1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Halkın Mühendis Mimarları Açıklaması: Yaşananlar Doğal Afet Değil Katliamdır!

6 Şubat gecesi saat 04.17'de merkez üssü Maraş'ın Pazarcık ilçesi olan 7.7 şiddetinde bir deprem yaşadık. Üzerinden 10 saat bile geçmeden, saat 13.24'te merkez üssü Maraş'ın Elbistan ilçesi olan 7.6 büyüklüğünde bir deprem daha oldu. Yıkıcı artçı depremler de meydana geldi; şu ana kadar 6 şiddetinin üzerinde 3, 5 şiddetinin üzerinde 3, 4 şiddetinin üzerinde ise 284 artçı sarsıntı meydana geldi. Maraş, Antep, Hatay, Adana, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Kilis, Urfa, Malatya başta olmak üzere ülkemizde ve Suriye'de binlerce insan hayatını kaybetti, binlerce evin yanı sıra hastane binaları yıkıldı; yollarda, havalimanlarında bile göçükler oluştu. On binlerce insanımız göçük altında, kurtarılmayı bekliyor. Zaman ilerledikçe gerek artçı sarsıntılar, gerekse dondurucu hava koşulları, göçük altındaki insanlarımızın koşullarını çok daha güç hale getiriyor. Depremin ilk gününün ardından enkaz altında soğuktan donarak ölümler de başladı.

 

Hepimiz büyük bir felaketi, büyük bir acıyı yaşıyoruz. Deprem bölgesine dair gördüğümüz her fotoğraf karesi, izlediğimiz her video, öğrendiğimiz her yeni bir haber; acımızı daha da katlıyor. Ve bize bu acıyı yaşatanları, neden ve nasıl yaşattıklarını da çok iyi biliyoruz. Onlar bize aynı acıyı 17 Aralık 1999'da Gölcük'te, 12 Kasım 1999'da Düzce'de, 23 Ekim 2011'de Van'da, 30 Ekim 2020'de İzmir'de de yaşatmışlardı.

 

Ülke nüfusumuzun %71'i birinci ve ikinci deprem bölgesinde yaşıyor. Bu gerçeğin bilinmesine rağmen; deprem bölgesindeki evler hala dayanıksız biçimde inşa ediliyor. Hatta otoyollar, havalimanları bile bu fay hattından geçecek şekilde inşa ediliyor. Malzemelerin kullanımından binanın nasıl inşa edildiğine kadar, imalatın ve denetimin nasıl yapıldığı tartışılır. Ve sonuç ortada; adeta geliyorum diyen, son yüz yılda gördüğümüz en yıkıcı 2 büyük deprem...

 

Şatafatlı gösterilerle açılan "center"lardan rezidanslara, belediye binalarından TOKİ konutlarına kadar; 3 aylık binalardan asırlık binalara kadar; 10 ilde on binlerce bina yıkıldı, hasar gördü. Yıkılan sadece evler, binalar değil; AKP iktidarının ranta dayalı imar politikalarıdır. Bu politikalar; faşizmin halkın canına hiçbir değer vermediğinin en somut göstergesidir.

 

Halka düşmanlıkları, yalnızca bununla da sınırlı değildir. Deprem sonrası Hatay, Adıyaman başta olmak üzere birçok ilimize hiçbir yardım ulaştırılmadı, göçük altındaki insanlarımız kendi kaderine bırakıldı. Buna rağmen AFAD başkanı çıkıp da "ulaşamadığımız hiçbir bölgemiz kalmadı" açıklamasını yaptı. İnternet paylaşımları ise göçük altındaki on binlerce insanımız için yapılan yardım çağrıları, çığlıkları ile dolu... Ve halk, kendi imkanlarıyla, kendi dayanışmasıyla el ele, kol kola verip kendi yaralarını sarmaya çalışıyor bir kez daha...

 

Meselenin göstermelik "çök-kapan-tutun" tatbikatlarındaki gibi basit olmadığını; AFAD'ından bakanlarına, belediye başkanlarından bürokrasinin diğer kademelerine kadar "devlet"in tüm birimleriyle acizliğini çok iyi görüyoruz. Yönetemiyorlar; halkımızı dayanıklı evlerde barındıramıyorlar, göçük altından kurtaramıyorlar, soğuktan koruyamıyorlar, bu koşullarda gerekli erzak-yardım vb. gönderemiyorlar. Ve halkın kendi olanaklarıyla, kendi dayanışmasıyla bunu yapabilmesine tahammül de edemiyorlar; çünkü bu durum, kendi acziyetlerini daha net biçimde gösteriyor. Bunun için "AFAD dışında hiçbir yardımı kabul etmiyoruz" diyorlar, bunun için 10 ilde OHAL ilan ediyorlar, bunun için depremde en büyük yıkımı yaşayan illerimize giriş yasakları getiriliyor...

 

Yaşanan; öncesiyle ve sonrasıyla bir afet değildir, çok açık bir katliamdır. Bu katliamda hayatını kaybeden halkımızın yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını paylaşıyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Göçük altında yaşama tutunmaya çalışanların, onların seslerini, haykırışlarını ulaştırmaya çalışan yakınlarının yanındayız.

 

RANT İÇİN DEĞİL, HALK İÇİN MÜHENDİSLİK MİMARLIK!

 

HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI




[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.