Adli Tıp Kurumu'nun Sibel hakkında verdiği kararı, büyük bir
gizlilik içinde savcılığa göndererek suç işlemekten vazgeçmelidir.
Sibel, tıpkı yoldaşı Gökhan gibi en kötü koşullarda
tutularak ıslah edilmeye, direnişi kırılmaya çalışılıyor.
İlerleyen günlerinin getirmiş olduğu rahatsızlıklara ve ölüm
riskine rağmen Sibel hakkında verilen karar açıklanmıyor.
Sibel Balaç hemen tahliye edilmelidir.
Direnişin iradesi ve gücüne boyun eğen Türkiye Faşizmi,
nasıl Gökhan'ı, nasıl İleri ve Emir'i tahliye etmek zorunda kaldıysa,
Sibel'i de bırakmak zorundadır.
Faşizmin artık diyecek sözü kalmamıştır.
Direniş,
gerçeklerin ölümüne savunulmasının yarattığı etki,
sahiplenmenin büyüyüp direnişin bir parçası olmasındaki
gücü,
artık faşizmi direnişe teslim olma noktasına getirmiştir.
Evet,
Sibel'i de alacağız.
Düğer üç yoldaşımızı zulmün elinden çekip alma iradesinin
sahibi olan direniş elbette Sibel'i de o köhne hastane odasından çıkartacaktır.
Faşizm irademizi sınayamaz.
Sınayamayacağını bilir.
Bu nedenle faşizmi daha fazla suç işlemeyi bırakıp Sibel'i
tahliye etmelidir.
Sibel'i de zılgıtlarımızla, zafer halaylarımızla karşılayacak
olmamızın heyecanıyla yanıp tutuşan biz yoldaşları olarak diyoruz ki;
Sibel Balaç Tahliye Edilsin!
Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!
Fransa Halk Cephesi
