Gökhan Yıldırım, "Delilimiz Bedenimizdir, Yaşasın Ölüm
Orucu Direnişimiz" pankartı altında yaptığı açıklamada, "Direnmeden
hiçbir şey kazanamayız" dedi.
Gökhan Yıldırım; "ATK'nın kararıyla değil direnişle
tahliye olduğunu ifade etti. "Bugün bu direnişin sayesinde dışardayım
diyen Gökhan Yıldırım, halka çağrıda bulundu. "Bütün halkımıza çağrıda
bulunuyorum, eğer kazanmak istiyorsanız, eğer bir şeyler almak istiyorsanız,
bunu yolu direniş. Direnmeden hiçbir şey kazanamayız.
ölüm orucu direnişinin 256. günü direnişe ara verdiğini
açıklayan Gökhan Yıldırım şunları ifade etti:
"adil yargılanma olsun ölmeyelim. Mustafa, İbo, Helin,
Ebru hepsi şehit düştü. bu süreçte her
an ölebilirdim. ama ölüm orucu ile amacımız ölmek değil. biz adil yargılanmak
istiyoruz. adil yargılanma olsun ölmeyelim. önümüzde uzun bir süreç var. şu
anda Sibel ve ileri devam ediyor. ben bugün 256. günümde direnişime ara
veriyorum. ara vermemin sebebi, adil yargılanma talebimin büyük kısmını ortaya
çıkardık. çünkü biz, her zaman söyledik, ölmek en kolay şey... ölürsek de
ölürüz. ama biz yaşamak istiyoruz. ve yaşayarak da taleplerimizi hayata
geçireceğiz.
Açıklamada TAYAD’lı Aileler adına söz alan Naime Emlik ise
şunları ifade etti: "Gökhan Yıldırım uyuşturucuya karşı mücadelesinde 46
yıl hapis cezası almıştır. uyuşturucu baronları mafya babaları bir gece
kararnameleri ile mahkemelerde savcılıklarda serbest bırakılırken uyuşturucuya
karşı mücadele eden halk çocukları onlarca yıl hapisle susturulmaya
sindirilmeye çalışılmıştır. Haksız Hukuksuz yargılamalar ve cezalara karşı
devrimci tutsaklar 2019 yılında Adalet direnişine başlamış ve bu süreç 4
şehitle devam etmiştir. bugün bu süreci omuzlayan Gökhan Yıldırım ve Sibel
Balaç olmuştur.
Devrimcilik bu topraklarda en onurlu görevdir. Yoksul halk
çocukları zulme adaletsizliğe karşı yüzyıllardır mücadele etmiştir. Nerede bir
haksızlık varsa bunun karşısında duran halk önderleri devrimciler tüm bedelleri
göze alarak direnmişlerdir.
Bu geleneğin en somut temsilcileri bugün Adil Yargılanma
Hakkını ölümüne savunan Sibel Balaç Gökhan Yıldırım ve İleri Kızılaltun ‘dur.
Ölüm Orucu Direnişçileri DELİLİMİZ BEDENİMİZDİR diyerek
itirafçılığa işbirlikçiliğe karşı Adil Yargılanma Hakkı için
direniyorlar."
adalet mücadelesinin 2019-2020 yılında Mustafa Koçak ile Adil
Yargılanma Hakkı ile başladığını vurgulayan Emlik, "Helin Bölek ve İbrahim
Gökçek ile konser yasaklarına karşı devam etmiş, Halkın Avukatları Ebru Timtik
ve Aytaç Ünsal'ın Adalet mücadelesi ile siyasi ve somut kazanımlarla zafere
ulaşmıştır. Aynı Ölüm Orucu sürecinde Didem Akman Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis
hükümlülerinin infaz düzenlemelerinin tutsaklar lehine düzenlenmesi için
girdiği Ölüm Orucu direnişini zaferle sonuçlandırmıştır. Adalet için direnmek
devrimcilik yapan halk çocuklarının geleneği haline gelmiştir.
Bu geleneği savunacak olan da mevcut yasalarda kazanılmış
hakları can pahasına koruyacak olan biziz. Tüm haklarımız gasp edilirken bu
haklar için mücadele eden tüm bedelleri göze alan bizim savunduğumuz direnme
çizgisidir.
Gökhan Yıldırım'ın Zaferi bir Ölüm Orucu Zaferidir!
Tüm Halkımızın Gözü Aydın Olsun! Bugün Gökhan Yıldırım'ı
Aldık, yakında Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun'u Zulmün Elinden Çekip Alacağız!
diyerek açıklamasını sonlandırdı. Son olarak söz alan Gökhan
Yıldırım'ın ağabeyi Erkan Yıldırım ise 256 gün boyunca kardeşinin adalet
mücadelesinin bir parçası olduğunu ve bu 256 günde bir şeyi çok iyi anladığını
ifade etti. "Kardeşim bunun kanıtıdır. Direnmeden hiçbir hak alınmaz.
" dedi.
