-binlerce asker
-polis
-ve jandarma ekipleriyle
-onlarca helikopter
-panzer
-itfaiye aracı
-ve inşaat makineleriyle
-binlerce silah
-on binlerce mermi
-ve 22 sene sonra dahi ismi bilinmeyen, elbiseye zarar
vermeyip deriyi eriten kimyasallarla
toplam 28 devrimci tutsağı katletti. Zaferle sonuçlanan 1996
ölüm orucundan 4 sene sonra tekrar gündeme gelen F-Tipi hapishanelerine karşı
yeniden Ölüm Orucu kararı alan başta DHKP-C dava tutsakları, emperyalizmin
Anadolu'yu arka bahçesine çevirme hedefinin önünde duruyordu. Çünkü sürekli
faşizmle yönetilen ülkemizde sürekli direnişi örgütleyen devrimciler ülkemizin
talanı karşısında ciddi bir engel oluşturuyorlar. O yüzden başta ABD
emperyalizmi, Türkiye faşizmine verdiği IMF vaadini, "Hapishaneler
Sorununun Çözümü"ne bağlamıştı. Yani; Emperyalizm, ülkemizdeki işbirlikçi
iktidara katliam emri vermişti.
Eş zamanlı birçok hapishanede koordineli şekilde başlatılan
bu katliam operasyonu ise istenilen teslimiyetle sonuçlanmadı. Emperyalizmin ve
faşizmin ölüm kusan silahları ve bombaları karşısında FEDA KUŞAĞI duruyordu.
Tepeden örgütlenen katliam saldırısına, tüm bedelleri göze alan örgütlü bir
direniş ile cevap verilmiştir.
Katliam saldırısının sonucunda faşizm, teslimiyetin zaferini
kutlayan değil, direnişin zaferi karşısında acizliğini açıklayan oldu.
"Beklediğimize daha az zayiat ile sonuçlandı" diye açıklama yapan
faşizmin adalet bakanı Hikmet Sami Türk, emperyalizme yaranmak için yüzlerce
ölümü göze aldıklarını gösteriyor.
28 devrimciyi katleden, bunların 6'sını diri diri yakan
faşizm bu katliamın hesabını er ya da geç verecektir. 19-22 Aralık katliamı her
devrimcinin sorulacak hesabıdır!
19-22 Aralık katliamı çok net göstermiştir ki: Direnmemek,
daha az bedel ödemek anlamına gelmez. Direnmemek suçtur. 19-22 Aralık katliamı
karşısında direnmeyip teslim olmayı seçenler bugün tarihin çöplüğüne
gömüldüler. Siyasi ölüler haline geldiler ve reformizmin bataklığında çürümeye
devam ediyorlar. Direnenler ise, yüzlerce devrimcinin katledilmesinin önüne
geçtiler, katliam saldırısını başarıyla geri püskürttüler ve 7 yıl sonra elde
edilen zaferin ön ayağı oldular.
Onlar direnmeseydi:
-28 değil, yüzlerce devrimci katledilecekti
-Faşizm katliamlarını daha da şiddetlendirecekti,
Arjantin'de, İran'da yaptığı gibi Anadolu'da da on binlerce devrimciyi elini
kolunu sallayarak katledecekti
-Hapishaneleri tekli hücrelere Tecrit merkezlerine
dönüştürecekti
Başta 19-22 Aralık şehitleri ve kahraman 122 ölüm orucu
şehidi olmak üzere o süreçte direnen tüm yoldaşlarımıza sözümüzdür: Kanları
yerde kalmayacak. Mücadelemizi yükselteceğiz, nihai zaferi onlara armağan
edeceğiz.
19-22 Aralık Katliamı Sorulacak Hesabımızdır!
Kahrolsun Faşizm ve Emperyalizm, Yaşasın Mücadelemiz!
Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez!
Halkız Haklıyız Kazanacağız!
NRW Halk Cephesi
