1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Grup Yorum: Deprem Değil Önlem Almayan Devlet Öldürüyor Dayanışma Halkların Silahıdır Dayanışmamızı Büyütelim

DEPREM DEĞİL ÖNLEM ALMAYAN DEVLET ÖLDÜRÜYOR

DAYANIŞMA HALKLARIN SİLAHIDIR DAYANIŞMAMIZI BÜYÜTELİM!

HALKIMIZ,

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN

Deprem yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürtme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sızıntı, yer sarsıntısı, zelzeledir.

6 Şubat günü sabah saatlerinde 7.7 ve sonrasında 7.6büyüklüğünde Kahramanmaraş merkezli iki deprem meydana geldi ve şu anda son rakamlara binlerce insan yaşamını yitirdi. Bu ilk değil ve son da olmayacak.

10 Eylül 1941 ERCİŞ DEPREMİ

29 Temmuz 1945 VAN DEPREMİ

1970 Kütahya GEDİZ DEPREMİ

16 Temmuz 1972 VAN DEPREMİ

24 Kasım 1976 ÇALDIRAN DEPREMİ

13 Mart 1992 ERZİNCAN DEPREMİ

27 Haziran 1998 SEYHAN DEPREMİ

17 Ağustos 1999 MARMARA DEPREMİ

12 Kasım 1999 DÜZCE DEPREMİ

3 Şubat 2002 AFYON DEPREMİ

1 Mayıs 2003 BİNGÖL DEPREMİ

8 Mart 2010 ELAZIĞ DEPREMİ

Bu depremlerin hepsinde katledilen halkımız için bir gerekçe vardı. "Kerpiç" yapılanmanın faturasının ağır olmasından "kader planına" ve "Allahlın takdiridir" söylemlerine kadar akıldışı açıklamaların hepsini duyduk. "Devlet büyüktür yaraları en kısa zamanda sarılacaktır" vaatleri verildi. Nasıl peki? Yeniden depreme dayanıksız yerleşim ve yapılanma planları ile ekonomiyi kalkındırmak amacıyla kendi çıkarlarına göre yapacakları inşaatlarla. Kapitalizm yap boz mantığı ile çalışır çünkü ekonomisi bunun üzerine kuruludur. Yapar bozar ve yeniden yapar. On binlerin ölmesi bu anlamda hiçbir şey ifade etmez. Çünkü faşizm olanağı olsa karını maksimize edebilmek için kendi elleriyle deprem yapar. Bugün bize ''hayatın gerçeği'', “artık depremle yaşamayı öğrenmeliyiz'' diyerek katliamlar kanıksatılmaya çalışılır.

Yok öyle değil. Katleden deprem değil önlem almayan faşist devlettir.

Bundan dolayı depreme karşı mücadele etmenin tek yolu devrimci mücadeleyi büyütmektir. Hep daha çok kar üzerine kurulu olan bir düzenden insana değer verilmesi beklenemez.

Bunu beklemek naiflik ve kapitalist toplumun temel ilkelerinin anlaşılmamış olması demektir. Biz kapitalizmi ve emperyalizmi çok iyi biliyoruz. Biz faşizmin emperyalist tekellerin yeni sömürge ülkelerde zorunlu bir yönetim biçimi olduğunu biliyoruz ve biz bundan dolayı tek kurtuluşumuzun faşizme ve emperyalizme karşı mücadelede olduğunu biliyoruz.

Bu nedenle tüm halkımıza çağrımızdır: Halkımız, birleşelim mücadele edelim ve kazanalım. Bir daha deprem felaketleri yaşamamak için, yaşasak bile bunları en az zararla atlatabilmek için, önlem alabilmek için örgütlenelim ve bu katil düzene karşı öfkemizi büyütelim.

Gün yas tutma günü değildir. Ne zamana kadar yas tutacağız? Neyi değiştiriyor yas tutmak?

Göz göre göre katledildi halkımız. Ailemiz, canlarımız göçük altında bırakıldı.

Biz eğer katledilen halkımızın ahı yerde kalmasın istiyorsak o zaman şimdi mücadelemizi büyütmeli ve ayak seslerimizi duyurmalıyız.

TEK ÇÖZÜM VAR: halkın iktidarını kurmak. Çözüm bu sistemde değil devrimdedir.

Bu anlamıyla tüm halkımızı 11 Mart’ta yapacağımız uluslararası konserimizde tek yürek olmaya ve halkımızın dayanışmasını büyütmeye çağırıyoruz. Yaralarımıza merhem olacak olan bizleriz. 11 Mart katledilen halkımızın hesabını sorma günümüz olacak.

Bu katliamı unutmayacağız, unutturmayacağız. Öfkeliyiz.

Bizi göçük altında diri diri tabutlara gömen, mezarımıza adımızı bile yazdırmayan, halkın dayanışmasını engellemek için her şeyi yapan, bize kan kusturan halk düşmanlarına, faşizme öfkeliyiz. Öfkemiz acımızdan daha büyük.

Grup Yorum olarak 38 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Halkımızın kurtuluşu, vatanımızın bağımsızlığı için ağır bedeller ödüyoruz. Bunlar canımızı acıtmıyor, canımızı yakan10 binlerin enkaz altında kalmasıdır. Biz mücadelemize sanatımızla devam edeceğiz, şarkılarımızla hesap sormaya devam edeceğiz ve sizleri de 11 Mart’ta aramızda görmek istiyoruz.

DAYANIŞMA BİZİM TEK SİLAHIMIZ.

DAYANIŞMA HALKLARIN EN BÜYÜK GÜCÜDÜR.

11 MART'DA DUİSBURG THEATER AM MARİENTOR'DA

ACILARIMIZI İSYANA ÇEVİRELİM.

GRUP YORUM

Geceydi uğultulu, geceydi

Binleri aldı gitti

Gövdem toz toprak göçük altında

Gövdem un ufak enkaz altında

Acıya gömdüler güzel vatanımı

Mezarımda adım yok

Kaybettiler oy bedenimi

Viranemde feryadım yok.

Bak, göçük altında bizimkiler

Hayat verecek bir el bekler

Birlikte sevmeyi, birlikte paylaşmayı, birlikte yürümeyi bilenler,

kardeşlik duygularıyla koşup geldiler

Birlikte çok gülemediler ama birlikte öldüler

Ayrımız gayrımız yoktur dediler, sildiler gözyaşlarını birbirlerinin, yaralarına merhem oldular

Grup Yorum / Sesimi Duyan Var mı / Feda Albümü 2001

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.