Yoldaşları, arkadaşları, ailesi, TAYAD’lılar hapishane
önünde, hastane önünde onu hiç yalnız
bırakmadılar. Onun sesini taşıdılar tüm dünyaya. Ülkenin her
yerinde eylemler yapıldı. Pankartlar, duvar gazeteleri, bildiriler, basın
açıklamaları, oturma eylemleri gibi sayısız eylem ile direnişi büyüttüler.
Avrupa’da yapılan eylemler, dağıtılan bildiriler, açlık grevleri, çadırlar… AKP
faşizmini teşhir etti. Katledemediler Gökhan’ı. Ve serbest bırakmak zorunda
kaldılar.
256 gündür ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım 6 Eylül günü
yaptığı basın açıklaması ile direnişine ara verdiğini duyurdu.
Şimdi sıra Sibel ve İleri’de. Şimdi onları çıkartacağız.
Onları zulmün elinden alacağız. Onların taleplerinin karşılanması için onların
direnişini büyüteceğiz.
Bizler Belçika’dan Gökhan’ın zaferini, zaferimizi
selamlıyoruz ve söz veriyoruz. Sibel ve İleri’yi asla yalnız bırakmayacağız.
Onların sesi olacağız. Onların direnişini büyüteceğiz.
Her hafta bir gün açlık grevi yapan bir esnaf arkadaşımızın,
Gökhan’ı aldık, ama Sibel ve İleri hala ölüm orucunda diyerek bugün de 1 günlük
açlık grevi yapması zafere olan sarsılmaz inancımızın göstergesidir. Dünyanın
öbür ucunda Sibel’in, İleri’nin açlığını hisseden, onların direnişini büyütmeyi
kendine dert eden dostlarımız, yoldaşlarımız var. Sibel’in ve İleri’nin
dostları yoldaşları var.
Zafer bizimdir!
Onları da alacağız !
AKP faşizminin zorbalığına teslim olmayacağız !
Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun’un talepleri kabul edilsin !
Yaşasın direniş yasasın zafer !
