Mısra Öz, 9 yaşındaki oğlunu 2018'de Çorlu tren katliamında yitiren ve o günden beri adalet mücadelesini sürdüren bir acılı ana.
Halkımızın canına değer vermeyen bu faşist düzen, oğlu Oğuz Arda Sel’in de içinde olduğu 25 insanımızın önlenebilir bir katliamla ölümüne sebep oldu ve 300’e yakın insanı yaralayıp, sakat bıraktı.
Ulaşım hakkı gibi çok temel bir kamu hizmeti, daha fazla kâr uğruna, ihmalle ve denetimsizlikle halkımızın canına mal oldu.
Yıllardır adalet mücadelesi veren ve bu yüzden faşizmin hedefi haline getirilen Mısra Öz, şimdi de kamu görevlisine hakaret suçlamasıyla hâkim karşısına çıkartılıyor.
Evlat acısı yaşatılan bir annenin öfkesine, yasına, isyanına mahkeme kuran bu düzende adalet yoktur, vicdan yoktur...
Mısra Öz için seçilen yargılama günü ise, Arda'nın ölüm yıldönümünden sadece iki gün sonrası.
Bu dava tarihi seçimi dahi AKP-MHP faşizminin, adalet mücadelesi verenlere gözdağıdır.
Çorlu’da, Soma’da, Gezi’de, Berkin’de, Roboskî’de, Dilek Doğan’da...
Faşizm kayıplarının hesabını sormak isteyen aileleri susturmaya ve hedef göstermeye çalışıyor.
Devlet, asıl suçluları değil, yas tutan ve adalet arayanları hedef alıyor. Çünkü faşizmin tabiatı budur: Her daim halkın canına kastedenlerin değil, canı yananların peşine düşer.
Mısra Öz: “Ben mahkemeye geleceğim. Gözümün içine bakarak versinler o kararı. Gerçek sorumlularla bu kadar uğraşmadılar.” diyor.
Biz de tüm halkımızı, 10 Temmuz’da Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya, Mısra Öz’le dayanışmaya çağırıyoruz.
Hep birlikte orada olalım ve AKP-MHP faşizminin yasal zorbalığına boyun eğmeyelim.
Son ölümüzün hesabını son katilden soruncaya ve anaların gözlerindeki yaşları kurutuncaya kadar adalet mücadelesine devam edelim.
10 TEMMUZ 2025
AVUSTURYA DİRENİŞLER MECLİSİ