
NE YALANLARINIZLA, DEMAGOJİLERİNİZLE NE BASKINLARINIZLA,
GÖZALTINA ALARAK, TUTSAK EDEREK HALKIN AVUKATLARINI TESLİM ALAMADINIZ,
ALAMAYACAKSINIZ! HALKIN AVUKATLIĞINDAN DA ADALET İÇİN MÜCADELEMİZDEN DE VAZ
GEÇMEYECEĞİZ!
Bugün 6 Şubat. Bugün bir gecede
binlerce insanımızın göz göre göre katledildiği, binlerce insanımızın betondan,
kumdan mezarlara diri diri gömüldüğü, onları o mezarlara diri diri gömenlerin
“asrın felaketi” diyerek, kader diyerek kendilerini aklamaya çalıştıkları o
kara gecenin, o büyük katliamın yaşandığı gün. Bir yıl önce bugün, 6 Şubat
2023’te adına doğal afet denilen, sorumluların “asrın felaketi” diyerek
sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalıştığı bu katliamda, resmi rakamlara göre,
50 binden fazla insanımız katledildi. Milyonlarca insan kar altında, dondurucu
soğukta günlerce yardım beklediler. Enkaz altında kurtarılmayı bekleyen
binlerce insan inleyerek ya da donarak can verdi…
İşte bu katliamın üzerinden bir
yıl geçti. İhmalleriyle, yağma, talan ve rant üzerine kurulu şehircilik
politikalarıyla binlerce insanı betondan-kumdan mezarlara gömenler, günlerce
doğru dürüst yardım bile götüremeyenler, doğru dürüst arama kurtarma faaliyeti
bile organize edemeyenler, aradan geçen bu bir yılda, katlettikleri binlerce
canın acısına adaletsizliğin acısını da eklediler. Katliamın gerçek
sorumluları, o beton mezarların mimarı olan 22 yıllık yağma, talan ve rant
iktidarının sahipleri, hiçbir şey olmamış gibi, kendileri adeta sütten çıkmış
ak kaşıkmış gibi, katliamda hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi davrandılar.
Katliamın sorumluluğunu bir kez daha sıradan müteahhitlere atıp, faturayı
katliamda sorumlulukları olan alt dereceli devlet memurlarına kesip kendilerini
temize çıkarmaya çalışarak, iktidara yakın müteahhitleri sorumluluktan
kurtarmak için de her türlü hukuksuzluğu yapıp bir bir tahliye ederek halkı
adaletsizliğe mahkum etmek istediler…İşte bu nedenle adalet bugün halkımız için
hiç olmadığı kadar acil, hiç olmadığı kadar yaşamsal bir ihtiyaç. Ve bu
adaletsizliğin sorumluları, halkı adaletsizliğe mahkum edenler, halkın bu
yaşamsal ihtiyacını, adalet talebini görmezden gelenler, bugün halkın adalet
arayışını bir kez daha zorbalıkla bastırmaya çalışıyorlar.
6 Şubat 2024 günü öğle
saatlerinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı” önünde gerçekleşen
silahlı saldırı eylemini bahane eden siyasi şube polisleri, olaydan sadece
birkaç saat sonra, açık bir şekilde intikam amacıyla, gerçeklerin
tartışılmasını engellemek amacıyla yalan ve demagojiler eşliğinde bir kez daha
yasal, demokratik kurumların kapısına dayandılar. Kapıları kırarak, arama adı
altında kurumları talan ederek, içeride bulunan kişileri işkencelerle gözaltına
aldılar.
Baskın yapılan kurumlardan biri
de Halkın Hukuk Bürosuydu. Saat 15.00 sıralarında Halkın Hukuk Bürosu kapısını
kırarak içeri giren siyasi şube polisleri ve büroyu da talan ederek içerde
bulunan meslektaşlarımız Betül Vangölü Kozağaçlı, Seda Şaraldı, Didem Baydar
Ünsal ve Berrak Çağlar’ ile Berrak Çağlar’ın eşi Ali Sinan Çağlar’ı ve
müvekkilimiz Şimal Deniz’i gözaltına aldılar.
Halkın Hukuk Bürosu’nun, 6 Şubat
depremlerinin yıldönümünde bir kez daha hedef alınmasının, halkın avukatlarının
bir kez daha gözaltına alınmasının nedeni açıktır. Halkın Hukuk Bürosu,
yukarıda ifade ettiğimiz adaletsizliğin, zorbalığın karşısında, halkın yanında
durduğu için hedef alınmıştır. Halkımızı adaletsizliğe mahkum etmek isteyen AKP
iktidarı bu zorbalığıyla, yalan ve demagojiler eşliğinde gerçekleştirdiği
baskınlarla, halkın avukatlarını gözaltına alarak, tutsak ederek halkın
avukatlarına bir kez daha gözdağı vermek, halkı faşizmin zulmü karşısında
savunmasız bırakmak istiyor ama nafile… Halkın avukatları bugüne kadar olduğu
gibi bugün ve bundan sonra da halkın adalet talebini savunmaya, halk için
adalet mücadelesine devam edecek.
GÖZALTILAR DERHAL SERBEST
BIRAKILSIN!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN
MÜCADELEMİZ!
