Gökhan Yıldırım "Adil Yargılanma" talebi ile Ölüm Orucu Direnişi'ne başlayan, üç kişiden biridir. Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun ile birlikte direnişin kazanımı olarak direnişin kazanımı olarak Adli Tıp Kurumu'nun raporuyla 255. gününde tahliye edilmiş bunun üzerine dışarıda tedavisi başlanmıştı. Tüm Ölüm orucu direnişçileri tahliye edildi. Bu kazanımı hazmedemeyen AKP iktidarı kaç yüz gün açlıklarıyla direnmiş insanlara saldırmaktan, halk ile ölüm orucu direnişçilerinin bu zaferin sevincini yaşamasını engellemek için her türlü yöntemi kullandı.
Yenilen AKP iktidarı bu sevinci
halkın kursaklarında bırakmak için saldırdı, kutlamaları engellemeye çalıştı,
Her adımlarını takip ettiği direnişçilerin tedavileri sürerken yeni bir komplo
ile Gökhan Yıldırım'ı yeniden tutukladı.
"Gökhan Yıldırım'ın kaçırılacağı istihbaratını aldıkları (!)
gerekçesiyle yürümekte bile zorlanan, her gün takip ettikleri, kapılarında
bekledikleri bir insanı tutukladılar.
Bu aynı Aytaç Ünsal'a yaptıkları
gibi, Gökhan Yıldırım'ın da sağlığına yönelik bir saldırıdır aynı zamanda. Daha
altı aylık infaz erteleme zamanı dolmadan yeni mahkemeler,yeni yargıçlar bulup
yeniden tutuklayarak, kendi kurumlarının kararlarını bile tanımamaktır.
AKP isminin içindeki ADALET
kavramıının tam tersine Adaletsizliğin simgesi olmuştur. Her yanından
adaletsizlik, her yanından yalan, komplo ve tahammülsüzlük akmaktadır. Kendi
çıkarları için, halka umut veren her türlü güzelliğe düşmandır. Ölüm Orucu
direnişinin Zaferini gölgelemek için saldırmakta, direnmenin halka umut
olmasını engellemek istemektedir. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar direniş
karşısında yenildikleri gerçeğini değiştiremezler. Evet bir kez daha
söylüyoruz. ÖLÜM ORUCU DİRENİŞİ KARŞISINDA YENİLDİNİZ! Ve ne yaparsanız yapın
bu gerçeği değiştiremezsiniz. Çünkü:
Güneş balçıkla sıvanmaz!
Siz saldırdınız diye zafer zafer
olmaktan çıkmaz!
Tam tersine direnişten ne kadar
korktuğunuzu, direniş karşısında ne kadar çaresiz olduğunuzu gösterir.
AKP iktidarı kendini ne kadar
güçlü gösterirse göstersin, cürümü bir direniş kadardır. Ve ne yaparsa yapsın
bu direnişin halka umut olmasını, halkın direnme gücüyle birleşip moral
değerlerimize dönmesini engelleyemez.
Ölüm orucu Direnişi, devrimcilerin, halkın elinde çok büyük bir güç ve
yenilmeyen tek komutandır. Ülkemizde en zor koşullarda bile devrimci tutsaklar
bunu defalarca kanıtlamışlardır. Gerektiği yerde ve zamanda bu silahı kullanmaktan, bu güçle mücadele
etmekten geri durmayacağız. Çünkü, bu direnişin ucunda ölüm olsa bile sonu
ZAFERDİR. Bu nedenle hiç bir saldırı uzun vadede sonuç alamaz. Ve tarihe,
direniş ve zafer kalır.
Biz gıdamıızı iktidar gücünü
kullanarak saldırmaktan değil, her türlü imkansızlıklara rağmen taşıdığımız
iktidar iddiiasından, bu sorumlulukla
gerçekleştirdiğimiz direnişlerden ve halktan alıyoruz. Onun için bizde yiğitler
bitmez, direnişler ve zaferlerde...
Bu nedenle de Gökhan Yıldırım'ın
derhal serbest bırakılmasını ve sağlığına kavuşması için yarım kalan
tedavisinin tamamlanmasını istiyoruz.
Tüm halkımızı da Gökhün Yıldırım'a
sahip çıkmaya, onun için yapılacak eylemlere, faaliyetlere katılmaya çağırıyoruz. Bu konuyla ilgili
yapılan çağrıları sahiplenelim! Ses olalım! Nasıl ki, Ölüm Orucu direnişinin
taleplerini sahiplendiysek, zafer aynı zamanda bizimde emeğimizin toplamıyla kazanıldıysa Gökhan
Yıldırım'ı zülmün elinden almayı da aynı güçle başarabiliriz. Dahası
başarmalıyız.
GÖKHAN YILDIRIM DERHAL SERBEST
BIRAKILSIN!
ADALET İSTİYORUZ, ALACAĞIZ!
DİRENE DİRENE KAZANDIK BİR KEZ
DAHA KAZANACAĞIZ!
ALMANYA HALK CEPHESİ
