EMPERYALİZM VE İŞBİRLİKÇİSİ FAŞİZM TECRİT KOŞULLARINI YENİ HAPİSHANELER İLE AĞIRLAŞTIRMAYI HEDEFLİYOR
F TİPLERİNİN
HÜCRELERİNİ PARÇALAYAN İRADE S,Y, R TİPİ ÖZEL GÜVENLİKLİ HAPİSHANELERİ DE
PARÇALAYACAKTIR!
TECRİT ONLARCA
HARF DEĞİŞSE DE TECRİTTİR
TECRİTE
TESLİM OLMAMALI MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ
19 Aralık 2000 günü
ülkenin 20 hapishanesine düzenlenen “Hayata Dönüş Operasyonu"nda 28
tutuklu ve hükümlünün katledildiği katliamdan bu yana neredeyse 23 sene geçti.
20 Ekim 2000 tarihinde F Tipi hapishanelerinin açılmaması ve 19 Aralık
sonrasında ise kapatılması talebiyle başlatılan ve 7 yıl süren destansı ölüm
oruçları sonrası 122 devrimci hayatını kaybetti.
122 Devrimcinin
şehitliğinin ve bugüne kadar devrimci tutsakların verdiği mücadelenin sonucunda
F tipleri teşhir olmuştur. Faşist devletin istediği ve propagandasını yaptığı
gibi “tek kişilik otel odası “muamelesi görmemiş daha en başından halk nazarında
niteliği belli olmuştur.
F tipleri bugün de
özellikle AKP faşizminin OHAL’i sonrası keyfiyetleri , işkenceleri, zulmü ile
konuşulmaktadır.
2020 yılı itibariyle
başlayan “adalet istiyoruz, adil yargılanma istiyoruz” ölüm oruçları sonrası AKP
faşizminin F tipi hücrelere doldurduğu devrimci sanatçılar İbrahim Gökçek,
Helin Bölek, Halkın Avukatları Ebru Timtik ile halkın evladı Mustafa Koçak şehit
düştüler. Şehitlikleri ile bir kez daha F tiplerinde yaşanan ağır tecrit, işkenceler,
haksızlıklar, keyfiyetin sınırsızlığı ve adaletsizlikler bir kez daha halkın
gündemi oldu.
Verilen ve hala
verilmekte olan mücadelenin sonucunda F tipleri işkencenin, ölümün, zulmün adı
olmuştur artık.
Türkiye halklarının
nezlinde F tipleri tecritin, hukuksuzluğun, işkencenin, adaletsizliklerin tarifi
olmuştur.
Tüm bunları sağlayan
devrimci mücadelenin tecrite karşı yürüttüğü kesintisiz mücadelenin sonucudur.
Faşizm F tipleri ile
istediği başarıyı devrimci mücadelenin sonucu olarak sağlayamasa da teşhir olan
F tiplerinin ardından onlarca isim değişikliği ile yeni yeni tecrit hücresi
açmaktadır.
Açmak zorunda
oldukları her yeni hapishane F tiplerinin iflasıdır artık.
F tiplerinin bunca yıl yaşamasının bir nedeni
olarak F tiplerine karşı tecriti hedef alan mücadelenin yalnız bırakılması
büyük ve ortak bir mücadele verilmemesidir. Tecrite karşı mücadele devrimci
politikalar ve kararlılık ister, süreklilik ister. Yapılan bunca mücadele
sonrası F tipleri teşhir olmuştur. Faşizm başka isimlerle suçunu gizlemeye
çalışmaktadır.
F tipleri ile
istenilen tecrit ve teslimiyet devrimcilerin kafalarında yaratılamadığı için
yeni açılan tecritin daha da ağırlaştırıldığı S, Y ve R tipi hapishaneler ile
faşizmin saldırısı devam etmektedir.
Çözüm ise “Tecrit”i
hedef alan devrimci kararlı ısrarlı mücadele vermektir. Tecriti beyinlerde
kabullenmemek tecrite karşı mücadele etmektir.
Türkiye Ceza ve Tevkif evlerinin Tipleri ve
Özellikleri
A Tipi: 1950 ve 1970’li yıllarda inşa edilmiş ilçe tipi cezaevleridir. 4
adet koğuşu, banyosu, mutfağı ve kütüphanesi ile konferans salonu da mevcuttur.
Kadın ve çocuk hükümlü ve tutuklular için ayrı bölümleri bulunan bu cezaevleri
24 kişi kapasitelidir; ancak gerektiğinde 30 kişiyi de barındırabilir. Toplam 4
tanedir.
A1
Tipi: Bu cezaevleri de yapım olarak 1950 ve 1970’li yıllarda yapılmış
bulunan ilçe tipi cezaevleridir.
4 adet koğuşu, 2 adet hücresi ve her koğuşunun yanında gerektiğinde mutfak
olarak kullanılabilecek mahalleri vardır. Yine A tipinde olduğu gibi bu
tiplerde de kütüphane ve konferans salonu ile kadın ve çocuklar için ayrı
bölümler bulunmaktadır. A1 tipi cezaevleri normalde 24 kişilik olup,
gerektiğinde ise 40 kişiyi barındırabilir.
Hınıs
A1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Bodrum A1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu A2 Tipi: Bu tip cezaevleri de ilçe tipi olup ve
1950 ile 1960’lı yıllarda inşa edilmişlerdir. 5 koğuş ve 2 disiplin hücresi
bulunan A2 tipi cezaevlerinde kadın ve çocuklar için ayrı bölümler, konferans
salonu ve kütüphaneler mevcuttur. Kapasiteleri 40 kişiliktir. Toplam 9 tanedir.
A3 Tipi: Yine ilçe tipi olarak 1950 ve 1960’lı yıllarda inşa edilmiş bu tip
cezaevlerinde de diğer A tipi cezaevlerinden farklı olarak 6 koğuş
bulunmaktadır. Bu modellerde de kadın ve çocuklar için özel bölüm ile konferans
salonu ve kütüphane mevcuttur. Kapasitesi 60 kişiliktir. Toplam 17 tanedir.
B Tipi: 7 koğuş ve 2
disiplin hücresi bulunan bu tip cezaevlerinde de A tiplerinde olduğu gibi kadın
ve çocuk hükümlüler için ayrı bölümler mevcuttur. Banyo ve her koğuşun
yanında gerektiğinde mutfak olarak kullanılabilecek alan ve her koğuşun
müstakil havalandırması mevcuttur. Toplam 8 tanedir.
C Tipi: 8 koğuş ve 4
disiplin hücresi bulunan bu tip cezaevlerinde de çocuk ve kadınlar için ayrı
bölümler, kütüphane ve konferans salonu mevcuttur. Banyo ve her koğuşun yanında
mutfak olarak kullanılabilecek bir alan vardır. C tipi cezaevleri projesine
göre 164 kişi kapasiteli olmasına karşın gerektiğinde 300 kişiyi
barındırabilecek kapasitededir. Bolvadin
C Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Osmaniye C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu D Tipi: Biri idare bloğu
olmak üzere 11 blok, 230 odadan oluşmaktadır. E blokta 1 adet çamaşırhane, 1
adet kütüphane, 1 adet dershane ve 16 adet çok amaçlı hobi salonu vardır. H ve
L blok alt katları disiplin hücresidir. G blok zemin katta 10 ve 1 inci katta
10 olmak üzere 20 oda müşahede odası vardır. G blok idare katında 26 idari
büro, konferans salonu, 2 adet her biri 10 yataklı revir, kamera sistem odası
bulunmakta, zemin katında santral; berberhane, terzi, teknisyen odası, ses
yayın odası, mutfak, yemekhane mevcuttur. Bloklar birbirine fiziksel olarak
bağlantı hâlindedir. Tek ve üç kişilik oda esasına göre inşa edilmiştir. Denizli
D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu
E Tipi:
İki katlı olarak koğuş sistemine göre inşa edilmiş olan bu cezaevleri oda
sistemine dönüştürüldükten sonra 2, 4, 6, 8 ve 10 kişilik odalar elde edilmiş
olup; her odanın müstakil bir havalandırması mevcuttur. İlk kısmının üst katı
idareye ait olup, alt katlar yemekhane, üst katlar ise yatakhane olarak
kullanılmaktadır. 80 kişilik müşahade bölümü; tam teşkilatlı mutfak, soğuk hava
deposu, çamaşır ve çamaşırhane, berber, hamam, özel ziyaret yerleri, mescit,
konferans salonu ve iş atölyeleri bulunmaktadır. Son yıllarda müşahede
kısımlarında tadilat yapılarak yeni küçük oda tipi koğuşlar da elde edilmiştir.
E Tipi Cezaevlerinin
normal kapasitesi 600 kişi olup lüzumu durumlarında ilave ranzalarla kapasitesi
1000’e kadar ulaşabilmektedir. E Tipi cezaevlerinde çocuk ve kadınlar için de
ayrı bölmeler, jandarma için de müstakil yer mevcuttur. Kurum kaloriferli olup,
ana bina içerisinde üç adet lojmanı vardır. Bazıları; Adana E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Ümraniye E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Trabzon E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu
F Tipi: Yüksek
güvenlikli F tipi kapalı cezaevleri, tüm tretman programlarının uygulanabilmesi
için uygun mekanlara sahip; mevzuatı gereğince sadece tehlikeli hükümlü ve
tutuklu statüsündeki kişilerin barındırılabileceği, fizikî yapısı, elektrik ve
elektronik güvenlik sistemleri ile yönetim plânı bakımından güvenliği tehdit
eden unsurları en aza indirilmiş içten ve dıştan koruma görevlileri ile firara
karşı engelleri bulunan ve oda sistemine göre inşa edilmiş ceza infaz
kurumlarıdır.
Sirkülasyonu 3 ana koridordan sağlanan ve 5 bloktan oluşan, 57 adet 1 ve 2,
103 adet 3 kişilik odaları bulunan cezaevi toplam 368 kişi kapasitelidir. Bu
ceza infaz kurumlarında açık ve kapalı spor sahaları, ön görüşme odası, iş
atölyeleri; kreş, kantin, anons ve müdahale ekip odası, merkez kontrol odası;
kütüphane, yönetim ve hizmet servis büroları ile revir, gözetim odaları, kabul,
sevk ve tahliye hizmet büroları, nöbetçi müdür ve baş memur odaları ile idare
çay ocağı; personel yemekhanesi, mutfak, soğuk hava depoları, jeneratör,
çamaşırhane ve sığınak bulunmaktadır.
Toplam 14 tanedir. Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Sincan 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Sincan 1 Nolu F Tipi
Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Edirne F
Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu İzmir 1 Nolu F Tipi
Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu
Kocaeli
2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek
Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kurum özelliği ve
güvenliği nedeniyle; proje aşamasında 24 saat kesintisiz ısınma, aydınlanma ve
su verebilecek kapasitede kalorifer (fuel-oil); elektrik, jeneratör ve asıl su
tesisatı ile donatılmıştır.
Zemin tünel kazma girişimini engelleyici, yeterli miktarda hasır demirli
betonla sağlamlaştırılmıştır. kanalizasyon boruları firarı engelleyecek
ebatlarda döşenmiş, logarlar ile kontrol imkanı sağlanmış; çevreyi koruma amacı
güdülerek arıtma tesisleri kurulmuştur.
H Tipi: Oda sistemine
göre inşa edilmiş bulunan kurum iki katlı olup iki bloktan meydana gelmektedir.
200 adet tek kişilik ve 100 adet üç kişilik bölmesi bulunmakta olup, müstakil
yemekhane yerleri ile tam teşkilatlı mutfağı, soğuk hava deposu, berber,
bulaşık ve çamaşırhanesi, özel ziyaretçi yerleri mescit ve konferans salonu ve
hamamı bulunmaktadır.
H tipi cezaevleri 500 kişi kapasiteli olup kalorifer ile ısıtılmaktadır.
Toplam 5 tanedir. Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Erzurum H Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Eskişehir
H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kartal H
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu K1 Tipi: İlçe tipi cezaevi olup, 4 koğuş ve 2
disiplin hücresi bulunmaktadır. Kadın ve çocuk hükümlüler için ayrı bölmeleri,
kütüphane ve konferans salonu da mevcuttur. Projesi 42 kişilik olan kurumda, 60
kişi barındırılabilir. Her koğuşun bir havalandırma bahçesi bulunmakta olup,
ayrıca banyo ve mutfağı da mevcuttur.
Bazıları; ALTINÖZÜ K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ARTVİN K1 Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu FELAHİYE K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu GEDİZ K1 Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu HENDEK K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
K2 Tipi:
Yine ilçe tipi olan bu cezaevinde kapasite 60 kişilik olup ilave ranzalarla
bu sayı 150 kişiye çıkarılabilmektedir. 6 koğuş ve 2 disiplin hücresi bulunan
kurumda her koğuş için bir teneffüs mahalli ayrılmış olup, çocuk ve kadın
hükümlüler ile jandarma için ayrı birer bölüm ve her koğuşun yanında banyo ve
mutfak mevcuttur.
Ayrıca kurumda konferans salonu ile kütüphane de bulunmaktadır. Toplam 17
tanedir. Bazıları; Kırkağaç K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İvrindi K2 Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çivril K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum u Arguvan K2
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Kula K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
L Tipi: Bu ceza infaz
kurumları; büyük kentlerdeki eski ceza infaz kurumlarının yerlerine ya da
kapasite yetersizliğine çözüm amacıyla inşa edilen uluslararası standartlara
uygun, kapalı ceza infaz kurumlarıdır. Tutuklu ve hükümlülerin; barınma,
sağlık, eğitim ve her türlü iyileştirme taleplerine cevap verecek yeterli
fizikî alanlar bulunmaktadır.
Bu faaliyetlere ilave olarak, sportif ve kültürel hizmetlerin sunulacağı
mekânlar da mevcuttur. L tipi ceza infaz kurumlarında, bireysel odalar 12.45
m², açık avlular 65.19 m², ortak yaşam ünitesi 56.59 m² olup 7 kişinin bir
arada bulunduğu bir ünite toplam 208,93 m² dir. Hükümlü ve tutuklu odalarında
100 x 125 cm boyutlarında ışık alan çift ve saydam camlı pencereler
bulunmaktadır.
L tipi
ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular, ünitelerde bulunan bireysel
odalarında kalmaktadır. Bu odaların kapıları gece belirli bir saatten sonra
kapatılmakta gündüzleri ise açık tutulmaktadır. Hükümlü ve tutuklular
gündüzleri 7 kişilik ortak yaşam alanında ve avluda bir araya gelebilmektedir.
7 kişilik 61 ünite; 3 kişilik 4 oda, 40 adet tek kişilik oda sistemine uygun
olarak projelendirilen L tipi kapalı ceza infaz kurumları, koğuş sisteminden
kaynaklanan güvenlik zafiyetlerini büyük ölçüde azaltmaktadır.
Ceza infaz kurumunda, günlük hizmetlerin; (sayım, hastane, ziyaret,
duruşma, tahliye, görüş vb.) kayıt altına alındığı, personelin idari blok ile
hükümlü ve tutuklu bloklarına geçişlerinin kontrol altında tutulduğu ve tüm
sirkülasyonun organize edildiği bir ana kontrol merkezi ile altı lokal kontrol
merkezi bulunmaktadır.
Kurumda, giriş-çıkışların kontrolü ve izinsiz girişleri engellemek üzere
göz biyometrisi ile binaya tüm giriş-çıkışlarda elektronik arama amaçlı olarak
kullanılan duyarlı kapı ve X-Ray cihazı bulunmaktadır. X-Ray cihazı ceza infaz
kurumuna giren her türlü eşya ve erzakın X ışınları ile detayını almak üzere
kurulmuş bir sistemdir.
Sistem iki ayrı monitöre bağlı olarak çalışmakta, monitörler eşyanın detay
ve içeriğini gösterme amaçlı kullanılmakta; şüphe duyulan nesneler üzerinde
yakın gösterim (zoom) yapılabilmektedir. Aramalarda ayrıca el detektörü de
kullanılmaktadır. Bu ceza infaz kurumlarında; kurum müdürü, ikinci müdürler,
idare memuru, sayman ile yeterli sayıda doktor, diş hekimi, psikolog, sosyal
hizmet uzmanı, öğretmen, kâtip, sağlık memuru, infaz ve koruma baş memuru,
teknisyen, infaz ve koruma memuru, hasta bakıcı, odacı, çamaşırcı, kaloriferci
ve hizmetli görev yapmaktadır.
Her bölümün ortak yaşam alanında bir adet TV anten girişi, bir adet çok
kanallı merkezî radyo, küçük bir mutfak; (çay pişirme ve pişirilmeden yenebilen
sebze meyveler ile bulaşıkların yıkanması için) elektrikli ısıtıcı için bir
adet priz, acil durumlarda personelin çağrılması için 1 adet ışıklı çağırma
butonu bulunmaktadır. Toplam 22 tanedir.
M tipi: İki katlı olarak
koğuş sistemine göre inşa edilmiş olan bina oda sistemine dönüştürülmüş 4, 6,
8, 10 kişilik odalar elde edilmiştir. Her odanın havalandırması bulunmaktadır.
Bu tiplerde alt katlar yemekhane, üst kısımlar yatakhane olarak
kullanılmaktadır. Kadınlar ve çocuklar için müstakil bölümler mevcuttur.
Kurumda tam teşkilatlı mutfak, soğuk hava deposu özel ziyaretçi yeri, mescit,
konferans salonu, hamamı, berber, bulaşık ve çamaşırhanesi ile iş atölyeleri
mevcut olup ayrıca 6 disiplin hücresi bulunmakta ve bina kalorifer ile
ısıtılmaktadır. Toplam 23 tanedir. R Tipi: Rehabilitasyon Merkezi. Toplam 3
tanedir.
T tipi: Bu ceza infaz
kurumları; büyük kentlerdeki eski ceza infaz kurumlarının yerlerine ya da
kapasite yetersizliğine çözüm amacıyla inşa edilen veya edilecek olan uluslar
arası standartlara uygun, kapalı ceza infaz kurumlarıdır. Tutuklu ve
hükümlülerin barınma, sağlık, eğitim ve her türlü iyileştirme taleplerine cevap
verecek yeterli fizikî alanlar bulunmaktadır. Bu faaliyetlere ilave olarak,
sportif ve kültürel hizmetlerin sunulacağı mekânlar da mevcuttur. 8 kişilik 72
oda, 3 kişilik 8 oda, 1 kişilik 16 odadan olmak üzere toplam 616 kişi
kapasiteli olarak planlanmış olup, 3 ve 8 kişilik odalar dubleks olarak
yapılmıştır. Tek kişilik odalar 12 m2 olarak projelendirilmiştir. 3 kişilik
odaların alt ve üst kat ortak yaşam ve yatak bölümleri 27’şer m2’dir. 8 kişilik
odaların üst kat yatak bölümleri net 28 m2, alt kat ortak yaşam bölümleri 32.5
m2’dir. 8 kişilik ünitelerde 35 m2, 3 kişilik ünitelerde 30 m2 havalandırma
bahçeleri yer almıştır. (adalet.com)
Eğer birisini hapse atar ve kollarının yüzde
20’sini alıp "Bu, seni burada tutmanın doğal bir sonucu" dersek,
insanlar sinirlenecektir ve "Bunu yapamazsınız, bu işkence!"
diyeceklerdir. Ama insanları bu duruma sokuyoruz ve nöronları, yani beynin
yapısal bir parçası, %20 küçülüyor. Bunu dışarıdan göremesek de fiziksel
bir hasar yaratıyoruz.
Faşizmin Yeni Saldırıları S, Y, R tipi ve Özel Güvenlikli
Hapishaneler…
Emperyalizmin
büyük umutlar ile açtığı F tipleri Özgür Tutsakların iradesi karşısında
hükümsüzleşmiştir. Faşizmin hedeflediği devrimcileri tecrit edip teslim alma
politikaları devrimci iradenin duvarına çarpıp faşizme geri dönmüştür. Yeni
açılan hapishanelerde tecrit koşulları ağırlaştırılıyor. Egemenlerin yönetememe
krizi büyüdükçe hapishanelerde tecrit koşulları artarak sürüyor.
Son
süreçlerde yeni açılan S,Y ve adına Özel Güvenlikli denilen hapishaneler
ile F tiplerine alternatif yaratılmak
hedefleniyor. Yeni açılan S,Y, R tipi ile Özel Güvenlikli hapishanelerin özünü
tek kişilikli olmaları oluşturuyor. Amaç F tiplerinde 3 kişi kalan tutsakları
bile birbirinden ayırmak, yalnızlaştırmak, fiziki ve psikolojik işkence ile
tutsağı teslim alma amaçlıdır. Y tiplerinin özellikle Amerikan tipi
hapishaneler olduğu iddia ediliyor.
Peki Nedir Amerikan Tipi
Hapishaneler?
Cezaevleri üzerine araştırma yapan New York
Eyalet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Denis O’Hearn “Şimdiye kadar
yaptığınız çalışmalarda cezaevleriyle ilgili sizi en şaşırtan neydi neden?”
Sorusuna Amerikan hapishaneleriyle ilgili şöyle cevaplandırıyor; tecritin
düzeyi, şartları berbat. Pek çok cezaevinin en azından penceresi vardır.
Onlarda pencere de yok. Bazıları 30 yıldır bu koşullarda yaşıyor, penceresiz.
Birine, ayı en son ne zaman gördün, diye sormuşlar. 1988’de demiş! Arkadaşım
Bomani Shakur’a en son ne zaman bir ağaca dokundun, diye sorduğumda
hatırlayamadığını söyledi. 16 yıldır cezaevinde. Mahkûmlar, havalandırmaya bile
tek başlarına çıkıyorlar, asla başka bir tutuklu olmuyor. Üstelik onun da üstü
telle kapalı. Bomani bir gün o telden bir ağaç yaprağının girdiğini anlattı,
hücresine götürüp saklamış, ta ki gardiyanın biri gelip alıncaya kadar. Yani
yaşayan hiçbir şeyle bağlantı kurmalarına izin verilmiyor.”
Türkiye Hapishanelerinde yaptığı çalışmalarıyla
ilgili olarak ise şunları söylüyor Denis Ohearn; “(Şaşırtan) Tecritin kendisi...
Ankara’da F Tipleri’ni gezdiğimde onlara çok şaşırdım, insanlık dışılar.
Amerika’da yüz bin kişiye 800 mahpus düşüyor yani kişi başına düşen mahpus sayısı
en yüksek ülkelerden. Diğer yandan Türkiye, dünyada Amerika’nın yanında tecriti
en yoğun kullanan ikinci ülkedir. Amerika’daki cezaevileri çok gayriinsani.
Kötünün kötüsü de Kaliforniya ve Ohlahoma kentinde.”
Tecritin
kendisi batı tarzı, Amerika ve Avrupa patentli bir işkencedir. Emperyalistlerin
ihraç ettiği işkence yöntemi olması yanıyla Tecritin en ağır uygulandığı
yerlerden birinin Amerika olması şaşırtıcı değildir.
Yüksek
Güvenlikli hapishaneler nedir?
Türkiye Faşizmi
devrimcileri ve en genel anlamıyla halkı teslim almak için sürekli yeni
tiplerde hapishaneler açıyor. Emperyalizmin talimatlarıyla ve örnekleriyle
gerçekleştirilen hapishanelere her geçen gün yenisi ekleniyor. Son süreçlerde
ise yüksek güvenlikli hapishaneler gündemdedir.
Faşizm
Hapishanelerin İsimlerini Değiştirdikçe Adına “Güvenlikli” Kelimesini Ekledikçe
Kendini Güvende Hissetmek İstiyor.
Tecrit egemenlerin elinde halkın muhalefetine yönelik baskı ve gözdağı tehdit
aracı olarak kullanılmaktadır. Artan tecrit koşulları faşizmin korkusudur.
“Çok yüksek güvenlikli hapishaneler Çeşitli ülkelerde “super-max”
hapishane adı verilen çok yüksek güvenlikli hapishanelerin artışı, personele ve
diğer mahpuslara karşı büyük tehlike arz eden şiddete yatkın mahpusların genel
olarak hapishanedeki nüfusun sadece küçük bir oranını oluşturmasına rağmen
aşırı yüksek-güvenlik imkânlarına yönelmeyi gösteriyor. Çok yüksek güvenlikli
hapishanelerin özellikleri, çok kısıtlayıcı bir hapis rejimi uygulanması,
mahpusların 22-23 saatini hücrelerinde geçirmeleri, sadece bir saat, genellikle
küçük bir avluda tek başına açık havada egzersiz yapmalarıdır. Mahpusların
zihinsel sağlığı üzerindeki sonuçlarına rağmen, personelle, diğer mahpuslarla
veya ailelerle sınırlı insani temas imkânı verilmesi toplumsal izolasyona ve de
facto hücre hapsine neden olmaktadır. (Hapishanelerde Güvenlik ve İnsan Onuru Dengesi: Önleyici İzleme İçin
Bir Çerçeve)
Y TİPİ CEZAEVLERİ
Y tipi cezaevlerinin özellikleri
Mimari Yapısı;
Y tipi
cezaevlerinin yüksek güvenliklidir. Tutuklular tek kişilik tecrit hücrelerde
kalır. Hapishanelerin kapasitesi Ortalama kapasiteleri ise 300-400 civarındadır.
Üç katlı olan bu cezaevleri, her katta bir tutuklu
kalacağı ve tutukluların birbirlerini göremeyeceği şekilde tasarlandı.
Y Tipinde kalan tutsaklar hapishanenin özelliklerini şöyle anlatıyor:
Günde 1 saat havalandırmaya çıkıyor,
havalandırma için ayrı bir yere götürülüyorlar. Hapishane güneşe ters bir
şekilde dizayn edildiği ve hücrelerde küçük bir pencere olduğu için
tutukluların güneş ışığı ve temiz havaya erişimi engelleniyor.
Yani
tutsaklar Y tipi hapishanelerde yatacakları hüküm süresi boyunca hücre
cezasında kalıyor muamelesi görecekler. Tutuklulara karşı bir ceza yöntemi
olarak uygulanan hücre cezası Y tipleri ile meşruluk kazanıp mimari yapıya
bürünüyor.
BM Raporlarında Yasaklanması
İstenilen Ceza Hapishane Tipi Olarak Y Tipinde Can Buluyor.
Hücre Hapsi Nedir?
Hücre
hapsinin kullanımı ve etkileri hakkında İstanbul bildirgesi
“Hücre hapsi
ciddi psikolojik, bazen de fizyolojik kötü etkilere yol açabilir.
Uykusuzluktan ve kafa karışıklığından başlayarak halüsinasyon ve psikozlara
kadar uzanan uzun bir semptomlar listesi kayda geçmiştir. Olumsuz sağlık
etkileri hücre hapsinin uygulanmasından sadece birkaç gün sonra ortaya
çıkabilir ve bu şartlarda geçirilen her gün sağlık riskleri biraz daha
artar. (...) Hücre hapsinin en önemli zararlı özelliği şudur: anlamlı
sosyal teması, çoğu kişi için sağlığı ve esası sürdüremeyecek kadar
yetersiz bir sosyal ve psikolojik uyarı seviyesine kadar indirir.”
Hücre hapsi terimi
kişilerin günde 22 ila 24 saat süreyle hücrelerine hapsedilerek fiziksel olarak
tecrit edilmelerini tanımlamak için kullanılır. Birçok yargı çevresinde bu
rejime tabi tutulan mahpuslar bir saat tek başına egzersiz yapması için dışarı
çıkarılır. Başka insanlarla anlamlı temas, tipik olarak minimuma indirilir. Bu
hapishane rejiminde uyarılarının azaltılması sadece niceliksel değil ayrıca
nitelikseldir. Genellikle var olan uyarılar ve arada bir yapılan toplumsal
temaslar nadiren serbestçe seçilir, genellikle monotondur ve genellikle empatik
değildir. (Hapishanelerde Güvenlik ve İnsan Onuru Dengesi: Önleyici İzleme İçin
Bir Çerçeve Raporu)
|
Hücre
hapsinin kullanımı ve etkileri hakkında İstanbul bildirgesi “Hücre hapsi
ciddi psikolojik, bazen de fizyolojik kötü etkilere yol açabilir.
Uykusuzluktan ve kafa karışıklığından başlayarak halüsinasyon ve psikozlara
kadar uzanan uzun bir semptomlar listesi kayda geçmiştir. Olumsuz sağlık
etkileri hücre hapsinin uygulanmasından sadece birkaç gün sonra ortaya
çıkabilir ve bu şartlarda geçirilen her gün sağlık riskleri biraz daha
artar. (...) Hücre hapsinin en önemli zararlı özelliği şudur: anlamlı
sosyal teması, çoğu kişi için sağlığı ve esası sürdüremeyecek kadar
yetersiz bir sosyal ve psikolojik uyarı seviyesine kadar indirir.” |
İşkenceyle ilgili BM Özel Raportörü, işkencenin ve diğer kötü
muamelelerin yasaklanmasıyla uyumsuz olduğu için, hapishane sisteminin amacı
olan rehabilitasyona aykırı “sert” bir yöntem olan uzun süreli veya süresiz
hücre hapsinin yasaklanmasını istemiştir.
Emperyalizm ve işbirlikçileri dünyanın her yerinde türlü yöntemler
bularak direnenlere saldırıyı çeşitlendiriyorlar. Y tipleri ile tutsaklar bir
ömür boyu hücre cezası koşullarına tabi tutularak fiziki ve psikolojik imhası
hedefleniyor.
Y TİPİ CEZAEVLERİNDE
KİMLER KALACAK?
Bu cezaevlerinde
ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin tutulacağı açıklandı.
FAKAT TÜRKİYE FAŞİZMİ HER ZAMAN EN AĞIR TECRİT KOŞULLARINI
DEVRİMCİLERE UYGULADIĞI İÇİN BURALARINDA DEVRİMCİLERLE DOLDURULACAĞI AÇIKTIR.
Y Tipleri İle Amaçlanan
Nedir?
Tecrit
bir teslim alma saldırısıdır. Devrimcileri hedef alsa da tüm muhalefete bir
bütün olarak tüm halkı teslim almak için F tiplerinin ardından şimdi Y tipleri
ile tecrit ağırlaştırılıyor.
Türkiye’de Açılmış Kaç
Y Tipi Var?
Şu an
Türkiye'de, Antalya Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Ereğli 1 No'lu Y Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Ereğli 2 No'lu Y Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
olmak üzere 3 tane Y tipi cezaevi bulunuyor.
Y Tiplerinin Zararları
Neler Olabilir?
Uzmanlara göre hücre hapsinde tutulan bir kişinin psikolojisinin
geri dönüşü olmayacak şekilde bozulması için sadece 15 gün yetiyor.
Ağır tecrit
koşullarının doğuracağı sonuçlar önceden emperyalizm tarafından
araştırılmıştır. Bu konuyla ilgili deneyler, F tipi hapishanelerin inşasından
yıllar önce laboratuar ortamında
oluşturulmuş hücrelere kapatılan insanlar üzerinde yapılmıştır. ABD’de
1950’lerin başında “silent room” (sessiz oda) adı verilen hücrelerde,
Almanya’da ise Hamburg Üniversitesi Kliniği’nde 1971’de “camera siliens” adı
verilen hücrede bu deneyler yapılmıştır.
Tecritin Fiziksel Etkileri Kas-iskelet
ağrıları Göz
Bozukluğu Psikosomatik
Rahatsızlıklar Kulak
Çınlaması Kalp
Çarpıntısı ve Ritim Bozukluğu Hipertansiyon Baş
Ağrısı Mide
Rahatsızlıkları Kol
ve Parmaklarda uyuşukluk Cilt
Hastalıkları
Ardım
duvar Önüm duvar
Gece
duvar Gündüz duvar
Aylar duvar Yıllar duvar
Dayan
gönlüm dayan
Hücrenin
duvarı var
Direnişin sınırı yok
İşte
hepsi bu kadar...
ÜMİT
İLTER
S TİPİ HAPİSHANELER
S
TİPİ CEZAEVİ F TİPİ HAPİSHANELERİNİN TEŞHİR OLMASI ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞTİR
S TİPLERİ DE F TİPLERİ GİBİ ÖZGÜR
TUTSAKLARIN İRADESİ KARŞISINDA YENİLMEYE MAHKUMDUR
Bir ve üç kişilik hücrelerden oluşmaktadır. Kapasiteleri 552
kişidir. Basında çıkan haberlere göre, bu hapishanelerin özellikle
ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri için inşa edilmiştir.
“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler için
dizayn edilmişlerdir. Yani S tipi ceza infaz kurumları F tipi yüksek güvenlikli
kapalı ceza infaz kurumlarının bir kademe daha sıkı tedbirlerin uygulandığı
cezaevleri olarak belirtmemiz yanlış olmayacaktır.” (Adalet TV web sayfası,
2021)
S Tipi cezaevlerinin yüksek güvenlikli olduğu açıklanırken S
Tipi ve F Tipi cezaevleri arasında benzerlikler olduğuna dikkat çekiyor.
Bir kişilik ve üç kişilik koğuşlar iki cezaevinin ortak
özellikleridir. Bunun dışında iki cezaevi kapasitesinde sayısal farklılıklar
var. Türkiye’deki F Tipi hapishanelerinin kapasitesi 368 kişiliktir; S Tipi
hapishaneler ise 552 kişilik kapasiteye sahiptir. F tipleri ile teşhir olan Emperyalizm
ve faşizm S tipleri ile çare arıyor.
Antalya S Tipi Hapishanesinden Özgür Tutsak Ayberk
DemirDöğen: Burası Silivri’nin üç katlı hali ve her yer teklilerden
oluşuyor. Pencereden bakınca gökyüzünü göremiyorsun. Ben-biz en alt kattayız. Pencerelere bir tür tel
kafes yapmışlar öyle ince ki; yağmur bile geçirmiyor.
Dışarıyı, yani karşı duvarı ancak bu telin ardından görüyorsun. Şöyle
düşünün; bir radyonun ucundaki antenin ucundaki küçük top, o telden
geçmiyor; onu dışarı uzatamıyorsun. Buraya girdiğimde ilk aklıma gelen Nazım’ın
“kafeste dolaşan aslan” şiiri olmuştu. Ama bu defa kafes bir simge değil
gerçekti.
Mimari yapısı hakkında bilgi vermesi açısından şu bilgiler önemlidir;
Burası ilginç bir yer. Altı
tane tekli hücre var her
koridorda.
Silivri’deki gibi koridor. Silivri’nin koridoru sekiz
hücreliydi. Burada fark şu. Sekiz hücreden birincisi ve onun havalandırması
birleşmiş ve “atölye”
komplike hale
getirmişler. Yalnızca E blokta (Silivri’nin B’si) üçlüler var. Ama
onlarda tek katlı
ve onlarında müstakil havalandırması yok. Yalnıza yan yana iki tekli hücre
birleşmiş bir kısmı yatakhane bir kısmı da ortak alan olmuş.
Yani bütün
mesailerini tecridi nasıl ağırlaştırırız diye düşünerek harcamışlar. Aslında
45/1 Nolu genelge ve sohbet hakkının anlamını ve önemini bir kez daha, daha
derinlemesine anlıyor insan. Son 6,5 yıldır sohbetin tam olarak uygulanması
için süren direnişi de. Bu yeni tecrit mekanında da diğerlerinde de sohbet hakkı
onların önlemeye çalıştığı tüm duvarları kaldırıyor. Burada, adeta bir kuyunun
dibinde kafese kapatılmış bize, sapa sağlam bir dayanak sağlıyor.(Ayberk
DemirDöğen Antalya S tipi)
R TİPİ HAPİSHANELER
HABER : Gökhan Yıldırım R Tipi Hapishaneye sevk
edilmek isteniyor “R TİPİ
HAPİSHANELER HAK İHLALLERİ VE İŞKENCE HABERLERİYLE GÜNDEMDE” Halkın Hukuk
Bürosu da (HHB) yaptığı yazılı
açıklamada, R tipi hapishanelerin olumsuz koşullar taşıdığına dikkat
çekerek, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’de şu an faaliyette
olan 3 adet R Tipi Hapishane bulunmaktadır. Bunlar; Elazığ R Tipi
Hapishanesi, İstanbul/Metris R Tipi Hapishanesi, İzmir/Menemen R Tipi
Hapishanesidir. Bu üç hapishanenin ismi basında aratıldığında sayısız hak
ihlali haberi ile karşılaşmak mümkündür. Barolar ve çeşitli insan hakları
kurumları bu hapishanelerde yaşanan sağlık ve yaşam hakkı ihlalleri
ile işkence iddiaları hakkında açıklamalar yapmış, raporlar hazırlamıştır.
Kaldı ki basına yansıyan haberler bu hapishanelerde gerçekleşenlerin
yalnızca çok küçük bir kısmıdır. Siyasi tutsaklar bu hapishanelerde
tutulmaya başladığından bu yana R Tiplerinde yaşanan işkence ve ihlaller
basında daha sık yer bulmaya başlamıştır.” “R TİPİ
HAPİSHANELER TOPLAMA KAMPINA DÖNÜŞMÜŞ DURUMDA” R tipi hapishanelerin asla
hasta tutukluların tedavi edildiği yerler olmadığı belirtilen açıklamaya şu
sözlerle devam edildi:“Aksine ağır hastalık/engellilik halindeki
tutuklu/hükümlülerin sırf tahliye edilmemeleri için tutuldukları toplama
kamplarıdır. Burada tutuklu/hükümlüler ya refakatçileri olmadan tek
başlarına ya da kendileri gibi ağır hasta/engelli tutsaklarla birlikte
oldukça kötü koşullarda tutulmaktadırlar. Burada sağlıklarına kavuşmaları
değil var olanı da kaybetmeleri söz konusudur. Gökhan Yıldırım’ın R tipi
hapishaneye gönderilmesi Gökhan’ın canına açıkça kast edilmesi anlamına
gelecektir Gökhan Yıldırım ne R Tipi Hapishanede ne hastanelerin mahkûm
koğuşlarında ne de yoğun bakım ünitesinde tutulamaz. Derhal tahliye
edilmelidir.
R TİPİ HAPİSHANE NEDİR?
Türkiye’de
şu an faaliyette olan 3 adet R Tipi Hapishane bulunmaktadır. Bunlar; Elazığ R
Tipi Hapishanesi, İstanbul/Metris R Tipi Hapishanesi, İzmir/Menemen R Tipi
Hapishanesidir.
Türkiye
İnsan Hakları Kurumunun Mayıs 2014 tarihli raporuna göre R Tipi Hapishaneler
için şu ifadeler kullanılıyor: “Hapsedilme ve diğer nedenlerden kaynaklanan
akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlıkları bulunup da ruh ve sinir
hastalıkları hastanelerinde tutulmaları gerekli görülmeyerek infaz kurumlarına
geri gönderilen mahkumların cezasının infazını sağlamak üzere Rehabilitasyon
Tipi Hapishaneler kurulmuştur. 5275 Sayılı Kanun’un 18/1 maddesi kapsamında
değerlendirilen hükümlü ve tutukluların bu rehabilitasyon hapishanelerinde
uzman personelce takip edilerek tedavileri öngörülmüştür. Bu rehabilitasyon
merkezlerinden Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu; hastalığı nedeniyle Adli
Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakımını gerçekleştiremeyen
ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin
barındırılması, rehabilite ve tedavilerinin sağlanması amacıyla, 2 Nisan 2012
tarihinde faaliyete geçirilmiştir.”
Metris R Tipi hapishanesinde Belden aşağısı felçli SERDAL
YILDIRIM, boyundan aşağısı felçli ABDULLAH TURAN ve elleri bilekten ve
dirsekten kesik konumda olup tüberküloz tedavisi gören ERGİN AKTAŞ
birbirlerine bakmak zorunda bırakılmışlardır.
Ancak
fiziki ve psikolojik açıdan ağır hasta konumundaki tutukluların tedavi edilmesi
amacıyla açıldığı söylenen bu merkezler, bırakalım rehabilitasyon amaçlı tedavi
yöntemlerinin gerçekleştirilmesini, hasta tutuklular için zulüm ve işkence
merkezi haline gelmiştir.
İnsan hakları İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu
tespitlerinde: “İnsanca yaşama hakkı tanınmayan bu engelli hasta mahpusların
beslenme, hijyen, sağlığa ulaşım hakkı gibi en temel haklardan yoksun biçimde
yaşamak zorunda bırakılmaları yetmiyormuş gibi her türlü işkence ve kötü
muamele uygulamasıyla karşılaştıkları da bilinmektedir. Özellikle sağlığa
erişim hakkı ve tedavi olanakları engellenen, serbest bırakılmayarak ölüme terk
edilen ağır hasta mahpusların yaşadığı sorunlar artık vahim boyutlara
ulaşmıştır” denilmektedir.
SONUÇ OLARAK;
Faşizm açısından F tipleri sonrası açılmaya mecbur kaldıkları
yeni ağırlaştırılmış tecrit hapishaneleri F tipi hapishaneler politikalarının
iflasıdır.
Devrimci tutsaklar teslim alınamamış, teslimiyet
yaratılamamıştır.
Beyinlerde örgütsüzlük yaratılamamış devrimci tutsaklar F
tipi düzenin de dahi her zaman örgütlülükler kurmuşlardır.
Yeni açılan tecrit hapishaneleri “F tiplerine karşı mücadele
etmeyen, tecriti kabullenen” pratiğin sonucudur. Sol sosyalist demokrat kesim tecrite
karşı mücadele etmeyerek yeni tecrit saldırıların hazırlığına hizmet
etmektedir.
Sorun Tecriti
Kabullenmektir.
F tiplerinin bunca
yıl yaşamasının sebebi F tiplerini hedef alan Tecriti hedef alan mücadelenin
zayıflığıdır.
Devrimcilerin 122
can ödeyerek duyurduğu F tipi Tecrit son yıllarda yapılan Adil Yargılanma
Talepli Ölüm Oruçları ile teşhir olmuştur. Tecriti kafalarında kabullenenler, F
tiplerinin bunca yıl yaşamasına hizmet etmiştir.
Tecrit
hapishanelerini durdurmanın yolu tecrite karşı mücadele etmekten geçmektedir.
Tecrite karşı mücadele bir eylemle bir süreçte bir kampanya bir haber ile
yapılamaz.
Tecrite karşı
mücadele kararlılık ister, süreklilik ister, devrimci politika ister
Sürekli tecriti
teşhir edip, tecrite karşı mücadeleyi sürekli kılmayı gerekli kılar.
Teciriti doğrudan
hedefleyen bir mücadele yerine, uzlaşan, f tiplerini "yaşanabilir"
hale getirmeye çalışanlar devrimcileri yalnız bırakanlar görmüştür ki faşizm
teşhir olmuştur. F tiplerinde işkence ve tecrit teşhir olmuştur. Sıra Tecrite karşı mücadeleyi hedefe koyan
güçlü bir direniş çizgisi oluşturmaktır.
F tipleri ile
faşizmin amaçladığı devrimcilerin yok oluşu teslimiyet dayatması devrimcilerin
iradesi ile kırılmıştır. 2000-2007 yılları arasında süren Büyük Direnişimiz'in
siyası sorumluluğunu ve ülkemiz devrim tarihine 122 şehidimizin kanıyla yazılan
büyük direnişin gücüyle diyoruz ki DİRENMELİYİZ! Gökhanlar Sibeller İleriler
gibi Tecrit duvarlarının ardından sesimizi dünyaya duyurmalı mücadeleyi
örgütlemeliyiz.
