1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Kitap Tanıtımı: “Direnen Zoryak Maden İşçisi Bu Topraklar Bizim”

Bir Roman ve Kahramanları

Kitap tanıtım yazıları, kitap bittikten, son nokta konulduktan, kitap yayına hazırlanıp basıldıktan sonra neşredilir. Çünkü hikaye bitmiştir, kitap er meydanına çıkmıştır. Roman kahramanları bir köşeye çekilmiştir artık. Hikayelerini tamamlamış, “kader”lerini yaşamış, halkın beğenisini, eleştirisini beklemeye başlamıştır.

BU TOPRAKLAR BİZİM romanın kahramanları ise çok başkadır. BU TOPRAKLAR BİZİM bir madenci romanıdır. Bir direniş ve zafer hikayesidir. Kahramanları halktır ve hayatın tam ortasındadır. Roman biter, ancak onların hayat denilen kavgadaki telaşları, coşkuları, hasretleri, korkuları, sevdaları bitmez... işte bizim romanımızın kahramanları Maraş merkezli 10 ilde yaşanan bu büyük depremde yerlerinde duramadılar. Çalıştıkları maden Soma’ya komşu ilçe, Kınık’taydı. Depremin sabahında madende toplandılar ve Soma katliamında kendilerine gelen desteği hatırlattılar birbirlerine. Soma Katliamı günlerinde yöre insanını ayağa kaldıran halkın dayanışmasıydı. Katliamın sorumlularından hesap sorma cüreti yaratan halkın dayanışmasıydı. Bir katliam daha yaşanmasın diye örgütlenip dernek kurmalarını sağlayan halkın dayanışmasıydı.

Romanımızın kahramanları birer direnişçidir. Soma maden havzasında ilk direniş çadırını kurma onuruna sahiptirler. Onlar; “asıl zafer, direnmeye karar vermektir” diyebilen madencilerdir. Maraş’ta, Antep’te, Hatay’da ve depremin vurduğu tüm şehirlerde halkın yaralarını sarmak, acılarının ortağı olmak ve öfkeyi yerinde kuşanmak için bölgeye koşmayı kararlaştırdılar. Üstelik bu bir yardım koşusu olmayacaktı. Ki Somalı madenciler bu sözcükten nefret ederler. “Yardım” sadaka kültürünü besler çünkü. “Dayanışma” ise mücadeleyi. Sırf bu yüzden soma katliamı sonrasında kurdukları derneğe Maden İşçileri Dayanışma ve Mücadele Derneği dediler. Yardım kelimesini sokmadılar uzun Çalıştıkları şirketin “madene inmez de giderseniz işten atarım” tehdidine rağmen tereddütsüz yollara düştüler. Ve Hatay Samandağ’a ulaştılar. Enkaz başında madencilikten bildikleri yöntemlerle tünel açtılar, domuz damı kurdular, kazdılar, kazdılar... ve orada devletin kurtarmaktan imtina ettiği canları Patronların tehditlerine boyun eğmedikleri gibi koca koca şirketlere enkaz başında çağrı yaptılar. “İğneyle kuyu kazılıyor burada. Onlarca yüzlerce insanlar canlı. Madencilere ihtiyaç var burada. Maden şirketlerine sesleniyoruz. Gelsinler yetersiz kalıyoruz. Maden şirketleri işçileri yollasın buraya.” Cürettir bu, yönetmek budur ve bu kadar sade ve nettir madencilerin dilinde...

halkın tutsak avukatı Engin Gökoğlu, kitabımıza yazdığı önsözde şöyle anlatır madencileri:

“Anadolunun binlerce yıllık direniş tarihini kuşanıp gelen bir avuç Kınıklı Çepni ve yürekli madenciler başladılar bir kez cenge ve başladı ekmeğin kavgası. Biz onları tanıdık, tanımaktan mutluluk duyduk. Belki ilk kez görenler onları sert kaba görebilirler; ama dostlarına karşı her daim yürekleri yufkadır. Kanlarındaki asilik eğilmeyen dik başları güzellikleridir. Bazen dalgın, bazen yorgun; ama değer bilen, değer veren, bir parça ekmeğini paylaşan cömert madenci ailelerinin öyküsüdür anlatılanlar. Karda mangal yakmayı da dağda içki içmeyi de seven; balık tutmayı da elde silah ava çıkmayı da aynı sıklıkla yapan en az üç çocuklu aile babalarıdır onlar. 15 dakika toplantı yapmaktan sıkılan; ama toplantının önemini kavrayınca “Neden toplantı yapmıyoruz?” diyen “küfrü” de “sloganı” da aynı içtenlikle söyleyen onlar. Zeytini de tütünü de salçayı da yapan üreten onlar... 18’inde evlenip kırkında torun seven de onlar. Kredi borçlarından muzdarip; ama yine yeni kerdiler çekmeye hevesli onlar. Belki çok

ekmek yiyen; ama yediği ekmeğin hakkını veren, umutsuzluk bize yasak diyen delikanlı aşiret gençliğinin hikayesidir bu kitap

BU TOPRAKLAR BİZİM romanının kahramanı olan madenciler ve aileleri kendi hikayelerini yaratmaya devam ediyorlar. Madenciler bir haftadır enkazda çalışıyorlar, evdeki ailelerine ekmek aş götüremiyorlar, çünkü madene inmeyene yevmiye yoktur. Fakat bir halkın ekmek kadar değerli ekmek gibi aziz bildiği bir şey daha vardır ki, o da umududur! Halkın dayanışması halkın umududur, halkın direncidir, zalimlerin bir türlü teslim alamadıkları Anadolu halkının isyan tohumudur. Bu tohum büyüyecektir, Depremin değil devletin katlettiği insanlarımızın, Somada katledilen madencilerimizin, Çorlu’da öldürülen evlatlarımızın acılarıyla beslenecek ve halkın adaleti boy verecektir.

BU TOPRAKLAR BİZİM böyle bir halkın ve o halk için ömrünü ortaya koyan devrimcilerin hikayesidir.

Kitabı Okumak İçin Tıklayınız


[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.