Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Büro 9 Şubat Perşembe günü Atina Barosu’nda düzenlenen basın toplantısında Türk ve Yunan İstihbaratının Türkiyeli devrimcilere karşı işbirliğiyle kurdukları komploya ve terör listelerine karşı mücadele çağrısı yaptı.
HHB Enternasyonal Büro, halkın avukatı Günay Dağ’a ve müvekkili Gönül Papur’a yönelik hazırlanan komplo davası ve yayınlanan terör listeleriyle ilgili 9 Şubat günü Atina Barosu’nda bir basın toplantısı yaptı. Yapılan basın toplantısına Avukat Günay Dağ, müvekkili Gönül Papur ve Alternatif Avukatlar Grubu ve Atina Barosu adına Baro Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Theodoris Symeonidis katıldı.
Toplantıda ilk olarak söz alan Avukat Günay Dağ konuşmasına Türkiye’de meydana gelen depremde yaşamını yitirenleri anarak başladı. Avukat Dağ, „bugün bizi burada olmamıza, bu açıklamayı yapmamıza neden olanlarla ülkemizdeki deprem faciasında yaşamını yitiren binlerce insanımızı katledenler, binlerce insanımızın enkaz altında kalmalarına neden olanlar aynıdır. Halkımızın başı sağolsun, acılarını paylaşıyoruz“ dedi.
Avukat Günay Dağ konuşmasının devamında şunları söyledi:
AKP faşizmi de Dünyadaki bütün gerici devletler, işbirlikçi faşist iktidarlar gibi dünyanın her yerindeki, Avrupa’daki, Balkanlardaki, Ortadoğu’daki muhaliflerini, devrimcileri, sosyalistleri bulundukları ülkelerde yasadışı yasadışı şekilde takip ve taciz ediyor, yasal-demokratik faaliyetlerini kriminalize ederek haklarında Türkiye’de yeni yeni davalar açıyor. Bu davalarda bu yasal-demokratik faaliyetlere ek olarak asılsız iddialarla komplolar kurulmaya çalışılıyor. Bunun son örneği kendisi de burada, Atina’da politik mülteci olan müvekkilim Gönül Papur’la ilgili geçtiğimiz Ekim ayında açılan yeni bir davadır.
Bu davada da müvekkilim Gönül Papur’un burada katıldığı yasal-demokratik faaliyetler yargılama konusu yapılmıştır ama en önemlisi de asılsız iddialardan oluşan bir komplo söz konusudur. Bu davada müvekkillimle ilgili „Türkiye’ye yasadışı yollardan girerek istihbarat silahlı bombalı eylem yapacağı, canlı bomba olabileceği“ iddia ediliyor. Bu kez öncekilerden farklı olarak bu komploya beni de dahil etmişler. Benim Danimarka vatandaşı Julie-Ann ADAMS adlı bir kadın adına düzenlenmiş bir sahte kimliği müvekkilim Gönül Papur’a verdiğim ve Türkiye’ye giderek silahlı eylem yapmasını organize ettiğim şeklinde bir iddia söz konusu. Bu büyük bir yalandır, bir komplodur.
Bu iddianın istihbarat raporlarına dayandığı iddia edilmiş, bu da koca bir yalandır. Türk polisinin, Türk istihbaratının Yunan polisi ve istihbaratıyla işbirliğine dayanan ve tamamen yalanlardan oluşan bir komplo söz konusudur. Benim Gönül Papur’a verdiğim iddia edilen Danimarka vatandaşı Julie-Ann ADAMS isimli kişiye ait pasaport burada halen devam eden Türkiyeli 11 devrimcinin yargılandığı davada yer almaktadır. Yani burada devam eden ne benimle ne de müvekkilimle ilgisi bulunmayan bu davadaki bir bilgi, bir belge Yunan istihbaratı tarafından yasadışı bir şekilde Türk istihbaratıyla paylaşılmış, onlar da bu bilgileri kullanarak böyle bir komplo hazırlamıştır. Gerçek budur. Yunan polisinin, Yunan istihbaratının politik mültecilerle ilgili bu bilgileri, belgeleri bu şekilde paylaşması da yasadışıdır, suçtur“
Konuşmasının devamında „terör arananlar listesi“ adıyla başına ödül konmasına da değinen Avukat Günay Dağ, „Bu listeler yasadışıdır, hukuksuzdur, örneğini Hollywood filmlerinde gördüğümüz kelle avcılığı yöntemidir. Buna benzer saldırıların amacı beni ve burada yaşayan diğer Türkiyeli devrimcileri kriminalize ederek Yunan polisinin ve Yunan istihbaratının Türkiyeli devrimciler üzerindeki baskısını artırmak, hareket alanlarını sınırlamaktır. Ben bir avukatım ve burada meşru bir hareket zeminim var, bu tür komplolarla bu zemini ortadan kaldırmak istiyorlar. Ama başaramayacaklar, ben devrimci avukatlık kimliğime uygun olarak yaşamaya ve mücadele etmeye devam edeceğim“ dedi.
Avukat Günay Dağ’ın ardından söz alan Gönül Papur da Yunanistan’a geldiği tarihten beri yaşadıklarını, Türkiye’de hakkında asılsız iddialarla yeni davalar açılmaya devam ettiğini, bu şekilde kendisi ve ailesi üzerinde baskı oluşturmak, sindirmek istediklerini anlattı.
Gönül Papur konuşmasında „Avukatım az önce anlattı. Hakkımda açılan son dava bir komplo davasıdır. Benim Türkiye’ye giderek silahlı bombalı eylem yapacağım, canlı bomba olacağım bir yalandır. Avukatım Günay Dağ’ı da bana sahte kimlik verdiği yalanını söyleyerek bu komploya dahil ediyorlar. Bu komplolarla benim ve ailem üzerinde baskı oluşturmak, korkutmak, sindirmek istiyorlar. Ben burada politik mülteci olarak bulunuyorum. Yunan devletinin bana sağlaması gereken bir güvence var ama bu güvence sadece bir vitrinden ibaret. Burada can güvenliğim yok, hiçbir güvencem yok“ dedi.“ dedi.
Gönül Papur’dan sonra söz alan Atina Barosu yönetim kurulu üyesi … „Bu adaletsiz, hukuksuz bir durumdur. Çünkü buradaki, Yunanistan’daki bir dava dosyasında yer alan bir delilin Türk istihbaratıyla paylaşılması yasadışıdır. Siyasi mültecilerin haklarına yönelik bir saldırıdır. Bunu burada ilk defa yaşamıyoruz, daha önce de yaşadık, buradan politik mülteciler kaçırıldı. Bu gerçekten işbirlikçiliktir, biz bu konuyu Atina Barosu olarak da ele alınması için, bir açıklama yayınlanması için çalışacağız“ dedi.
Son olarak dayanışma amacıyla gelen Mera25 partisi milletvekili avukat Sarantos Theodoropoulos söz alarak „Meslektaşım Avukat Günay Dağ’ı tanıyorum. Onların bürolarını biliyorum. Ebru Timtik’i biliyorum. Günay Dağ devrimci, demokrat bir avukat. Demokrasi için, özgürlük için mücadele ediyor. Bu yüzden burada siyasi mülteci olarak bulunuyor. Türk devleti onlar üzerinde sürekli baskı uyguluyor Biz Mera25 olarak da meslektaşları olarak da onların yanındayız, dayanışma içindeyiz. Bu konuyu parlamentoya taşımak istiyoruz“ dedi.





