1 mayıs FOSEM Fransa Gebze Hacıahmet Isparta Maraş Mektuplarımızla Tecriti Kıralım Muharrem Karataş Polonya Sevgi Erdoğan Vefa Evi TAYAD Tokat UTMP Zürich adana alibeyköy almanya altınşehir amed amerika anadolu anadolu alevi hareketi anadolu federasyonu anadolu kültür merkezi ankara antakya antalya antep anti-emperyalist cephe armutlu armutlu haber ataşehir avcılar avrupa avusturya açıklamalar bahçelievler bakırköy basın emekçileri meclisi bayrampaşa bağcılar belgesel belçika beykoz beşiktaş boğaziçi bulgaristan bursa cephe milisleri dağevleri denizli dersim dev-genç devrimci alevi hareketi devrimci işçi hareketi dhkc dhkc gerilla direnişler diyarbakır doğançay duyurular dünya düzce elazığ emekli meclisi esenyurt eskişehir festival filistin filmler galatasaray gazi gençlik gerilla giresun grup yorum gözaltı gülsuyu gülsuyu gülensu gündoğdu hacı ahmet hacıhüsrev halk bahçesi halk cephesi halk meclisi halkın hukuk bürosu halkın mühendis mimarları hasan ferit gedik hasköy hatay hindistan hollanda idil halk tiyatrosu idil kültür merkezi ikitelli ingiltere istanbul isveç isviçre italya izmir işçi meclisi kadıköy kampanyalar kamu emekçileri cephesi karadeniz kartal kazova kazova bülten kocaeli kore kurslar kuruçeşme küba kültür sanat kütahya küçükçekmece kınık kıraç lubnan malatya maltepe mardin mersin munzur muğla nurtepe okmeydanı ortaköy piknik radyo röportajlar sakarya samsun sanat meclisi sarıgazi sesli okuma siirt silivri silvan sinop spor suriye sümerler taksim tavır dergisi tekirdağ tiyatro trabzon tuzla türkiye videolar wan yalova yenibosna yeşilkent yunanistan yürüyüş dergisi çanakkale çayan çayan mahallesi çağlayan çekmece çerkezköy ömürtepe örnektepe İngiltere İsviçre şiir şiirler şişli

Almanya Halk Cephesi: Selam Olsun Adaletsizliğe Adalet Olan Halk Savaşçılarına!

 

6 Şubat 2023 Depreminin yıldönümünde, yüzbinlerle öldüğümüz, milyonlarca insanımızın evsiz, barksız kaldığı depremin yıldönümünde iki devrimci, iki halkını vatanını canından üstün tutan savaşçı Adaletsizliklerin sarayında hesap sordu. Kendi rant uğruna evlerimizi mezarlarımıza çevirenler, depremde üzerimize çöken binaların sorumluları yargılanmadı. Göstermelik açılan davalarda asıl sorumlular değil, bir kaç müteahhit, mühendis günah keçisi ilan edildi ve onlarda ceza almadılar. Sevdiklerini, çocuklarını, analarını, babalarını, yakınlarını yitiren insanların en insani, yaşamsal talepleri olan içme suyu, yiyecek, yatacak bir ev, çadır bile karşılanmadı. Her fırsatta acılardan acı beğenen halk tehdit edildi. En önemlisi de gerçek sorumluluğu olan bir tek kişi bile yargılanmadı. Halkın yüreği hala kor gibi alev alev yanıyor. Depremden, yıkımdan, soğuktan, açlıktan, sıtmadan, bitten ölmeyen halkımız ADALETSİZ bırakılarak her gün ölmeye devam ediyor. Bir devlet kendi varlık nedeni olan, halkın alınteriyle, vergisiyle aldığı çadırları, afet anında hizmet olarak vermesi gereken malzemeleri halka sattı. Halkın evlerinin bulunduğu arsalara yine kendi imkanlarıyla evlerini yapmasını engelledi. Çünkü, rant için peşkeş çekmişti. Daha enkazı kaldırılmamış alanlarda, ölülerimizin kemikleri, toprağa gömülmemiş cesetleri çıkarken sattılar arsalarımızı. Bizi kendi ülkemizde sürgün ettiler, etmeye çalışıyorlar. Kendi doğduğumuz topraklarda mülteci olduk. Yıkımları kendine fırsat bildi faşizm. Hedeflediğini yapabilmek için, acılarımızın, yıkıntılar içindeki ölülerimizin üzerine basıp kendi karları için bizi öldürmeye devam ediyorlar. Halkın kendi içindeki yardımlara bile el koyup kendi seçim malzemesi yaptılar. Kendi kendine yetmeye çalışan halkın elleriyle inşa ettikleri konutlara el koyup halkın dayanışmasını kırmaya çalıştılar. Depremden çıkan halkı adeta toplama kamplarına topladılar kurdukları çadırlarla. Kendi denetimleri dışında olan her konutu, her çadırı yıkmaya, halkın dayanışmasını engellemek için ant içmişlerdi. Bu karanlık tablo içinde ADALET elbette ki sağlanamaz. Bu günkü iktidar sahipleri, emperyalizmin yeminli uşakları halkın Adalet talebini elbette ki karşılayamaz. Çünkü zaten bu adaletsizliğin mimarı kendileridir. Ama bütün üzerinde Adalet yazan sarayları Adaletsizliklerini, resmileştirmek, kalıcılaştırmak için çalışır, çalışıyor da. İşte bunun en başında gelen Çağlayan Adalet(sizlik) Sarayı da iktidarın ipiyle oynayan, hakimleri, savcıları barındıran ve sembol olan yerlerden biridir. Beğenmedikleri bir twette bile hızla harekete geçenler, depremde yüzde yüz kusurlu olan sorumluları yargılamadılar. Yani halkın en yakıcı talebi ADALET talebi, daha büyük bir adaletsizlikle boğulmaya çalışıldı. İşte tam bu noktada iki halk evladı çıktı ve bu adaletsizliğin hesabını sordu. EMRAH YAYLA, PINAR BİRKOÇ tüm bu adaletsizliğe adalet olmak için feda ettiler ömürlerini.

"ADALET YOKSA, ADALET SAVAŞÇILARI VAR" diyerek genç ömürlerini yüzbinlerle göçük altında kalan halkın ömürlerine kattılar.

Onlar 6 Şubat 2023’te üzerimize çöken binaların ve karanlığın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen büyüyen karanlığı iki nefes olup ta merkezinden aydınlattılar. Canlarını adalet uğruna feda edenler, polisin ateşi altında kalan halkı korumak için fedalarını hızlandırdılar. Ölüme giderken bile halkı düşünen, onların zarar görmemesi için elinden geleni yapan savaşçılar karşısında faşizmin katilleri, rastgele ateş etti halka. Halktan insanları vurdular. Yetmedi, demokratik kurumları, halkın evlerini, yaşlı annelerimizi, babalarımızı işkenceyle gözaltına aldılar. Sanatçılar, avukatlarda hedefteydi. Çünkü böylesine büyük hukuksuzluk yapılırken halkı savunan halkın avukatları kalsın istemediler. Kurumları, evleri kırarak dökerek halka gözdağı vermeye çalıştılar. 85 Milyonluk Anadolumuzda 80 insanı alarak, işkenceden geçirerek Terör demagojisi yaparak tüm halkı teslim alma hesabındalar hala. Ortada büyük bir Adaletsizlik varken, devlet olarak adaletli bir yargılama yapmazsan halkın çocukları çıkıp Adaleti sağlarlar. Ancak bizi yüzbinlerce katledenler, göçük altında bırakanlar, her gün kurumlarımızı basıp terör estirenler, kuyu tipi hapishanelerde devrimcileri imha etmeye çalışan gerçek Teröristler Halk savaşçılarına TERÖRİST diyor.

Asıl terörist, mafyacı, katliamcı AKP iktidarının kendisidir.

Terör demagojileriyle halkın kurtuluş savaşını boğamazsınız.

Halkın evladı olan halk savaşçıları var olmaya, adaleti sağlamaya devam edecekler. Bizi katletmeniz, baskınlarla gözaltına almanız, kurumlarımızı basıp yıkmanız bu gerçeği değiştirmeyecek. Çünkü, siz hırsız, katil, mafyacı, talancı, yağmacı, terörist ve bir avuçsunuz.  Biz ise halkız, milyonlarız. Halkın evlatlarıyız. Halkımızın ve vatanımızın geleceği için, Adalet için canımızı vermekten çekinmedik, çekinmeyiz. Bu nedenle de bizi yenemezsiniz.

Katliamlarınız, yalanlarınızla, yolsuzluğunuz, yozluğunuzla çamurun, çürümüşlüğün sembolü siz yok olacaksınız. Bizi katletmekle bitiremezsiniz. Bakın yüz binlercemizi depremde katlettiniz. Buna Kader diyerek bizi kör bırakmak istediniz. Ama biz acılarımızın üzerine tuz basıp, gerçekleri daha da net görüyoruz.

Halkımız, Adalet savaşçıları EMRAH YAYLA ve PIRAN BİRKOÇ hesabı sorulmamış, depremde katledilen yüz binlercemiz için Adaleti sağlamak için şehit düştüler. Senin için, benim için, çocuklarımız Adaletsiz bir ülkede yaşamasınlar diye hesap sordular.

 

Faşizm ve emperyalizm kendisi katlederken, zulmederken, Adaletsizlik yaparken kimse ses çıkarmasın istiyor.  Ancak Halkın savaşçıları ise, 'Zalimin zulmü varsa, halkında Halk Savaşçıları var' diyorlar. Adaletsizliklere karşı mücadelenin yolunu gösteriyorlar. Bizlere silahla, kanla, yıkımlarla, talanlarla gelenlere karşı direnmenin yolu elbette ki çiçekle olmayacaktır. Bunu herkes gibi faşizmde biliyor. İşte tüm korkusu da bundandır. Kimse örnek almasın, kimse bir daha cüret etmesin istiyor. Herkesi Adaleti sağlayacak birer savaşçı potansiyeline sahip olarak görüyor. Bunda da haksız sayılmaz. NATO kararlarıyla halkı teslim almak isteyen Türkiye faşizmi, "Kentsel Dönüşüm" yalanlarıyla gecekondularımızı peşkeş çekmek istiyor. Devrimcileri tecrit hapishanelerinde S,R,Y Tipi hapishanelerde imha etmeye çalışıyor. Devrimci kurumları periyodik basarak talan ederek güçten düşürmeye çalışıyor. Halkı kendi yoz kültürüyle yozlaştırmaya, uyuşturucu ile, kumar ile, eşcinsellik ile beyinlerimizi işgal etmek istiyor. Halk olarak örgütlenmemizi yok etmeye, bizi yalnızlaştırarak kendine köle yapmak istiyor. Ancak ne yaparsa yapsın bunu tam anlamıyla başaramıyor. Öfkesi, tahammülsüzlüğü bundandır. Çünkü bizim ülkemizde, Anadolumuzda CEPHELİLER var. Zulmün büyüklüğü kadar direnişlerde olmak zorundadır. Bu nedenle devrimciler içerde, dışarda bu zulme sessiz kalmıyorlar.

Emperyalizm güdümlü Siyonizm nasıl orada Hizbullah eylemini kendine gerekçe yaparak halkı katlediyorsa Emrah Yayla ve Pınar Birkoç'un eylemini gerekçe yaparak halka saldırıyor. Halkın savaşçıları mı katletti bir yıl önce depremde yüzbinlerce insanı. Her gün silahlı eylem mi oluyordu her fırsatta bastığınız Kültür merkezlerinde. Yoksa açlığın yoksulluğun nedeni devrimciler mi? Saraylarda devrimciler mi oturuyor halkı sömürerek. Mahallelere uyuşturucu çetelerini dolduran, koruyan kollayan ama onlara karşı mücadele eden devrimcileri, halkı yargılayan siz değil misiniz? Halk çocuklarının zehirlenmesinin nedeni sizin bitmeyen kar hırsınız değil mi? Devleti mafya haline getirip, çete yöntemleriyle yöneten sizler misiniz yoksa devrimciler mi? O nedenle de sadece korkuyla, baskıyla, tutuklamalarla süremez devran. Halkın Adalet talebi var. Halkın yoksulluğa çare, evsizliğe ev, işsizliğe iş talebi var. Bu talebi bu düzen gerçekleştiremez. Bu nedenle bu talebi karşılayacak tek güç halkın kendisidir, devrimcilerdir.

İşte, iki Halk Savaşçısının Adalet arayışı halkımıza umut oldu.

Bu adaletsizliklerin böyle gitmeyeceğini gösterdi.

Hiçbir önlemin cüretli, feda ruhuyla donanmış devrimcilerde karşısında para etmediğini gösterdi.

Bu yol doğru, bu yol kurtuluşun, Adaletin ve geleceğimizin yoludur. Emrah Yayla ve Pınar Birkoç şahsında devrimcilerin kanlarıyla aydınlanan bu yolda yürümeye, onların ayak izlerini takip ederek zulmedenlerden daha cüretli hakkımızı ve halkımızı savunacak geleceği kuracağız.

 

Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Emrah Yayla, Pınar Birkoç Ölümsüzdür!

Gözaltılar, Tutuklamalar, Baskılar Bizleri Yıldırımaz!

Gözaltılar Derhal Serbest Bırakılsın!

Yaşasın Halkın Adaleti!

Halkız Haklıyız Kazanacağız!

 

ALMANYA HALK CEPHESİ

[blogger]

Author Name

Halkın Sesi TV

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.