Her Şeyi Direniş Belirleyecek, Zaferi Direnerek Kazanacağız.
Yunanistan
özgür tutsaklarının temyiz mahkemesine 12 Aralık 2022 tarihinde, Atina koridallos
hapishanesi özel duruşma salonunda devam edildi.
Özgür
tutsaklar mahkeme salonuna Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz ve yunanca
olarak Devrimciler Değil, Emperyalistler Teröristtir sloganlarıyla giriş
yaptılar.
Duruşmaya,
Yunanistan Emniyet Müdürlüğü Uluslararası Terörle Mücadele şubesinde operasyon bölümü şefi olan ve davada savcılık makamının
tek tanığı olan polisi sorgulaması ile devam edildi.
Daha
önceki duruşmada üç avukat sorgulamalarını tamamlamışlardır. Bu duruşmada ise
kalan diğer 3 avukat ve özgür tutsaklar polise sorularını yönelttiler.
Tanık
polis genel olarak ifadesinde sadece düşüncelerini söyledi. Suçlamalarla ilgili
herhangi bir kanıt, delil sunamadı. Sürekli olarak "örgüt üyesi
olduklarına inanıyorum” diye tekrarlamanın ötesinde örgüt üyeliğine yönelik bir
delil gösteremedi.
Daha
önceki duruşmalarda sarı yıldızlı ve orak çekiçli bayrakları ve Dursun Karataş’ın
resminin bulunmasını, örgüt üyeliğine delil göstermeye çalışmıştı. Ancak
tutuklu olan sanıklar başka bir adreste polisin delil olarak göstermeye çalıştığı bayraklar başka
bir adreste bulunmuştu. Bun kendisine hatırlatıldığında “bilmiyorum”
diyerek soruyu geçiştirmeye çalıştı. Ayrıca delil olarak gösterdiği bayraklar
resme neden el konulmadığı, öylece oldukları yerde bırakıldıkları sorulduğunda
da “ben bilmiyorum” diye yanıtladı.
Takip
sırasında neden belgelendirme yapılmadığı, gördüklerini iddia ettikleri
kişileri ve olayları fotoğraf ve kamera ile neden belgelendirmedikleri sorulduğunda
ise “Ben ifade veriyorum ya yetmez mi?” diyerek yanıtladı.
Yani
kendi iddialarının olduğu gibi doğru kabul edilmesini istedi.
Tek
tek her bir kişi için ayrı ayrı örgüt üyeliği kanıtı sorulduğunda, “Dosyada
ne varsa o, ben başka bir şey bilmiyorum” diye cevap verdi.
Daha
önceki altı ifadesinde hiç söylemediği halde bir önceki duruşmadaki ifadesinde,
“Sinan Oktay Özen’in askeri kıyafetli
bir resmini baskın yapılan dernekte gördüğünü söyleyen polise, “bugüne kadar
bundan bahsetmediği” sorulduğunda ise, “şimdi aklıma geldi” diye cevap
verdi.
“Bu
fotoğrafa delil olarak el konulup kurulmadığı” sorulduğunda bilmediğini
söyledi. Polise bu fotoğrafı tarif etmesi söylendi. Polis fotoğrafı gördüğünü
söylediği çerçeveyi tarif etti. Avukatlardan birisi polisin sözünü ettiği
çerçevenin resmini dava dosyasından bulup çıkardı ve kendisine gösterdi. Polis
çerçeveyi tespit etti ancak sözü edilen resimden eser yoktu. Böyle bir resim olmadığı,
tanık polisin yalan söylediği ortaya çıktı.
Şahit,
polisin sorgusu boyunca pek çok yalanı ortaya çıktı.
Örneğin
baskın yapılan adreslerde kendisinin baskın esnasında bulunduğunu söylemesine rağmen
baskın yapılan adreslere dair doğru hiçbir bilgisi yoktu.
Kendisine
baskın esnasında savcı olup olmadığı sorulduğunda “evet vardı” dedi. Ancak
savcının kadın mı erkek mi olduğu sorusunu cevaplamadı. Çünkü baskın sırasında
yasal olarak bulunması gereken savcı esasında bulunmamaktaydı.
Bilmiyorum, Benim Haberim Yok
Polise
sorulan sorulardan birisi de baskınlarda ele geçirilen telefonların konuşma ve
mesajlaşma dökümü yapılıp yapılmadığı ve bunlarda herhangi bir suç unsuruna rastlayıp
rastlamadıkları sorusu idi. Tanık polis bu soruyu da bilmiyorum diye
cevapladı.
Polise,
ilk mahkemedeki ifadelerinde çelişkili bölümler okundu ve bu çelişkilerin
nedeni soruldu.
Polis,
bu sorulara da “ben öyle demedim, bilmiyorum, benim haberim yok” gibi cevaplar
verdi.
Örgüt Delili Google'dan
Yine
örgüt üyeliği delili saydığı bayrakların DHKP/C bayrakları olduğunu nereden
bildiği sorulduğunda, “Google'a DHKP/C yazınca bu bayraklar çıkıyor”
diyerek örgüt üyeliği iddiasını delinin Google dayandığını söyledi.
Tek
tek her bir kişinin silahlarla bağı sorulduğunda bilmiyorum dedi.
Ben Öyle Düşünüyorum
Dava
boyunca tanık polisin bildiği tek şey sanıkların örgüt üyesi oldukları. Bunun
delilleri sorulduğunda ise “ben örgüt üyesi olduklarını düşünüyorum” demenin
ötesine geçemedi.
Bir
buçuk yıl önceki adaletsiz ve hukuksuz yargılama sürecinde heyetin koruması
altında rahat rahat yalan söyleyen polis, bu sefer heyetten bir destek alamadı
ve yalanlarıyla yüz yüze kaldı.
Özgür Tutsakların Direnişi Süreci Tayin Ediyor
Bir
buçuk yıl önce yapılan hukuksuz yargılamalarla özgür tutsakların her birine 30’ar
yıl ağır hapis cezası verilmişti. Yunanistan özgür tutsakları bu adaletsizliğe
karşı 7 Ekim 2022 tarihinde süresiz açlık grevi direnişine başladılar. Açlık
grevi sürecinde temyiz mahkemesi başkanı, “daha önce neler yaşandı
bilmiyorum ancak bu mahkemede aynı şeyler yaşanmayacak” dedi. Yine 12 Aralık’ta
yapılan duruşmada, açlık grevinin 67. Güne ulaşması nedeniyle avukatlar
tarafından cezanın infazının ertelenmesi ve tutuksuz yargılama talebi
yapıldığında heyet başkanı, “talepleri adil yargılanma, biz adil
yargılanma sözü veriyoruz, açlık görevini bırakabilirler” dedi. Özgür
tutsaklar ise temel taleplerinin “dosyanın anti-terör kapsamından çıkarılması
olduğunu, o zamana kadar direnişlerini devam edeceğini” açıkladılar.
Tutsak
avukatlarının ceza infazının ertelenmesi talebine savcı, “talebin haklı
olduğunu ancak gerekli doktor raporlarının dosyaya konmamış olması ve
tutukluların durumunu henüz sağlıklarının canlarını tehdit eden boyutta olmadığını”
belirtti. Bunun üzerine avukatlar tarafından ceza ertelemesi talebi bir sonraki
görüşmeye kadar, gerekli evrakların tamamlanması için donduruldu.
Heyet,
devrimci tutsaklara karşı düşmanca bir tavır içinde olmadı. Tutsakların söz
hakkını şu ana kadar engellemedi.
Ayrıca
sevk polislerinin saldırgan tutumlarında da belirgin olarak değişiklikler oldu.
Tüm
bunlar ise, bir yıldır dışarıda özgür tutsaklar için yürütülen kampanya ve
özgür tutsakların açlık grevi sayesinde oldu.
Avrupa’da
şehir şehir, ülke ülke yapılan uzun yürüyüşler, Yunan konsoloslukları önünde
yapılan eylemler, Yunanistan’da her hafta Adalet bakanlığı önünde yapılan
eylemler, yaz, kış demeden açılan imza masaları, duvar yazılamaları, yapılan
afişler, dağıtılan onbinlerce bildiri ve tabi ki, YENİLMEYEN TEK KOMUTAN
DİRENİŞ...
7
Ekim 2022 tarihinde Süresiz Açlık Grevi başladığı ilk günden itibaren bütün
süreç direnişe göre şekilleniyor. Direnişimiz konuşuyor...
Duruşma
10 Ocak 2023 tarihine ertelenirken, duruşma salonunda özgür tutsaklar, Türkçe Yunanca
yaptıkları açıklama ile zaferi kazanana kadar direneceklerini, mutlaka zaferi
kazanacaklarını belirttiler.
Özgür
tutsaklar geldikleri gibi duruşma salonunu sloganlarla terk ettiler.
Özgür Tutsak Okulu
~1.jpg)
~1.jpg)
~1.jpg)
~1.jpg)
~1.jpg)
~1.jpg)
~1.jpg)