaşlı dünya!
Bir başka gerçek şudur: bir davayı savunmak esasında fiili
güce değil düşünsel güce, onun yarattığı inanca, ahlaka, kararlılığa sahip
olmayı gerektirir. Sosyalizmin en modern silahlarla donatılmış milyonlarca
askeri güce sahip ülkelerde tek silah patlatmadan yıkılması bu gerçeği çok
çarpıcı bir şekilde bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yine çok çarpıcı bir
şekilde gözler önüne serilen bir gerçek de şudur: Ülkemiz sınıf mücadelesi
içinden çıkan Mahir Çayan' ın 24 yaşındayken, dünyada Marksizm-Leninizm adına
konuşan hemen herkes Sovyetler Birliği Komünist Partisi önünde secdeye
yatarken, ''SBKP' ye siz yanlışsınız, siz revizyonistsiniz, sizin elinizde
sosyalizm zafere değil felakete sürükleniyor'' dercesine karşı çıkmasının,
bugün tüm dünyada Marksizmin-Leninizm’in kaderini belirleyen bir tavır haline
gelmiş olmasıdır. 180 milyonluk sosyalist ülke Sovyetler tarihe karışmıştır.
Ardından dünyanın üçte birinde egemen olan burnu havada revizyonistlerin
kuyrukçularının yönettiği birçok sosyalist ülke de yok olmuştur. Ama Mahir
Çayan' ın çizgisi dimdik ayaktadır ve dünya devrimi adına söz söyleme düzeyine
yükselmiştir.
Ve o gün bu gündür, bu çizgiyi savunanlar sayısız ateş
çemberinden geçerek, sayısız işkencelere, katliamlara, emperyalistinden
faşistine, revizyonistinden oportünistine emperyalizmin bütün gizli ya da açık
güçlerinin amansız kuşatmasına boyun eğmeyerek, büyük direnişlerden geçerek bu
günlere gelmiştir. Bu tarihte, faşizmin
sözcülerine, ''Bütün dünyada bittiler, bunlar hala neden direniyorlar
anlayamıyoruz'' dedirten Sabahat Karataş'lar vardır. Bu tarihte bütün ömrü
katillerin sürek avı altında geçen önderler vardır. Bu tarihte tüm dünyada
Marksizm-Leninizm adına mangalda kül bırakmayanlar bir bir teslim olurken,
''Sosyalizmin Bayrağı Ülkemizin Dört Yanında Dalgalanacak''
diyerek şehit düşen devrimciler vardır. Bu tarihte ''Ya düşünce değişikliği ya
ölüm'' dayatması yapan emperyalizme karşı Ölüm Oruçlarında 122 yoldaşını şehit
vererek emperyalizmin dayatmasını boşa çıkaran kahramanlar vardır. Bu tarihte,
devrimci-ulusal kurtuluşçu olma iddiasındaki birçok örgüt dünyanın baş
sömürücüsü ve zalimi ile işbirliğine girerken, hem de tarihte bir başka örneği
olmayan bir trajı-komik duruma düşme pahasına, hala devrimcilik adına konuşmaya
devam ederken, kendileri hakkında ölüm fermanı çıkaran emperyalistlere ''Sizin
Kurbanınız Değil Celladınız Olacağız!'' diyenler vardır!
Ve bu tarih boyunca sosyalizm ve Marksist-Leninist çizgiyi
savunmaktan asla taviz vermeden yoluna devam edenler 2020’deki direnişlerinde kuşatmayı
yararak dünyada ve ülkemizde fiilen de yeniden dirilişin önderliğini yapmaya
başlamışlardır.
Ve işte onlar, 2022' deki direnişlerinde bir kez daha zaferi
alnından öpmeye başlamışlardır!
Gökhan Yıldırım' ı sömürücü ve zalimlerin elinden almayı
başarmaları tam da bu değerlendirmeyi hak etmektedir!
Ve bu zafer, tamda kuşatmayı yarıp ileri hamlelere
başladıkları bir dönemde, emperyalizme ve faşizme karşı olma adına
konuşanların, bütün tarihi zalimlere ve sömürücülere mücadele içinde geçen
Alevilik adına konuşanların birçoğunun, tek sözle bile destek vermeden pusuya
yatıp yenilgilerini beklediği koşullarda kazanılmıştır.
Bu açıdan bu zafer, çok çarpıcı bir şekilde göstermiştir ki:
Zafer sadece direnenlerin alnından öpebileceği bir şeydir! Sömürücü ve
zalimlere karşı sadece direnenler, mazlumlar ve sömürülenler adına konuşabilir
ve zafere yürüyebilirler!
Direnmeyenler, teslimiyetçiler, işbirlikçiler zaferi
rüyalarında bile göremezler. Zaten böyle olduğu için, zaten emperyalizmin
saldırılarından korkup kabuslar gördükleri için teslimiyete ve işbirlikçiliğe
sürüklenmişlerdir! Böyleleri ne devrimcilik ne faşizme ve emperyalizme karşı olmak
ne Alevilik ne de halk adına konuşamazlar. Bu hakkı kaybetmişlerdir!
Halkımız!
Direniş hala devam ediyor! Gökhan' la zaferi alnından öptük!
Ama daha sırada Sibel’imiz, İlerimiz var! O nedenle, şimdi daha bir coşkuyla,
daha bir kendine güvenle ve daha bir inançla ileri atılma zamanıdır!
Alevisiyle-Sunnisiyle, Türküyle-Kürdüyle tüm Anadolu halkları olarak, adaletin
kırıntısının bile bırakılmadığı, adalet adına en kahredici zalimliklerin
yapıldığı topraklarımızda, adalet için canlarını meydana koyan bu kahraman
evlatlarımıza sahip çıkalım!
Onları zalimlerin elinden alalım! Zalimlere adalet adına
uyguladıkları bu zulme boyun eğmeyeceğimizi, onları, halkın adaleti adına, yani gerçek adalet adına mutlaka hesaba
çekeceğimizi gösterelim!
Yaşasın Zafer Yaşasın Direniş!
Gökhan Yıldırım Onurumuzdur!
Direniyoruz, Direneceğiz!
Emperyalizmi Ve Faşizmi Yeneceğiz!
Sibel Balaç Ve İleri Kızılaltun Onurumuzdur!
6 Eylül 2022
Avrupa Halk Meclisi Alevi Komisyonu
