1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Emperyalizm ve İşbirlikçisi Faşizm Tecrit Koşullarını Yeni Hapishaneler İle Ağırlaştırmayı Hedefliyor

 


EMPERYALİZM VE İŞBİRLİKÇİSİ FAŞİZM TECRİT KOŞULLARINI YENİ HAPİSHANELER İLE AĞIRLAŞTIRMAYI HEDEFLİYOR

F TİPLERİNİN HÜCRELERİNİ PARÇALAYAN İRADE S,Y, R TİPİ ÖZEL GÜVENLİKLİ HAPİSHANELERİ DE PARÇALAYACAKTIR!

 

TECRİT ONLARCA HARF DEĞİŞSE DE TECRİTTİR

TECRİTE TESLİM OLMAMALI MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ

 

19 Aralık 2000 günü ülkenin 20 hapishanesine düzenlenen “Hayata Dönüş Operasyonu"nda 28 tutuklu ve hükümlünün katledildiği katliamdan bu yana neredeyse 23 sene geçti. 20 Ekim 2000 tarihinde F Tipi hapishanelerinin açılmaması ve 19 Aralık sonrasında ise kapatılması talebiyle başlatılan ve 7 yıl süren destansı ölüm oruçları sonrası 122 devrimci hayatını kaybetti.

122 Devrimcinin şehitliğinin ve bugüne kadar devrimci tutsakların verdiği mücadelenin sonucunda F tipleri teşhir olmuştur. Faşist devletin istediği ve propagandasını yaptığı gibi “tek kişilik otel odası “muamelesi görmemiş daha en başından halk nazarında niteliği belli olmuştur.

F tipleri bugün de özellikle AKP faşizminin OHAL’i sonrası keyfiyetleri , işkenceleri, zulmü ile konuşulmaktadır.

2020 yılı itibariyle başlayan “adalet istiyoruz, adil yargılanma istiyoruz” ölüm oruçları sonrası AKP faşizminin F tipi hücrelere doldurduğu devrimci sanatçılar İbrahim Gökçek, Helin Bölek, Halkın Avukatları Ebru Timtik ile halkın evladı Mustafa Koçak şehit düştüler. Şehitlikleri ile bir kez daha F tiplerinde yaşanan ağır tecrit, işkenceler, haksızlıklar, keyfiyetin sınırsızlığı ve adaletsizlikler bir kez daha halkın gündemi oldu.

Verilen ve hala verilmekte olan mücadelenin sonucunda F tipleri işkencenin, ölümün, zulmün adı olmuştur artık.

Türkiye halklarının nezlinde F tipleri tecritin, hukuksuzluğun, işkencenin, adaletsizliklerin tarifi olmuştur.

Tüm bunları sağlayan devrimci mücadelenin tecrite karşı yürüttüğü kesintisiz mücadelenin sonucudur.

Faşizm F tipleri ile istediği başarıyı devrimci mücadelenin sonucu olarak sağlayamasa da teşhir olan F tiplerinin ardından onlarca isim değişikliği ile yeni yeni tecrit hücresi açmaktadır.

Açmak zorunda oldukları her yeni hapishane F tiplerinin iflasıdır artık.

 F tiplerinin bunca yıl yaşamasının bir nedeni olarak F tiplerine karşı tecriti hedef alan mücadelenin yalnız bırakılması büyük ve ortak bir mücadele verilmemesidir. Tecrite karşı mücadele devrimci politikalar ve kararlılık ister, süreklilik ister. Yapılan bunca mücadele sonrası F tipleri teşhir olmuştur. Faşizm başka isimlerle suçunu gizlemeye çalışmaktadır.

F tipleri ile istenilen tecrit ve teslimiyet devrimcilerin kafalarında yaratılamadığı için yeni açılan tecritin daha da ağırlaştırıldığı S, Y ve R tipi hapishaneler ile faşizmin saldırısı devam etmektedir.

Çözüm ise “Tecrit”i hedef alan devrimci kararlı ısrarlı mücadele vermektir. Tecriti beyinlerde kabullenmemek tecrite karşı mücadele etmektir.

 

 

 

Türkiye Ceza ve Tevkif evlerinin Tipleri ve Özellikleri

A Tipi: 1950 ve 1970’li yıllarda inşa edilmiş ilçe tipi cezaevleridir. 4 adet koğuşu, banyosu, mutfağı ve kütüphanesi ile konferans salonu da mevcuttur. Kadın ve çocuk hükümlü ve tutuklular için ayrı bölümleri bulunan bu cezaevleri 24 kişi kapasitelidir; ancak gerektiğinde 30 kişiyi de barındırabilir. Toplam 4 tanedir.

A1 Tipi: Bu cezaevleri de yapım olarak 1950 ve 1970’li yıllarda yapılmış bulunan ilçe tipi cezaevleridir.

4 adet koğuşu, 2 adet hücresi ve her koğuşunun yanında gerektiğinde mutfak olarak kullanılabilecek mahalleri vardır. Yine A tipinde olduğu gibi bu tiplerde de kütüphane ve konferans salonu ile kadın ve çocuklar için ayrı bölümler bulunmaktadır. A1 tipi cezaevleri normalde 24 kişilik olup, gerektiğinde ise 40 kişiyi barındırabilir.

Hınıs A1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Bodrum A1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu A2 Tipi: Bu tip cezaevleri de ilçe tipi olup ve 1950 ile 1960’lı yıllarda inşa edilmişlerdir. 5 koğuş ve 2 disiplin hücresi bulunan A2 tipi cezaevlerinde kadın ve çocuklar için ayrı bölümler, konferans salonu ve kütüphaneler mevcuttur. Kapasiteleri 40 kişiliktir. Toplam 9 tanedir. A3 Tipi: Yine ilçe tipi olarak 1950 ve 1960’lı yıllarda inşa edilmiş bu tip cezaevlerinde de diğer A tipi cezaevlerinden farklı olarak 6 koğuş bulunmaktadır. Bu modellerde de kadın ve çocuklar için özel bölüm ile konferans salonu ve kütüphane mevcuttur. Kapasitesi 60 kişiliktir. Toplam 17 tanedir.

B Tipi: 7 koğuş ve 2 disiplin hücresi bulunan bu tip cezaevlerinde de A tiplerinde olduğu gibi kadın ve çocuk hükümlüler için ayrı bölümler mevcuttur.  Banyo ve her koğuşun yanında gerektiğinde mutfak olarak kullanılabilecek alan ve her koğuşun müstakil havalandırması mevcuttur. Toplam 8 tanedir.

C Tipi: 8 koğuş ve 4 disiplin hücresi bulunan bu tip cezaevlerinde de çocuk ve kadınlar için ayrı bölümler, kütüphane ve konferans salonu mevcuttur. Banyo ve her koğuşun yanında mutfak olarak kullanılabilecek bir alan vardır. C tipi cezaevleri projesine göre 164 kişi kapasiteli olmasına karşın gerektiğinde 300 kişiyi barındırabilecek kapasitededir. Bolvadin

C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Osmaniye C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu D Tipi: Biri idare bloğu olmak üzere 11 blok, 230 odadan oluşmaktadır. E blokta 1 adet çamaşırhane, 1 adet kütüphane, 1 adet dershane ve 16 adet çok amaçlı hobi salonu vardır. H ve L blok alt katları disiplin hücresidir. G blok zemin katta 10 ve 1 inci katta 10 olmak üzere 20 oda müşahede odası vardır. G blok idare katında 26 idari büro, konferans salonu, 2 adet her biri 10 yataklı revir, kamera sistem odası bulunmakta, zemin katında santral; berberhane, terzi, teknisyen odası, ses yayın odası, mutfak, yemekhane mevcuttur. Bloklar birbirine fiziksel olarak bağlantı hâlindedir. Tek ve üç kişilik oda esasına göre inşa edilmiştir. Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

E Tipi:

İki katlı olarak koğuş sistemine göre inşa edilmiş olan bu cezaevleri oda sistemine dönüştürüldükten sonra 2, 4, 6, 8 ve 10 kişilik odalar elde edilmiş olup; her odanın müstakil bir havalandırması mevcuttur. İlk kısmının üst katı idareye ait olup, alt katlar yemekhane, üst katlar ise yatakhane olarak kullanılmaktadır. 80 kişilik müşahade bölümü; tam teşkilatlı mutfak, soğuk hava deposu, çamaşır ve çamaşırhane, berber, hamam, özel ziyaret yerleri, mescit, konferans salonu ve iş atölyeleri bulunmaktadır. Son yıllarda müşahede kısımlarında tadilat yapılarak yeni küçük oda tipi koğuşlar da elde edilmiştir.

E Tipi Cezaevlerinin normal kapasitesi 600 kişi olup lüzumu durumlarında ilave ranzalarla kapasitesi 1000’e kadar ulaşabilmektedir. E Tipi cezaevlerinde çocuk ve kadınlar için de ayrı bölmeler, jandarma için de müstakil yer mevcuttur. Kurum kaloriferli olup, ana bina içerisinde üç adet lojmanı vardır. Bazıları; Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

F Tipi: Yüksek güvenlikli F tipi kapalı cezaevleri, tüm tretman programlarının uygulanabilmesi için uygun mekanlara sahip; mevzuatı gereğince sadece tehlikeli hükümlü ve tutuklu statüsündeki kişilerin barındırılabileceği, fizikî yapısı, elektrik ve elektronik güvenlik sistemleri ile yönetim plânı bakımından güvenliği tehdit eden unsurları en aza indirilmiş içten ve dıştan koruma görevlileri ile firara karşı engelleri bulunan ve oda sistemine göre inşa edilmiş ceza infaz kurumlarıdır.

Sirkülasyonu 3 ana koridordan sağlanan ve 5 bloktan oluşan, 57 adet 1 ve 2, 103 adet 3 kişilik odaları bulunan cezaevi toplam 368 kişi kapasitelidir. Bu ceza infaz kurumlarında açık ve kapalı spor sahaları, ön görüşme odası, iş atölyeleri; kreş, kantin, anons ve müdahale ekip odası, merkez kontrol odası; kütüphane, yönetim ve hizmet servis büroları ile revir, gözetim odaları, kabul, sevk ve tahliye hizmet büroları, nöbetçi müdür ve baş memur odaları ile idare çay ocağı; personel yemekhanesi, mutfak, soğuk hava depoları, jeneratör, çamaşırhane ve sığınak bulunmaktadır.

Toplam 14 tanedir. Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Sincan 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Sincan 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

 

Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kurum özelliği ve güvenliği nedeniyle; proje aşamasında 24 saat kesintisiz ısınma, aydınlanma ve su verebilecek kapasitede kalorifer (fuel-oil); elektrik, jeneratör ve asıl su tesisatı ile donatılmıştır.

Zemin tünel kazma girişimini engelleyici, yeterli miktarda hasır demirli betonla sağlamlaştırılmıştır. kanalizasyon boruları firarı engelleyecek ebatlarda döşenmiş, logarlar ile kontrol imkanı sağlanmış; çevreyi koruma amacı güdülerek arıtma tesisleri kurulmuştur.

H Tipi: Oda sistemine göre inşa edilmiş bulunan kurum iki katlı olup iki bloktan meydana gelmektedir. 200 adet tek kişilik ve 100 adet üç kişilik bölmesi bulunmakta olup, müstakil yemekhane yerleri ile tam teşkilatlı mutfağı, soğuk hava deposu, berber, bulaşık ve çamaşırhanesi, özel ziyaretçi yerleri mescit ve konferans salonu ve hamamı bulunmaktadır.

H tipi cezaevleri 500 kişi kapasiteli olup kalorifer ile ısıtılmaktadır. Toplam 5 tanedir. Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kartal H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu K1 Tipi: İlçe tipi cezaevi olup, 4 koğuş ve 2 disiplin hücresi bulunmaktadır. Kadın ve çocuk hükümlüler için ayrı bölmeleri, kütüphane ve konferans salonu da mevcuttur. Projesi 42 kişilik olan kurumda, 60 kişi barındırılabilir. Her koğuşun bir havalandırma bahçesi bulunmakta olup, ayrıca banyo ve mutfağı da mevcuttur.

Bazıları; ALTINÖZÜ K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ARTVİN K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu FELAHİYE K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu GEDİZ K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu HENDEK K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

K2 Tipi:

Yine ilçe tipi olan bu cezaevinde kapasite 60 kişilik olup ilave ranzalarla bu sayı 150 kişiye çıkarılabilmektedir. 6 koğuş ve 2 disiplin hücresi bulunan kurumda her koğuş için bir teneffüs mahalli ayrılmış olup, çocuk ve kadın hükümlüler ile jandarma için ayrı birer bölüm ve her koğuşun yanında banyo ve mutfak mevcuttur.

Ayrıca kurumda konferans salonu ile kütüphane de bulunmaktadır. Toplam 17 tanedir. Bazıları; Kırkağaç K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İvrindi K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çivril K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum u Arguvan K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kula K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

L Tipi: Bu ceza infaz kurumları; büyük kentlerdeki eski ceza infaz kurumlarının yerlerine ya da kapasite yetersizliğine çözüm amacıyla inşa edilen uluslararası standartlara uygun, kapalı ceza infaz kurumlarıdır. Tutuklu ve hükümlülerin; barınma, sağlık, eğitim ve her türlü iyileştirme taleplerine cevap verecek yeterli fizikî alanlar bulunmaktadır.

Bu faaliyetlere ilave olarak, sportif ve kültürel hizmetlerin sunulacağı mekânlar da mevcuttur. L tipi ceza infaz kurumlarında, bireysel odalar 12.45 m², açık avlular 65.19 m², ortak yaşam ünitesi 56.59 m² olup 7 kişinin bir arada bulunduğu bir ünite toplam 208,93 m² dir. Hükümlü ve tutuklu odalarında 100 x 125 cm boyutlarında ışık alan çift ve saydam camlı pencereler bulunmaktadır.

L tipi ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular, ünitelerde bulunan bireysel odalarında kalmaktadır. Bu odaların kapıları gece belirli bir saatten sonra kapatılmakta gündüzleri ise açık tutulmaktadır. Hükümlü ve tutuklular gündüzleri 7 kişilik ortak yaşam alanında ve avluda bir araya gelebilmektedir. 7 kişilik 61 ünite; 3 kişilik 4 oda, 40 adet tek kişilik oda sistemine uygun olarak projelendirilen L tipi kapalı ceza infaz kurumları, koğuş sisteminden kaynaklanan güvenlik zafiyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.

Ceza infaz kurumunda, günlük hizmetlerin; (sayım, hastane, ziyaret, duruşma, tahliye, görüş vb.) kayıt altına alındığı, personelin idari blok ile hükümlü ve tutuklu bloklarına geçişlerinin kontrol altında tutulduğu ve tüm sirkülasyonun organize edildiği bir ana kontrol merkezi ile altı lokal kontrol merkezi bulunmaktadır.

Kurumda, giriş-çıkışların kontrolü ve izinsiz girişleri engellemek üzere göz biyometrisi ile binaya tüm giriş-çıkışlarda elektronik arama amaçlı olarak kullanılan duyarlı kapı ve X-Ray cihazı bulunmaktadır. X-Ray cihazı ceza infaz kurumuna giren her türlü eşya ve erzakın X ışınları ile detayını almak üzere kurulmuş bir sistemdir. 

Sistem iki ayrı monitöre bağlı olarak çalışmakta, monitörler eşyanın detay ve içeriğini gösterme amaçlı kullanılmakta; şüphe duyulan nesneler üzerinde yakın gösterim (zoom) yapılabilmektedir. Aramalarda ayrıca el detektörü de kullanılmaktadır. Bu ceza infaz kurumlarında; kurum müdürü, ikinci müdürler, idare memuru, sayman ile yeterli sayıda doktor, diş hekimi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, öğretmen, kâtip, sağlık memuru, infaz ve koruma baş memuru, teknisyen, infaz ve koruma memuru, hasta bakıcı, odacı, çamaşırcı, kaloriferci ve hizmetli görev yapmaktadır.

Her bölümün ortak yaşam alanında bir adet TV anten girişi, bir adet çok kanallı merkezî radyo, küçük bir mutfak; (çay pişirme ve pişirilmeden yenebilen sebze meyveler ile bulaşıkların yıkanması için) elektrikli ısıtıcı için bir adet priz, acil durumlarda personelin çağrılması için 1 adet ışıklı çağırma butonu bulunmaktadır. Toplam 22 tanedir.

M tipi: İki katlı olarak koğuş sistemine göre inşa edilmiş olan bina oda sistemine dönüştürülmüş 4, 6, 8, 10 kişilik odalar elde edilmiştir. Her odanın havalandırması bulunmaktadır. Bu tiplerde alt katlar yemekhane, üst kısımlar yatakhane olarak kullanılmaktadır. Kadınlar ve çocuklar için müstakil bölümler mevcuttur. Kurumda tam teşkilatlı mutfak, soğuk hava deposu özel ziyaretçi yeri, mescit, konferans salonu, hamamı, berber, bulaşık ve çamaşırhanesi ile iş atölyeleri mevcut olup ayrıca 6 disiplin hücresi bulunmakta ve bina kalorifer ile ısıtılmaktadır. Toplam 23 tanedir. R Tipi: Rehabilitasyon Merkezi. Toplam 3 tanedir.

 

T tipi: Bu ceza infaz kurumları; büyük kentlerdeki eski ceza infaz kurumlarının yerlerine ya da kapasite yetersizliğine çözüm amacıyla inşa edilen veya edilecek olan uluslar arası standartlara uygun, kapalı ceza infaz kurumlarıdır. Tutuklu ve hükümlülerin barınma, sağlık, eğitim ve her türlü iyileştirme taleplerine cevap verecek yeterli fizikî alanlar bulunmaktadır. Bu faaliyetlere ilave olarak, sportif ve kültürel hizmetlerin sunulacağı mekânlar da mevcuttur. 8 kişilik 72 oda, 3 kişilik 8 oda, 1 kişilik 16 odadan olmak üzere toplam 616 kişi kapasiteli olarak planlanmış olup, 3 ve 8 kişilik odalar dubleks olarak yapılmıştır. Tek kişilik odalar 12 m2 olarak projelendirilmiştir. 3 kişilik odaların alt ve üst kat ortak yaşam ve yatak bölümleri 27’şer m2’dir. 8 kişilik odaların üst kat yatak bölümleri net 28 m2, alt kat ortak yaşam bölümleri 32.5 m2’dir. 8 kişilik ünitelerde 35 m2, 3 kişilik ünitelerde 30 m2 havalandırma bahçeleri yer almıştır. (adalet.com)

  • İzolasyon hangi yollarla beyni etkiliyor?
  • Bu değişikliklerin ortaya çıkması için ne kadar zaman gerekiyor?
  • İki yıl önce Zigmond ve Smeyne ilk iki soruyu cevaplandırmak için tasarlanmış deneyler üstüne çalışmaya başladılar. Zenginleştirilmiş çevrede birkaç nesil fare yetiştirdiler, kafesleri etkileşime girmeleri için başka farelerle, oyuncaklarla ve başka beyin uyarıcı unsurlarla doldurdular. Sonra farelerin bir kısmını tek başlarına, oyuncaksız ve daha küçük kafeslere koydular. Bir ile üç ay arasında değişen sürelerden sonra iki taraftan da fareleri kurban ederek beyinlerini ve özellikle nöronlarını karşılaştırdılar.
  • Smeyne ve doktora öğrencilerinden birisi, bütün nöronları Sinirbilim Cemiyeti'nin yıllık toplantısından önce tek tek incelemeleriyle sonuçlanan acı verici bir süreç sonucunda çalışmayı tamamladı. O toplantı, Smeyne’in bulgularını paylaştığı yerdi: Farelerin beyinlerinin duyu ve motor bölümlerinde nöronlar 1 ayda %20 ve 3 ayda %25 kadar küçülmüştü.
  •  

 

 

Eğer birisini hapse atar ve kollarının yüzde 20’sini alıp "Bu, seni burada tutmanın doğal bir sonucu" dersek, insanlar sinirlenecektir ve "Bunu yapamazsınız, bu işkence!" diyeceklerdir. Ama insanları bu duruma sokuyoruz ve nöronları, yani beynin yapısal bir parçası, %20 küçülüyor. Bunu dışarıdan göremesek de fiziksel bir hasar yaratıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Faşizmin Yeni Saldırıları S, Y, R tipi ve Özel Güvenlikli Hapishaneler…

 

Emperyalizmin büyük umutlar ile açtığı F tipleri Özgür Tutsakların iradesi karşısında hükümsüzleşmiştir. Faşizmin hedeflediği devrimcileri tecrit edip teslim alma politikaları devrimci iradenin duvarına çarpıp faşizme geri dönmüştür. Yeni açılan hapishanelerde tecrit koşulları ağırlaştırılıyor. Egemenlerin yönetememe krizi büyüdükçe hapishanelerde tecrit koşulları artarak sürüyor.

Son süreçlerde yeni açılan S,Y ve adına Özel Güvenlikli denilen hapishaneler ile  F tiplerine alternatif yaratılmak hedefleniyor. Yeni açılan S,Y, R tipi ile Özel Güvenlikli hapishanelerin özünü tek kişilikli olmaları oluşturuyor. Amaç F tiplerinde 3 kişi kalan tutsakları bile birbirinden ayırmak, yalnızlaştırmak, fiziki ve psikolojik işkence ile tutsağı teslim alma amaçlıdır. Y tiplerinin özellikle Amerikan tipi hapishaneler olduğu iddia ediliyor.

 

 

Peki Nedir Amerikan Tipi Hapishaneler?

 

Cezaevleri üzerine araştırma yapan New York Eyalet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Denis O’Hearn “Şimdiye kadar yaptığınız çalışmalarda cezaevleriyle ilgili sizi en şaşırtan neydi neden?” Sorusuna Amerikan hapishaneleriyle ilgili şöyle cevaplandırıyor; tecritin düzeyi, şartları berbat. Pek çok cezaevinin en azından penceresi vardır. Onlarda pencere de yok. Bazıları 30 yıldır bu koşullarda yaşıyor, penceresiz. Birine, ayı en son ne zaman gördün, diye sormuşlar. 1988’de demiş! Arkadaşım Bomani Shakur’a en son ne zaman bir ağaca dokundun, diye sorduğumda hatırlayamadığını söyledi. 16 yıldır cezaevinde. Mahkûmlar, havalandırmaya bile tek başlarına çıkıyorlar, asla başka bir tutuklu olmuyor. Üstelik onun da üstü telle kapalı. Bomani bir gün o telden bir ağaç yaprağının girdiğini anlattı, hücresine götürüp saklamış, ta ki gardiyanın biri gelip alıncaya kadar. Yani yaşayan hiçbir şeyle bağlantı kurmalarına izin verilmiyor.”

Türkiye Hapishanelerinde yaptığı çalışmalarıyla ilgili olarak ise şunları söylüyor Denis Ohearn; “(Şaşırtan) Tecritin kendisi... Ankara’da F Tipleri’ni gezdiğimde onlara çok şaşırdım, insanlık dışılar. Amerika’da yüz bin kişiye 800 mahpus düşüyor yani kişi başına düşen mahpus sayısı en yüksek ülkelerden. Diğer yandan Türkiye, dünyada Amerika’nın yanında tecriti en yoğun kullanan ikinci ülkedir. Amerika’daki cezaevileri çok gayriinsani. Kötünün kötüsü de Kaliforniya ve Ohlahoma kentinde.”

Tecritin kendisi batı tarzı, Amerika ve Avrupa patentli bir işkencedir. Emperyalistlerin ihraç ettiği işkence yöntemi olması yanıyla Tecritin en ağır uygulandığı yerlerden birinin Amerika olması şaşırtıcı değildir.

 

Yüksek Güvenlikli hapishaneler nedir?

Türkiye Faşizmi devrimcileri ve en genel anlamıyla halkı teslim almak için sürekli yeni tiplerde hapishaneler açıyor. Emperyalizmin talimatlarıyla ve örnekleriyle gerçekleştirilen hapishanelere her geçen gün yenisi ekleniyor. Son süreçlerde ise yüksek güvenlikli hapishaneler gündemdedir.

Faşizm Hapishanelerin İsimlerini Değiştirdikçe Adına “Güvenlikli” Kelimesini Ekledikçe Kendini Güvende Hissetmek İstiyor. Tecrit egemenlerin elinde halkın muhalefetine yönelik baskı ve gözdağı tehdit aracı olarak kullanılmaktadır. Artan tecrit koşulları faşizmin korkusudur.

 

“Çok yüksek güvenlikli hapishaneler Çeşitli ülkelerde “super-max” hapishane adı verilen çok yüksek güvenlikli hapishanelerin artışı, personele ve diğer mahpuslara karşı büyük tehlike arz eden şiddete yatkın mahpusların genel olarak hapishanedeki nüfusun sadece küçük bir oranını oluşturmasına rağmen aşırı yüksek-güvenlik imkânlarına yönelmeyi gösteriyor. Çok yüksek güvenlikli hapishanelerin özellikleri, çok kısıtlayıcı bir hapis rejimi uygulanması, mahpusların 22-23 saatini hücrelerinde geçirmeleri, sadece bir saat, genellikle küçük bir avluda tek başına açık havada egzersiz yapmalarıdır. Mahpusların zihinsel sağlığı üzerindeki sonuçlarına rağmen, personelle, diğer mahpuslarla veya ailelerle sınırlı insani temas imkânı verilmesi toplumsal izolasyona ve de facto hücre hapsine neden olmaktadır. (Hapishanelerde Güvenlik ve İnsan Onuru Dengesi: Önleyici İzleme İçin Bir Çerçeve)

 

 

 

 

 

Y TİPİ CEZAEVLERİ

Y tipi cezaevlerinin özellikleri

Mimari Yapısı;

 Y tipi cezaevlerinin yüksek güvenliklidir. Tutuklular tek kişilik tecrit hücrelerde kalır. Hapishanelerin kapasitesi Ortalama kapasiteleri ise 300-400 civarındadır. Üç katlı olan bu cezaevleri, her katta bir tutuklu kalacağı ve tutukluların birbirlerini göremeyeceği şekilde tasarlandı.

Y Tipinde kalan tutsaklar hapishanenin özelliklerini şöyle anlatıyor: Günde 1 saat havalandırmaya çıkıyor, havalandırma için ayrı bir yere götürülüyorlar. Hapishane güneşe ters bir şekilde dizayn edildiği ve hücrelerde küçük bir pencere olduğu için tutukluların güneş ışığı ve temiz havaya erişimi engelleniyor.

Yani tutsaklar Y tipi hapishanelerde yatacakları hüküm süresi boyunca hücre cezasında kalıyor muamelesi görecekler. Tutuklulara karşı bir ceza yöntemi olarak uygulanan hücre cezası Y tipleri ile meşruluk kazanıp mimari yapıya bürünüyor.

BM Raporlarında Yasaklanması İstenilen Ceza Hapishane Tipi Olarak Y Tipinde Can Buluyor.

 

 

Hücre Hapsi Nedir?

Hücre hapsinin kullanımı ve etkileri hakkında İstanbul bildirgesi

 “Hücre hapsi ciddi psikolojik, bazen de fizyolojik kötü etkilere yol açabilir. Uykusuzluktan ve kafa karışıklığından başlayarak halüsinasyon ve psikozlara kadar uzanan uzun bir semptomlar listesi kayda geçmiştir. Olumsuz sağlık etkileri hücre hapsinin uygulanmasından sadece birkaç gün sonra ortaya çıkabilir ve bu şartlarda geçirilen her gün sağlık riskleri biraz daha artar. (...) Hücre hapsinin en önemli zararlı özelliği şudur: anlamlı sosyal teması, çoğu kişi için sağlığı ve esası sürdüremeyecek kadar yetersiz bir sosyal ve psikolojik uyarı seviyesine kadar indirir.”

Hücre hapsi terimi kişilerin günde 22 ila 24 saat süreyle hücrelerine hapsedilerek fiziksel olarak tecrit edilmelerini tanımlamak için kullanılır. Birçok yargı çevresinde bu rejime tabi tutulan mahpuslar bir saat tek başına egzersiz yapması için dışarı çıkarılır. Başka insanlarla anlamlı temas, tipik olarak minimuma indirilir. Bu hapishane rejiminde uyarılarının azaltılması sadece niceliksel değil ayrıca nitelikseldir. Genellikle var olan uyarılar ve arada bir yapılan toplumsal temaslar nadiren serbestçe seçilir, genellikle monotondur ve genellikle empatik değildir. (Hapishanelerde Güvenlik ve İnsan Onuru Dengesi: Önleyici İzleme İçin Bir Çerçeve Raporu)

İşkenceyle ilgili BM Özel Raportörü, işkencenin ve diğer kötü muamelelerin yasaklanmasıyla uyumsuz olduğu için, hapishane sisteminin amacı olan rehabilitasyona aykırı “sert” bir yöntem olan uzun süreli veya süresiz hücre hapsinin yasaklanmasını istemiştir.

Emperyalizm ve işbirlikçileri dünyanın her yerinde türlü yöntemler bularak direnenlere saldırıyı çeşitlendiriyorlar. Y tipleri ile tutsaklar bir ömür boyu hücre cezası koşullarına tabi tutularak fiziki ve psikolojik imhası hedefleniyor.

Y TİPİ CEZAEVLERİNDE KİMLER KALACAK?

Bu cezaevlerinde ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin tutulacağı açıklandı.  

FAKAT TÜRKİYE FAŞİZMİ HER ZAMAN EN AĞIR TECRİT KOŞULLARINI DEVRİMCİLERE UYGULADIĞI İÇİN BURALARINDA DEVRİMCİLERLE DOLDURULACAĞI AÇIKTIR.

 

Y Tipleri İle Amaçlanan Nedir?

Tecrit bir teslim alma saldırısıdır. Devrimcileri hedef alsa da tüm muhalefete bir bütün olarak tüm halkı teslim almak için F tiplerinin ardından şimdi Y tipleri ile tecrit ağırlaştırılıyor.

 

 

Türkiye’de Açılmış Kaç Y Tipi Var?

Şu an Türkiye'de, Antalya Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Ereğli 1 No'lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Ereğli 2 No'lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu olmak üzere 3 tane Y tipi cezaevi bulunuyor.

 

 

 

Y Tiplerinin Zararları Neler Olabilir?

Uzmanlara göre hücre hapsinde tutulan bir kişinin psikolojisinin geri dönüşü olmayacak şekilde bozulması için sadece 15 gün yetiyor.

Ağır tecrit koşullarının doğuracağı sonuçlar önceden emperyalizm tarafından araştırılmıştır. Bu konuyla ilgili deneyler, F tipi hapishanelerin inşasından yıllar önce  laboratuar ortamında oluşturulmuş hücrelere kapatılan insanlar üzerinde yapılmıştır. ABD’de 1950’lerin başında “silent room” (sessiz oda) adı verilen hücrelerde, Almanya’da ise Hamburg Üniversitesi Kliniği’nde 1971’de “camera siliens” adı verilen hücrede bu deneyler yapılmıştır.

Tecritin Fiziksel Etkileri

Kas-iskelet ağrıları

Göz Bozukluğu

Psikosomatik Rahatsızlıklar

Kulak Çınlaması

Kalp Çarpıntısı ve Ritim Bozukluğu

Hipertansiyon

Baş Ağrısı

Mide Rahatsızlıkları

Kol ve Parmaklarda uyuşukluk

Cilt Hastalıkları

 

 

 

 

 

 

 

“Acaba insan yetersiz uyarım içinde bırakılırsa ne olur? Sanki hiçbir uyarıcı olmazsa dinlenecekmişiz, çok rahatlayacakmışız gibi gelir. Oysa durum bunun tersidir. Kutup araştırmacılarının, batan gemilerin günlerce denizde kalan tayfalarının, savaş esirlerinin duygu, algı ve düşüncelerinde türlü değişmeler gözlemlenmiştir. Uyarım gereksinimi artmış; gerçekle gerçek olmayanı karıştırma, sonucunda da ruhsal çöküntü ortaya çıkmıştır. 1954’te Mc Gill Üniversitesi’nde Hebb’a Laboratuarlarında, Bexton, Heron ve Scott tarafından gerçekleştirilen algı yoksunluğu de- neyleriyle, uzun süreli monotonluk ve yetersiz uyarılmanın insanların normal fonksiyonlarının bozulmasına yol açtığı kanıtlanmıştır. Yetersiz uyarım deneyi hiçbir dış uyarıcının gelmediği ve iç uyarıcıların gerektirdiği etkinliklere elverişli olmayan odalarda yapılır. Deney sonucunda öğrencilere; - Yapılan zeka testlerinde puanların düştüğü - Algılama bozuklukları olduğu - Hayal görmeye başladıkları - Davranışlarında düzensizlik olduğu saptanmıştır. İnsan etken olmak zorundadır. Sağlıklı bir insanı etken olmaktan alıkoymak ona verilecek en büyük cezadır...” (Milli Eğitim Bakanlığı Açıköğretim Lisesi Psikoloji Ders Kitabı 1 s.17)

 

                                                    Ardım duvar Önüm duvar

Gece duvar Gündüz duvar

 Aylar duvar Yıllar duvar

Dayan gönlüm dayan

Hücrenin duvarı var

 Direnişin sınırı yok

İşte hepsi bu kadar...

ÜMİT İLTER

 S TİPİ HAPİSHANELER

S TİPİ CEZAEVİ F TİPİ HAPİSHANELERİNİN TEŞHİR OLMASI ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞTİR

S TİPLERİ DE F TİPLERİ GİBİ ÖZGÜR TUTSAKLARIN İRADESİ KARŞISINDA YENİLMEYE MAHKUMDUR

Mimari yapısı;

Bir ve üç kişilik hücrelerden oluşmaktadır. Kapasiteleri 552 kişidir. Basında çıkan haberlere göre, bu hapishanelerin özellikle ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri için inşa edilmiştir.

“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler için dizayn edilmişlerdir. Yani S tipi ceza infaz kurumları F tipi yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının bir kademe daha sıkı tedbirlerin uygulandığı cezaevleri olarak belirtmemiz yanlış olmayacaktır.” (Adalet TV web sayfası, 2021)

S Tipi cezaevlerinin yüksek güvenlikli olduğu açıklanırken S Tipi ve F Tipi cezaevleri arasında benzerlikler olduğuna dikkat çekiyor.

Bir kişilik ve üç kişilik koğuşlar iki cezaevinin ortak özellikleridir. Bunun dışında iki cezaevi kapasitesinde sayısal farklılıklar var. Türkiye’deki F Tipi hapishanelerinin kapasitesi 368 kişiliktir; S Tipi hapishaneler ise 552 kişilik kapasiteye sahiptir. F tipleri ile teşhir olan Emperyalizm ve faşizm S tipleri ile çare arıyor.

 

Antalya S Tipi Hapishanesinden Özgür Tutsak Ayberk DemirDöğen: Burası Silivri’nin üç katlı hali ve her yer teklilerden oluşuyor. Pencereden bakınca gökyüzünü göremiyorsun.

Ben-biz en alt kattayız. Pencerelere bir tür tel kafes

yapmışlar öyle ince ki; yağmur bile geçirmiyor. Dışarıyı, yani karşı duvarı ancak bu telin ardından görüyorsun. Şöyle düşünün; bir radyonun ucundaki antenin ucundaki küçük top, o telden geçmiyor; onu dışarı uzatamıyorsun.

Buraya girdiğimde ilk aklıma gelen Nazım’ın “kafeste dolaşan aslan” şiiri olmuştu. Ama bu defa kafes bir simge değil gerçekti.

  S Tipleri F Tipi Tecrit Saldırısının Devamıdır. F tiplerine bir alternatif olarak düşünüldüğü söylenen S ve Y tiplerinin Amerikan standartlarına göre inşa edilmiş olduğu iddia ediliyor. Devrimci tutsakların teslim alınması için yeni bir saldırı olarak geliştirilen S tipleri asıl olarak Ağırlaştırılmış müebbet tutsakları için düşünülse de şimdilik siyasi tutsakları tek tek tutmak için kullanılıyor.

Mimari yapısı hakkında bilgi vermesi açısından şu bilgiler önemlidir; Burası ilginç bir yer. Altı tane tekli hücre var her

koridorda. Silivri’deki gibi koridor. Silivri’nin koridoru sekiz hücreliydi. Burada fark şu. Sekiz hücreden birincisi ve onun havalandırması birleşmiş ve “atölye”

olmuş. Her koridorda atölye var. Sekiz hücreden sekizincisi ve onun havalandırması da birleşmiş ve havalandırma olmuş. Havalandırma yalnıza orta katta var. Yani burada Silivri’yi biraz daha

komplike hale getirmişler. Yalnızca E blokta (Silivri’nin B’si) üçlüler var. Ama

onlarda tek katlı ve onlarında müstakil havalandırması yok. Yalnıza yan yana iki tekli hücre birleşmiş bir kısmı yatakhane bir kısmı da ortak alan olmuş.

Yani bütün mesailerini tecridi nasıl ağırlaştırırız diye düşünerek harcamışlar. Aslında 45/1 Nolu genelge ve sohbet hakkının anlamını ve önemini bir kez daha, daha derinlemesine anlıyor insan. Son 6,5 yıldır sohbetin tam olarak uygulanması için süren direnişi de. Bu yeni tecrit mekanında da diğerlerinde de sohbet hakkı onların önlemeye çalıştığı tüm duvarları kaldırıyor. Burada, adeta bir kuyunun dibinde kafese kapatılmış bize, sapa sağlam bir dayanak sağlıyor.(Ayberk DemirDöğen Antalya S tipi)                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

R TİPİ HAPİSHANELER

 

 

HABER : Gökhan Yıldırım R Tipi Hapishaneye sevk edilmek isteniyor

“R TİPİ HAPİSHANELER HAK İHLALLERİ VE İŞKENCE HABERLERİYLE GÜNDEMDE”

Halkın Hukuk Bürosu da (HHB) yaptığı yazılı açıklamada, R tipi hapishanelerin olumsuz koşullar taşıdığına dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de şu an faaliyette olan 3 adet R Tipi Hapishane bulunmaktadır. Bunlar; Elazığ R Tipi Hapishanesi, İstanbul/Metris R Tipi Hapishanesi, İzmir/Menemen R Tipi Hapishanesidir. Bu üç hapishanenin ismi basında aratıldığında sayısız hak ihlali haberi ile karşılaşmak mümkündür. Barolar ve çeşitli insan hakları kurumları bu hapishanelerde yaşanan sağlık ve yaşam hakkı ihlalleri  ile işkence iddiaları hakkında açıklamalar yapmış, raporlar hazırlamıştır. Kaldı ki basına yansıyan haberler bu hapishanelerde gerçekleşenlerin yalnızca çok küçük bir kısmıdır. Siyasi tutsaklar bu hapishanelerde tutulmaya başladığından bu yana R Tiplerinde yaşanan işkence ve ihlaller basında daha sık yer bulmaya başlamıştır.”

 “R TİPİ HAPİSHANELER TOPLAMA KAMPINA DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA”

R tipi hapishanelerin asla hasta tutukluların tedavi edildiği yerler olmadığı belirtilen açıklamaya şu sözlerle devam edildi:“Aksine ağır hastalık/engellilik halindeki tutuklu/hükümlülerin sırf tahliye edilmemeleri için tutuldukları toplama kamplarıdır. Burada tutuklu/hükümlüler ya refakatçileri olmadan tek başlarına ya da kendileri gibi ağır hasta/engelli tutsaklarla birlikte oldukça kötü koşullarda tutulmaktadırlar. Burada sağlıklarına kavuşmaları değil var olanı da kaybetmeleri söz konusudur. Gökhan Yıldırım’ın R tipi hapishaneye gönderilmesi Gökhan’ın canına açıkça kast edilmesi anlamına gelecektir Gökhan Yıldırım ne R Tipi Hapishanede ne hastanelerin mahkûm koğuşlarında ne de yoğun bakım ünitesinde tutulamaz. Derhal tahliye edilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

R TİPİ HAPİSHANE NEDİR?

Türkiye’de şu an faaliyette olan 3 adet R Tipi Hapishane bulunmaktadır. Bunlar; Elazığ R Tipi Hapishanesi, İstanbul/Metris R Tipi Hapishanesi, İzmir/Menemen R Tipi Hapishanesidir. 

Türkiye İnsan Hakları Kurumunun Mayıs 2014 tarihli raporuna göre R Tipi Hapishaneler için şu ifadeler kullanılıyor: “Hapsedilme ve diğer nedenlerden kaynaklanan akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlıkları bulunup da ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde tutulmaları gerekli görülmeyerek infaz kurumlarına geri gönderilen mahkumların cezasının infazını sağlamak üzere Rehabilitasyon Tipi Hapishaneler kurulmuştur. 5275 Sayılı Kanun’un 18/1 maddesi kapsamında değerlendirilen hükümlü ve tutukluların bu rehabilitasyon hapishanelerinde uzman personelce takip edilerek tedavileri öngörülmüştür. Bu rehabilitasyon merkezlerinden Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakımını gerçekleştiremeyen ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerinin sağlanması amacıyla, 2 Nisan 2012 tarihinde faaliyete geçirilmiştir.”

Metris R Tipi hapishanesinde Belden aşağısı felçli SERDAL YILDIRIM, boyundan aşağısı felçli ABDULLAH TURAN ve elleri bilekten ve dirsekten kesik konumda olup tüberküloz tedavisi gören ERGİN AKTAŞ birbirlerine bakmak zorunda bırakılmışlardır.

Türkiye’de ağır hastalığı olan, fiziksel ve ruhsal engelli hükümlü ve tutuklu konumundaki mahpusların tedavilerinin sağlanması amacıyla İstanbul Metris, İzmir Menemen Rehabilitasyon merkezi vardır.
Ancak fiziki ve psikolojik açıdan ağır hasta konumundaki tutukluların tedavi edilmesi amacıyla açıldığı söylenen bu merkezler, bırakalım rehabilitasyon amaçlı tedavi yöntemlerinin gerçekleştirilmesini, hasta tutuklular için zulüm ve işkence merkezi haline gelmiştir.

İnsan hakları İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tespitlerinde: “İnsanca yaşama hakkı tanınmayan bu engelli hasta mahpusların beslenme, hijyen, sağlığa ulaşım hakkı gibi en temel haklardan yoksun biçimde yaşamak zorunda bırakılmaları yetmiyormuş gibi her türlü işkence ve kötü muamele uygulamasıyla karşılaştıkları da bilinmektedir. Özellikle sağlığa erişim hakkı ve tedavi olanakları engellenen, serbest bırakılmayarak ölüme terk edilen ağır hasta mahpusların yaşadığı sorunlar artık vahim boyutlara ulaşmıştır” denilmektedir.

 

SONUÇ OLARAK;

Faşizm açısından F tipleri sonrası açılmaya mecbur kaldıkları yeni ağırlaştırılmış tecrit hapishaneleri F tipi hapishaneler politikalarının iflasıdır.

Devrimci tutsaklar teslim alınamamış, teslimiyet yaratılamamıştır.

Beyinlerde örgütsüzlük yaratılamamış devrimci tutsaklar F tipi düzenin de dahi her zaman örgütlülükler kurmuşlardır.

Yeni açılan tecrit hapishaneleri “F tiplerine karşı mücadele etmeyen, tecriti kabullenen” pratiğin sonucudur. Sol sosyalist demokrat kesim tecrite karşı mücadele etmeyerek yeni tecrit saldırıların hazırlığına hizmet etmektedir.

Sorun Tecriti Kabullenmektir.

F tiplerinin bunca yıl yaşamasının sebebi F tiplerini hedef alan Tecriti hedef alan mücadelenin zayıflığıdır.

Devrimcilerin 122 can ödeyerek duyurduğu F tipi Tecrit son yıllarda yapılan Adil Yargılanma Talepli Ölüm Oruçları ile teşhir olmuştur. Tecriti kafalarında kabullenenler, F tiplerinin bunca yıl yaşamasına hizmet etmiştir.

Tecrit hapishanelerini durdurmanın yolu tecrite karşı mücadele etmekten geçmektedir. Tecrite karşı mücadele bir eylemle bir süreçte bir kampanya bir haber ile yapılamaz.

Tecrite karşı mücadele kararlılık ister, süreklilik ister, devrimci politika ister

Sürekli tecriti teşhir edip, tecrite karşı mücadeleyi sürekli kılmayı gerekli kılar.

Teciriti doğrudan hedefleyen bir mücadele yerine, uzlaşan, f tiplerini "yaşanabilir" hale getirmeye çalışanlar devrimcileri yalnız bırakanlar görmüştür ki faşizm teşhir olmuştur. F tiplerinde işkence ve tecrit teşhir olmuştur.  Sıra Tecrite karşı mücadeleyi hedefe koyan güçlü bir direniş çizgisi oluşturmaktır.

F tipleri ile faşizmin amaçladığı devrimcilerin yok oluşu teslimiyet dayatması devrimcilerin iradesi ile kırılmıştır. 2000-2007 yılları arasında süren Büyük Direnişimiz'in siyası sorumluluğunu ve ülkemiz devrim tarihine 122 şehidimizin kanıyla yazılan büyük direnişin gücüyle diyoruz ki DİRENMELİYİZ! Gökhanlar Sibeller İleriler gibi Tecrit duvarlarının ardından sesimizi dünyaya duyurmalı mücadeleyi örgütlemeliyiz.

Etiketler: ,
[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.