İstanbul Küçükarmutlu, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün haksız, hukuksuz, komplo dosyayla tutuklanmasının üzerinden 14 ay geçti. Beyhan Gün’ün 28 Şubat’ta bir mahkemesi daha görülecektir. Babası Kemal Gün de bu tarihe kadar kızı için açlık grevi eylemi yaparken, Alevi kurumlarını ve demokratik kamuoyuna ziyaretlerini sürdürüyor.
Yine bu
kampanya dahilinde 5 Şubat’ta açlık grevinin 8’inci gününde yapılan
ziyaretlerde İstanbul Okmeydanı Cemevi ziyaret edildi. Ziyaret esnasında
açıklamalar yapılarak şu sözler vurgulandı:
Kemal Gün:
"Merhabalar;
Sarıyer
Şubesi, Küçükarmutlu Zeynep Yıldırım Cemevi Pir Sultan Başkanı Beyhan Gün 14
aydır inanç özgürlüğü nedeniyle tutuklanmıştır. Ve hiçbir delil olmadan, sadece
bir inanç özgürlüğü için tutuklanmıştır. Biz Aleviyiz. Alevilerin örf, adet,
görenek, ibadetleri ne ise her ayda, her perşembe günleri biz cemlerimizi
yapıyoruz. Cem türümüz ne ise ibadetimizi yapıyoruz, Aleviyiz. Onun için, inanç
özgürlüğü için kızım tutuklandı ve daha hiçbir delil olmadan inanç özgürlüğü
için tutuklanmıştır. Beyhan Gün bir an önce serbest bırakılmalıdır."
Okmeydanı
Cemevi'nin başkanı Zeynel Şahin:
"Okmeydanı
Cemevi'ne hoş geldiniz Kemal abi.
Tabi
ibadethanelerimizin bu tür olaylar içine konması bizi üzüyor. Biz normalde her
ibadethane gibi kendi ibadetlerimizi özgür bir şekilde yapmamız gerekiyor.
Sistemin bazı yerlerinde, bazı noktalarında bizlere karşı yapılan çok büyük
haksızlıklar var. İnancımızı kabul etmeyenler var, 'Türkiye'de ibadet yapılacak
yer yalnızca camidir' diyenler var. Bu sistem bizleri yıldırmaya çalışıyor. Biz
bu sistemin baskılarıyla yıldırılacak değiliz. Kerbela'dan bu yana, daha önceki
zamanlardan bu yana yapılan baskılardan, zulümlerden bıkmadık, yılmadık. Biz
ülkemizi, insanlarımızı seven insanlarız. Bu topraklarda doğduk, bu topraklarda
yaşıyoruz; bu topraklarda öleceğiz. O yüzden bizim bu ülkenin asıl unsuru
olduğumuzu, asıl mihenk taşı olduğumuzu kendileri de bilirler. Biz baş için
yaptığımız ibadetler, döndüğümüz semahlar daima barış içindir, birlik içindir,
beraberlik içindir.
Biz de
Beyhan Gün kardeşimizin haksız yere içeride tutulduğuna inanıyoruz. Bir an
evvel Beyhan kardeşimizin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Yani suçu
neyse mahkemeye çıkmıştır geçen ay, bu ay da Şubat'ın 28'inde tekrar mahkemesi
var. Ya suçunu söylesinler ya da kızımızı, başkanımızı serbest bıraksınlar.
Yani suçsuz yere içeride tutmanın bir anlamı, bir mantığı da yoktur. Sırf
Alevi'dir diye, sırf Armutlu Cemevi başkanıdır diye içerde tutulmasını şiddetle
kınıyoruz. Bir an evvel özgürlüğüne kavuşması için tüm yetkililerden bunu talep
ediyoruz."
Okmeydanı
Cemevi yönetiminden:
"Armutlu
Cemevi'nin başkanının inancından dolayı tutuklanması kabul edilemez bir olay.
Bizim Alevilerin ibadethanesi Cemevi, ibadeti Cem'dir. Bunu dışarıdan herhangi
bir kurum ya da devletin yetkilileri tarafından başka bir şekilde bize empoze
edilmesini kabul etmiyoruz. İnanç özgürlüğünün sağlanması bizim cemlerimizin
baş tacı. Dolayısıyla bir an önce Armutlu Cemevi Başkanı'nın inancı dolayısıyla
içerde tutulması kabul edilemez ve bir an evvel bırakılmasını talep ediyoruz.
Eyvallah."
Okmeydanı
Cemevi Dedesi Eren Yıldırım:
"Alevi
inancının geçmişten günümüze kadar bu iktidarda, bundan önceki iktidarlar
tarafından da kabul edilmediği bir gerçekliği ortada. Hep ötekileştirilen,
katliamlara maruz bırakılan bir inanç oldu Alevi inancı. Bu dönemde de şunu net
bir biçimde görmeye başladık. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi kendisine
benzetmeye, benzetemediklerini de korkutmaya çalışan, sindirmeye çalışan bir
mevcut yapı söz konusu. Buna boyun eğmedik Kerbela'dan bugüne. Bugün de
eğmiyoruz, eğmeyeceğiz de. Ki Kerbela'da bize bırakılan en büyük miraslardan
biri 'haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır'. Susmadık. Armutlu
Cemevi'mize yapılan baskının olduğu gün de haykırdık, halen de haykırmaya devam
ediyoruz. Hatta bir duruşma sonrası, adliye çıkışında Alevi kurum başkanlarımız
haksızlığı kınamak için açıklama yaptıklarında ters kelepçeyle gözaltına
alındı. O gün de haykırdık, bugün de haykırmaya devam ediyoruz. Cemevlerimizden
pis ellerini çekmelerini, bizim merkeze insanı koyan anlayışı da tüm dünya
toplumlarının bir arada barış içerisinde, kardeşçe yaşama arzumuzun hayata
geçireceğimiz güne kadar da mücadele edeceğimizi haykırmaya devam ediyoruz. Hak
eyvallah."