Enternasyonalizm
Halkların Kan Kardeşliğidir!
Enternasyonal
Dayanışma, Halkların En Güçlü Silahıdır!
Anti-Emperyalist
Cephe, 7-8-9 Ekim 2022 tarihlerinde, Yunanistan’ın başkenti Atina’da, dünyanın
dört bir yanından gelen 21 ülkeden 45 katılımcı katılımcıyla sempozyum
düzenledi.
1.
Gün:
Sempozyumun
ilk günü Samidoun (Samidoun-Filistinli Tutsaklarla Dayanışma Ağı) ve Anti-Emperyalist
Cephe’nin örgütlediği, Filistinli tutsak George İbrahim Abdallah’ı anlatan film
gösterimi düzenlendi. Film gösterimi Konstantina Kartsioti’nin açılış
konuşmasıyla başladı. Ardından Samidoun’dan Muhammed Khatib söz aldı. Son olarak,
Jalil Muntaqim söz aldı. Konuşmaların ardından film gösterimi başladı. Yaklaşık olarak
2 saat süren film gösterimine toplam 150 kişi katıldı.
2. Gün
Sempozyumun
ikinci günü olan 8 Ekim Cumartesi günü, AEC temsilcisi Kostantina Karsioti’nin
açılış konuşmasıyla başladı. Konstantina, yaptığı konuşmada, bu sempozyum
öneminden bahsederek “dünyada emperyalizm halklara örgütlü bir şekilde
saldırıyor, bizim görevimiz dünya halklarını emperyalizme karşı örgütlemektir”
dedi. Konstandina’nın konuşmasından sonra Yunan solundan iki kişi konuşarak bu
sempozyumun öneminde bahsettiler.
Daha sonra söz
alan İtalyan konuşmacı Fausto Marini şunları söyledi:
“Dünyada iki
sınıf var ve tarafsız kalamazsın; tarafsız kalırsan ezilirsin. Doğuya doğru
NATO saldırısını konuşalım. Bu savaşla ilgili objektif bir haber göremiyoruz.”
Daha sonra
İtalya’dan Pati Luceri sözü alarak İtalya’da ölüm orucuyla dayanışmak için
yaptı eylemlerden açlık grevinden bahsetti. Anti Emperyalist Cephe’nin yapmış olduğu
sempozyumun öneminden bahsederek konuşmasını sonlandırdı.
Daha sonra ise
Katalonya’dan sözü Albert Santin aldı. Albert göndermiş olduğu videoda yaptığı
konuşmada Katalonya ve İspanya’daki mücadeleden bahsederek Anti
Emperyalistlerin bir araya gelmesinin öneminden bahsederek Anti Emperyalist
Cephe’yi yaptığı sempozyumdan dolayı tebrik ettiğini söyledi.
Albert’ten
Sonra Sözü Mumia Abu Jamal komitesinden Cinaed aldı. Atina’da dünyanın dört bir
yanında Anti Emperyalistlerin toplanmasının öneminde bahsetti.
Daha sonra
sözü Peru’dan İndira Rodrigez Paredes aldı. İndira yaptığı konuşmada Peru’da
kendilerine yönelik yapılan baskıları polis baskınlarını ve tutuklamalardan
sözetti. Bu sempozyuma davet edildiği için teşekkür etti.
Daha sonra
George İbrahim Abdallah komitesinden bir kişi video konferans yoluyla canlı
katılarak İbrahim Abdallah ile ilgili bilgi verdi. Enternasyonal dayanışmanın
öneminden sözetti.
Meksika’dan
Pamela Sanchez ise Anti Emperyalist Cephe Sempozyumuna daha önce de katıldığını
belirterek ortak mücadelenin önemini vurguladı. Emperyalizmin örgütlü olarak
NATO aracılığıyla dünya halklarına saldırdığını bu saldırı karşısında birlikte
mücadele etmek gerektiğini söyledi.
Amerika’dan
Committee for Leonard Peltier’den Jean Rouch ise ABD emperyalizminin
politikalarından söz ederek emperyalizme karşı birlikte mücadelenin öneminden
sözetti.
Leonard
Peltier’e destek istemek için buradayız
Sırbistandan
Nicolas Simoviç ise yaptığı konuşmada; Sırbistan’da hükümetin halka karşı
uyguladığı politikaları anlattı. Ayrıca Amerika’nın Çin ve Rusya’yı izole
etmeye çalıştığını anlattı.
İrlanda’dan
Saoradh örgütünden Steven Murney ise
gönderdiği videoda; Bu sempozyumu düzenleyenlere çok teşekkür ederim diyerek başladı
ve İrlanda’nın mücadele tarihini Bobby Sands’ları anlattı ve Türkiye süren ölüm
orucuna desteklerini ileterek konuşmasını sonlandırdı. Ben oraya gelmek
istiyordum fakat uçağa binmem engellendi ve havaalanından çıkışım engellendi.”
Dedi.
İrlandalı
konuşmacıdan sonra TAYADLI Hasan Basri Yıldız konuştu. Hasan Basri Yıldız
yaptığı konuşmada; Ölüm orucu direnişi ve Ali Osman Köse kampanyasını anlattı.
Hapishanelerdeki 1605 hasta tutsak olduğunu bunların 600’ünün ağır hasta
olduğunu belirtti. Tecrit koşullarını anlattı. Hapishanelerde yaşanan tedavi
hakkının engellenmesine yönelik yapılan uygulamaları anlattı.
Hasan Basri
Yıldız’dan sonra sözü Ayten Öztürk aldı; Ayten Öztürk; hepinizi
enternasyonalist duygularımla selamlıyorum. Fiziken yanınızda olmayı çok
isterdim ama maalesef bulunduğum koşullardan kaynaklı aranızda olamıyorum.
Bende
devrimcileri yıldırma politikası olan işkenceyle karşılaştım. 2018 yılında
Lübnan’dan kaçırılıp Tükiye’ye getirildim. Türkiye’de gizli bir işkencehanede 6
ay boyunca her türlü işkenceyi yaşadım” diyerek devletin işkence gözaltı kayıp
politikalarını anlattı.
Ayten Öztürk’ten sonra
sonra sözü alan İtalya’dan Kızıl Tugaylar üyesi Fausto Marini şunları
söyledi; Dünyada iki sınıf var ve
Tarafsız kalamazsın tarafsız kalırsan ezilirsin. Doğuya doğru NATO Saldırısını konuşalım Bu
savaşla ilgili objektif bir haber göremiyoruz
Fausto Marini’den
sonra sözü alan Caterina Calia yaptığı konuşmada emperyalizmin değişmediğini, emperyalizmin
dünyanın her yerinde halkları kana buladığını ve kurtuluşun emperyalizme karşı
mücadelede olduğunu söyledi.
Yunanistan'da işkenceyle
katledilen Vasilis Maggos'un babası ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
”Oğlum
idealleri uğruna mücadele ediyor.”
“Polis şiddeti
her gün yaşanıyor. OPKE ve MAT biriminden polisler tarafından oğlum işkenceye
maruz kaldı. George Floyd’un katledilmesinden bir ay sonra oldu bu olay.”
“Atina Bölge
Savcılğı’na yazdım. Şunu talep ediyorum oğlum için: Adil yargılanma...
Türkiyeli yoldaşlarımın söyledikleri gibi taleplerimiz aynı. Elimdeki dövizde
adalet talebim yazılı. Adalet istiyorum.”
Anti-Emperyalist
Cephe Sempozyumu, HHB-Enternasyonal Büro'dan Halkın Avukatı Günay Dağ’ın
yaptığı konuşmayla devam etti.
Günay Dağ,
Yunanistan’daki 11 Türkiyeli devrimci tutsağın yaşadığı hukuksuzlukları ve
Almanya’da, 129a/b yasaları (anti-terör yasaları) gerekçe gösterilerek
tutuklanan Grup Yorum üyesi İhsan Cibelik, Devrimci Gazeteci Özgül Emre ve
Serkan Küpeli’nin durumunu anlattı.
“Emperyalizm, dünyanın
her yerinde kendine muhalif olanları, terörist ilan ediyor. Devrimcileri
sindirmeye, boyun eğdirmeye çalışıyorlar.”
Günay Dağ, 11 Türkiyeli
devrimcinin 16 Kasım 2022 tarihinde görülecek temyiz davasına katılmaya
çağırdı.
Peru’dan Alfredo Crespo ise
yaptığı konuşmada, “Tüm politik tutsaklara dayanışma duygularımı
gönderiyorum.”
“Bu insanlar
mücadele ettikleri için hapsediliyor. Peru’da, biz de benzer saldırıları
yaşıyoruz.”
“Marksist-Leninist
olan herkese anti-terör yasalarını uyguluyorlar. Dünyanın her yerinde durum
aynı.”
“Şunu
farkettim: Devrimci olanlara insan gibi davranılmıyor. İnsan haklarına saygı
duyulmuyor.”
“Gerçek
teröristler, emperyalistlerdir.” dedi.
Samidoun
Filistinli Tutsaklarla Dayanışma Ağı adına konuşan Mohammed Khatib,
konuşmasında şöyle dedi:
“Samidoun
adına bu etkinliği düzenleyenlere teşekkür ederim.”
“Biz,
Türkiyeli devrimcilerin Filistin davası uğruna şehit düştüğünü çok iyi biliyoruz
.”
“Filistin’de
6.000’den fazla politik tutsak var. 30 Filistinli tutsak, idarî tutukluluk
uygulamasına karşı süresiz açlık grevinde. 30 Filistinli tutsağı selamlıyoruz.”
“Biz yeni bir
gelecek kuruyoruz. Halkımızı örgütlemeye devam ediyoruz. Siyonizme karşı
mücadele ediyoruz. İsrail’i yenersek ABD ve tüm emperyalistler yenmiş
olacağız.”
256 günlük
ölüm orucunun sonucunda zafer kazanan Ölüm Orucu Gazisi Gökhan Yıldırım, sempozyuma
Zoom aracılığıyla katıldı. Gökhan Yıldırım şunları söyledi:
“Öncelikle
sempozyuma katılan herkese selamlarını gönderiyorum...
Ben, 25 Aralık
2021 tarihinde ölüm orucuna başladım ve 256 gün ölüm orucu yaptım. Şuan tedavi
görüyorum. Sağlığım tam olarak yerinde değil.”
“Ölüm orucuna
neden başladığımı anlatmak istiyorum...
İstanbul Gazi
Mahallesi”nde uyuşturucuya karşı mücadele ediyordum. Gazi Mahallesi’nde, halk
ile birlikte birçok kumarhane ve fuhuş yerini kapattırtık. Devlet-AKP faşizmi,
mahallelerimize uyuşturucu sokmaya çalışıyordu. Biz izin vermediğimiz için bize
komplo kurup hapishaneye attılar.”
İtirafçıların
ifadelerini çürütmemize rağmen bana 46 yıl ceza verdiler. Hiçbir delil yokken
ceza aldım. Mahkemelere başvurduk, sonuç alamadık. Yargıtayda cezam onandı.
Hakkımı her yerde aradım. Elimizden gelen her şeyi yaptık ama karşılığını
alamadık. Bunları yaşayınca her şeyi yaptığımı düşünerek adalet mücadelesini büyütmek
için ölüm orucu yapma kararı aldım.”
“Direnişimin
255. Gününde tahliye oldum, 256. Gününde zafer kazanarak ölüm orucuna ara
verdim. Hasan Karapınar, bizim direnişimiz sayesinde tahliye oldu.”
Gökhan Yıldırım,
konuşmasını, “Ancak direnerek haklarımızı alabiliriz” diyerek
sonlandırdı.
Gökhan Yıldırım’ın
ardından, ABD'de 49 yıl tutsak kalmış olan Kara Panterler'den Jalil Muntaqim
yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Sizi
barış ve dayanışma içinde selamlıyorum. Kara Panter üyesiyim. 49 yıl tutsak
kaldım. İlk mahkumlar toplantısını organize ettim. Ayrıca iki kitap yazdım. Şu
anda açlık grevinde olan, ölüm orucunda olan yoldaşlara şunu sormalıyız:
İnsanlar neden ölüm orucu yapıyorlar? Bunu sorgulamak lazım."
"Bu
topraklarda, siyah insanlar özgür olmadan hiç kimse özgür olamaz."
"Filistin
halkının mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz."
Ölüm Orucu Direnişçisi
İleri Kızılaltun ise yaptığı konuşmada, “Sizleri, Türkiyeli Marksist-Leninistler
adına ölüm orucunun coşkusuyla selamlıyoruz.”
“Anti-Emperyalist
Cephe’nin varlığı, faaliyetleri, dünya halklarının birliği için çok anlamlı. Bu
anlamda dünya soluna kattıklarınız için teşekkür ediyoruz.”
“Ölüm orucu
direnişimiz, 294. Gününde. Direnişimiz devam ediyor.”
“Sibel Balaç,
Ankara Dış Kapı hastanesinde tutuluyordu. Sibel Balaç tutulduğu hastaneden
dışarı çıkarılmış, nedenini bilmiyoruz. Tüm anti-emperyalistleri, Sibel Balaç
için Türkiye Adalet Bakanlığı'nı
aramaya çağırıyorum.” dedi.
İrlanda
Sosyalist Partisi temsilcisi Nathan Hasthing yaptığı konuşmada şunları dedi:
"Bizleri
buraya çağıran Anti-Emperyalist Cephe çalışanlarına teşekkür ediyoruz."
"İrlanda'nın
sömürgecilikle mücadele tarihi çok eskilere dayanır."
3. Gün:
Sempozyumun 2.
günü açılış konuşmasında, AEC temsilcisi, "Bugün yine emperyalizm ve
anti-emperyalizm konularını işlemeye devam edeceğiz." dedi. Ve şöyle
devam etti:
"Emperyalist
saldırılara her gün yenileri ekleniyor."
"Ukrayna'dan
Aleksey Albu katılacak ve bize Ukrayna'daki son durumu anlatacak."
"Emperyalizm
değişmedi; dünyanın her yerinde, halklara saldırıyor. Suriye ve Irak bunlara
örnektir."
Açılış
konuşmasının ardından, Yunanistan hapishanelerindeki 11 Türkiyeli devrimci
tutsaktan biri olan Ali Ercan Gökoğlu konuştu.
Ali Ercan
Gökoğlu sempozyuma Zoom aracılığıyla katıl ve şunları söyledi:
“Anti-Emperyalist
Cephe Sempozyumu katılımcılarını selamlıyoruz.”
“Sibel Balaç
ve İleri Kızılaltun’u, 38 yıldır tutsak olan Ali Osman Köse’yi ve Siyonizme
karşı mücadele eden Filistinli tutsakları ve dünyanın her yerinde direnen tüm
tutsakları selamlıyoruz.”
“7 Ekim 2022
tarihinde süresiz açlık grevine başladık. Bize anti-terör yasalarıyla 333 yıl
hapis cezası verildi. Bizler terörist değil, Marksist-Leninist devrimcileriz.
Emperyalizme ve faşizme karşı mücadele etmek terörizm değildir.”
“Terör,
demokrasi-insan halkları yalanlarıyla ülkelerin işgal edilmesidir.
Terörist, dünyayı
kana bulayan ABD-AB emperyalizmi ve işbirlikçi faşist iktidarlardır.”
“Bizler, 16
Kasım’da görülecek olan temyiz mahkemesinde adil yargılanma olmayacağını
bildiğimiz için süresiz açlık grevine başladık.”
Ali Ercan
Gökoğlu'nun ardından, Belaruslu Gazeteci Nadezda Sablina konuştu. Sablina
özetle şunları söyledi:
“Merhabalar
yoldaşlar!
Sizlerle
olmaktan mutluluk duyuyorum.
Eski Sovyet
Cumhuriyeti Belarus’tan katılıyorum ve umarım ülkemiz gelecekte yeniden Sovyet
olacak.”
“Kapitalizmin
en yüksek aşaması olan emperyalizm krizdedir. ABD emperyalizmi bu krizi aşmanın
yollarını arıyor. Sermayenin önünü açacak büyük bir savaşa ihtiyacı vardır.
ABD-NATO, Ukrayna’da savaşıyor.
Bunun
kaşınsında doğudan bir güç yükselmiştir. Doğudaki güç kapitalistir ama ABD
emperyalizmine karşı savaşıyor. Rusya kapitalist olmasına rağmen ABD’ye karşı
olan mücadelesi ilericidir. Bazı sol kesimler bu değerlendirmeyi yanlış
buluyorlar ama Rusya emperyalist değildir.
Rusya, Batının
yeni-sömürgesi durumuna getirildi. Ancak on yıllar sonra bu durumdan
kurtulabildi.”
“Bu savaşın
amacı Rusya ve Donbas’ı kölelikten kurtarmaktır. Rus büyük burjuvasinin
çıkarlarını inkâr edemeyiz ancak durum öyle bir hâl almıştır ki, dünyanın tüm
ilericilerinin tam desteğini alması gereken bir duruma gelmiştir. Belarus bu
savaşta yer almaktadır. Belarus, Rusya’nın en yakın müttefikidir. 30 yıldır
emperyalist yıldırma politikalarının karşısında direniyor. Belarus, NATO’nun
işgali tehlikesi altındadır.”
“Ukrayna’daki
savaş, dünya savaşına doğru gidiyor. Emperyalizmin yenilmesi, dünya halklarının
lehinedir.”
Belaruslu
konuşmacının ardından söz alan Almanya Süryani Halk Meclisi temsilcisi Albert,
Alman emperyalizminin Süryanilere yönelik baskıları anlattı:
“Özelikle
Devrimci Süryaniler, emperyalist Almanya’da baskılara ve kaçırmalara maruz
kalıyorlar. Faşist devlet, Süryani Halk Meclisi üyesi Sami Grigor Baydar’a ceza
vermeye çalışıyorlar.”
Ardından
sözlerine şunları ekledi:
“Sibel Balaç
ve Yunanistan’da 333 yıl hapis cezasına çarptırılan 11 Türkiyeli devrimcinin
serbest bırakılmasını istiyoruz.”
“Emperyalizm,
Ukrayna’da karşı saldırı örgütlüyor. Rusya, Ukrayna’da meşru müdafaa hakkını
kullanmıştır.”
“Uluslararası
hukuk tüm ülkelere eşit uygulanmalıdır.”
“NATO,
Ukrayna’da Nazilerle dayanışma içindedir.”
“Giderek daha
fazla ülke Rusya ve Çin’e yöneliyor.”
Almanya
Süryani Halk Meclisi temsilcisinin ardından, Bulgaristan’dan 23 Eylül Hareketi
adına Stefan Petrov söz aldı. Stefan Petrov yaptığı konuşmada şöyle konuştu:
“Aleksey Albu,
komünistlerin, Ukrayna Savaşı’a karşı nasıl tutum alması gerektiğini ve bugünkü
durumda nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlattı.”
“Bulgar
halkının birçoğu, Rus halkına sempatiyle bakıyor çünkü kültürel ve tarihsel
olarak Rusya’ya yakınlar. Ama Şubat’tan sonra politik atmosfer değişti. Medya,
Rusya’ya karşı tek yönlü haber paylaşmaya başladı. Diplomatik ilişkileri
koparma noktasına getirdiler.”
“Birleşmemiz
lazım!
Halkların en
büyük düşmanı ABD emperyalizmidir. Emperyalizmin yaptıklarıyla Putin’i
karşılaştırmak doğru olmaz.”
Suriyeli Gazeteci
Ahmad Al İbrahim, sempozyuma bir mesaj gönderdi. Mesajında şöyle diyor:
“Emperyalizmin
düzeni kötü bir düzendir.”
“Halkların
kanını emen emperyalistlerdir.” “Sermaye, yozlaşmanın bir parçasıdır. Sınıflı
bir toplum ancak yozlaşmış olabilir.” “Emperyalizmin aşırı kâr hırsı dünyamızı
yok ediyor.”
Daha sonra
Donbas’tan Aleksey Albu’nun konuşmasının okunması ile devam edildi sempozyuma.
Donbas’ta internet olmadığı için kendisi sempozyuma katılamadı.
Aleksey Albu
şunları söyledi:
“Merhabalar yoldaşlar!”
“Zelenski
tarafından başlatılan özel askerî operasyonda bazı başarılar elde edildi.
Rusya, ABD’ye
taviz vermeyecek iradeye sahiptir. On binlerce
kişi şuanda eğitiliyor. Bir ay sonra savaşta bambaşka durumlarla
karşılaşabiliriz.”
“Emperyalizm
için varlığını korumak önemlidir. Yeni kaynaklar bulmak zorundadır. Hedef
Rusya’dır. Son 10 yılda, Rusya, kendini korumak için gerekli önlemleri aldı.
Rusya’nın ekonomik savaşta ayakta kalması önemlidir. Başta Almanya olmak üzere,
kapitalizmin yumuşak karnının Avrupa olduğunu gördük.”
“Bugün,
temel görevimiz, örgütsel birliği güçlendirmektir. Eğer Avrupa devletleri
politika değiştirmez ise devrimci bir durum ortaya çıkacaktır. Buna hazır
olmalıyız.”
Almanya'dan Tutsaklarla
Dayanışma Ağı Tarafından gönderilen mesajda ise şunlara değinildi ;
Selamlarımızı
gönderiyoruz. Sibel Balaç ve Yunanisanda uzun hapis cezasına çarptılırılan 11
devrimcinin serbest bırakılmasını istioruz. Emperyalizm Ukrayna'da karşı bir
darbe örgütlüyor. Rusya Ukrayna'da meşru müdafaa hakkını kullanmıştır.
Giderek daha
fazla ülke Rusya ve Çin'e yöneliyor. Uluslararası hukuk tüm ülkelere eşit
uygulanmalıdır. NATO Ukrayna Nazilerle dayanışma içindedir.
İsviçreden
Savaşa Karşı Barış Grubu gönderdiği yazılı açıklamada şunlara değindi ;
Yoldaşlar merhaba.
Sosyalizm ve adalet mücadelimiz değerlidir. Ukraynadaki olaylar bize hergün
bunu kanıtlıyor. Emperyalistlerle artık hiçbir diyalog mümkün değildir...?
Ardından İtalya’dan,
Ayten Öztürk’le Dayanışma Komitesi/Anti-Emperyalist Cephe adına Liliana Ciorra
söz aldı. Liliana şöyle dedi:
“Merhabalar yoldaşlar!
“Hepimiz büyük bir
çalkantı yaşıyoruz. Emperyalizm tüm çürümüşlüğüyle karşımızda. Tüm baskı
araçlarıyla karşımızda. İsrail’in, Filistin halkına, Türkiye devletinin muhaletefe
saldırıları dar. Birçok yerde çatışmalar var. Avrupa’da yaşananlar olarak, NATO
ile Rusya arasında yaşanan bir savaş olduğunu biliyoruz. ABD şimdilik bu
savaştan sadece fayda sağlıyor. ABD ve NATO, Avrupa’yı, yeni rakipler çıkmasın
diye savaşlarla on yıllardır kontrol altında tutmaya çalışıyor.”
ABD’ den John Parker ise
konuşmasında;
Zelenski Rusya ile
müzakereleri reddetmesi 3. dünya savaşına doğru gidiyor. ABD öncülüğünde süren
NATO savaşında en çok zarar gören yoksul halktır. Biden Naziler desteklemek
için 70 milyar dolar harcıyor. Az zaman önce Luganstan geliyorum. Orada sadece
saldırı yapmıyorlar Naziler yönetimde. Ulusalarası birlik her zamankinden daha
fazla önem taşıyor. İşçi sınıfı birleşebilirse NATO yenilir. Dedi.
Fransa’dan Pierre-O Poyard
yaptığı konuşmada Fransa’da, Yunanistan’da ve Türkiye’de bulunan tüm siyasi
tutsaklara özgürlük istedi.
Sonrasında Halkın Hukuk
Bürosu Avukatı Ceren Yılmaz yaptığı konuşmada Sibel Balaç ve Nuriye Gülmen
Hakkında konuştu. Ceren Yılmaz Sibel Balaç’ın hapishaneden daha kötü bir yer
olan hastanenin mahkum koğuşunda tutulduğunu söyledi. Sibel Balaç’ın artık
zamanının kalmadığını ve derhal tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.
Ardından İtalyan
konuşmacı, SiCobas Sendikası Temsilcisi Eduardo Sorge söz aldı.
Eduardo Sorge şöyle
konuştu:
“SiCobas, 2010’da,
işçiler tarafından kurulan bir mücadele mevzisidir. Logistik sektörü, özellikle
İtalya’da, genç ve yeni bir sektör. Bu sektörde özellikle göçmenler çalışıyor.
İşçiler arasındaki çalışmalarımıza grevlerle başladık. Çalışmalarımız sadece
polise karşı değil. Faşistlere karşı da örgütlenip mücadele ediyoruz. İtalya’da
şirketlerin çoğu, logistik sektörüne çalışıyor.”
ANC Association
Nationale Des Communistes sendikasından
konuşmacı yaptığı konuşmada şunlara değindi ; Sendikaların SSCB’nin yıkılmasında
sonra nasıl emperyalizmin güdümüne girdiği ve Fransa’daki sendikal hareketler
hakkında bilgi verdi. Konuşmasının devamında emperyalizme karşı birlikte
mücadelenin önemine vurgu yaptı.
Hindistan’dan “Şairi Serbest Bırakın
Konvenörleri Komitesi” temsilcisi Suddhabrata Deb yaptığı konuşmada şunları
söyledi:
“Tam zamanında olduğunu
düşündüğümüz bu sempozyumda konuşmak önemli. Bu çok açık bir şey. Birbirimizin
ellerini tutmanın tam zamanı. Hindistan’daki şiddet, planlı ve sistematik.
Devlet, her şeyi kendine göre ayarladı. Vara Vara davasında komplo kurdular.”
Deb’in konuşmasından
sonra Peru’dan Avukat Miguel Sanchez yaptığı konuşmada; Bu sempozuyumu organize
eden ve katılan herkese teşekkür ederim. Dayanışmamızı dünyadaki siyasi
tutsakların mücadelesiyle genişletiyoruz, onların mücadelesi bizim
mücadelemizdir. Türkiye’deki siyasi tutsaklarla dayanışmamız sunuyoruz.
Peru Temsilcisinin
konuşmasından sonra Yunanistan’da tutsak 11 Türkiyeli devrimciden biri olan
Şadi Naci Özpolat göndermiş olduğu yazılı açıklamada şunlara değindi;
Emperyalizm ve anti emperyalizm konularını anlattı. Halkların kurtuluşunun tek
yolunun emperyalizme karşı mücadele etmek olduğunu vurguladı.
Şadi Naci Özpolat’ın
göndermiş olduğu yazılı metnin okunmasından sonra Lilianna Ciorra İtalya’da
kurulan Ayten Öztürk’le Dayanışma Komitesi adına yaptığı konuşmada; Bu yıl
yirmincisi düzenlenen Anti Emperyalist Cephe sempozyumunu düzenleyen tüm
yoldaşlara teşekkürlerimi iletiyorum.” Diyerek başladı Ayten Öztürk’ün
Lübnan’dan kaçırılma sürecini yaşadığı işkence ve devamında uğradığı
adaletsizlikleri anlattı.
Ardından ABD’den Friends of Soviet People üyesi Aleks Dillard ise
yaptığı konuşmada şunları söyledi konusmada Amerika’da hukuksuzca tutulan
siyasi tutsaklar için konuştu.
Son olarak Yunanlı
bir konuk çıkarak dünyanın her yerinden gelen anti emperyalistleri burada
görmekten mutluluk duyduğunu belirterek yalnız olmadığımızı görmek çok güzel
bir duygu dedi. Bu sempozyum sürecinde dayanışma bağlarının daha da
güçleneceğinden eminim diyerek konuşmasını bitirdi.
Belçika
Hapishanelerinden mesaj gönderen Erdal Gökoğlu; Emperyalizme karşı mücadelenin
bir onur olduğunu, emperyalizmin tarihin çöplüğüne gömüleceğini,
emperyalistlerin yeni dünya düzenin karşısında halkların teslim alınmasının
karşısında Devrimcilerin olduğunu vurguladı.
Sempozyum, akşam saat
20.00’da, Enternasyonal Marşı'nın söylenmesi ile bitirildi.)
Sempozyumun ardın
biraraya gelen delegeler Sonuç Deklarasyonu üzerine tartışıldı ve kararlar
alındı.
Sempozyuma Yunanistan,
İtalya, İspanya, İngiltere, Peru, Fransa, Meksika, ABD, Sırbistan, İrlanda,
Türkiye, Filistin, Belarus, Almanya, Bulgaristan, Suriye, Ukrayna, Hindistan,
Kıbrıs, Belçika olmak üzere toplam 21 ülkeden 45 katılımcı katılımcıyla 3 gün
süren sempozyum dünya halklarını emperyalizme karşı birleştirmende mütavazı bir
adım olsa da bugün dünyada örneğinin olmaması nedeniyle büyük bir öneme
sahiptir. Bu küçük adımlar atacağımız daha büyük adımların daha büyük birliklerin
nüveleri olarak tarihsel yerini almıştır. Atina’da 3 gün boyunca örgütlediğimiz
bu sempozyum gösterdi ki dünya halklarının sorunları aynı mücadele yöntemleri
de aynı olmalıdır. Dünyanın dört bir yanında emperyalistler halkların kanını
emerek servetlerine servet katarken bizim temel görevim dünyanın ezilen geri
bıraktırılan halklarını birleştirip emperyalizme karşı savaştırıp halkların
kurtuluşunu sağlamaktır.
Bu yılki sempozyum
biterken bir birimize gelecek yıl kitlesel bir sempozyum yapma sözü verdik.
Tüm dünya halklarını
emperyalizme karşı birleştirme savaştırma görevlerimizi yerine getirmek için
çok daha fazla çalışacağımızın sözünü vererek bitirdik programımızı.
Anti Emperyalist Cephe
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)